Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
19 Şubat 2024
MUTLUYUZ, HUZURLUYUZ, GÜVENDEYİZ; DAHA NE İSTİYORUZ!

Her ne kadar kendimizi mutlu, huzurlu ve güvende hissediyorsak da aslında kafamız biraz karışık… Örneğin bir yandan “Hayat pahalılığı çok artıyor, yoksulluk çok artıyor” diyoruz; sonra da işsizliğin azaldığından dem vuruyoruz.

MUTLUYUZ, HUZURLUYUZ, GÜVENDEYİZ; DAHA NE İSTİYORUZ!

Bu kadar mı; daha altı yıl önce, 2017 yılında ülkenin en büyük sorunu olarak yüzde 39.7 ile terörü işaret ediyoruz; 2023’e gelindiğinde terör sorununun oranı yüzde 5.1’e düşüyor. 39.7 ile 2017’deki oran mı abartılıydı, 5.1 ile geçen yılki oran mı sorunu küçümseme, hangisi?

“Mutluluğumuz daim olsun” denilecek bir iyileşme yaşıyoruz. Her ne kadar çok mutlu olanlarımız azalıyorsa da mutlu olanlarda kayda değer bir artış var.

Ancak son yıllara bakıyoruz; son yıllardaki hayat şartlarına, yine aynı ankete yanıt veren vatandaşların ekonomik yakınmalarına, sonra da doğrusu nasıl mutlu olunduğunu anlayamıyoruz.

2019’da yüzde 45.7’lik bir kesim mutlu olduğunu söylemiş, 2020’ye gelinmiş, mutlu olduğunu belirtenlerin oranı birden yüzde 39.4’e düşmüş. Bu düşüşün bir kısmı çok mutlu kesime kaymış. Çok mutlu olduğunu dile getirenlerin oranı yüzde 6.6’dan yüzde 8.8’e yükselmiş. Ne kadar güzel!

2021’de mutlu olanlar birden artmış ve yüzde 39.4’ten yüzde 44.1’e çıkmış. Faiz indi, döviz tırmandı diye mi acaba; döviz sahipleri mi çok mutluluk yaşamış 2021’de?

2022 olmuş; enflasyon zirvelerde dolaşıyor, hayat pahalılığı daha da artmış, mutluluk yatay. Ve 2023, mutluluğumuz daha da bir yükselmiş, mutlu olanların oranı yüzde 48.3’ü bulmuş. Ekleyin yüzde 4.4’lik çok mutlu kesimi de, mutlu olduğunu belirtenler yüzde 52.7’ye ulaşmış.

“Ekonomi kötüye gidiyor ama olsun!”

Girişte de vurguladım ya, şu mutluluk konusunda kafamız “biraz” karışık. Mutluluğumuz artıyor ama demek ki ekonomik sorunlar bu mutluluğu gölgelemiyor. Gerçi ekonomik sorunlar da kendi içinde çelişmiyor değil ya, o da ayrı.

Hayat pahalılığı ve yoksulluk artarken işsizlik sorunumuz hafifliyor. İşsizlik sorunumuz! Emin miyiz bundan?

İnsaf! Daha üniversiteye adım atan gençler mezun olduklarında ne yapacaklarının kaygısını yaşıyor ama işsizlik sorunumuz hafifliyor, öyle mi?

Yüz binlerce öğretmen atama bekliyor ama işsizlik sorunumuz azalıyor, öyle mi?

Soru yöneltilenler “Durun şu TÜİK’i bir yanıltayım” diye yanıt vermiyor tabii ki ama sanki anket uygulananların seçiminde, örneklemede bir yanlışlık var gibi…

Okuma, mutsuz olma!

Türkiye’de bazı şeyler cezasız kalmaz! Örneğin siyasetçilerin önerisine uyar ve TL cinsi tasarruf ederseniz enflasyona yenilir ve cezalandırılırsınız.

Örneğin borcunuza sadık kalır; vergi ve para cezalarınızı aksatmadan öderseniz, bir gün af çıkacağı için cezalandırılmış olursunuz.

Ne kadar çok eğitim görürseniz, ne kadar çok okursanız, yine cezalandırılır, mutsuzluğa mahkum edilirsiniz.

Bu sonuncu cezalandırılmayı biz söylemiyoruz tabii ki, TÜİK söylüyor!

Yalnızca veri açıklanan iki yılı; başlangıç yılı olarak veri bulunan 2004 ile geçen yılı kıyaslayalım.

2004’te bir okul bitirmeyenlerin yüzde 54.4’ü, ilkokul-lise eğitimi görenlerin yüzde 58 kadarı, yüksek öğretim görenlerin ise yüzde 66.8’i mutlu. Mutsuzluk oranı ise bu sıraya göre yüzde 18.6, yaklaşık yüzde 11 ve yüzde 7.7.

Geliyoruz 2023 yılına…

Bir okul bitirmeyenlerin mutluluk oranı çok değişmemiş, yüzde 53.7. İlkokul-lise eğitimlilerin mutluluk oranı yüzde 53’e, yükseköğretim görmüş olanların mutluluk oranı ise yüzde 51.2’ye inmiş.

Peki mutsuzluk oranları? Aynı sıraya göre yüzde 16.3, yüzde 13.5 ve yüzde 13.1 olmuş.

Veriler çok net; eğitim düzeyi arttıkça mutluluk çok daha hızlı azalmış, mutsuzluk da artış göstermiş. Ortada, yani ne mutluyum ne mutsuz diyenlerde bir kümelenme olmuş.

“Hem mutluyum, hem gelecek yıl daha kötü olacak?”

TÜİK’in yaşam memnuniyeti araştırmasında çok sayıda soru var. Bunlardan biri de bir yıl sonraki yaşamın nasıl olacağına ilişkin beklentiyi ortaya koyan soru.

Bu soruya “daha iyi, daha kötü, aynı” yanıtı veriliyor, fikri olmadığını beyan edenler de çıkıyor. “Daha iyi ve daha kötü olacak” diyenlerin oranını grafikte bir araya getirdik.

“Bir yıl sonraki yaşam daha kötü” olacak diyenlerin oranı ilk kez 2021’de “daha iyi olacak” diyenleri geçmiş. Zaten gidişatı olumlu bulmayanların oranında 2016’dan beri bir artış var.

Peki araştırma kapsamında soru yöneltilen haneler nasıl oluyor da hem mutluluklarının arttığını söylüyor, hem de bir yıl sonrasına ilişkin yaşamlarının daha kötü olacağını dile getiriyor? Mutlu olduğunu söyleyenler durumlarını daha iyi göstermeye mi çalışıyor, yoksa gelecek yılı pek parlak görmeyenler mi daha gerçekçi? Elbette içinde bulunulan dönem için mutlu olunduğu söylenip gelecek için kaygı ifade edilebilir ama böylesine çelişki de olmaz ki…

Gece yalnız yürümek giderek güvenli oluyor(muş)!

TÜİK’in yaşam memnuniyeti araştırmasında bir soruya verilen yanıtlar içimi rahatlattı doğrusu!

Soru şu ve kadın ve erkeklerin ayrı ayrı yanıtlaması isteniyor:

“Yaşadığınız çevrede gece yalnız yürürken kendinizi güvende hissediyor musunuz?”

Verilen yanıtlar “çok güvenli, güvenli, ne güvenli ne güvensiz, güvensiz, çok güvensiz” olmak üzere beş başlıkta toplanıyor.

Çok güvenli-çok güvensiz de dahil güvenli ve güvensiz diyenleri grafikte görüyorsunuz.

Gece vakti yaşadığı çevrede güven içinde yürüyebilenlerin oranı şimdiye kadarki en yüksek düzeye çıkmış.

Bu sorudaki püf noktası galiba “yaşanan çevre” tanımının nereleri kapsadığı. Yaşanan apartmanın bahçesi mi, güvenlikli bir site ise bu sitenin alanı mı, konutun bulunduğu sokak mı, cadde mi; neresi? Siz İstanbul için, Ankara için “yaşanan çevre” derken nereyi kastedebilirsiniz ki, ne kadar soyut bir tanım bu. 2023 verilerine göre kadınların yüzde 8.2’si gece yalnız yürümeyi çok güvenli, yüzde 48.2’si de güvenli buluyormuş.

Dedim ya, bu sonuçları görünce bana bir güven geldi ki sormayın gitsin!

KAYNAK Alaattin Aktaş / Ekonomim.com
DİĞER HABERLER
NUH’UN ANKARA’DA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI
NUH’UN ANKARA’DA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI

Sendikamız ile Nuh’un Ankara Makarnası arasında şubat ayında başlayan yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlandı.

TEMSİLCİ EĞİTİMLERİ BAŞLADI
TEMSİLCİ EĞİTİMLERİ BAŞLADI

Sendikamızın düzenli eğitimleri kapsamında gerçekleştirdiği Temsilci Eğitimleri bu yıl, 20 Mayıs ile 5 Haziran 2024 tarihleri arasında Seferihisar Labranda Lebedos Otelinde düzenliyor.

ENFLASYONUN KALELERİ: ARJANTİN VE TÜRKİYE
ENFLASYONUN KALELERİ: ARJANTİN VE TÜRKİYE

Son zamanlarda piyasacı ekonomi yorumcuları büyük bir sitayişle Arjantin programından söz ediyor, mart ayında bütçe fazlası verilmesini Türkiye’ye örnek gösteriyor. O nedenle her iki ülkeyi benzerlikleriyle ve farklılıklarıyla karşılaştırmakta yarar bulunuyor.

MERKEZ’DEN ASGARİ ÜCRETLİYE SEFALET ÇIKTI
MERKEZ’DEN ASGARİ ÜCRETLİYE SEFALET ÇIKTI

Merkez Bankası ilk 6 ayda enflasyonun yüzde 25.46’ya çıkacağını rapor etti. İkinci yarıda zam verilmezse milyonlarca asgari ücretlinin alım gücü 13.552 liraya düşecek.