Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
04 Şubat 2011
2010 YILININ EKONOMİK SONUÇLARI

Geçen yılın ekonomik performansına ilişkin kesin rakamlar henüz açıklanmamış olmakla beraber; mevcut veriler ekonomik sonuçların değerlendirilmesine olanak verecek yeterliktedir.

2010 YILININ EKONOMİK SONUÇLARI

Ekonomik büyüme hızı yüzde 6.8 olarak tahmin edilmektedir.

2009 yılının ekonomik açıdan da gerileme yılı oluşu, 2010 yılı sonuçlarının baz etkisiyle olumlu izlenim vermesine yol açmaktadır. Türkiyenin ekonomik büyüme hızı GSYİH (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) artışı olarak son üç yılda daha önceki yazılarda da vurgulandığı gibi, yıllık ortalama binde 7.0 düzeyinde kalmıştır.

2008 yılında binde 3 düzeyinde büyüdükten sonra, 2009 yılında yüzde 6.7 oranında küçülen sanayi sektörünün 2010 yılında büyüme hızı yüzde 10.0 olarak tahmin edilmektedir. Sanayi sektörü 2010 yılında en hızlı büyüyen alt sektör olmuştur.

Tüketim harcamaları yüzde 4.5 oranında artarken sabit sermaye yatırımları yaklaşık yüzde 22 oranında artmıştır.

Sabit sermaye yatırımlarında artış, ekonomik hayattaki canlanmayı göstermektedir. Ancak sabit sermaye yatırımlarındaki artış yorumlanırken, baz etkisini dikkate almak gerekir. Sabit sermaye yatırımları, 2008 yılında yüzde 3.7, 2009 yılında da yüzde 21.9 oranında azalış gösterdikten sonra, 2010 yılında artmıştır. Sabit fiyatlarla sabit sermaye yatırımları tutar olarak, 2010 yılında da 2007 yılı düzeyinin altında bulunmaktadır. Sabit sermaye yatırımları yıllık tutar olarak ancak 2011 yılında 2007 yılı düzeyine yaklaşabilecektir.

 

Sabit sermaye yatırımlarının tutarı, stokları da içeren yatırım tutarından daha fazladır. 2009-2011 döneminde ekonomide stokların azalması, yatırım harcamaları ile sabit sermaye yatırımları arasında fark yaratmaktadır.

Yurtiçi talep 2009 yılında yüzde 7.2 oranında azalırken 2010 yılında yüzde 9.1 oranında artmıştır.

Tüketim harcamaları artı yatırım harcamaları, toplam yurtiçi talebi vermektedir. 2010 yılında yurtiçi talebin, gayrisafi milli harcanabilir gelirden daha hızlı artması, dış açığın büyümesi sonucudur. Dış açık büyüdükçe, yurtiçi talep artışı daha yüksek oranda fonlanabilmektedir. Dış açığın büyümesi toplam kullanılabilir kaynağı arttırmaktadır. Dış açıkta azalış ise 2009 yılında yaşandığı gibi, yurtiçi talepte büyüme hızından daha yüksek oranda daralmaya yol açmaktadır.

Dış ticaret ve cari işlem açıkları büyük boyutlu olarak artmıştır.

Kamuoyunda olumlu izlenim yaratabilmek için sürekli ihracat artışı vurgulanmakta, ithalat artışı, büyüyen dış ticaret açığı, düşen ihracat/ithalat karşılama oranından söz edilmemektedir. Geçici verilere göre 2010 yılında ihracat FOB değer olarak yüzde 11.3 oranında artarak 113.9 milyar USDye yükselirken, ithalat CIF değer olarak yüzde 26.0 oranında artarak 185.5 milyar USD olmuştur. Buna göre dış ticaret açığı yüzde 84.5 oranında artarak 71.6 milyar USD olmuştur. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yaklaşık yüzde 73ten yüzde 67.4e gerilemiştir.

Dış ticaret açığına koşut olarak, program tahminine göre cari işlemler açığı yüzde 173 oranında artarak 14.4 milyar USDden 39.3 milyar USDye yükselmiştir. Açığın Gayri Safi Milli Hasılaya oranı da yüzde 2.3 iken yüzde 5.4 olmuştur.

 

Bütçe açığı yaklaşık yüzde 25.0 oranında daralmıştır.

2010 yılında bütçe harcamaları cari fiyatlarla yüzde 9.5 oranında artarak, 268.2 milyar TLden 293.6 milyar TLye yükselmesine karşın; bütçe gelirlerinin daha hızlı bir artışla 215.5 milyar TLden 254.0 milyar TLlik bir boyuta ulaşması, bütçe açığının bir önceki yıla göre 52.8 milyar TLden 39.6 milyar TLye gerilemesine yol açmıştır.

Bir zamanlar bazı ekonomistler ve IMF tarafından önemli bir gösterge gibi sunulan, aslında anlamsız olan Faiz Dışı Fazla/GSMH oranı artık hesaplanıp, konu dahi edilmemektedir. 2010 yılında Faiz Dışı Fazla/GSMH oranı binde 8 düzeyinde bulunmaktadır.

2010 yılında, TÜFE yılsonu dışında fiyat artışları hızlanmaktadır.

2010 yılında, önceki yazılarımızda da vurgulandığı gibi, ÜFEde artış yılsonu itibarıyla yüzde 5.93ten yüzde 8.87ye yükselirken, yıl ortalaması olarak da yüzde 1.23ten yüzde 8.52ye yükselmiştir. TÜFEde ise artış yıl ortalaması olarak yüzde 6.25ten yüzde 8.57ye yükselirken, yılsonu olarak yüzde 6.53ten yüzde 6.40a gerilemiştir.

Özetle 2010 yılında ekonominin performansı, baz etkisiyle büyüme hızı, 2007 düzeyine dahi ulaşamayan yatırım hacmi, artan dış ticaret ve cari işlemler açıkları, hızlanan fiyat artış hızı süreğen yüksek oranlı inatçı işsizlik oranıdır. 2009 yılına kıyasla olumlu gelişme büçe açığının daralmasıdır. Ancak bütçe açığının göreli boyutu, yine de mali kuralın çok üstünde bulunmaktadır.

ÖZTİN AKGÜÇ – CUMHURİYET

DİĞER HABERLER
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Değerli üyelerimiz,

Sevgili mücadele arkadaşlarım,

Gıda işçileri olarak bizler ülkemizin ve dünyanın içinden geçtiği bu zor süreçte, zor koşullarda üretmeye devam ettik.

İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI
İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI

Kötü niyetli işverenler, salgın döneminde istihdam ve gelir kaybının önüne geçmek için alınan önlemleri işçiye baskı unsuruna dönüştürmeye devam ediyor. Sendikalı oldukları için ücretsiz izne gönderilen, Kod-29’la işten çıkarılan işçilere tam kapanma döneminde ‘çalışma izni’ zulmü başladı.

MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?
MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?

-İstihdam martta mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre 550 bin arttı. Arındırmaya konu olmayan hesaplamaya göre artış ise 757 bin düzeyinde.

-Bu artışların çok büyük bir bölümü sanayi kaynaklı. Ama sanayide martta öyle kayda değer bir büyüme yok. 550 binlik istihdam artışına karşılık gelen büyüme yalnızca yüzde 0.7.

-İstihdam artışlarında dikkat çeken bir yön de, bu artışların tümüyle erkeklerden kaynaklanması. Kadın istihdamında gerileme var.

-Köşemizde dün de değinmiştik, bugün biraz daha detaya ineceğiz; ineceğiz çünkü bu önemli ve izah edilmesi pek de kolay görünmeyen bir konu…

NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ
NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ

Nestle Türkiye’den örnek uygulama! Covid-19 süresince tüm dünyada sağlık ve gıda en önemli iki başlık oldu. Bu iki alanda çalışan emekçiler canları pahasına üretimlerini ve çalışmalarını sürdürdü. Salgın hepimizin hayatını olumsuz şekilde etkiledi.