Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
18 Nisan 2017
UMUDUN DİRENME GÜCÜ

Bildiğiniz gibi bu yazıyı dün yazdım. Referandum sonrası bir yazı. Her türlü hile, baskı, cebir, manipülasyon ve YSK´nın yasa tanımazlığı ile elde edilen yüzde 51 ´lik bir evet. Şaibeli ve meşru olmayan bir sonuç.

UMUDUN DİRENME GÜCÜ
Bildiğiniz gibi bu yazıyı dün yazdım. Referandum sonrası bir yazı. Her türlü hile, baskı, cebir, manipülasyon ve YSK’nın yasa tanımazlığı ile elde edilen yüzde 51 ‘lik bir evet. Şaibeli ve meşru olmayan bir sonuç. 
 
İşte dün bir yandan bu duygular içinde iken aynı zamanda doğum günümdü. Yaşım da epey ilerlediği için sakinliğimi korumaya çalışarak soğukkanlı bir değerlendirme yapmaya çabalayacağım. 
 
Böyle durumlarda biraz felsefeye başvurmakta yarar var, diye düşünüyorum. Sevdiğim Alman filozofu Erich Fromm’un "Umut Devrimi" diye bir kitabı var. Zaman, zaman da birçok yazımda söz ederim. 
 
Erich Fromm diyor ki, "Umut, yaşamın doğasında, insan ruhunun dinamiğinde var olan bir öğedir. Yaşamın doğasını oluşturan bir başka öğeye çok yakından bağlıdır. Bu öge, inanç’tır… Umut, inanç’a eşlik eden ruh halidir. Umutluluk hali olmaksızın inanç ayakta duramaz, dayanaksız kalır." 
 
Ve şöyle devam ediyor Erich Fromm; "Yaşamın yapısında umut ve inanca bağlı olan ve onların bir halkasını oluşturan bir öge daha vardır; cesaret ya da Spinoza’nın adlandırmasıyla direnme gücü… Direnme gücü, dünya ‘evet’ sözcüğünü duymak istediğinde ‘hayır’ diyebilme yetişidir"… 
 
İşte bizler "HAYIR" dedik. Hayır oyu çıkan 33 ilin 17’si büyükşehir. İstanbul, Ankara, İzmir gibi üç büyük kentteki vatandaşların çoğunluğu ‘hayır’ dedi. 1.5 milyon mühürsüz zarfın kullanıldığı oylamanın şaibeli olarak değerlendirilmesi son derece doğal. 
 
Toplumun en az yarısı kurulmak istenen bu istibdat rejimine kesinlikle karşı çıkıyor. Referandum gecesi sokaklarda hemen itiraz sesleri yükselmeye başladı. Başta toplumun geleceği olan gençler, bu itirazın başını çekiyorlar… 
 
Tarihsel olarak biraz geriye baktığımızda Türk Devrimi, 1648 İngiliz ve 1789 Fransız devrimleri gibi radikal bir burjuva devrimi olmayıp reformist bir devrim özelliğini taşıyor. Türkiye’nin Batılı anlamda sanayi devrimini gerçekleştirmemiş olması ve cılız bir yerel burjuvaziye sahip bulunması, devrime önderlik eden kadroların, yani asker-sivil bürokrasinin (küçük burjuvazinin) eşraf kesim ile işbirliği yapmasına neden olmuştur. Feodalizmle gerçek bir hesaplaşma yapılamamıştır. 
 
Laiklik anlayışı, yani dinin burjuva devletinin kontrolü altına alınması da, Osmanlı’daki şeriat anlayışının kapitalizmin gelişimini zayıflatan bir unsur olmasından kaynaklanmıştır. Batılı anlamda bir laiklik mücadelesi söz konusu olamamıştır. 
 
Kuşkusuz Türk Devrimi’ni tüm bu olumsuz koşullara rağmen feodal Osmanlı toplum düzeninin tasfiyesine yönelik olması açısından ilerici bir hareket olarak değerlendirmek gerekir. 
 
Aradan 100 yıl geçmiş olsa da eski Osmanlı düzenini, gerici yapıyı özleyen siyasal ve toplumsal nüvelerin varlığı, aydınlanma devriminin tam anlamıyla gerçekleşmediğini, toplumda içselleştirilmediğini gösteriyor. Şimdi "tek adam rejimi" olarak zuhur eden bu anlayışa karşı mücadele etmek zorunlu hale geliyor. 
 
Yeni rejimin insan hakları ve özgürlükleri alanının yanı sıra ekonomik ve sosyal haklara yönelik kısıtlayıcı ve gasp edici bir hat izlemesi de mümkün hale gelebilir. Nitekim Anayasa değişiklikleri ile Cumhurbaşkanına tanınan yetkiler açısından ekonomik ve sosyal haklarla ilgili olarak doğrudan kararname çıkarması söz konusu olabilecek. 
 
Kıdem tazminatının fona devri, kamu çalışanlarının iş güvencesinin kaldırılması gibi konulardaki hak gaspları gündemde bulunuyor, işte emek kesiminin bu konularda ses çıkarması ve örgütlü olarak ciddi tepki göstermesi gerekiyor. 
 
İşçi sınıfının ağırlığını koymadığı, öncülük etmediği toplumsal mücadelelerin başarılı olma şansı zayıftır. Bu kez işçi sınıfı, mümkün olduğunca örgütlü bir biçimde aydınlanma, laiklik ve emek mücadelesinde ağırlığını hissettirmelidir. 
 
Öte yandan Hayır Meclisleri gibi aşağıdan yukarı örgütlenme biçimleri de yeni formlara dönük olarak örgütlenebilmeli, umudumuzu kaybetmeden direnme gücümüzü gösterebilmeliyiz…
 
DİĞER HABERLER
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.