Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
03 Şubat 2010
20 YIL SONRA

TEKEL işçilerinin 50’nci güne giren hak mücadelesi, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’nun “4 Şubat’ta bir gün iş bırakma eylemi yapılacağını” açıklamasıyla, yepyeni bir aşamaya girdi. Böylece bugünkü siyasi iktidar, “çalışan” kesimin, 1990’dan beri en kapsamlı ve örgütlü tepkisi ile karşılaşacak.

20 YIL SONRA

TEKEL işçilerinin 50’nci güne giren hak mücadelesi, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’nun “4 Şubat’ta bir gün iş bırakma eylemi yapılacağını” açıklamasıyla, yepyeni bir aşamaya girdi. Böylece bugünkü siyasi iktidar, “çalışan” kesimin, 1990’dan beri en kapsamlı ve örgütlü tepkisi ile karşılaşacak.

O tarihte Türk-İş’in yani Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun Genel Başkanı merhum Şevket Yılmaz idi. Yılmaz, merhum Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde çok yoğun olarak yaşanan “düşük ücret” politikasının sürüp gitmesine duyulan tepkiyi organize etmişti.

Gerçi eylemin “yasalara aykırı” olup olmadığı tartışıldı, hatta Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcılığı bu yüzden Türk-İş yöneticileri hakkında soruşturma açtı ama “sosyal zaruret”, sonucu etkilemiş olmalı ki yapılan eylemde bir suç bulunmadı.

Şimdi yani o olaydan tam 20 sene sonra eğer demokrasimiz Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi “gelişmiş” ve “belli bir olgunluğa erişmiş” ise, mesele yok demektir:

Sadece Türk-İş değil, TEKEL işçilerine destek vermek için “Çalışmama hakkı”nı kullanacaklarını ilan eden HAK-İŞ, DİSK, MEMUR-SEN, KAMU-SEN, KESK yani ülkemizdeki tüm sendika üyesi çalışanlar bu perşembe günü işlerini bırakacaklar ve sadece özel sektörde değil, kamu kurumlarında da iş hayatı duracaktır.

Bunun kâğıt üstündeki adının şu veya bu olması, olayın niteliğini değiştirmez:

Bu fiilen bir “genel grev”dir.

Genel grev de sadece demokrasilerin kaldırabileceği bir haktır.

O nedenle Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dünkü TBMM grup toplantısında söyledikleri kendisi açısından ne kadar makul görünse de TEKEL işçilerinin –Başbakan’ın ifadesiyle- “İstemezük! Bunu da kabul etmiyoruz” demelerinde hayret edecek ve “yasalara aykırı” denecek hiçbir şey yoktur.

Dahası, bu eylem, bugüne kadar böyle bir eylemle karşılaşmayan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve Başbakan Erdoğan yönünden de “yetiştirici” ve “olgunlaştırıcı”dır.

Öyle ya, hepimiz demokratik haklarımızın gelişmesini ve Avrupa Birliği standartlarının ülkemizde de yaşama geçmesini istemiyor muyuz?


İşte bir fırsat:

TEKEL işçileri, çalıştıkları kurumun özelleştirilmesi sırasında kendilerine “koyun” muamelesi yapılmasına isyanlarını, yasal haklarını kullanarak dile getiriyorlar.

Talepleri de çok basit:

“Çalıştığımız kurumu özel sektöre satmanıza bir şey demiyoruz ama oradaki haklarımıza dokunmayın. Bizi aynı haklarla başka kurumlarda istihdam edin” diyorlar.

Bütün bunları biz “sağlıklı” gelişmeler olarak görüyoruz da, doğrusunu isterseniz âleme aylardır “demokrasi” dersi veren, kendileriyle aynı şeyleri söyleyip yazmayanları “darbeci” diye damgalayan yalaka takımının bu normal “hak talebi” karşısında neler diyeceklerini merak ediyoruz. 

DİĞER HABERLER
NİSANDA 249 DÖRT AYDA 735 İŞÇİ ÖLDÜ
NİSANDA 249 DÖRT AYDA 735 İŞÇİ ÖLDÜ

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi nisan ayında en az 249, yılın ilk dört ayında en az 735 işçinin çalışırken hayatını kaybettiğini tespit etti. Ölümlerde Kovid-19, ezilme/göçük, trafik/servis kazası, yüksekten düşme, boğulma, patlama/yanma ve intihar nedenleri öne çıktı.

ENFLASYONUN KARABORSASI OLUR MU?
ENFLASYONUN KARABORSASI OLUR MU?

Türkiye’de öteden beri tartışıla gelen bir mesele var: resmi enflasyon, gerçek enflasyon, halkın enflasyonu. Nedense bizim vatandaşımız resmi istatistik kurumunun açıkladığı enflasyona bir türlü inanmaz.

BUĞDAYDA REKOLTE BEKLENTİSİ 17.5 MİLYON TON
BUĞDAYDA REKOLTE BEKLENTİSİ 17.5 MİLYON TON

Yaklaşan buğday hasadı dönemi dolayısıyla Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, değerlendirmelerde bulundu.

YÜZDE 60’A GÖRE İŞSİZLİK VE EKONOMİ EN ÖNEMLİ SORUN
YÜZDE 60’A GÖRE İŞSİZLİK VE EKONOMİ EN ÖNEMLİ SORUN

Salgının Türkiye’de kontrolden çıkması ve yöntemi eleştirilen kapanma politikaları; vatandaşın ekonomik yükünü taşınamaz noktaya getirirken, ekonomik kriz ve işsizlik, salgını toplumun gündeminden çıkarmış durumda.