Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
13 Nisan 2017
PARTİ DEVLETİ KALKINMAYI ENGELLER

Rejim değişikliğinin nereye kadar gideceği, referandum öncesinde belli olmaya başladı.

PARTİ DEVLETİ KALKINMAYI ENGELLER

Rejim değişikliğinin nereye kadar gideceği, referandum öncesinde belli olmaya başladı. En temel sorun devlet gücünün ortadan kalkması, yerini parti gücünün almasıdır.

Birçok vali, kaymakam ve AKP’li belediye başkanı, memur ve işçileri, okulları ve öğrencileri evet kampanyası toplantılarına katılmaya mecbur ediyorlar.

Evet, kampanyası için devletin bütün imkanları kullanılıyor. Referandum nedeniyle popülist harcamalar arttı. Bütçe açıkları arttı. Bu nedenle son altı ay içinde hazine yaklaşık 29 milyar lira borç aldı. Hükümet kamu harcamalarının artması ve vergi tatillerini, ekonomi canlansın diye yaptığını söylüyor… Ancak son dört senedir ekonomide durgunluk var… Aynı hükümet bu referanduma kadar neden böyle bir uygulama yapmadı?

Aslında, devlet, "Belirli bir ülkede yaşayan ve bir üstün iktidara (otoriteye) tabi, sosyal ve tarihsel süreçte örgütlenmiş insan topluluğunun meydana getirdiği sürekli ve hukukun kendisine kişilik tanıdığı siyasal bir varlıktır.” Bu anlamda siyasetin ve siyasi iktidarın üstünde topluma ait bir varlıktır.

Devlet malı da milletin ortak malıdır. Bu malları siyasi iktidarın parti malı gibi kullanmış olması siyasi risktir. Başkanlık rejimi gelirse, devlet halkın devleti olmaktan çıkıyor… Yerine parti devleti geliyor. Devlet malı aynı zamanda parti malı oluyor.  Bürokrat kalkıyor, partili memur geliyor.  Siyasi riskte kalkıyor.  

Daha önemlisi, halkın tarafsız devleti olmadan, serbest piyasa ekonomisi de olmaz. Tek parti diktatörlüğünün olduğu Sovyetleri birliğinde devlet, milletin değil, komünist partisinin malı idi. Bu gün İran da ekonominin yüzde 45’i dini vakıfların, yüzde 40’ı mollaların yönetiminde devletin ve sadece yüzde 15’i özel sektöründür. Başkanlığı destekleyen iş adamları bir daha düşünsünler.

Bir ülkede Devlet anlayışının kalkınmaya etkisi, toplum refahı açısından önemlidir. Sosyo -ekonomik sistemlerde devlete verilen yer ne olursa olsun, refah için önce Devletin demokrasi ile yönetilmesi önemlidir. Demokrasilerde Parti devleti olmaz, parti devleti varsa demokrasi olmaz. 

Piyasa ekonomisinde rekabetin sağlanması da demokrasi içinde mümkündür. Zira Otokrasi varsa kamu ihaleleri, bankacılık gibi imtiyazlar, yatırım teşvikleri, özelleştirme uygulamaları ve hatta dış ticaret, otokrasi tarafından yönlendirilir. Böyle olmak zorunda, aksi halde otokrasi devam edemez. Çünkü diktatörler kendini besleyecek ve iktidarlarının devamını sağlayacak çıkar ilişkisini devam ettirmek zorundadır. Bu durum haksız rekabete yol açıyor ve piyasanın işlemesini engelliyor. 

Türkiye yeni rejime geçerse, demokrasi ve yönetim tarzının ne olacağı ve bu anlamda bir sorun getirip getirmeyeceğini henüz net olarak bilmiyoruz. Ancak parti devleti uygulamasının aynı zamanda demokraside de bir tahribat getirme riski yüksektir.

Petrol imkanlarının olmasına rağmen, Saddam’ın diktasındaki Irakta ve Kaddafi diktasındaki Libya’da bu sorunlar aynen yaşanmıştır.

Yine otokrasi bir ülkede kalkınma projelerini de etkiliyor.  Dikta rejimi uzun dönemli yatırımlar yerine, kısa dönemli karayolları ve gösterişli bina gibi yatırımlara daha fazla önem veriyor. Çünkü diktatörlerin kısa sürede meyvesini verecek altyapı yatırımlarını tercih etmesi, halkın tepkisini bastırmak ve halk desteği almak telaşından ileri geliyor. Bunun içindir ki dikta rejimlerde planlama yoktur.

Sovyetler dönemindeki Merkezi planlama, piyasa ekonomisinde devletin rekabetin önünü açması, yatırımların planlanması ve koordinasyonu ile kaynakların en verimli en etkin alanlara yönlendirilmesini ön gören planlama farklıdır. Merkezi planlamada üretim ve tüketim kararlarını da piyasa değil, merkezi sistem alıyor.

Sonuç: Rejim değişikliği kişilerle bağlı değildir. Ancak yanlış insanların, elinde devletin tahribatı ve demokrasinin aksama riski yüksektir.

DİĞER HABERLER
BAŞIMIZ SAĞOLSUN
BAŞIMIZ SAĞOLSUN

Bu sabah saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen ve ne yazık ki çevre illerde de şiddetli etkisini gösteren 7.4 büyüklüğündeki deprem felaketinde can kayıplarımızın olması hepimizi derinden üzmüştür.

12 EYLÜL DÖNEMİNDE YÜKSEK HAKEM KURULU’NUN ÇALIŞMALARI
12 EYLÜL DÖNEMİNDE YÜKSEK HAKEM KURULU’NUN ÇALIŞMALARI

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin 30 Ocak 2023 tarihli raporunda, Yüksek Hakem Kurulu’na ilişkin mevzuat düzenlemeleri ile 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında yapılan çalışmalara ilişkin hukuki çerçeve sunulmuştu.

ŞUBELERİMİZE DÜZENLİ EĞİTİM
ŞUBELERİMİZE DÜZENLİ EĞİTİM

Sendikamızın eğitim anlayışı tabandan en üst yönetim kademelerine kadar düzenli eğitimlerdir.

BİZİM MİLLETİ SİZ ANLAYABİLİYOR MUSUNUZ?
BİZİM MİLLETİ SİZ ANLAYABİLİYOR MUSUNUZ?

Türkiye ve Türk toplumu hakkında kitap veya makale yazan yabancıların çok büyük bölümünün gerçeklikle ilgisi alakası yoktur.