Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
17 Ağustos 2022
TARLADAKİ FİYAT PAZARDAKİNDEN FAZLA ARTMIŞSA BU NEYİN İŞARETİ?

Tarım ürünlerindeki üretici fiyatlar son bir yılda yüzde 159 artarken TÜFE kapsamındaki gıda maddelerinin fiyatındaki artışın yüzde 94 olması nasıl yorumlanmalı…

TARLADAKİ FİYAT PAZARDAKİNDEN FAZLA ARTMIŞSA BU NEYİN İŞARETİ?

-Maliyet dalgası çok güçlü ve bu durdurulamadığı sürece perakendede ucuzlama hayal.

-Hep suçlanan aracılar, komisyoncular ve nihayetinde perakendeciler belli ki daha düşük kâr marjıyla çalışıyor.

-Belki de bu farkın asıl nedeni TÜFE’yi doğru ölçemiyor ya da ölçmüyor olmamız.

Herhangi bir veriyi tek başına değerlendirmek de mümkündür tabii ki ama bir kıyaslama yapma olanağı varsa çok daha anlamlı sonuçlar elde edilebilir. Şimdi bunun en tipik örneğini gıda maddelerinin fiyatıyla ilgili olarak yaşıyoruz.

Elimizde iki veri var ve iki veri de TÜİK’e ait. TÜİK temmuz ayı enflasyonu kapsamında gıda grubunda yaşanan fiyat artışını açıkladı. Önceki gün de tarım ürünlerindeki üretici fiyat artışı açıklandı.

Bir anlamda şöyle bir bilgiye erişmiş olduk: “Tarım ürünlerinde toptan fiyatlar, daha basite indirgersek örneğin tarladaki fiyatlar ne kadar arttı; buna karşılık pazarda, manavda, marketlerin manav reyonundaki fiyatlar ne kadar arttı?”

Veri kapsamı yalnızca tarım ürünleriyle; meyveyle, sebzeyle sınırlı değil. Kapsamda süt ürünleri de var, yumurta da var, et ve balık da var.

Kapsam böyle, geniş. Ve elimizde hem toptan fiyatlardaki değişim bulunuyor hem tüketici fiyatlardaki…

Şunu kabul etmek gerek; her iki endekste bulunan maddelerin ağırlıkları bir miktar farklı olabilir, bu da kıyaslamanın yüzde 100 doğru olmadığı anlamına gelebilir; ama elimizdeki veri de bu ve elbette bir fikir veriyor.

Fark açılıyorsa…

Son bir yılın seyrini geçen yılın temmuz ayını 100 kabul ederek bir grafik haline getirdik. Bir yıllık dönemde tarımdaki üretici fiyatları ne kadar artmış, TÜFE kapsamındaki gıda grubunda ne kadar artış olmuş. Hemen belirtmek isterim TÜFE’deki gıda grubunun hesabını yaparken alkolsüz içecekleri dikkate almadım.

Çarpıcı ve aynı zamanda kaygı verici bir tablo çıktı ortaya.

Son bir yılda tarım-ÜFE yüzde 159 artarken, TÜFE kapsamındaki gıda maddelerinin ortalama fiyat artışı yüzde 94 düzeyinde.

Yani Antalya’da tarlada satılan diyelim domatesin fiyatı bir yılda yüzde 159 gibi müthiş bir artış gösterirken; İstanbul’da, Ankara’da pazar ve manavda bu ürün yüzde 94 zam görmüş.

Ucuzluk mu olacaktı!

Tarım ürünlerindeki üretici fiyatların bir yılda yüzde 159 artmasını nasıl izah edeceğiz?

Gelin bu oranın detayına göz atalım…

Son bir yılda tek yıllık bitkisel ürünlerin fiyatında tam yüzde 199 artış var. Her yıl emek verilecek, her yıl dikilecek ürünler… Neler olduğunu biliyoruz.

Çok yıllık bitkisel ürünler daha az emek ve masraf istiyor; bu gruptaki artışın oranı yüzde 136. Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerdeki fiyat artışı ise yüzde 119 düzeyinde.

Bu oranların bize söylediği çok açık: “Yeni ürün yetiştirmek için öylesine çok masraf yapmak gerekiyor ki bu ürünlerin fiyatında çok hızlı artış yaşanması kaçınılmaz.”

Peki o zaman ucuzluk beklentisi ne oldu? Hala mevsimsel etkenlerle fiyatların yatay seyredeceğini, hatta gerileyeceğini bekleyebilir miyiz; yoksa bu beklentinin üstüne soğuk bir su mu içmeliyiz?

Zamdan mı feragat ediliyor yoksa ölçüm mü hatalı?

Yıllar yılı şunu söyledik:

“Antalya’da, Adana’da tarlada şu kadar olan ürünün fiyatı Ankara’ya, İstanbul’a gelene kadar üçe, beşe katlanıyor. Parayı aracılar kazanıyor…”

Şimdi bu ezber bozulacak mı?

İşte son bir yılın verileri ortada.

Tarladaki fiyat artışı perakende tüketimdeki fiyat artışının üstünde.

Bunu nasıl izah edebiliriz?

Ya aracılar kar marjlarını düşürmek zorunda kaldı ya da son halkayı oluşturan perakende satıcılar; yani pazarcılar, manavlar, marketler kardan fedakârlık etti.

Tabii ki bir olasılık daha var; tüketici fiyatlarındaki artışı doğru ölçemiyor ya da ölçmüyoruz.

Dipten gelen dalga çok güçlü

Aracısı, komisyoncusu, perakendecisi geçmişe göre daha az karla yetinmeye mevcut ekonomik koşullar yüzünden razı oluyor. Eski kar marjları kovalansa azı da bulunamayacak belli ki. Bu yüzden şimdilik böyle idare ediliyor.

Ne var ki aşağıdan gelen dip dalga çok güçlü. Üretici fiyatları bu kadar artarken aradaki makas korunsa ve perakendeci daha az karla yetinmeye devam etse bile tüketici fiyatlarındaki artış hız kesmeyecek demektir.

Biz istediğimiz kadar Tarım Kredi Kooperatifleri’nin marketlerinde indirim yapalım, istediğimiz kadar son satış noktalarında fiyatları baskı altına almaya çalışalım; dip dalga çok güçlü, çok!

Hem maliyetler aşağı çekilemeden perakende fiyatların indirilebildiği ya da dizginlenebildiği nerede görülmüş!

KAYNAK Alaattin AKTAŞ / Dünya
DİĞER HABERLER
AÇLIK SINIRI 7 BİN 245 TL’YE, YOKSULLUK SINIRI 23 BİN 600 TL’YE YÜKSELDİ
AÇLIK SINIRI 7 BİN 245 TL’YE, YOKSULLUK SINIRI 23 BİN 600 TL’YE YÜKSELDİ

Türk-İş’in verilerine göre eylülde açlık sınırı 7 bin 245,18 TL’ye, yoksulluk sınırı 23 bin 599 TL’ye yükseldi. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 5,15 yıllık 130,01 arttı.

KUR ARTIŞI BAZ ETKİSİNE DAYALI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE SEKTE VURUR MU?
KUR ARTIŞI BAZ ETKİSİNE DAYALI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE SEKTE VURUR MU?

Son günlerde belirginleşen kur artışı iyice hızlanır, başka etkenler de devreye girerse son çeyrekte enflasyon öngörülenin üstüne çıkar ve bu da aralıkta başlayacak baz etkili yıllık enflasyon düşüşünün törpülenmesi sonucunu doğurur.

EYT’Yİ ARALIKTA AÇIKLAYACAĞIZ
EYT’Yİ ARALIKTA AÇIKLAYACAĞIZ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) ile ilgili teknik çalışmanın tamamlandığını duyurdu.

AVRUPA VE RUSYA, TÜRK GIDA ÜRÜNLERİNE YÖNELİYOR
AVRUPA VE RUSYA, TÜRK GIDA ÜRÜNLERİNE YÖNELİYOR

Batı Karadeniz’in ilk karma fuarı Türkiye-Ortadoğu Ticaret Fuarı (TRADEF) 21-24 Eylül tarihlerinde Kastamonu’da düzenlenecek.