Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
26 Şubat 2024
REEL KURA BİR DE BÖYLE BAKALIM

Merkez Bankası’nın reel efektif döviz kuru endeksinin baz yılı 2003. Merkez Bankası hesaplamada 2003 ortalamasını 100 kabul ederek bir endeks oluşturuyor.

REEL KURA BİR DE BÖYLE BAKALIM

Bu köşede 21 Şubat’ta Merkez Bankası’nın reel efektif döviz kuru endeksinin son durumunu yazdım ve bu endekse göre Türk parasının değerli değil, tam tersine değersiz olduğunu belirttim. Üstüne basa basa da, TL’nin değerine ilişkin bu saptamanın bana ait olmadığını, bu verinin Merkez Bankası’nın hesaplamasını yansıttığını vurguladım.

Ama dövizin artacağını, artması gerektiğini; şimdiki düzeyin bir kat, iki kat, hatta daha fazla üstüne çıkması gerektiğini söyleyenlerden geçilmiyor.

Tahminler havada uçuşmaya devam ediyor…

Dolar için 40 olmalı diyen de var, 50 olmalı diyen de, hatta olmalı demekle yetinmeyip olacak diye iddialı konuşan da…

Bu iddiaların bir dayanağı, sayısal bir dayanağı var mı, yoksa tümüyle temenni mi, daha ötesi ağız alışkanlığı mı, işte orası pek belli değil.

Değişmeyen gerekçe şu oluyor:

“Dolardaki artış enflasyondaki artışın çok altında, fark kapanmalı.”

Acaba gerçek öyle mi? Aslında değil, ama o konuya başka bir gün değinirim. Bugünkü konu başka, bugün başka bir itirazı ele almak istiyorum.

Mevcut durumu hatırlayalım…

Merkez Bankası’nın reel efektif döviz kuru endeksinin baz yılı 2003. Merkez Bankası hesaplamada 2003 ortalamasını 100 kabul ederek bir endeks oluşturuyor.

21 Şubat’ta da yazdığım gibi, 2003 ortalaması 100 olan reel efektif döviz kuru endeksi bu yılın ocak ayında TÜFE bazlı hesaplamaya göre 56.95’e, Yİ-ÜFE bazlı hesaplamaya göre ise 86.53’e indi.

Yani her iki endekse göre de TL değerli değil, değersiz. Çünkü endeksin 100’ün üstünde olması TL’nin reel olarak değerlendiğini, 100’ün altındaki değerler ise TL’nin değersiz olduğunu gösteriyor.

Yine 21 Şubat’taki yazımda ısrarla vurguladığım bir detay vardı. Eğer enflasyonu doğru ölçmüyorsak; bilinçli ya da değil, enflasyonu olduğundan düşük ölçüyorsak TL değersiz görünür.

Yok eğer reel kur, enflasyonu doğru ölçtüğümüz halde bu düzeydeyse, demek ki kur olması gerekenden fazla artmış ve TL değersiz hale gelmiş.

Bir olasılık da tabii ki, hem enflasyonun eksik ölçülmesi, hem kurun gereğinden fazla artmış olmasıdır; iki etken bir araya gelmiştir.

TÜFE bazlı reel kur endeksinin bu ocakta 56.95 değil de 100 düzeyinde oluşması, yani bir değer kaybından söz edilmemesi için doların 17 lira olması; aynı şekilde Yİ-ÜFE bazlı endeksin 86.53 değil de 100 olması için de doların 26 lira düzeyinde bulunması gerekiyordu.

Yİ-ÜFE bazlı hesaplamayla bulunan düzey makul sayılabilir de, TÜFE’ye göre hesaplanan 17 liranın tutar tarafı tabii ki yok.

Bu da demektir ki Türkiye TÜFE’yi çok ama çok eksik hesaplıyor.

Baz yılını değiştirince ne oluyor?

Gelelim itiraz edilen konuya…

Merkez Bankası’nın reel efektif döviz kuru endeksi 2003 yılını baz alıyor ve hesaplama ona göre yapılıyor ya, “Baz yılı daha yakın zaman olmalı, o durumda sonuç değişir” deniliyor.

Baz yılını kaydırarak yeni bir seri oluşturduk.

Tabloda önce Merkez Bankası’nın açıkladığı 2003 bazlı reel kur endeksini, yanında da ilgili yılı 100 kabul ederek bizim oluşturduğumuz seriyi görüyorsunuz.

Örneğin TÜFE bazlı seride, 2003 yılı 100 kabul edildiğinde, bu ocak ayındaki endeks 56.95 düzeyinde. Bir başka yıl, örneğin 2004 yılı 100 kabul edilirse, bu sefer Ocak 2024’ün endeksi 55.28 oluyor.

Hani hep baz yılının daha yakın zamana çekilmesi gerekir deniliyordu ya, işte bu çalışma o amaca hizmet ediyor.

Değişken baz yıllı hesaplama, TÜFE esas alınarak oluşturulan reel kur endeksine göre Türk parasının ocak ayında yalnızca 2022 ve 2023 ortalamasına göre değerli olduğunu gösteriyor. Ama oran çok düşük; yüzde 4.75 ve yüzde 2.38.

ÜFE bazlı hesaplamada ise durum daha farklı…

Türk parası ÜFE bazlı hesaplamaya göre 2018-2022 dönemini kapsayan tüm yıllarda değerli seyretmiş. Ancak bu değerli olma durumu 2023’te sona ermiş. Zaten TL 2023’te reel olarak değersiz görünüyor.

Değişken baz yıllı bu hesaplama, yıl ortalamasındaki durumu yansıtıyor. Aynı hesaplamayı tabii ki ay bazında da yapmak mümkün. Bu durumda elbette aylara göre farklı sonuçlar çıkıyor.

Bu konuda geçen yıla ilişkin dikkat çekici birkaç örnek verelim…

TÜFE bazlı kur endeksinde 2023’ün temmuz ayında Türk parası yüzde 17 değerliymiş. Ama bu oran giderek gerilemiş ve aralık ayında yüzde 3’e inmiş.

TL, Yİ-ÜFE’ye göre ise temmuzda yüzde 6, aralıkta yalnızca yüzde 0.7 değerli görünüyor.

Beklentinin kaynağı ne?

Merkez Bankası’nın 2003 bazlı reel kur endeksi “TL değersiz” diyor.

2003 yılını esas alarak değil de değişken baz yılı uygulanarak yapılan hesaplama da TL’nin öyle ileri sürüldüğü gibi değerli olmadığını ortaya koyuyor.

Durum böyleyken “Dolar şu kadar artacak, artmalı” şeklindeki görüşler neye dayandırılıyor?

Doğrusu ben bilmiyorum, zaten bilsem yazarım. Ama bu konuda iddialı bir şekilde ortaya çıkanların bu görüşlerini neye dayandırdıklarını izah edeceklerini umuyorum.

Kaldı ki, doğru ya da yanlış, Merkez Bankası son PPK toplantı metninde TL’nin reel olarak değerleneceğini açık açık ifade etti. Dolayısıyla bu söyleme rağmen dolarda çok hızlı artış olacağına dönük bu iddialı söylemlerin altında mutlaka ikna edici bir bilgi olduğunu düşünmek istiyorum.

KAYNAK Alaattin Aktaş / Ekonomim.com
DİĞER HABERLER
ENFLASYONUN KALELERİ: ARJANTİN VE TÜRKİYE
ENFLASYONUN KALELERİ: ARJANTİN VE TÜRKİYE

Son zamanlarda piyasacı ekonomi yorumcuları büyük bir sitayişle Arjantin programından söz ediyor, mart ayında bütçe fazlası verilmesini Türkiye’ye örnek gösteriyor. O nedenle her iki ülkeyi benzerlikleriyle ve farklılıklarıyla karşılaştırmakta yarar bulunuyor.

MERKEZ’DEN ASGARİ ÜCRETLİYE SEFALET ÇIKTI
MERKEZ’DEN ASGARİ ÜCRETLİYE SEFALET ÇIKTI

Merkez Bankası ilk 6 ayda enflasyonun yüzde 25.46’ya çıkacağını rapor etti. İkinci yarıda zam verilmezse milyonlarca asgari ücretlinin alım gücü 13.552 liraya düşecek.

140 LİRAYA FABRİKADAN ÇIKAN TAVUK KANADI, MARKETTE 286 LİRA OLUYOR, BİZİM SUÇUMUZ NE?
140 LİRAYA FABRİKADAN ÇIKAN TAVUK KANADI, MARKETTE 286 LİRA OLUYOR, BİZİM SUÇUMUZ NE?

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ticaret Bakanlığı’nın 1 Mayıs-31 Aralık 2024 döneminde bütün ve parça dahil tavuk dış satımını “ihracatı kayda bağlı mallar” listesine alması üzerine sektör temsilcileriyle bir fiyat takibi deneyi yaptı.

SİVİL İNİSİYATİF BEŞLİ GİRİŞİMDEN YEDİLİ GİRİŞİME
SİVİL İNİSİYATİF BEŞLİ GİRİŞİMDEN YEDİLİ GİRİŞİME

Türkiye toplumsal tarihinde farklı toplumsal sınıfları temsil eden örgütlerin ilk önemli ve sürekli işbirliği, Beşli Girişim veya Sivil İnisiyatif olarak bilinen ve Türk-İş, DİSK, TESK, TİSK ve TOBB’un oluşturduğu yapıydı.