Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
04 Şubat 2010
İHTİYAT VE TERAKKİ!

Direnen her insan, kendini ve hayatı dönüştürürken; ihtiyatçıyı, terakkiciyi, küstahı ve yüzsüzü bile dönüştürür… Ki esas demokrasi, kısaca devrim böyle bir şeydir!Umur Talu yazdı..

İHTİYAT VE TERAKKİ!

“BAZEN öyle yumruk gibi oturuyor” başlıklı yazıyı tam iki yıl önce, 22 Şubat 2008’de yazmışım. Bugüne o günden buruk selam! O günkü manzaraya bakınız: “Sevdiğiniz gazetecilere sorsanıza:
Özelleştirmeye karşı çıkan Tekel işçisine (hükümet idaresinde) devlet polisince eksi 10’da su sıkıldığında neden azıcık ıslanmadınız, azıcık üşümediniz, ürpermediniz?
Basit soruda, boğazımda yumruk ne kelime, öyle çok şey düğümlü ki. Soru size, (kimi) ‘gazeteci gözü’nün bir eyleme, olduğu gibi değil, görmesi veya görmemesi gerektiği biçimde bakabildiğini gösterir.
‘İktidara yakın’lar; iktidara protesto ya, üstüne tek damla dahi su gelmez.
‘İktidara bindiren’ler; Tekel özelleştirmesi kendi medya grubunu ilgilendiriyor ya, kupkuru kalır, iktidara muhalefet niyetiyle dahi tek kelime etmez.
Kimseyi suçlamıyorum. Hepimizin bir şekilde ayağının battığı zemin bu.
Çıkmaya gayret eder, vicdanınıza ve mesleğinize titrersiniz, her haksızlıkta kaleminiz yerinde duramaz, o başka; yahut bunlar hiç olmamış gibi, başka meselede ‘cesur, muhalif, liberal, demokrat, cumhuriyetçi’
görünmeye devam edersiniz.
Böyle içten pazarlıklı nice arkadaş, kimi meselede hakikaten ‘iyi ve doğru şey’ yazabilmekte, diyebilmekte!  Ama yukarıdaki soru gibisi eşiktir.
Hayat, insanların dertleri, kapsamlı özgürlük ihtiyacı, şu Anayasa’nın dahi insani çok maddesinin ihlali, baskı, imtiyaz, zümre egemenliği, nice aşağılama, dayatma biçimi… böyle eşikleri önümüze koyar.
Patinajı ya dert edersiniz… Yahut umursamaz geçersiniz. Ama herkes yemeyebilir! Birikir, birikir, üstünüze yapışıp kalır.”

Yazı üstünden iki yıl geçmiş. Dönüp baktım. Bir arazi hali, arazide bir sessizlik!
“İktidar yanaşması” zaten suspus da, büyük medyada, günün nice yiğidi, Tekel işçisinden darbe bekleyeni, bir nevi devrim umanı da, o gün tütüne yan basmış, cigaradan tek nefes çekmemiş!
“Cumhuriyetçim, muhalifim benim”; o sıra kendi grubu Tekel tütününe soyununca donmuş kalmış. “Demokratım, muhafazakârım, liberalim benim”; hükümete marazdan, direnen işçiden, gazeteciden
hazzetmemiş. Hepsi temkinli, tedbirli!
İhtiyat bu. İhtiyatta ittifak bu. İhtiyatta mutabakat bu! “Terakki”ye gelince; “ilerleme” var elbet. Küstahlıkta da yüzsüzlükte de. Demokrat makyajı silip hiddetle, şiddetle tehdit eden Başbakan’ın demokrat kuzucukları me’liyor.
“İtfaiye kapmış” muhafazakâr işadamı kâtibi, “işçi sürüleri” diyenin kankası; direnip işten atılan 68 itfaiyeciyi Tekel’de ibret gösteriyor: Biat et, işten atılma, aç kalma! Öte tarafta, gazeteden onca meslektaşı cup diye sokağa atılırken ıslık çalmış büyük cumhuriyetçi, şimdi Tekel birası gibi köpürüyor.
Maaş ödemeyen grupta, ücret düşüren gazetede, hak arayanı kovan radikalde, nice yiğit Tekel üstünden muhaliflik taslıyor. Ne terakki!
CHP lideri devrimci olmuş! Karşıyaka’da partisinin sopayla kovaladığı işçilerin üstüne basaraktan ne terakki!
Genelkurmay şubesi, bazen darbe temsilcisi nicesi Tekel’de sınıf bilinci kazanmış; Genelkurmay ile hükümetin tam mutabakatla “45-C” diye sokağa attığı yüzlerce uzman erbaşı, hakkı gasp edilmiş on binlerce jandarmayı, astsubayı, sivil memuru Ankara ortasında dahi görmezden gelen cumhuriyetçilik ile sınıf ve adalet şuuru! Ne terakki!
“Cumhuriyetçi burjuvazi”, bankadan medyaya on binleri köle gibi çalıştırırken, şimdi işçi sınıfıyla omuz omuza! Ne terakki!

Yine de umut şu: Direnen her insan, kendini ve hayatı dönüştürürken; ihtiyatçıyı, terakkiciyi, küstahı ve yüzsüzü bile dönüştürür… Ki esas demokrasi, kısaca devrim böyle bir şeydir!

Kaynak: HABERTÜRK GAZETESİ UMUR TALU

DİĞER HABERLER
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

PepsiCo Adana fabrikası çalışanlarından sendikamız üyesi İbrahim Seçgin vefat etmiştir. Ailesine, sevdiklerine, çalışma arkadaşlarına başsağlığı, merhuma Allah’tan rahmet dileriz.

PART-TİME ÇALIŞMANIN YÜKSELİŞİ
PART-TİME ÇALIŞMANIN YÜKSELİŞİ

Türkiye İş Kurumu’nun araştırmasına göre kısa çalışma uygulamasının da etkisi ile part-time yani yarızamanlı çalışma arttı. 10’dan fazla çalışanı olan işyerlerinin yüzde 17.2’sinde part-time çalışma uygulandı. Söz konusu oran 2019’da yüzde 15.3 seviyesindeydi.

NİSANDA 249 DÖRT AYDA 735 İŞÇİ ÖLDÜ
NİSANDA 249 DÖRT AYDA 735 İŞÇİ ÖLDÜ

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi nisan ayında en az 249, yılın ilk dört ayında en az 735 işçinin çalışırken hayatını kaybettiğini tespit etti. Ölümlerde Kovid-19, ezilme/göçük, trafik/servis kazası, yüksekten düşme, boğulma, patlama/yanma ve intihar nedenleri öne çıktı.

ENFLASYONUN KARABORSASI OLUR MU?
ENFLASYONUN KARABORSASI OLUR MU?

Türkiye’de öteden beri tartışıla gelen bir mesele var: resmi enflasyon, gerçek enflasyon, halkın enflasyonu. Nedense bizim vatandaşımız resmi istatistik kurumunun açıkladığı enflasyona bir türlü inanmaz.