Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
04 Ekim 2021
EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY (II: KANUN DÖNEMİ)

Ekonomik ve Sosyal Konsey’in kuruluş ve faaliyetlerine ilişkin ilk kanun, 2001 yılında kabul edildi.

EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY (II: KANUN DÖNEMİ)

TEKGIDA-İŞ SENDİKA AKADEMİSİ

Bu tarihte Bülent Ecevit’in başbakanlığında 57. Cumhuriyet Hükümeti (DSP, MHP, ANAP Koalisyon Hükümeti) görevdeydi. 11 Nisan 2001 gün ve 4641 sayılı Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluşu, Çalışma Esas ve Yöntemleri Hakkında Kanun, daha önce genelgelerle düzenlenmiş olan alandaki boşlukları doldurdu.

Kanunun amacı şu şekilde ifade ediliyordu: “Bu Kanunun amacı, ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında, toplumsal uzlaşma ve iş birliğini sağlayacak, sürekli ve kalıcı bir ortam yaratarak, istişari mahiyette ortak görüş belirlemek için oluşturulan Ekonomik ve Sosyal Konsey’in kuruluşunu, çalışma esas ve yöntemlerini düzenlemektir.” (M.1)

Konseyin oluşumu 2.maddede ele alınmıştı: “Başbakanın başkanlığında, Başbakan yardımcıları, Devlet Planlama Teşkilâtından sorumlu Devlet Bakanı, Hazineden sorumlu Devlet Bakanı, Dış Ticaret Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanı, Devlet Personel Başkanlığından sorumlu Devlet Bakanı, Maliye Bakanı, Tarım ve Köy işleri Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Sanayi ve Ticaret Bakanı, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı, Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarı, Gümrük Müsteşarı, Devlet Personel Başkanı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonunu temsil eden üçer temsilciden ve Başbakan tarafından belirlenecek diğer Hükümet temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile kamu görevlilerinden oluşur.”

Konseyin görev yetkileri şöyle ifade ediliyordu:

“Konsey’in görev ve yetkileri şunlardır:

  1. a) Toplumdaki ekonomik ve sosyal birimlerin, Hükümetin ekonomik ve sosyal politikalarının oluşturulmasına katılımlarını sağlamak, Hükümet ile toplumsal kesimler arasında ve toplumsal kesimlerin kendi aralarındaki uzlaşma ve iş birliğini güçlendirecek çalışmalar yapmak,
  2. b) Oluşturduğu görüş, öneri ve raporları Hükümete, Türkiye Büyük Millet Meclisine, Cumhurbaşkanına ve kamuoyuna sunmak, görüş bildirilirken uzlaşılan ve uzlaşılamayan hususları ayrı ayrı belirtmek,
  3. c) Sürekli ve geçici nitelikte çalışma kurulları kurmak ve üyelerini belirlemek, bu kurulların raporlarını görüşmek,
  4. d) Türkiye-Avrupa Birliği Karma İstişari Komitesi üyelerini Avrupa Birliği Ekonomik ve Sosyal Komitesinin yapısı ve özelliklerini dikkate alarak belirlemek ve Komitenin çalışmalarını izlemek,
  5. e) Amaçları doğrultusunda ulusal ve uluslararası düzeyde seminer ve toplantılar düzenlemek, uygun görülecek toplantılara temsilci göndermek,
  6. f) Ekonomik ve sosyal konularda yayınlar ve araştırmalar yapmak ve yaptırmak.

Ayrıca, Konsey, Hükümetin istemi üzerine, ekonomik ve sosyal nitelikli her türlü konuda, ekonomik ve sosyal yaşamı doğrudan etkileyen kanun tasarıları ve kalkınma planı ile yıllık programların hazırlanması sırasında görüş bildirebilir.”

Konsey başkanı, başbakandı. Başbakanın katılmaması durumunda, başkanlık görevini başbakan yardımcısı üstleniyordu.

Konseyde işverenleri, esnaf ve köylüleri ve işçileri temsilen birer başkan yardımcısı belirleniyordu.

Kanuna göre, konsey üç ayda bir Başkanın daveti ile olağan toplantılarını yapacaktı. Gerekli görüldüğünde olağanüstü toplantı yapılması da mümkündü.

Konsey, ihtiyaç duyulan konularda çalışma yapmak ve görüş bildirmek üzere çalışma kurulları kurabilecekti.

25.6.2001 gün ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu ile, “kamu görevlileri adına en çok üyeye sahip konfederasyon” temsilcisinin de Ekonomik ve Sosyal Konsey’e katılması kararlaştırıldı.

Kanunun hemen arkasından kabul edilen Ekonomik ve Sosyal Konseyin Teşekkülü ile Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik de daha ayrıntılı düzenlemeler getirdi.

Yönetmeliğin amacı şu şekilde ifade ediliyordu: “Bu Yönetmeliğin amacı, ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında, toplumsal uzlaşma ve işbirliğini sağlayacak, sürekli ve kalıcı bir ortam yaratarak, istişari mahiyette ortak görüş belirlemek amacıyla oluşturulan Ekonomik ve Sosyal Konseyin teşekkülü, görev ve yetkileri, organları, toplanması, çalışma esas ve usulleri ile, Konsey bünyesinde oluşturulacak daimi veya geçici nitelikteki Çalışma Kurulları ve geçici nitelikli Çalışma Gruplarının kuruluşu ile çalışma esas ve usullerini düzenlemektir.”

Yönetmelikte çalışma gruplarına ilişkin düzenlemeler yer aldı.

“Madde 9 — Konseyin görev ve yetki alanına giren konularda araştırma ve inceleme yapmak, görüş bildirmek ve raporlar hazırlamak üzere, aşağıda belirtilen Çalışma Kurulları oluşturulmuştur.

  1. a) Çalışma Hayatı Kurulu,
  2. b) Makroekonomik Politikalar Kurulu,
  3. c) Avrupa Birliği ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu,
  4. d) Tarım, Orman ve Köy işleri Kurulu,
  5. e) Sanayi, Teknoloji ve Verimlilik Kurulu,
  6. f) Enerji Kurulu,
  7. g) Ticaret Kurulu,
  8. h) Esnaf ve Sanatkârlar ve KOBİ’ler Kurulu,
  9. i) Tüketici Kurulu,
  10. j) Çevre Kurulu,
  11. k) Bölgesel Gelişme Kurulu,
  12. l) İnsan Kaynakları Kurulu,
  13. m) Bilgi Toplumuna Geçiş Kurulu.

Konsey, gerekli gördüğü konularda yeni Çalışma Kurulları oluşturabileceği gibi, yukarıda belirtilen Çalışma Kurullarını değiştirebilir veya kaldırabilir.”

“Madde 12 — Çalışma Kurulları, Başkanlık Divanı tarafından Konsey üyeleri veya ismen gösterecekleri temsilcileri arasından belirlenen, Kurul Başkanı dahil, en az 5 en çok 7 üyeden oluşur. Çalışma Kurulu üyelerinden en az bir tanesi Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca mensupları arasından belirlenir. Kurul Üyeleri, yerlerine yenisi belirleninceye kadar görev yaparlar.

Çalışma Kurulu, kendi üyeleri arasından bir başkan ve bir de raportör seçer.

Çalışma Kurullarının İşleyişi

Madde 13 — Çalışma Kurulları kendi görev alanıyla ilgili konulardaki araştırma ve incelemelerini Konseye raporlar halinde sunar.

Çalışma Kurulları ihtiyaç duyulan konularda çalışmalar yapmak üzere geçici nitelikli Çalışma Grupları oluşturabilir.

Çalışma Kurulları en az ayda bir kez toplanır. Kurul çalışmaları sırasında üzerinde görüş birliği sağlanamayan hususlar ortaya çıkması halinde, farklı görüşlere sonuç raporunda yer verilebilir.”

Bu tarihten sonra yapılan toplantıların ağırlık noktası, Avrupa Birliği ile ilişkiler ve sosyal güvenlik reformu idi. Ancak bu toplantılar, siyasi iktidarın politikalarının değiştirilmesine yol açmadı; genel olarak amaç ve uygulama, hükümet politikalarının Ekonomik ve Sosyal Konsey’i oluşturan kişi ve örgütlere anlatılması ve onların benzer politikalar benimsemeleri için çaba gösterilmesiydi.

Ekonomik ve Sosyal Konsey 25 Mart 2005 günü (1) ESK’nın Yeniden Yapılandırılması, (2) Avrupa Birliği ile Görüşmeler Sürecinde Sivil Toplum Örgütlerinin Rolü, (3) AB’nin Türkiye’ye ilişkin 2004 Yılı İlerleme Raporu’nun İlgili konularının görüşülmesi gündemiyle toplandı. Bu toplantıda, Türk-İş, DİSK, Hak-İş, Türkiye Kamu-Sen, TİSK, TOBB, TESK ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği, 2005 yılında Ekonomik ve Sosyal Konsey’in yapısı ve çalışmalarına ilişkin ortak bir taslak hazırladılar ve bu taslağı 25 Mart 2005 günü Başbakanlığa ilettiler. Ancak bu taslak üzerinde herhangi bir çalışma yapılmadı.

EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY ANAYASA’YA EKLENTİ

7.5.2010 gün ve 5982 sayılı Kanunla 1982 Anayasası’nın bazı maddeleri değiştirildi. Anayasa’nın 166. maddesine şu fıkra eklendi: “Ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında Cumhurbaşkanına istişarî nitelikte görüş bildirmek amacıyla Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir.”

Maddenin gerekçesi aşağıda sunulmaktadır:

“Maddeyle, Ekonomik ve Sosyal Konsey uygulaması anayasal dayanağa kavuşturulmaktadır. Demokratik sistem içinde ve uluslararası uygulamalarda; ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında, sivil toplum kuruluşlarının daha fazla görüş ve katkılarının alınması önem taşımaktadır.

“Yapılan yeni düzenlemeyle; Ekonomik ve Sosyal Konseye, geniş bir yelpazede, toplumun çeşitli kesimlerinin temsilcilerinin katılımıyla, ekonomik ve sosyal sorunlar ile bunlara ilişkin çözüm yolları hakkında görüş üreten fonksiyonel bir kurumsal yapı kazandırılması hedeflenmektedir.

Avrupa Komisyonu ilerleme raporlarında, Türkiye’nin, ekonomik ve sosyal politikaların belirlenmesinde, iyi işleyen ve fonksiyonel bir yapıya kavuşturulmamış olması eleştiri konusu yapılmaktadır. Söz konusu eleştiriler de dikkate alınmak suretiyle anayasal dayanağı oluşturulan yeni Konsey yapılanması içinde; sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve hükümet temsilcileri bir araya gelerek, istişari nitelikte görüş bildirme fonksiyonu ifa edecektir.

“Ekonomik ve Sosyal Konseyin kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenecektir.”

EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY’E İLİŞKİN KANUN TASARISI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 7.7.2014 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunulan Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonu’na ve tali komisyon olarak da Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu’na gönderildi.

Kanun taslağının genel gerekçesi aşağıda sunulmaktadır:

“Anayasanın 166. maddesinin dördüncü fıkrasında 7.5.2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle anayasal bir kurum haline gelen Ekonomik ve Sosyal Konseyin (Konsey) 11.4.2001 tarihli ve 4641 sayılı Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluşu, Çalışma Esas ve Yöntemleri Hakkında Kanundaki mevcut yapısı, hem etkin çalışma için gerekli fonksiyonel yapıyı sağlayamamakta, hem de toplumun tüm kesimlerini içermemektedir. Bu durum, Konseyin temel amacı olan sosyal diyalog fonksiyonunun aksamasına neden olmakta ve Avrupa Komisyonu ilerleme raporlarında eleştiri konusu yapılmaktadır.

“Bu çerçevede, Tasarıyla Anayasanın 166. maddesinin dördüncü fıkrasının gerekçesine uygun olarak; Konseyin daha etkin ve fonksiyonel bir yapıya kavuşturulması, mevcut yapısının daha geniş toplum kesimlerini kapsayacak şekilde genişletilmesiyle sosyal diyalog fonksiyonunun güçlendirilmesi ve kamu ağırlığının azaltılarak Konseyin istişari fonksiyonunun ön plana çıkartılması amaçlanmaktadır.”

Kanun tasarısında amaç şu şekilde ifade edilmekteydi: “Bu Kanunun amacı; ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında, toplumsal uzlaşma ve iş birliğine katkı sağlamak üzere hükümete istişari nitelikte görüş bildirmek için oluşturulan Ekonomik ve Sosyal Konseyin kuruluşunu, çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.”

Tasarıya göre, Konsey 57 üyeden oluşacaktı. Başbakanın başkanlığında oluşan Konseyin diğer üyeleri şöyle olacaktı: Kamu kurum ve kuruluşlarından 20; çalışanlardan 8; özel kesimden 12; diğer toplum kesimlerinden 12; yerel yönetimlerden 2, üniversitelerden 2 temsilci.

Kanun tasarısına göre, “belirlenen üyelere ilaveten gündeme bağlı olarak en fazla; (a) Kamu kurum ve kuruluşlarından beş; (b) Sivil toplum kuruluşlarından dokuz; (c) Ekonomik ve sosyal konularda yetkinliği ile öne çıkmış bilim insanları, sanatçılar, yazarlar ve diğer kişiler arasından belirlenen beş, kişi Başkanlık Divanı tarafından Konsey toplantılarına davet edilebilir.”

Kanun tasarısı, Konsey’in görev ve yetkilerini şöyle düzenlemekteydi: “(a) Hükümet ile toplumsal kesimler arasındaki ve toplumsal kesimlerin kendi aralarındaki uzlaşma ve iş birliğini güçlendirecek çalışmalar yapmak; (b) Hükümetin talebi üzerine, ekonomik ve sosyal yaşamı etkileyen kanun tasarıları, plan ve politika belgeleri hakkında görüş bildirmek; (c) Türkiye-Avrupa Birliği Karma İstişari Komitesi tarafından yapılacak çalışmaları izlemek.”

Tasarıya göre, konsey olağan olarak yılda iki defa toplanacaktı. Ayrıca, Başkanlık Divanının daveti veya Başkanlık divanı dışında kalan üyelerin üçte birinin yazılı istemi üzerine, Konsey olağanüstü olarak toplantı yapacaktı.

Tasarının geçici maddesine göre, Türkiye-Avrupa Birliği Karma İstişare Komitesi’nin mevcut üyelerinin görevleri sona erdiriliyordu. Karma İstişare Komitesi üyeleri, Konsey Başkanı tarafından belirlenecekti.

Kanun tasarısı 10 Temmuz 2014 tarihinde ilgili komisyonlara iletildi.

Devlet Planlama Teşkilatı 2011 yılı Haziran ayında Kalkınma Bakanlığı’na dönüştürülmüştü. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, 6 Ocak 2015 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada Ekonomik ve Sosyal Konsey Kanun Tasarısı hakkında görüşlerini açıkladı. Cevdet Yılmaz şunları söyledi:

“Hükümetimizin ve Bakanlığımın hazırlamış olduğu bir kanun tasarısıyla ilgili olarak huzurlarınızda bulunuyorum. Bugün önemli bir toplumsal diyalog mekanizması olan Ekonomik ve Sosyal Konseyin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hazırlanmış olan kanun tasarısını görüşmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Genel olarak baktığımızda günümüzde, ESK şeklinde kısalttığımız Ekonomik ve Sosyal Konsey, Hükümet ile çeşitli toplum kesimlerinin ekonomik ve toplumsal sorunlarını görüştüğü, çok taraflı bir istişari danışma organı olarak düşünülmektedir. Ekonomik ve Sosyal Konseyin oluşturulma amacı devletin ekonomik ve sosyal yaşamı ilgilendiren düzenlemelerinin, bunlardan etkilenecek olan sosyal ve ekonomik taraflarla iş birliği içinde oluşturulmasına katkı sağlanmasıdır. Konsey, diğer ülkelerde olduğu gibi ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulması sürecinde Hükümete toplumun farklı kesimlerinin görüş ve değerlendirmelerini sunmak suretiyle katkı sağlayan demokratik bir platform özelliği taşımaktadır. Günümüz gelişmiş toplumlarında hükümetle toplum kesimleri arasındaki diyalog sadece siyasi diyalog olmamakta, ayrıca ekonomik ve sosyal alandaki sorunların çözümünde sivil toplum örgütleriyle de diyalog içinde olmak gerekmektedir. Bu anlamda Ekonomik ve Sosyal Konsey bu ülkelerde katılımcı demokrasinin önemli bir ögesi haline gelmiş bulunmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki çalışma hayatının ve endüstri ilişkilerinin ortak özelliklerinden biri sosyal diyalog sürecinin istikrarlı biçimde işletilmesi ve sürecin kurumsallaştırılmasıdır. Gelişmiş ülkelerin çoğunda da bu kurumsallaşma ekonomik ve sosyal konseylerin etkin şekilde işletilmesi olarak kendisini göstermektedir. Böylece çeşitli toplum kesimleri ülkeyi ilgilendiren sorunlar konusunda karşılıklı anlayış ve dayanışma içinde çözümler üretebilmektedir. (…)

“Ülkemizde son yıllarda çok tartışılan ancak işlevi etkisi genellikle yanlış algılanan bir kurum Ekonomik ve Sosyal Konseydir. Ekonomik ve Sosyal Konsey bir diyalog platformu olup istişari bir kurumdur. Söz konusu kurama gereğinden fazla görev atfedildiği, işlev ve görevlerinin çerçevesinin çok fazla genişletilme eğiliminde olduğu görülmektedir. Toplumsal kesimler arasında diyalog yoluyla çözümlenmesi olanaklı sorunlar her toplumda mevcuttur. ESK’nın gerçek işlevinin bu yapıya gereğinden fazla görevler yüklemek yerine bu sorunların ortaya konularak uzlaşma ortamında tartışmaya açılması olduğu düşünülmektedir. (…) Sonuç olarak, bu yasa tasarısıyla konseyin, Türkiye’de giderek gelişen sivil toplumun ekonomik ve sosyal karar alma süreçlerine daha etkin dahil edilmesinde önemli rol oynayacağı düşünülmektedir.”

Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan bu konuyu incelemek üzere bir alt komisyon oluşturuldu ve komisyon birkaç toplantı yaptı. Ancak esas komisyon olan Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan bir rapor çıkmadı ve kanun tasarısı dönem sonunda kadük oldu.

Ekonomik ve Sosyal Konsey de son olarak 5 Şubat 2009 günü toplandı. TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, 5 Şubat 2009 günlü toplantının “bir gün önceden telefonla” bildirildiğini açıkladı. (Dünya, 10.2.2009)

KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE KANUN DEĞİŞİKLİĞİ

11.4.2001 gün ve 4641 sayılı Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluşu, Çalışma Esas ve Yöntemleri Hakkında Kanun, 2.7.2018 gün ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile büyük ölçüde değiştirildi.

Ekonomik ve Sosyal Konsey’in başkanının Cumhurbaşkanı olduğu belirtilen düzenlemede diğer üyeler şu şekilde belirlendi: “Konseyin üyeleri Cumhurbaşkanınca belirlenir.”

“Konsey, Cumhurbaşkanının istemi üzerine, ekonomik ve sosyal nitelikli her türlü konuda, ekonomik ve sosyal yaşamı doğrudan etkileyen mevzuatın ve kalkınma planı ile yıllık programların hazırlanması sırasında görüş” bildirebilecekti.

Konseyin çalışma usul ve esasları, konsey başkan yardımcıları, başkanlık divanı, toplantılar, çalışma kurulları, sekretarya hizmetleri ve diğer maddeler yürürlükten kaldırıldı.

Ancak https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4119&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

adresinde, 8.8.2001 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış olan Ekonomik ve Sosyal Konseyin Teşekkülü ile Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik hâlâ yürürlükte gözükmektedir. Yönetmelik hükümleri, 4641 sayılı Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluşu, Çalışma Esas ve Yöntemleri Hakkında Kanun uyarınca düzenlenmişti.

CHP’NİN TALEBİ

Ekonomik ve Sosyal Konsey 2020 yılında yaşanan küresel salgın nedeniyle yeniden gündeme geldi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2 Nisan 2020 günü, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Osman Yıldız ile video konferans yöntemiyle toplantı gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu bu görüşmede şu görüşleri belirtti:

“Sorun yaşayanlarla sorunu çözecek olanların bir araya gelmesi lazım. Ben derdimi anlatayım ki onlar da benim derdime uygun çare üretsinler. Bu bugüne kadar gerçekleşmedi; ama umuyorum bundan sonra gerçekleşir. Çünkü Ekonomik Sosyal Konsey bir anayasal kurum ve yaşadığımız süreç de çok önemli bir süreç. Kovid-19, kişinin partisine, kimliğine, inancına bakmıyor. O zaman ortak hareket etmek lazım. Sizler konuşmanızda ’83 milyon’ dediniz; ama 3 milyon 600 bin de Suriyeli var ve onlardan da bu hastalığa yakalanan var. Onların da hakkı var ve onlar da insan. Onların da hakkını bir şekilde savunmak zorundayız. Çünkü Türkiye büyük bir devlet ve ayrımcılık yapmaz bu gibi konularda. Bu bağlamda eğer Ekonomik Sosyal Konsey toplanır, işçileri, işverenleri, çiftçileri, doktorları bir araya getirirse en azından siz sorunlarınızı aktaracaksınız, işverenler de sizin sorunlarınızı dinleyecekler.”

https://www.birgun.net/haber/kilicdaroglu-ndan-ekonomik-sosyal-konsey-cagrisi-294398

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay bu talebe yanıt verirken, Ekonomik ve Sosyal Konsey’e ilişkin mevzuat düzenlemesine açıklık getirdi. “Oktay, 8 Nisan 2020 günü daha önce Kalkınma Bakanlığı’nca yürütülen Konsey’e ilişkin sorumlulukların Temmuz 2018’de Cumhurbaşkanlığı’na devredildiğini belirterek, ‘Cumhurbaşkanlığı’nca ikincil mevzuat çalışmaları devam etmekte olup, ikincil mevzuat çalışmalarının tamamlanmasından sonra konseyin toplanması mümkündür,’ dedi.

https://www.milliyet.com.tr/siyaset/ekonomik-ve-sosyal-konsey-mevzuat-bitince-toplanacak-6183827

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 17 Aralık 2020 günü de Ekonomik ve Sosyal Konsey’e ilişkin talebini yineledi.

Kılıçdaroğlu, “Kovid-19 çıktığında çağrı yaptım, ‘Ekonomik Sosyal Konseyi süratle toplayın, bir araya gelin. Bir sorun. Siz hangi sorunları yaşıyorsunuz? Devlet olarak biz bu sorunları çözmek için ne yapabiliriz?’ Aklın yolu bir. Yapmadılar,” dedi. Kılıçdaroğlu, salgınla mücadelede siz olsanız ne yapardınız, sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Derhal Ekonomik Sosyal Konseyi toplarım. ‘Arkadaş durum çok ciddi, şu anda biz Avrupa’da birinci duruma geldik kayıplar, vaka sayıları açısından. Bir önlem almamız lazım. Biz hükümet olarak bu önlemi aldığımızda sizin için hangi sorunlar çıkacak ve bizden ne bekliyorsunuz?’ Ama şunu unutmamanız gerekiyor. Bu iş tek başına devletin bütçesiyle yani ortaya çıkacak ekonomik sorunların tek başına devletin bütçesiyle karşılanması çok zor. Bu gerçeği de anlatacak ona, ‘Şu kadar borcumuz var, topladığımız vergi bu kadar, şu kadar sorun yaşanıyor. Ne yapmalıyız?’ diye soracak. Diyecek ki hatta ‘Bir gün size izin vereyim, bizim dışımızda siz kendi aranızda oturun, konuşun, bir görüş birliğine varın, neyi çözmemiz gerekiyorsa bana gelin.’ Sermaye kesimi ya da iş dünyası ne kadar katkı verir vermez bilmiyorum. Ama her türlü imkansızı aşmak mümkün. Merkez Bankası orada parayı basarsınız, 56 milyar bastınız. 156 milyar basın ama topluma güveni vereceksin. Bu güveni verdiğiniz takdirde sorun çözülür. Ekonomik ve Sosyal Konsey’de işçisi, işvereni, esnafı, çiftçisi geldi konuştuk kararlar aldık”

www.aa.com.tr/tr/politika/chp-genel-baskani-kilicdaroglu-ekonomik-sosyal-konsey-toplanmali/2080786

DİĞER HABERLER
KUR ARTINCA İHRACAT DA ARTIYOR, ÖYLE Mİ!
KUR ARTINCA İHRACAT DA ARTIYOR, ÖYLE Mİ!

Değişmeyen ezberlerden biridir: “Kur artınca ihracat da artar…” Meğer pek de öyle değilmiş.

İNGİLTERE’DE İŞ GÜVENCESİ VE KIDEM TAZMİNATI
İNGİLTERE’DE İŞ GÜVENCESİ VE KIDEM TAZMİNATI

Türkiye’de çalışma hayatında günümüzde en çok tartışılan konuların başında iş güvencesi ve onun bir unsurunu da oluşturan kıdem tazminatı gelmektedir.

GELİR VERGİSİ ORANLARINDA DÜZENLEME TALEBİ
GELİR VERGİSİ ORANLARINDA DÜZENLEME TALEBİ

Türk-İş Konfederasyonu, işçilerin gelir vergisi dilimlerinden kaynaklanan ciddi gelir kayıplarına dikkati çekerek ücretliler lehine gerekli mevzuat değişikliklerinin yapılmasını talep etti.

BİNDİK BİR ALAMETE
BİNDİK BİR ALAMETE

Faiz sebep, enflasyon neticedir.