ADANA ŞUBEMİZİN 5. OLAĞAN KONGRESİ TAMAMLANDI
Adana Şubemizin 5. Olağan kongresi tamamlandı.
Adana’da 16 Mayıs Cumartesi günü yapılan kongreye, Genel Başkanımız İbrahim Ören, Genel Sekreterimiz Kemal Köse, Genel Mali Sekreterimiz Ali Bükülmez ve Genel Teşkilatlanma Sekreterimiz Engin Öz katıldı. Kongreye şube başkanlarımızdan da Ankara 1 Nolu Şube Başkanımız Ali Solmaz, Balıkesir Şube Başkanımız İbrahim Ökten, Bandırma Şube Başkanımız Şefik Kayhan, Bursa Şube Başkanımız Zeki Ertürk, Bursa Karacabey Şube Başkanımız Ergün Çarıkcı, Bursa Mustafa Kemalpaşa Şube Başkanımız Ertan İkizler, Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanımız Cengiz Çiçek, Eskişehir 2 Nolu Şube Başkanımız Erdoğan Yörüksoy, Eskişehir 3 Nolu Şube Başkanımız Yılmaz Taşpınar, Gebze Şube Başkanımız Ünal Arasan, İstanbul Anadolu Yakası Şube Başkanımız Mustafa Efe, İzmir 3 Nolu Şube Başkanımız Latif Gökçay, Kocaeli Şube Başkanımız Ali Bostan, Manisa Şube Başkanımız Yavuz Uçkıran, Samsun Şube Başkanımız Ali Başkeser, Turgutlu Şube Başkanımız Anıl Paspas, Rize Dosan Şube Başkanımız Mustafa Yüksel ile Kadın Komisyonu Başkanımız Neslihan Taşoluk Nakaş katıldı.
SENDİKALARDAN KATILIM
Kongreye, Türk-İş Konfederasyonu’nu temsilen Türk-İş Adana 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar katılırken Türk-İş’e bağlı sendikalardan da çok sayıda katılım oldu. Kardeş sendikaları temsilen Belediye-İş Adana Şube Başkanı Aytekin Aybar, Demiryol-İş Adana Şube Başkanı Halit Işık, Haber-İş Adana Şube Başkanı Hamza Karan, Harp-İş Adana Şube Başkanı Erdal Akalın, Koop-İş Adana Şube Başkanı Rasim Mart, Petrol-İş Adana Şube Başkanı Bülent Kılıççıoğlu, TES-İş Adana Şube Genel Sekreteri Tamer Kısa, Tezkoop-İş Adana Şube Başkanı Mustafa Oğuz ve TOLEYİS Adana Şube Başkanı Hanife Yıldırım katıldı.
ATATÜRK VE ŞEHİTLER İÇİN SAYGI DURUŞU
Kongre, Şube Kadın Komitesi Başkanımız Şerife Yirci’nin açılış konuşmasıyla başladı. Kongre, sendikamızın 6 Şubat depreminde gerçekleştirdiği yardımları ve Adana Şubemizin sendikal faaliyetlerini içeren sinevizyon gösterimiyle devam etti. Sonrasında delegelerin verdiği önerge doğrultusunda, kongreyi yönetmek adına Divan Kurulu oluşturuldu. Divan Kurulu Başkanlığına Genel Sekreterimiz Kemal Köse, Divan Kurulu Üyeliklerine; Genel Mali Sekreterimiz Ali Bükülmez ve Genel Teşkilatlanma Sekreterimiz Engin Öz seçildi. Divan Kurulu yerini aldıktan sonra başta Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı şehitleri olmak üzere iş kazalarında hayatını kaybeden işçilerin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından Genel Teşkilatlanma Sekreterimiz Engin Öz, kongremize katılan misafirleri tanıttı.
‘ÇÖZÜM ORTAK MÜCADELEDEN GEÇİYOR’
Misafirlerin tanıtımı sonrasında Türk-İş Adana 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar, Adana Şube Başkanımız İbrahim Sani Gökmen ve Adana Şube Kadın Komite Başkanımız Şerife Yirci birer konuşma yaptı. Türk-İş Adana 4. Bölge Başkanı Edip Gülpınar yaptığı konuşmada, gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekti. Gülpınar, “Vergi dilimleri bu şekilde devam ettiği müddetçe zengin daha zengin olacak, çalışanlar ise daha da yoksullaşacaktır. İşçiler olarak yılda 12 ay çalışıyoruz ancak yüksek vergi kesintileri nedeniyle adeta 10 ay maaş almış oluyoruz. İkinci altı aylık zamların ardından birçok işçimiz yüzde 35’lik vergi dilimine girecek, diğer kesintilerle birlikte kayıp yüzde 50’yi bulacaktır” dedi. Gülpınar, çözümün ortak mücadeleden geçtiğini vurguladı.
‘MESELEMİZ MAKAM DEĞİL, MÜCADELEDİR’
Gülpınar’dan sonra Adana Şube Başkanımız İbrahim Sani Gökmen bir konuşma yaptı. 6 Şubat depremlerinde sendikanın üstlendiği tarihi role dikkat çeken Gökmen, deprem sürecinde sadece binaların değil, hayatların ve anıların yıkıldığını belirterek, “O günlerde Tekgıda-İş’in emeğin gücü, emekçinin eli ve yurttaşının neferi olduğunu bir kez daha ispatladık. Enkazın ortasında bir nefes, bir lokma aşta sıcak bir ses, bir battaniyede geceye yoldaş olduk. Bizim için emekçinin değeri sadece çalışma saatlerinden ibaret değildir. İyi günde herkes yanınızda olur, önemli olan insanın en zor gününde elini tutabilmektir. Biz birlikte ayakta kaldık. Sizler artık sadece yol arkadaşımız değil, ailemiz oldunuz” dedi. Sendikal mücadelede hiçbir zaman “ben” demediklerini, her zaman “biz” odaklı çalıştıklarını ifade eden İbrahim Sani Gökmen, yeni dönem için de net mesajlar verdi. Yeni dönemin korkuların değil, umutların büyüdüğü bir dönem olmak zorunda olduğunu vurgulayan Gökmen, “Bizim anlayışımız nettir; hiç kimse makamıyla değil, insana verdiği değerle ölçülür. Daha fazla yük almaktan değil, emekçinin hakkını savunamamaktan korkarız. Çünkü bizim meselemiz makam değil, mücadeledir” diye konuştu.
‘KARAR MEKANİZMALARINDA SÖZ SAHİBİ OLMAK İSTİYORUZ’
Adana Şube Başkanımız İbrahim Sani Gökmen’den sonra Adana Şubesi Kadın Komitesi Başkanımız Şerife Yirci kürsüye çıktı. Yirci, konuşmasında kadınların sendikal mücadele ve iş hayatındaki rolüne dikkat çekti. Yirci, kadınların sadece iş gücü olarak değil, karar mekanizmalarında da aktif şekilde yer alması gerektiğini vurguladı. Kadın Komitesi olarak emeğin, üretimin ve dayanışmanın en güçlü temsilcileri olduklarına inandıklarını belirten Şerife Yirci, “Kadınların iş hayatındaki varlığı yalnızca bir sayı değil; aynı zamanda bir güç, bir denge ve bir dönüşümdür. Bizler sahada, üretimde, hayatın her alanında varız” ifadelerini kullandı. Gelecek döneme dair vizyonlarını paylaşan Yirci, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Artık sadece var olmak değil; söz sahibi olmak, karar mekanizmalarında daha güçlü yer almak istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü kadın güçlü aileyi, güçlü aile ise güçlü toplumu oluşturur. Bu süreçte bizlere her zaman destek olan başta sendikamız olmak üzere tüm yöneticilerimize ve Şube Başkanımıza teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde kadınların daha aktif, görünür ve güçlü olduğu bir yapı için çalışmalara devam edeceğiz. Birlikte daha güçlü, birlikte daha kararlıyız.”
Konuşmaların ardından Genel Başkanımız İbrahim Ören, bir konuşma yaptı. Genel Başkanımız İbrahim Ören yaptığı konuşmada; küresel ekonomiden bölgesel çatışmaların etkilerine, sendikal tasarruflardan örgütlü mücadeleye kadar pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
‘EKONOMİK KRİZİN EN AĞIR BEDELİNİ YİNE EMEKÇİLER ÖDÜYOR’
Genel Başkanımız İbrahim Ören, dünya ekonomisinin tarihsel bir kırılma döneminden geçtiğini belirterek, yaşanan küresel gelişmelerin en ağır sonuçlarını emekçilerin yaşadığını söyledi. Pandemi sonrası toparlanma süreci tamamlanmadan derinleşen jeopolitik çatışmalar, enerji ve gıda krizleri, tedarik zinciri sorunları ve yüksek enflasyonun küresel sistemi sarsmaya devam ettiğini ifade eden Genel Başkanımız İbrahim Ören, büyük ekonomilerde büyümenin yavaşladığını, borçluluğun arttığını ve gelir dağılımının bozulduğunu kaydetti.
Dijitalleşme ve yapay zekânın üretim süreçlerini dönüştürdüğünü belirten Genel Başkanımız İbrahim Ören, sermayenin küresel ölçekte daha hareketli hale gelirken emeğin daha güvencesiz bir noktaya sürüklendiğini söyledi. Küresel ölçekte uygulanan sıkı para politikalarının gelişmekte olan ülkeleri daha kırılgan hale getirdiğini vurgulayan Genel Başkanımız İbrahim Ören, sıcak para hareketleri, kur dalgalanmaları ve dış borç baskısının emeğin aleyhine sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Genel Başkanımız İbrahim Ören, ayrıca Amerika, İsrail ve İran arasında artan gerilim ile özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin dünya ekonomisi açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki olası bir çatışmanın petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert artışlara, küresel ticarette aksamalara ve tedarik zincirlerinde yeni kırılmalara yol açabileceğini söyledi. Türkiye ekonomisinin de bu küresel tablodan bağımsız olmadığını kaydeden Genel Başkanımız İbrahim Ören, enerjiye bağımlı yapının üretim maliyetlerini artıracağını ve enflasyonu daha da körükleyeceğini ifade etti. “Sermaye kendini koruyacak araçlara sahipken, maalesef faturayı çoğu zaman sadece emeğinin karşılığıyla hayatını sürdürmekte olan işçiler ödüyor” diyen Genel Başkanımız İbrahim Ören, ekonomik krizlerin yükünün adaletsiz biçimde emekçilerin sırtına yüklendiğini vurguladı.
‘TÜİK RAKAMLARININ AKSİNE EKONOMİK YANGIN BÜYÜYOR’
Türkiye ekonomisindeki yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve alım gücü kaybına değinen Genel Başkanımız İbrahim Ören, resmi rakamlar ile hayatın gerçekleri arasındaki uçuruma şu sözlerle dikkat çekti: “Resmî rakamlar ne söylerse söylesin; pazar fiyatını, ev kirasını ve faturasını ödeyen işçi gerçek enflasyonu her gün yaşamaktadır. Ücret artışları daha cebe girmeden erimekte, sabit gelirli kesimler sürekli geriye düşmektedir. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik yangın, TÜİK tarafından açıklanan rakamların aksine her geçen gün büyümekte ve en çok da emekçiyi vurmaktadır. Kötü yönetilen ekonominin faturası, ağır vergi uygulamalarıyla emekçinin sırtına yüklenmiş; buna bir de gerçeği yansıtmayan enflasyon verileri eklenince bu yük taşınamaz hale gelmiştir.”
‘EKONOMİK KRİZİN YÜKÜ EŞİT DAĞILMIYOR’
Kur dalgalanmaları ve maliyet artışlarının üretim yapısını zorladığını belirten Genel Başkanımız İbrahim Ören, buna rağmen verimlilik artışı ve katma değerli üretimin yeterince sağlanamadığını ifade etti. Bu durumun sermaye açısından maliyet baskısı yaratırken, işçi sınıfı açısından ise güvencesizlik, esnek çalışma, taşeronlaşma ve sendikasızlaştırma baskısını artırdığını söyledi. Genel Başkanımız İbrahim Ören, Türkiye’de emekçilerin karşı karşıya olduğu temel sorunları ise şöyle sıraladı: “Alım gücünün sistematik biçimde düşmesi”, “Vergi sisteminin ücretliler aleyhine işlemesi”, “Kayıt dışı ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşması”, “Sendikal örgütlenme önündeki fiilî ve hukuki engeller”, “Genç işsizliği ve kadın emeğinin yeterince korunmaması”.
Sermaye kesiminin de finansmana erişim, maliyet artışları ve uluslararası rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Genel Başkanımız İbrahim Ören, ekonomik krizin yükünün eşit dağılmadığını vurguladı. “Sermaye; fiyatlara yansıtma, varlıklarını koruma ve maliyetleri emeğe aktarma gücüne sahiptir. İşçi ise yalnızca emeğiyle geçinmektedir” ifadelerini kullanan Genel Başkanımız İbrahim Ören, ekonomik kriz dönemlerinde en büyük bedeli emekçilerin ödediğini söyledi.
‘ARTIK VERGİ DESTEĞİNİ DE GÜNDEME TAŞIYORUZ’
Genel Başkanımız İbrahim Ören, sendikal mücadelenin ekonomik kriz koşullarında daha büyük anlam kazandığını belirterek, gıda sektöründe enflasyona karşı işçiyi koruyan öncü toplu iş sözleşmelerine imza attıklarını söyledi. Genel Başkanımız İbrahim Ören, geçmişte birçok işletmede asgari ücretin birkaç kuruş üzerindeki maaşların başarı olarak gösterildiğini hatırlatarak, bugün ise bazı işletmelerde asgari ücretin 2, 3 hatta 4 katına ulaşan ücretlerin hedeflendiğini ve bunun başarıldığını ifade etti. Ekonomik krizin ve ağır vergi yükünün emekçilerin yaşamını zorlaştırdığını belirten Genel Başkanımız İbrahim Ören, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde artık yalnızca ücret zamlarını değil, vergi desteğini de gündeme taşıdıklarını kaydetti. Bu konuda olumlu sonuçlar almaya başladıklarını söyleyen Genel Başkanımız İbrahim Ören, üyelerin ekonomik olarak ayakta kalabilmesi ve refah seviyesinin yükseltilmesi için sendikanın tüm kadrolarıyla yoğun mücadele yürüttüğünü ifade etti.
‘GREV KARARINDAN ASLA ÇEKİNMEYİZ’
Genel Başkanımız İbrahim Ören, sendikanın grevi bir amaç değil, üyelerin haklarını korumak için kullanılan meşru bir mücadele aracı olarak gördüğünü söyledi. Genel Başkanımız İbrahim Ören, sendikanın varlığının ve üyelerin menfaatlerinin tehdit altına girdiği durumlarda grev uygulamasından asla çekinmeyeceklerini belirterek, geçtiğimiz günlerde İzmir 7 No’lu Şube’ye bağlı Safe Spice işyerinde başlatılan grevin bu iradenin somut bir göstergesi olduğunu ifade etti. İşçi emeğini sömürmeyi alışkanlık haline getiren ve işçi maliyetlerini şirketlerin geleceği açısından temel sorun olarak gören anlayışa tepki gösteren Genel Başkanımız İbrahim Ören, bu tür yaklaşımların karşısında en güçlü yanıtın örgütlü mücadele ve grev olduğunu vurguladı. Genel Başkanımız İbrahim Ören, emeğin ve alın terinin korunması için sendikal mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.
‘TEK ADAM OLMAYA DEĞİL ÇOK ADAM OLMAYA GELDİK’
Tecrübeli ve seçilmiş kadrolarımızla daha şeffaf toplu iş sözleşmesi müzakereleri yürüttüklerini belirten Genel Başkanımız İbrahim Ören, “Şube başkanlarımızın da sürece aktif katılımıyla, üyelerimizin haklarını ekip ruhuyla koruyoruz. 7 ay önce gerçekleştirdiğimiz olağanüstü kongrede sizlere verdiğimiz sözü tutmaya çalışıyoruz! Kongre’de yüksek sesle dile getirdiğimiz ‘Tek adam olmaya değil, çok adam olmaya geldik!!’ sloganının içini uygulamalarımızla doldurmaya çalışıyoruz. Çünkü biz bu anlayışı, alın teri döktüğümüz fabrikalarda öğrendik. Bir kişi ancak kendini taşır; ama çok kişi bir kurumu taşır. Kendini vazgeçilmez görenler, koltuk sallanmaya başlayınca kürsülerden bu teşkilatı batağa götüreceksiniz diyenler, arkadaşlarımla 2013 yılından beri verdiğimiz mücadeleyi görmeyenler, kabullenemeyenler, herhalde kerametin kendilerinde değil de bir ekip anlayışında bir ekip ruhunda olduğunu şimdi daha iyi görmüşlerdir, kendini marka ilan edenlerin kondordato ilan ettiği dönemleri ibretle yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘VERGİ ADALETİ ŞART’
Ekonomik kriz karşısında emekçilerin ağır yük altında bırakıldığını belirten Genel Başkanımız İbrahim Ören, ücretliler üzerindeki vergi yükünün azaltılması gerektiğini söyledi. Çok kazanandan daha fazla vergi alınan adil bir sistem kurulması çağrısında bulunan Genel Başkanımız İbrahim Ören, üretim politikalarının ithalata dayalı değil, planlı ve sanayi odaklı olması gerektiğini ifade etti. Tarım ve gıda sektörünün stratejik alan ilan edilmesi gerektiğini vurgulayan Genel Başkanımız İbrahim Ören, “Gıda güvenliği artık bir milli güvenlik meselesidir” dedi. Türkiye’nin hukuki açıdan zor bir dönemden geçtiğini söyleyen Genel Başkanımız İbrahim Ören, iddianamesiz süreçler, tartışmalı tanık beyanları ve özgürlüklerin kolayca kısıtlanmasının toplumda ciddi güvensizlik yarattığını ifade etti. “Hukukun üstün olmadığı bir ülkede ne yatırım olur ne istihdam artar” diyen Genel Başkanımız İbrahim Ören, yabancı sermayenin Türkiye’den uzaklaştığını, yerli sermayenin dahi başka ülkelere yöneldiğini söyledi.
‘TEK ÇIKIŞ YOLU ÖRGÜTLENME’
Yaşanan ekonomik ve toplumsal sorunlar karşısında emekçilerin tek güvencesinin sendikal örgütlülük olduğunu belirten Genel Başkanımız İbrahim Ören, “Emekçinin birlik olmaktan başka çaresi yoktur” dedi. 2013 yılında yaklaşık 12 bin 700 olan üye sayısının bugün 44 bini geçtiğini açıklayan Genel Başkanımız İbrahim Ören, örgütlenmenin geleceğe yapılacak en önemli yatırım olduğunu kaydetti. Yetki davaları üzerinden işverenlere zaman kazandıran uygulamalara karşı mücadele ettiklerini ifade eden Genel Başkanımız İbrahim Ören, Türk-İş ile ortak çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Çalışma hayatındaki sorunların yalnızca sendikal mücadeleyle değil, siyasal tercihlerle de bağlantılı olduğunu söyleyen Ören, sermaye yanlısı anlayışların Meclis’te ağırlık kazanmasının emekçiler lehine düzenlemelerin önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Toplumun eğitim seviyesinin yükseltilmesi ve emekçilerin çevresindeki sorunlara karşı bilinçli hale gelmesinin önemine dikkat çeken Ören, sendikanın eğitim faaliyetlerini de bu anlayış doğrultusunda sürdürdüğünü belirtti.
‘ÜYELERİN AİDATI KUTSAL EMANETTİR’
Sendikada mali disiplin konusunda yeni bir dönem başlattıklarını açıklayan Genel Başkanımız İbrahim Ören, üyelerin aidatlarının doğru kullanılmasının temel ilke olduğunu söyledi. Genel başkanlık makamına tanınan özel harcama yetkilerinin ve sendika tarafından karşılanan kredi kartı uygulamasının kaldırıldığını açıklayan Genel Başkanımız İbrahim Ören, bazı sağlık kuruluşlarına yapılan bağışların ve “yandaş yayın organlarına” verilen desteklerin de sona erdirildiğini ifade etti. “Mütevazı bir hayatla başlayıp milyonlarca dolarlık servete sahip olan siyasetçileri reddettiğimiz gibi, işçi temsilciliğinden milyonlarca dolarlık servet sahibi olan sendikacıları da örnek almayacağız” diyen Genel Başkanımız İbrahim Ören, geçmiş dönemde satılan sendika gayrimenkullerinin yerine yenilerini kazandırmak için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Bu kapsamda Ankara’da ilk misafirhanenin temelinin yakın zamanda atılacağını açıklayan Genel Başkanımız İbrahim Ören, İstanbul Kartal’daki sendika binasının da üyelerin kullanımına uygun şekilde misafirhaneye dönüştürüleceğini belirtti.
‘EMEK MÜCADELESİ ORTAK ZEMİNDE BÜYÜYECEK’
Konuşmasının sonunda sendikal hareketin birlik ve dayanışmasının önemine vurgu yapan Genel Başkanımız İbrahim Ören, tüm emek örgütleriyle ilişkileri güçlendirmeye çalıştıklarını söyledi. Aynı işkolundaki sendikalarla ortak örgütlenme çalışmaları ve centilmenlik anlaşmaları yaptıklarını ifade eden Genel Başkanımız İbrahim Ören, “Sermayenin lehine olan gereksiz çatışmalara ve rekabetlere son vermek istiyoruz. Çünkü emek mücadelesi parçalı değil, ortak zeminde büyüyecektir” dedi. Genel Başkanımız İbrahim Ören konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Emeğin olmadığı yerde üretim olmaz. Üretimin olmadığı yerde kalkınma olmaz. Adaletin olmadığı yerde huzur olmaz. Biz bu ülkenin alın teriyiz. Biz bu toprakların üretim gücüyüz. Ve biz örgütlü olduğumuz sürece hiçbir kriz emeği teslim alamaz.”
Genel Başkanımız İbrahim Ören’in konuşmasının ardından delegeler sandık başına gitti.

















































































































