Başbakan Erdoğan’ın dünkü parti grup toplantısında TEKEL işçilerine, “Beğenirseniz, benden bu kadar” dediği çözüm formülünün işçilik hak ve hukuk içindeki yeri, “İşçilik hukuku içinde değil, kölelik düzeninde çalıştırma”.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Tekel gibi, şeker fabrikaları gibi, tek taş mücevherlerini satarken 4C’li yapacaksın ki, renk, berraklık filan, cillop gibi olsun…
Yükte hafif olsun.
TEKEL işçilerinin 50’nci güne giren hak mücadelesi, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’nun “4 Şubat’ta bir gün iş bırakma eylemi yapılacağını” açıklamasıyla, yepyeni bir aşamaya girdi. Böylece bugünkü siyasi iktidar, “çalışan” kesimin, 1990’dan beri en kapsamlı ve örgütlü tepkisi ile karşılaşacak.
Eski bakanlardan Yaşar Okuyan, Tekel işçilerine destek için açlık grevine başladı
Başbakan da “devletin kasasını size soydurmam” diye TEKEL İşçilerini horluyor, aşağılıyor, ötekileştiriyor. Bakan’ın oğlu ise Sigara Sanayii İşletmeleri ve Ticaret A.Ş’nin Yönetim Kurulu’na üye olarak atanıyor.
Başkent´te açlık grevine başlayan TEKEL işçilerine destek vermek amacıyla çocukları Tokat´tan yola çıktı.
“Sosyal devlet”i yönetenler kendilerini “özel sektör patronu” gibi görüp, “Sizi neden başka kurumlarda görevlendirelim ki” diye rest çekmişler…
CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, Tekel işçilerine destek amacıyla bir günlük açlık grevine başladı.
TEKEL emekçileri için hükümetle görüşen Türk-İş, 4-C’yi ‘makyajlayan’ önerileri kabul etmedi.