Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
08 Nisan 2011
İNADINA DUMAN, VERGİSİ YAMAN…

Her faninin sigarayla ilgili bir hikâyesi vardır. Benimkini özetleyeyim: Ömrümün 23-33 yaş diliminde sıkı bir sigara tiryakisiydim. Spordaki iddiam, ilk gençliğimde beni sigaradan uzak tutmuştu, ama aydınlanma, özellikle çetrefilli Marx’ı okuma tutkusu, sigara belasını da başıma sardı.

İNADINA DUMAN, VERGİSİ YAMAN…

Her faninin sigarayla ilgili bir hikâyesi vardır. Benimkini özetleyeyim: Ömrümün 23-33 yaş diliminde sıkı bir sigara tiryakisiydim. Spordaki iddiam, ilk gençliğimde beni sigaradan uzak tutmuştu, ama aydınlanma, özellikle çetrefilli Marxı okuma tutkusu, sigara belasını da başıma sardı. Öğrenci işi filtresiz Bafra ya da Bitlisten çektiğim her nefes, emek-değer teorisini anlamama yardımcı oluyormuş gibiydi. Sağ elimin işaret ve orta parmaklarının arası sararmıştı. Yaktığım sigaranın biri unutulmuş halde bir kitap rafında tüterken, bir diğeri masamdaki küllükte olurdu…

On yıllık bir bağımlılığın ardından, bu tiryakiliğin sağlığımı hızla bozduğunu sonunda fark ettim. Halı saha maçlarında dilim dışarıda, madara oluyordum ve futbolu profesyonel lisansla oynamış biri olarak, sigaranın düşürdüğü bu hal, bana çok koyuyordu. O cılız, o sıfır beden halime birçok kişi gıpta ediyordu ama ben mutsuzdum gidişattan ve onu, o çok sevdiğim sigarayı bir hafta sonu terk etmeye karar verdim. Kucağımda çerez tabağı, üstümde battaniye ve karşımda televizyon ekranı ile titremeler içinde geçirdiğim iki günlük bir krizin ardından, evet, bıraktım!.. Hem öyle bıraktım ki, o günden sonra tek bir sigara bile içmedim.

Onu özlemedim mi? Evet, özledim, ama geri dönmedim. Hep âşık kaldım, ama dönmedim. Hâlâ özlerim, ama içmem, içmeyeceğim. Çünkü biliyorum ki, müthiş keyifli, ama zararlı. Terk ettim, içmedim ama yanımda yöremde içenlerden de çok rahatsız olmadım, olmam. Oysa pasif içicilik de zararlı, bunu biliyorum. Geçen yıl başlatılan sigara yasağını tezahüratla karşılamadım, ama fena olmadı diye düşünenlerdenim

***

Peki ne oldu, gerçekten 2009dan bu yana getirilen kısıtlamalar etkili oldu mu? Tütün ve alkol işlerine bakan kurul TAPDKye göre, 2008de yaklaşık 108 milyar adede ulaşan sigara satışı, yasağın başladığı 2009’da 107.5 milyar adede indi, ama esas düşüş 2010’da gerçekleşti ve 93.3 milyar adede düştü. 2010da gerçekleşen yüzde 13.2lik düşüşü, kimileri yetersiz bulabilir, ama az değil.

İç piyasa sigara satışlarını nüfusla da ilişkilendirmek gerek elbette. 15 yaş üstü nüfusun 2008de 52.7 milyon iken 2010da 54.8 milyona çıktığını görüyoruz. Bu durumda 15 yaş nüfus başına sigara satışlarının 2008de 205 adet iken 2009da 200 adede, 2010da ise 170 adede kadar düştüğü görülüyor. Bu durumda potansiyel sigara içicisi başına yüzde 15 gerileme görülüyor tüketimde. Bir yılda yüzde 15 gerileme yeterli midir? Bu bir başarı mı yoksa başarısızlık mıdır? Tartışma serbest. Önemli olan bu düşüşün sürüp sürmeyeceği. Mesela 2011 ve 2012de ne olacağı.

Özellikle, sigaraya getirilen zamlar da tüketimin azalmasına yol açmış olmalı. Nitekim, TÜFEdeki alkol-tütün mamulleri enflasyonuna baktığımızda görüyoruz ki, 2009da fiyat artışı yüzde 21!.. Oysa genel enflasyon yüzde 7 bile değil. Yine 2010da tiryakilere binen zamlarla alkol-sigara enflasyonunun yüzde 25e yaklaştığını görüyoruz. Oysa 2010un genel enflasyonu yüzde 6.5in altında

Sigara da içki de pahalı Türkiyede. Bunun altında da, bu iki keyif verici maddeden alınan özel tüketim vergisi , ÖTVler en önemli etken. Nitekim, dönüp 2008-2010 dönemi vergilerine bakınca bu görülüyor. Sigarada tüketim azaldığı halde, 2010daki ÖTVsi neredeyse yüzde 28 artmış ve toplam vergideki payı yüzde 5.8eçıkmış. İçkide de vergi sopası çalışmış ve ikisinin toplam vergideki payı 2 yılda yüzde 6dan yüzde 7ye çıkmış. Tüketimleri azaldığı halde…

Ama bir de kaçak sigara ve içki faktörü var. Vergilerle fahiş fiyata ulaşan sigaranın kaçakçılığı arttıkça artıyor. O zaman da dumansız hava sahasında bandrollü olmayan sigaranın dumanı yükseliyor ve sigara ile mücadelede sevinmek için henüz erken demek kaçınılmaz hale geliyor.

Kaynak: Cumhuriyet gazetesi

DİĞER HABERLER
AÇLIK SINIRI 7.667 LİRAYA YÜKSELDİ
AÇLIK SINIRI 7.667 LİRAYA YÜKSELDİ

İktidarın, geçen yıl eylül ayında Merkez Bankası’na faiz indirterek Türkiye’yi içine soktuğu yüksek enflasyon döngüsü yoksulluk ve açlık sorununu hızla büyütmeye devam ediyor.

REEL KESİM HEM YAKINIYOR, HEM GİDİŞAT İYİ DİYOR!
REEL KESİM HEM YAKINIYOR, HEM GİDİŞAT İYİ DİYOR!

Reel kesim güven endeksi iki yıl aradan sonra yeniden 100’ün altına indi. 2020’de pandemi vardı, ya şimdi?

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI  (1998-2003 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (1998-2003 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.