Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
21 Nisan 2011
‘İDEOLOJİK’ SENDİKA

Türkiye´nin hemen her konuda yorum yapmayı kendisine vazife gören, üstelik bunu yaparken kendisi dışındaki herkese daha baştan hiçbir şey bilmeyen niteliksiz kalabalıklar muamelesi yapan bir başbakanının olması ne kadar iyi bir şeydir bilemeyiz.

‘İDEOLOJİK’ SENDİKA

Türkiye’nin hemen her konuda yorum yapmayı kendisine vazife gören, üstelik bunu yaparken kendisi dışındaki herkese daha baştan "hiçbir şey bilmeyen" niteliksiz kalabalıklar muamelesi yapan bir başbakanının olması ne kadar iyi bir şeydir bilemeyiz.

Ancak bildiğimiz bir şey var ki, Başbakanın hemen her konuda yaptığı "orijinal" yorumlar ve "çokbilmiş" tavrı, artık kabak tadı vermeye başladı. Başbakanın Memur-Sen’in kongresindesendikal mücadele ve grev ile ilgili olarak söylediği sözler günlerdir tartışılıyor. Kendisinin bugüne kadar üzerine yorum yapmadığı bir tek sendikalar konusu kalmıştı, onu da geçtiğimiz hafta sonu yaptı.

Kongrede yaptığı konuşmada Başbakan, Memur-Sen’in referandumdaki "Evet" tutumunun ne kadar doğru olduğunu vurgulayarak, Memur-Sen’in "Sendikal mücadelede yeni bir damar" açtığını, bu damarın "hâlâ soğuk savaş ikliminden çıkamamış, eylemleri ve kavramları geçmiş yüzyılda kalan, ideolojik sendikal anlayışlara karşı en güzel cevap" olduğunu iddia etti. Başbakanın gerek konunun uzmanı edasıyla yaptığı sendikacılık tarifi, gerekse grev yapmayı bir hak değil "kırmak, dökmek" gibi eylemlerle bir tutması, bu konudaki bilgi birikiminin seviyesini de gösterdi.

Tarihin her döneminde, bir sendikanın hangi çizgide yürüdüğü ya da yürümesi gerektiği, mücadeleci mi yoksa uzlaşmacı mı olduğu konusu, sendikalarla ilgilenen, bu konuya kafa yoranlar kadar, sendikaların ve sendikal mücadelenin hedef aldığı kesimler açısından da önemli olmuştur. Bu açıdan bakıldığında Başbakanın sınıf mücadelesi vesendikalar konusunda yaptığı yorumlar ne ilk kez yapılıyor, ne de son olacak. Başbakanın sürekli vurgu yaptığı diyalog’ ve ‘uzlaşma’ kavramları üzerinden yaptığı sendika tanımlaması, sendikal hak ve özgürlükler bakımından herhangi bir kazanım sağlayamayan, hükümetler karşısında bağımsız tavır sergileyemeyen "güdümlü sendikacılık" anlayışını tarif ediyor aslında.

Bu düşüncenin kökleri ise, Fransa’da 1900’lerin başında ortaya çıkan "sarılar" (les jaunes) hareketine dayanıyor. Sınıf mücadelesini reddeden "sarılar hareketi", tıpkı Başbakanın savunduğu gibi, işçi sınıfının haklarının kazanılması, korunması ve geliştirilmesini sınıf mücadelesi ile değil, karşılıklı sınıfların "sosyal adalet" üzerinden uzlaştırılmasıyla olacağını savunuyor. Bu harekete bağlı olan ilk "sarı sendika" 1901 yılında grevlere katılmayı reddetmesiyle tanınıyor. Başbakanın grev hakkına yönelik olarak söyledikleri dikkate alındığında, karşısında mücadeleci sendikaları değil, hükümetin emek düşmanı politikaları karşısında suskun, itiraz etmeyen, yandaş sendikaları görmek istediği anlaşılıyor.

Başbakan, konuşması içinde geçen "ideolojik sendikal anlayış" ile az sayıdaki mücadeleci sendika ve konfederasyonu hedef alıyor. Oy’sa ideolojiyi "Siyasi ya da toplumsal bir eylemi yönlendiren düşünce ve inançlar sistemi" olarak tanımladığımızda ve kapitalist toplumda hakim sınıfın, ezilen sınıf üzerindeki egemenliği pekiştirme imkanı veren düşünceler toplamı olduğunu düşündüğümüzde kimin "ideolojik" olduğu, hangi sendikaların "ideolojik sendika" olarak tanımlanması gerektiği çok açık. "Hakim ideoloji" olarak da bilinen söz konusu ideolojinin yaptığı olumsuz etkiyi Marx, "İnsanların ve insanlar arasındaki ilişkilerin bir camera obscura’daki (karanlık odadaki) gibi baş aşağı görünmesine yol açan olumsuz bir etki" diye boşuna tanımlamıyor.

Şu çok açık ki, Başbakan sendikaların işçi ve emekçilerin en geniş kesimlerinin kendi hak ve çıkarları için mücadeleci sendikalar çatısı altında birleşmesinden ve bu yöndeki çabalardan rahatsızlık duyuyor. Aslında bu durumun kendisi bile, sendikaların ve sendikal mücadelenin geleceğinden umutlu olmak için yeterli. Gerçek anlamda mücadeleci bir sendika olmanın ön koşulu, sermayeden, devletten ve emek düşmanı bütün siyasi akımlardan bağımsız olmasıdır.

Başbakanın genel kurullarında konuşmalar yaptığı sendikaların.mı? yoksa gerek savunduğu ilke ve değerler, gerekse mücadele tarzları açısından işçi sınıfı ve emekçilerin nezdinde önemli bir yeri ve saygınlığı olan sendikaların mı "ideolojik sendika" olduğunu anlamak için, değil başbakan olmak, ortalama bir zeka seviyesine sahip olmak yeterli.

 

 

 

DİĞER HABERLER
CARGİLL DİRENİŞİ ÜÇÜNCÜ YILINI GERİDE BIRAKTI
CARGİLL DİRENİŞİ ÜÇÜNCÜ YILINI GERİDE BIRAKTI

Cargill işçilerinin işe iade talebiyle başlattıkları direnişleri 3 yılı geride bıraktı. Tekgıda-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atıldıkları mahkeme tarafından tescillense de işçilerin talepleri yerine getirilmiyor.

CARGİLL’E KARŞI ULUSLARARASI SANAL MİTİNG BU AKŞAM 21.00’DE DAVETLİSİNİZ..!
CARGİLL’E KARŞI ULUSLARARASI SANAL MİTİNG BU AKŞAM 21.00’DE DAVETLİSİNİZ..!

Bu akşam (17 Nisan Cumartesi) saat 21.00’da Cargill Türkiye’de anayasal hakları için mücadele verdikleri için işten atılan kardeşlerimizi desteklemek için, IUF ile dünya çapındaki kardeş sendikalarla birlikte “Biz Cargill 8’lisiyiz” yazan bir çıkartma ve İngilizce tek sayfalık bir broşürü paylaşarak sanal miting düzenliyoruz.

ADKOTÜRK İŞVERENİNDEN İŞÇİ KIYIMI
ADKOTÜRK İŞVERENİNDEN İŞÇİ KIYIMI

Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Adkotürk’te örgütlenen Tekgıda-İş Sendikası’nın hukuki mücadelesi zaferle sonuçlandı.

MERKEZ BANKASI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE DESTEK VERMEDİ!
MERKEZ BANKASI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE DESTEK VERMEDİ!

-Merkez Bankası faizi yüzde 19’da tutarak “faiz indirimi yoluyla enflasyonu düşürme politikası”na destek vermemeyi tercih etti.

-PPK açıklamasında faizin enflasyonun hep üstünde tutulacağı da belirtildi. Şu durumda faizi aşağı çekerek enflasyonu düşürme ve piyasaları canlandırma politikasını terk mi ettik?