Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
12 Eylül 2014
YENİ TÜRKİYE

Epeydir Yeni Türkiye lafları dolaşıyor ortalıkta. Neyin yenisi diye soranlar da var; itiraf edeyim ben de bunlardan biriydim. Ne cahillik! Meğer tepeden tırnağa yenilenmişiz!

YENİ TÜRKİYE

Epeydir "Yeni Türkiye" lafları dolaşıyor ortalıkta. Neyin yenisi diye soranlar da var; itiraf edeyim ben de bunlardan biriydim. Ne cahillik! Meğer tepeden tırnağa "yenilenmişiz!"
Mesela, yeni-liberalizm: Öyle bir yenilendi ki, piyasa fetişizmi, özelleştirmeler, kamusal alanın daralması filan vız gelir! Bir yanda sıcak para geliyor, öte yanda kentler, köprüler, dereler, kıyılar satılıyor; bir yandan ihaleler yapılıyor, öte yandan konsorsiyumlar kurulup, havuzlar oluşturuluyor; bir yandan bedava kitaplar, tabletler dağıtılıyor; öte yandan bedavalaşan hizmetler para doğuruyor.
Eski kafalılar, yok "ahbap-çavuş kapitalizmi", yok "iş cinayetleri" diye tutturmuşlar ya, nafile! Dön dolaş aynı firmaların özelleştirmeleri de, ihaleleri de kaptığını dillerine dolamışlar, ya boşuna! Soma’daki madenlerden Alkumru Barajı’ndaki faciaya insan canının özelleştirmelere kurban verildiğini söylüyorlar ya, lüzumsuz! Bunlar, memleketin kalkınmasını istemeyenler. Bir kere, bu işadamları dini bütün, günahtan korkan adamlar; Hükümet desen, her tür denetimle başlarında. Yine de kaza oluyorsa ya işçinin cahilliğinden, ya da kaderin önüne geçilemeyeceğinden! Bu ne vaveyla yahu!
Hem, bir yanda para, öte yanda "dava" varken, başka ne olacaktı! Aslında, yeni- yeni-liberalizmin de, yeni-yeni Hükümeti’n de daha çoook "yeniyi" keşfetmesi lazım!
Mesela diyorum; Musul Başkonsolosluğumdan kaçırılan 49 kişi ile ilgili yayın yasağı konulan bir memlekette, "Milleti birbirine düşürüyor, mefret tohumları ekiliyor" filan denilerek iş kazalarıyla ilgili yayın yasağı gibi bir "yenilik" de olabilir! Baksanıza Akif Beki, iş kazalarıyla ilgili eyleme kafayı takmış; kim bu adamlar diye soruyor; cahil denilen inşaat işçileri nasıl olup da bu kadar kafa karıştıran pankartlar hazırlayabilirler diye merak ediyor! Adam haklı; birileri kazaları, ölümleri kullanıp ortalığı karıştırıyor yani! Birileri de, ölümler üzerinden siyaset yapıyorken tedbir düşünmek lazım! İnşaat furyası durmayacağı, sermayenin ve diğerlerinin cebinden iş güvenliği için para çıkmayacağına göre, eylemi de, söylemi de durdurmak en iyisi! "Yaratıcı" yenilikler torbaya mı girdi!
Yeni siyaset, yeni demokrasi mesela; "full" yenilendi! Bir kere, kuvvetler ayrılığının hantallığı keşfedilmiş durumda! Ne o öyle; her kafadan ayrı ses çıkması; ya da Meclis’in, Anayasa Mahkemesi, Sayıştay’ın denetim diyerek kurulmuş düzeni bozması! Ortada milli iradeyi temsil eden bir Hükümet varken, demokratik kurumlarmış, çoğulcu demokrasiymiş, hukuk devletiymiş, farklılıklarmış, haklarmış, teamüllermiş! Bırakın bu dışardan gazel okumaları; neticeye bakın siz!
Mesela, artık, tek adam, fiili de olsa başkanlık sistemi, yanında da atlı muhafız alayı oldu mu, korkmayın; işler şıpın işi halledilecek demektir!. Teknoloji çağı bu; Baypas!
Yenilikler bu kadar da değil. Dış politikadan hukuka yenilik gırla kıyamet! Örneğin ümmete ve dünyaya öncülük (Hilal Kaplan öyle diyor) etmek için yola çıkılması az şey mi! Tabii, yeniliği görmek istemeyenler, "stratejik derinlik derin yalnızlığa dönüştü" diye tutturuyorlar ya, gafilliklerinden! İçerdeki faiz lobileri, haşhaşiler gibi dışarda da Türkiye’yi kıskananlar çok! Ama evvel Allah, bu konuların kitabını yazmış Adam başımızda!
Hukuk devletinde de, "yargı dediğin, toplumdan önce hükümete güven vermeli; onu korumalı" denilerek yapılan "yeniliklerimizin" maşallahı var! Bakmayın, nifakçıların, yolsuzluk dosyalarını, yargıç atamaları, emniyet mensuplarına ilişkin davaları dillerine dolamalarına! Yahu, hukuk yenilenmese bunca "yenilik" nasıl uygulanır diye düşünmeleri gerekmez mi? Yargının en tepeden başlanarak "adam" edilmeye çalışılması bundan değil mi?
Bakın Yeni başbakanımız, Yeni Hükümetin Programı’nda "geçen dönemde, yolsuzlukla kararlılıkla mücadele edilmiştir" diye ne güzel anlatıyor "yenilikleri"! Yetmemiş, "siyasal hesap verilebilirlik, şeffaflık ve yolsuzlukla, demokrasi ve siyasal mücadelelerinin temel gayelerinden birini teşkil ediyor" diye de açıklıyor! Daha ne olsun!
Birileri de, "pinokyo" filan diye benzetmelere kalkmış;* aklına şaşayım! Dağ, taş, kıyı, koru, dere, maden; para edecek ne varsa o pinokyoda! Camiler, kuran kursları, okular, yurtlar, dershaneler; yandaş üretecek ne varsa pinokyonun elinde! Vakıflar, dernekler, hayır hasanat; oy sağlayacak ne varsa pinokyo biliyor! Memleketi "mış" haline getirmeyi başarmış bir Pinokyo o!
Pinokyo’nun en büyük "mış" hali veya yeniliği ise, "yeni – yeni – liberal – muhafazakâr – popülist" politika! Popülizm yeni değil ama bugünkü uygulaması elemterefiş kem gözlere şiş cinsinden! Toplumun nabzını da, cebini de tutan cinsten!
Mesela, şimdi imam hatip okulu isteniyormuş! Hükümet ne yapsın! Yok, "İstanbul’da 76 ilk öğretim okulu imam hatibe dönüştürülecekmiş; Beykoz’da imam hatibe dönüştürülmeyen okul kalmamışmış; istanbul’da Haham Başı’nın torununun gittiği okul bile imam hatibe dönüştürülmüşmüş!" diye kıyamet koparılıyor ya, bakmayın! Bunlara meydan bırakmamak üzere artık yenilik değil, "restorasyon "dönemi geliyor ki, "dağılın bre gafiller" zamanı gelmekte demektir! En başta medyadan az gafil dağıtılmadı ama bunların da sonu gelmiyor ki kardeşim!

* Çiğdem Toker’in Cumhuriyetteki 3 Eylül tarihli "Hükümet Programındaki Pinokyo" başlıklı yazısını okumak lazım.

DİĞER HABERLER
AÇLIK SINIRI 7 BİN 245 TL’YE, YOKSULLUK SINIRI 23 BİN 600 TL’YE YÜKSELDİ
AÇLIK SINIRI 7 BİN 245 TL’YE, YOKSULLUK SINIRI 23 BİN 600 TL’YE YÜKSELDİ

Türk-İş’in verilerine göre eylülde açlık sınırı 7 bin 245,18 TL’ye, yoksulluk sınırı 23 bin 599 TL’ye yükseldi. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 5,15 yıllık 130,01 arttı.

KUR ARTIŞI BAZ ETKİSİNE DAYALI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE SEKTE VURUR MU?
KUR ARTIŞI BAZ ETKİSİNE DAYALI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE SEKTE VURUR MU?

Son günlerde belirginleşen kur artışı iyice hızlanır, başka etkenler de devreye girerse son çeyrekte enflasyon öngörülenin üstüne çıkar ve bu da aralıkta başlayacak baz etkili yıllık enflasyon düşüşünün törpülenmesi sonucunu doğurur.

EYT’Yİ ARALIKTA AÇIKLAYACAĞIZ
EYT’Yİ ARALIKTA AÇIKLAYACAĞIZ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) ile ilgili teknik çalışmanın tamamlandığını duyurdu.

AVRUPA VE RUSYA, TÜRK GIDA ÜRÜNLERİNE YÖNELİYOR
AVRUPA VE RUSYA, TÜRK GIDA ÜRÜNLERİNE YÖNELİYOR

Batı Karadeniz’in ilk karma fuarı Türkiye-Ortadoğu Ticaret Fuarı (TRADEF) 21-24 Eylül tarihlerinde Kastamonu’da düzenlenecek.