Başbakan´ı dinliyorum.. Önümde kâğıt, kalem.. Şu sözüyle irkildim.. Başbakan dedi ki; Tehdit gibi algılanmasın ama beni iktidara TEKEL işçileri değil milletim getirdi. Bu yaklaşımdan onlarca soru üretilir.. En basiti şu.. TEKEL işçileri bu milletin ferdi değil mi?
Kimse kimseye, ´Sen Kürt müsün, Türk müsün, Alevi misin, Sünni misin?´ diye sormuyor. TEKEL işçilerinin bir buçuk aydır sürdürdükleri direniş Türkiye´yi birleştiriyor.
TÜRK-İŞ Genel Merkezi önündeki eylemlerini sürdüren TEKEL işçileri, dün kendilerine destek ziyaretinde bulunan bir grup berber tarafından ücretsiz traş edildi.
TEKEL işçilerinin kazanılmış haklarını kaybetmemek için yürüttükleri eylemlere ilişkin değerlendirmeler-tabii olarak- muhtelif.
Tekel işçilerinin hak talebini adaletin terazisinden alıp ´maliyet hesabına´ yatıran devlet, demokrasi, sosyal haklar ve özgürlüklerin de artık piyasaya dahil olduğunu itiraf etti.
Direnişin 45’inci gününde Başbakan Erdoğan ile görüşen Türk-İş yöneticileri TEKEL işçilerinin haklarını güvenceye alacak bir çözüm için umutlandılar.
İki yıl önceki ´jet´ ihalede hükümetin yalnızca, ´yüksek fiyat´ı araması hem binlerce işçiyi sokağa döktü, hem de hükümeti zorda bıraktı. Çünkü az farkla ihaleyi kaybeden diğer taliplerin fabrikaları olmadığı için işçilere ihtiyacı vardı