Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
06 Ağustos 2010
KRİZİN YÜKÜNÜ TAŞIYANLAR

Ekonomik kriz belirtileri görüldüğünde, “ABD bu krizin yükünü taşımaz, dünyaya yayar, krizin yükü emekçiler üzerinde kalır” öngörüsünde bulunulmuştu. Bu bir önbili (kehanet) değil; dünyada demokrasi, serbest pazar ekonomisi, liberalizm yaftası ile oynanan oyunu algılayan herkesin yapabileceği bir kestirimdi.

KRİZİN YÜKÜNÜ TAŞIYANLAR

Ekonomik kriz belirtileri görüldüğünde, ABD bu krizin yükünü taşımaz, dünyaya yayar, krizin yükü emekçiler üzerinde kalır öngörüsünde bulunulmuştu. Bu bir önbili (kehanet) değil; dünyada demokrasi, serbest pazar ekonomisi, liberalizm yaftası ile oynanan oyunu algılayan herkesin yapabileceği bir kestirimdi. Nitekim açıklanan 2009 bilançoları, 2010 yılının ilk altı ayındaki gelişmeler, krizin gelir ve servet dağılımını daha da bozduğunu; yükün, düşük ücret, reel ücret kaybı, işsizlik şeklinde daha çok emekçinin üzerinde kaldığını kanıtlamaktadır.

Bu olguyu, İSO (İstanbul Sanayi Odası) 500 büyük sınai kuruluş (BBK) anketi 2009 yılı sonuçlarında da görüyoruz. İşletmelerde yaratılan net katma değerin üretim faktörleri arasında maaş, ücret, faiz ve kâr olarak dağılımı incelendiğinde, bu dağılımın 2009 yılında 2008e göre dahi bozulduğu görülmektedir.

Teknik bir ayrıntı olarak görülebilir ama milli gelir anlamında ya da tanımındaki kâr ile bilanço kârı veya dönem kârı farklı kavramlardır. Net katma değere, dolayısıyla milli gelire dahil olan işletme kârı, bilanço kârı ya da dönem kârı değil milli gelir anlamındaki kârdır. Bu iki kâr kavramı arasında fark vardır. Bilanço kârı ya da dönem kârı, işletmelerin arızi, geçici işlemlerinden doğan kâr ya da zararın ve işletmeye yapılan faiz kâr payı ödemesi gibi transfer niteliğindeki gelirleri de içerdiği halde, milli gelir anlamındaki kâr, işletmenin esas faaliyetinden doğan kârı ifade eder. Bu nedenle geçici, arızi işlemlerden kaynaklanan kâr veya zararı ve transfer niteliğindeki gelirleri içermez. Bu nedenle bilanço kârı veya dönem kârı ile milli gelir anlamındaki kâr farklı tutarlardır. Nitekim 2009 yılı BBKnin toplu sonuçlarına bakıldığında bilanço kârı veya dönem kârı 15.555 milyon TL iken milli gelir anlamındaki kârı 11.013 milyon TLdir. Bilanço kârı, milli gelir anlamındaki kârdan yüzde 41.2 daha fazladır. Net katma değerin üretim faktörleri arasındaki bölüşümü hesaplanırken bilanço kârı (dönem kârı) değil, milli gelir anlamındaki kârı esas (faaliyeti sonucu yaratılan kâr) dikkate alınmaktadır.

BBK genelinde 2009 yılında net katma değerin üretim faktörleri arasındaki dağılımı, 2008 yılı ile karşılaştırılmalı olarak aşağıdaki özet tabloda verilmektedir.

Özet tablonun ortaya koyduğu BBK kapsamında gelir dağılımda 2009 yılında emeğin payı 5 puan azalırken kârın payı 10 puana yakın artış göstermiştir. Salt rakam olarak bakıldığında BBK genelinde milli gelir anlamında kâr, bir önceki yıla göre yüzde 54.1 oranında artarken maaş ve ücretler, cari fiyatlarla binde 7 oranında azalmıştır. İstihdamda yüzde 5.1 oranında azalış olduğundan yıllık ortalama TÜFE artışına göre ödemeler düzeltildiğinde BBK genelinde reel ücret azalışı yüzde 2.0 oranında hesaplanmaktadır. Bu ortalama bir rakamdır, mavi yakalılarda ve düşük ücretli katmalarda reel ücret azalışının daha yüksek düzeylerde gerçekleşmiş olması olasıdır.

Yeni ekonomik düzen, sermayenin çıkarlarını koruyan bir düzendir. Sermayenin çıkarı hem ulusal hem de uluslararası düzeyde korunmaktadır. Siyasal partiler bu amaç doğrultusunda tasarlanmış, dizayn edilmiştir. AB kapsamında sosyal demokrat yaklaşım da kapitalist düzene, sermayenin çıkarlarının korunmasına karşı değildir. Sadece istismarı daha sınırlı boyutta tutmaya yönelik bir tutum içindedir. Sermayenin çıkarları, uluslararası düzeyde gelişmekte olan ülkelerde istismar edilerek korunmaktadır.

Türkiye, emperyalist ülkelerin arkasına takılarak, ABD ile yakın-sıcak ilişkiler, ABye giriş vizyonu ile siyasal ve ekonomik sorunlarını çözmeye çalışmaktadır. Temeldeki yanlış buradadır. Demokratikleşme, darbe karşıtı gibi alalamalarla sunulan anayasa değişikliğine Hayırbelki bu yanlıştan kurtulma konusunda da bir çaba olacaktır. Özellikle değer yaratanların gerçek görüşleri, tutum almaları, geleceğimizi belirleyici olacaktır.

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi / ÖZTİN AKGÜÇ

DİĞER HABERLER
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.