Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
13 Kasım 2018
NE TEŞVİK NE TOPYEKÛN MÜCADELE

Türkiye ekonomisi derin bir krizin eşiğinde. Özellikle AKP’nin başa gelidği 2002’den itibaren sanayiye dayalı üretim ekonomisinin terk edilmesi, inşaat ve dışarıdan gelen sıcak para üzerine kurulan ekonomi iflasa gidiyor.

NE TEŞVİK NE TOPYEKÛN MÜCADELE

Türkiye ekonomisi derin bir krizin eşiğinde. Özellikle AKP’nin başa gelidği 2002’den itibaren sanayiye dayalı üretim ekonomisinin terk edilmesi, inşaat ve dışarıdan gelen sıcak para üzerine kurulan ekonomi iflasa gidiyor.

Resmi rakamlara göre şu ana kadar 356 firma konkordato yani iflas erteleme ilan ederken, bankacılık sektöründe kredi hacmi düşüyor. Batık kredi miktarı ise hızla tırmanıyor, ağustos ayında takipteki krediler 80 milyar liraya dayandı. Ticari kredi faizlerinin yüzde 30’u aştığı bu dönemde iş dünyası yatırımları durdururken, işsizlik ve enflasyonu düşüremeyen Türkiye’de sefalet endeksi de 6.5 yılda 2.3 katına çıktı. Sefalet endeksinde AKP öncesi döneme çok yaklaşan Türkiye, kırılganlığını da en fazla artıran ülke oldu.
 
Ekonomik güven endeksi, ekimde geçen aya kıyasla yüzde 4.8 azalarak 71’den 67.5’e gerilerken, işsiz sayısı 6 milyonu buldu. Asgari ücretin açlık sınırının da altında olduğu Türkiye’de enflasyon ise yüzde 25’i aştı. Merkez Bankası’nın yıl sonu hedefi bile yüzde 23’ü aşıyor. Ekmekten, suya, elektirikten benzine yılbaşından bu yana fahiş zamlar gelirken dar gelirlinin ayakmta kalma imkanı da gün geçtikçe azalıyor.
 
Dolar yılbaşından bu yana yüzde 40’a yakın değer kazanırken, borç geri çevrilmesinde de ciddi sorunlar ortaya çıktı. Esas sorun yaklaşık üçte ikisi özel sektöre ve kalanı devlete ait olan 450 milyar doların üstündeki dış borcun ne şekilde çevrileceğinde yatıyor. Hükümet her defasında krizi olduğunu inkar etse de devreye koyduğu teşvik paketleri, enflasyonla topyekün mücadele programları ise işe yaramıyor. Merkez Bankası’nın bağımsızlığının yok edilmesi, atamalarda liyakat kuralına bağlı kalınmaması, hukuku erozyona uğraması, başta otomotiv olmak üzere sanayide üretimin düşmesi krizin derinleşeceğini gösteriyor. Türkiye’de yaşanın krizin bir yıkıma dönüşmemesi için akademisyenlere, iş dünyasına ve işçi sendikalarına ‘ne yapmalı’ ‘krizden çıkışın reçetesi ne olmalı’ diye sorduk.
 
 
Güçlü ekonomi için güçlü demokrasi şart
 
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Erol Bilecik, ekonominin düzelmesi sabır, inat ve irade gerektirdiğini dile getirerek, olumlu veya olumsuz, ekonomik gelişmelerin etkisinin hissedilmesi zaman aldığını dile getirdi. Bilecik, bu nedenle, yaşananların gerek reel sektörde, gerekse bankacılık sektöründe etkilerinin hala hissedilmesinin olağan olduğuna işaret ederek şu değerlendirmeleri yaptı.
 
-Banka kredilerinin önemli ölçüde daralması ve reel sektörde nakit sıkışıklığı öne çıkan sorunlar içinde bulunuyor. Enflasyon çok yüksek seyrediyor. Alınan tedbirlerin olumlu etkilerini daha kısa sürede görmek için, bundan sonra bu adımları kuvvetlendirmek adına yapılması gerekenler var.
 
-Bankalarda gerçekleştirilen stres testlerinin ve sonrasında bu alanda alınacak tedbirlerin nakit sıkışıklığını çözmekte önemli etkisi olacağına inanıyoruz.
 
-Gerek küresel gelişmeler, gerekse ülkemize özgü koşullar nedeniyle finansman maliyetlerinin bir süre daha yüksek seyretmeye devam etmesi muhtemel. Genel olarak dünyada artık ucuz ve bol parayla büyüme dönemi sona erdi. Bu nedenle, Türkiye’nin bu zorlu dönemin üstesinden gelmek için yapısal sorunlara odaklanması ve hiç vakit kaybetmeden bir reform takvimi oluşturması gerekiyor.
 
Ders çıkarmalıyız
 
-Verimlilik artışlarıyla büyümenin desteklenmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi için işgücü, vergi, eğitim, inovasyon ve dijitalleşme alanlarında kendimizi geliştirmeliyiz. Türkiye ekonomisinin dijital çağın şartlarına uygun teknolojiye, rekabet gücü yüksek sanayi ve hizmetler sektörüne ve modern bir tarım sektörüne ihtiyacı var.
 
-Yaşadığımız bu zorlu dönemden doğru dersleri çıkarmalıyız. Kalkınmayı esas alan bir perspektifle serbest piyasa ilkelerinden taviz vermeden, ekonomimizi yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor. Bunun yolu en başta şeffaf, uzlaşmacı, adil ve demokratik bir toplum olmaktır.
 
-Güçlü bir ekonominin olmazsa olmazı, güçlü bir demokrasidir. Ekonomik reformlarla eşzamanlı olarak demokratik açılımlar, ifade ve basın özgürlüğünün sağlanması ve özgürlük alanlarının genişletilmesi bu nedenle önemli. Bu konuda AB ile uyumlu reform sürecinin somut bir programa dayalı olarak tekrar başlaması doğru olur. Ekonomimiz güçlendikçe demokrasimiz, demokrasimiz güçlendikçe ekonomimiz güçlenir.

Adım atılırsa dalgalanma azalır
 
Erol Bilecik, TOBB ile 14 Ağustos’ta yaptıkları basın açıklamasında, yaşanan şokların reel ekonomi üzerinde kalıcı bir etkiye neden olmaması için gerekli tedbirlerin gecikmeden alınması gerektiğini belirtmiş ve atılması gereken adımları 5 madde özetlediklerini anımsatarak o maddeleri ve atılan bu süreçten sonra atılan adımları şöyle özetledi:
 
1- Merkez Bankası’nın likidite yönetimi için attığı olumlu adımların yanı sıra, kurun istikrara kavuşması için daha sıkı bir para politikasına geçilmeli.

2- Sıkı para politikasını destekleyecek tasarruf tedbirlerini içeren maliye politikasının en kısa sürede açıklanmalı.
 
3- Enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi için güven verici somut bir yol haritası hazırlanmalı.
 
4- En önemli ekonomik partnerimiz olan Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden olumlu çerçeveye kavuşturulmalı.

5- ABD ve Türkiye’nin mevcut sorunların stratejik ortaklık çerçevesinde diplomasi yoluyla ve ivedilikle çözülmesi için çaba göstermeye devam etmesi.
Ağustos’tan bu yana gelinen noktada;
 
-Merkez Bankamız 625 baz puanlık önemli miktarda bir faiz artışı yaparak sıkı bir para politikası çerçevesine geçti.
 
-Açıklanan Yeni Ekonomi Programı ile kamunun alacağı tasarruf tedbirleri açıklanmış, bütçe hedefleri yayınlanmış, mali politikanın da sıkı para politikasını destekleyeceği anlaşıldı.
 
-Enflasyonla mücadele için farkındalık yaratmak üzere Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı başlatıldı.
 
-Gerek Amerika, gerekse AB ile ilişkilerimizin daha olumlu bir çerçeveye oturtulması için uygun bir ortam yaratıldı. Bu olumlu adımların atılmasıyla finansal piyasalarımızda dalgalanma azalmış, ülke risk primi önemli ölçüde gerilemiş, kur denge değerine yakın seviyelere indi.
DİĞER HABERLER
COCA COLA MERSİN FABRİKASINDAYDIK
COCA COLA MERSİN FABRİKASINDAYDIK

İşyeri eğitimlerine Coca Cola Fabrikalarıyla devam ediyoruz. 26 Kasım 2022 tarihinde Mersin Fabrikasındaki üyelerimizle Etkili İletişim konusunda bir araya geldik.

2023 YILI GELİR VERGİSİ YAKLAŞIK DİLİM TUTARLARI BELİRLENDİ!
2023 YILI GELİR VERGİSİ YAKLAŞIK DİLİM TUTARLARI BELİRLENDİ!

Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 123’üncü maddesine göre, vergi tarifesinin gelir dilim tutarları her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır.

YUNANİSTAN’DA İŞ GÜVENCESİ VE KIDEM TAZMİNATI
YUNANİSTAN’DA İŞ GÜVENCESİ VE KIDEM TAZMİNATI

Türkiye’de giderek derinleşmekte olan ekonomik kriz, işçiler açısından iş güvencesinin önemini her geçen gün daha da artırmaktadır.

EYT HAKKINDA AKLINIZA TAKILAN SORULARA YANITLAR
EYT HAKKINDA AKLINIZA TAKILAN SORULARA YANITLAR

Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) ile ilgili düzenlemede sona doğru gelindi. Prof. Dr. Cem Kılıç, Milliyet okurlarının EYT hakkındaki sorularını yanıtladı…