Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
26 Temmuz 2021
FOTOĞRAF

Uzun bir tatil sonrası ekonomi ağırlıklı bir Türkiye fotoğrafı:

FOTOĞRAF

-Bugünlerde işsizlik sandığımızın çok üstünde çünkü biz hala mayıs tablosunu görüyoruz. Bugünün gerçeğiyle ancak eylülde yüzleşeceğiz.

-Birkaç aya kalmaz TÜFE ile ÜFE farkı kapanmaya başlar; ama nasıl?

-Merkez Bankası ağustosta faiz indirmeye niyetlenirse dövizde neler olur neler…

-Memura, işçiye, emekliye, esnafa para yok, uçak inmeyen havaalanına var.

Uzun bir tatilini geride bıraktık. Hayat tabii ki aktı ama sanki biraz biçim değiştirerek… Günlük sorunlardan biraz uzaklaşır gibi olduk, o sorunları sanki biraz unuttuk, belki unutuyor gibi olmak da işimize geldi.

Yaşadığımız gerçekler var, bir de dayatılan gündem. Bunlara bir bakalım istedik. Adeta kuşbakışı…

Geniş kitleler hiç kuşku yok ki yoğun bir geçim zorluğu çekiyor. Zaten var olan ekonomik zorluklar, pandemi sürecinde iyice belirginleşti, adeta kök saldı. Daha önce kendini iyi kötü idare edebilen kesimler bile sıkıntı yaşamaya başladı.

Gerçek gündemimiz bu ama bir de yaşamamız arzulanan, önümüze getirilen gündem var. Oyalanalım istiyorlar belki de. Oyalanmaya dünden razı olanlar da yok değil gerçi ya…

EKONOMİDEKİ GÖRÜNÜM NASIL?

Önce gelin ekonomideki tabloya kısaca bir göz atalım:

İşsizlik: Resmi işsiz sayımız 4.5 milyon dolayında. Aydan aya artı eksi birkaç yüz binlik oynamalar oluyor. Aslında buna görünür işsiz demek daha doğru. TÜİK’in atıl işgücü oranı olarak tanımladığı, bir anlamda geniş işsizliği gösteren oran yüzde 27 düzeyinde. Yani gerçekte 100 kişiden en az 27’si işsiz. Gençlerde ve üniversite mezunu olanlarda işsizlik çok dramatik boyutlara varıyor. Toplam sayı da tabii ki önemli ama birey olarak gençlerin yaşadığı sıkıntı inanılmaz boyutlarda. Atama bekleyen binlerce öğretmenin kafası karışık; Cumhurbaşkanı Erdoğan “İhtiyaç yok” derken, Milli Eğitim Bakanı Selçuk “İhtiyaç var ama para yok” diye açıklama yapıyor. Peki çözüm; işte o konuda kimse bir şey söylemiyor.

İşsizlikle ilgili veriler mayıs ayına ait. Asıl kızılca kıyamet temmuzda koptu da bunu henüz istatistiklere yansımış olarak görmedik. Temmuz verileri eylülde açıklanacak. İşçi çıkarmak pandemi yüzünden bir süre yasaklanmıştı. İşte bu yasak temmuzla birlikte kalktı. Bundan dolayı işsiz sayısı ne kadar artmıştır, bunu eylülde göreceğiz.

Enflasyon: Haziran sonu itibarıyla yıllık TÜFE yüzde 17.53, Yİ-ÜFE ise yüzde 42.89 artmış durumda. İki endeks arasında şimdiye kadar hiç böylesine fark oluşmamıştı. Bu fark böyle devam etmeyecek. Makas bir şekilde kapanacak. Hep vurguladığımız gibi kapanma ya Yİ-ÜFE’nin gerilemesi sayesinde olacak ya da TÜFE’deki artışın hızlanması. Yİ-ÜFE’den bire bir olmamakla birlikte TÜFE’ye birkaç aylık gecikmeyle bir yansıma gerçekleşeceğine göre beklenmesi gereken TÜFE’deki artışın biraz daha hız kazanacağı. Yani yıllık yüzde 17’leri arayabiliriz.

Vatandaşın bu oranların gerçeği yansıtmadığı yolundaki itirazı apayrı bir konu.

Bir yanda Enflasyon, bir yanda işsizlik… Tek başlarına bile rahatsız edici iki kavram. Hele bir de bir araya geldiler mi!

Döviz: Dolar yaklaşık ilk yedi aylık dönemde TL’ye karşı yüzde 16, euro yüzde 12 değer kazandı. (Dikkat, bu oranlar TL’nin değer kaybı değil!) Bu oranlar yedi ay için bile çok, kaldı ki ilk altı aydaki oran daha yüksekti ya da baz olarak geçen yıl sonu değil de bu yılın şubat ayı alınsa oran daha da yüksek çıkacaktı. Yani biz TL’nin değer kaybı kadar, yaşanan hızlı dalgalanmanın sancısını da çekiyoruz.

TL’nin temmuz ayındaki değer kazanımı da özellikle turizm sayesinde bollaşan dövizden kaynaklandı. Bunu birkaç ay daha yaşarız, sonra eski günlere dönme durumu var. Çünkü döviz arzını artıracak ne doğrudan yatırım girişi söz konusu, ne portföy yatırımı.

Bir de vatandaşın dövizden TL’ye döneceği umudumuz vardı. Umut olarak kaldı, kimsenin döviz hesabını bozdurup TL’ye geçtiği yok.

Faiz: Merkez Bankası’nın politika faizi piyasadaki mevduat faizinin temel belirleyicisi. Politika faizi son beş aydır yüzde 19 düzeyinde. Yani marttan ağustosa kadar. Ağustosta değişikliğe gidilir mi, bilemeyiz. Olur ya, değişiklik aşağı yönde yapılırsa neti yıllık Enflasyon civarında olan ve şu durumda bile reel kazanç sağlamayan TL mevduatın faizi daha da aşağı inecek ve “ters dolarizasyon” beklerken, “tam dolarizasyon” gerçekleştirilmiş olacak demektir.

Vatandaşın iki günde bir “Faiz indirilecek” denilirken neler yaşanacağını okuyamadığını sanmak… Sonra niye dövize hücum ediliyor, niye dövizden vazgeçilmiyor diye hayret etmek…

VER GARANTİYİ ÖDE DOLARLARI; AL DOLARLARI SAĞLA GÜVENLİĞİ!

Ekonomide ilk akla gelen sıkıntıları, zorlukları özetlemeye çalıştık. Bir tarafta geniş kitleler böylesine zorluklar yaşarken ve bu kitlelere destek olacak kaynak bulunamazken, kamu özel işbirliği projeleri adı verilen ucube uygulamayla üç beş şirkete sağlanan desteklere ne demeli… Listesi geçenlerde paylaşıldı; verilen garantinin yüzde 5 kadarı ancak gerçekleşen projeler var. Hatta ve hatta hiç uçak inmeyen havaalanları var.

Bu garantilere imza atanlar, oralara kaç uçak ineceğini, o köprülerden kaç araç geçebileceğini yanlış hesapladılarsa fena, yok doğru hesaplayıp böyle imza atmayı uygun görmüşlerse daha da fena.

Türkiye gelecek yıllarını ipotek altına alıyor ve ne yazık ki geniş kitleler cebinden para çıkmadığını sanmaya devam ediyor.

Hadi bu parasal ve farkına varılmayan ya da varılmak istenmeyen bir yük. Çok daha önemli başka konular da var.

Türkiye yine sınırda şehitler verdi, o ülkelerin askerlik çağındaki vatandaşları ise Türkiye’de adeta keyif yapmaya devam etti. Hak mı bu, Türk gencine, Türk askerine reva mı?

Afganistan’dan konvoy halinde geliyorlar. Göz göre göre! Önlem yok, dur diyen yok! Biz de masrafl arımızın bir kısmı karşılanırsa askerimizi Kabil havaalanının güvenliğini sağlamak için Afganistan’a yollayacağız. Nasıl olsa Taliban’la anlaşmamız kolay olur!

MARAŞ, KANAL VE DOĞALGAZ

Ülke iş, aş diye kıvranırken, evladı askerde ve sınırda olanların yüreği pır pır ederken biz Maraş’ı açıyoruz. Nasıl bir yarar bekliyoruz acaba bundan, iç siyasete malzeme olmasından başka.

Bugünlerde unutulan iki önemli konu var, onları da biz hatırlatalım.

Sahi ne oldu İstanbul Kanalı, şimdilik unuttuk mu yine?

Ya da Karadeniz’de bulduğumuz doğalgaz yatağında durum ne, şunun şurasında iki yıl kaldı bu doğalgazın evlerimize ulaşmasına, yanar hale gelmesine…

KAYNAK Alaattin AKTAŞ / Dünya
DİĞER HABERLER
AÇLIK SINIRI 7 BİN 245 TL’YE, YOKSULLUK SINIRI 23 BİN 600 TL’YE YÜKSELDİ
AÇLIK SINIRI 7 BİN 245 TL’YE, YOKSULLUK SINIRI 23 BİN 600 TL’YE YÜKSELDİ

Türk-İş’in verilerine göre eylülde açlık sınırı 7 bin 245,18 TL’ye, yoksulluk sınırı 23 bin 599 TL’ye yükseldi. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 5,15 yıllık 130,01 arttı.

KUR ARTIŞI BAZ ETKİSİNE DAYALI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE SEKTE VURUR MU?
KUR ARTIŞI BAZ ETKİSİNE DAYALI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE SEKTE VURUR MU?

Son günlerde belirginleşen kur artışı iyice hızlanır, başka etkenler de devreye girerse son çeyrekte enflasyon öngörülenin üstüne çıkar ve bu da aralıkta başlayacak baz etkili yıllık enflasyon düşüşünün törpülenmesi sonucunu doğurur.

EYT’Yİ ARALIKTA AÇIKLAYACAĞIZ
EYT’Yİ ARALIKTA AÇIKLAYACAĞIZ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) ile ilgili teknik çalışmanın tamamlandığını duyurdu.

AVRUPA VE RUSYA, TÜRK GIDA ÜRÜNLERİNE YÖNELİYOR
AVRUPA VE RUSYA, TÜRK GIDA ÜRÜNLERİNE YÖNELİYOR

Batı Karadeniz’in ilk karma fuarı Türkiye-Ortadoğu Ticaret Fuarı (TRADEF) 21-24 Eylül tarihlerinde Kastamonu’da düzenlenecek.