Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
21 Haziran 2021
FİYATLARI TETİKLEYEN KUR MU, FAİZ Mİ?

Faizlerin yükselmesi enflasyonu azdırıyorsa, yarıya inen faiz de enflasyonun gerilemesi sonucunu doğurmalı. Peki, 2019’da bu teori çöktü mü yani!

FİYATLARI TETİKLEYEN KUR MU, FAİZ Mİ?

Enflasyonun nedenini ararken faize fazla odaklanınca acaba yıllardır kol kola yürüyen “enflasyon-kur” birlikteliğini gözden mi kaçırıyoruz?

Faiz ulusal paranın değerlenmesi için artırıldığına göre, biz hem faizi yükseltip, hem paramızın değerini düşürerek iktisat tarihine geçen bir başarı yakalamış mı oluyoruz?

Radyolardaki şarkı anonslarında zaman zaman duyduğum bir ifade hep dikkatimi çeker:

“Bu şarkı (örneğin) bugün doğum günü olanlara gelsin…”

Bu yazı da enflasyonun temel nedeninin kur artışı mı, yoksa yüksek faiz mi olduğu konusunda kafası karışık olanlara gelsin!

Bugün son dokuz buçuk yılı kapsayan üç grafik oluşturduk. Grafiklerdeki değerler aralık aylarının ortalamasını gösteriyor.

2021 için durum tabii ki farklı. Yİ-ÜFE mayıstaki düzeye, dolar ve Merkez Bankası’nın fonlama maliyeti ise haziranın ilk yarısındaki düzeye işaret ediyor.

Kullandığımız değerler artış oranları değil. Örneğin Yİ-ÜFE, 2003 bazlı endeksin düzeyini ortaya koyuyor. Yİ-ÜFE’de mayıs ayı için aldığımız değer 666.79 yani o aydaki endeks. Aynı şekilde ilgili ayda doların ve faizin ortalaması ne olmuşsa o değerleri esas aldık.

Fiyat endeksi olarak neden TÜFE’yi değil de Yİ-ÜFE’yi tercih ettiğimizi merak eden okurlar da çıkabilir. Faiz ve kur artışından öncelikle etkilenen Yİ-ÜFE olduğu için tercihimizi bu yönde kullandık.

Neden yaklaşık on yılı esas aldığımızı da izah edelim. 2012- 2016 dönemi fazla dalgalanma yaşanmayan bir dönem. Sonrası ise çok büyük boyutlu gelgitlerin ortaya çıktığı yıllar. İstedik ki hem daha dingin yılları görelim, hem dalgalanma yıllarını.

İki somut gerçek

Fiyatların seyrini faiz ve dolar kuruyla kıyasladığımız iki grafiğimiz var. Yanıt aradığımız soru belli:

“Acaba fiyat artışlarını tetikleyen faizin düzeyi mi, yoksa kur mu?”

Biraz önce de belirttik; 2012-2016 dönemi görece durağan bir dönem. Asıl dalgalanma ve “heyecanlı” günler 2017 ile birlikte başlıyor…

2017’de bir miktar artırdığımız faizi 2018 krizi sırasında rekor düzeye çıkarmak zorunda kalıyoruz.

Hani hep yüksek faizin enflasyonun nedeni olduğu söyleniyor ya, bu bir ölçüde doğru tabii ki, faiz maliyetleri etkiliyor ve enflasyon yükseliyor. O dönemde bu tezi doğrulamak için elimize şahane bir fırsat da geçiyor.

Bir yıl sonra, 2019 yılında faizi çok hızlı bir şekilde aşağı çekiyoruz. 2018’in aralık ayı ortalamasında yüzde 24 olan faiz, 2019 aralık ortalamasında yüzde 12.62’ye iniyor. Neredeyse yarı yarıya bir gerileme.

 

Düşük faiz düşük enflasyon demek değil miydi? Şu durumda fiyat artış hızının durması, hatta fiyatların gerilemesi beklenmez mi? Beklenir de, bu gerçekleşmiyor işte. Fiyatlar, 2019 yılında faiz yarıya indirildiği halde düşük bir hızda da olsa artmaya devam ediyor.

Demek ki faiz düşürüldüğünde fiyat artışı durmuyormuş… Birinci gerçek bu.

İkinci gerçek

Üretici fiyatları endeksi ile dolar kuru 2012 yılından bu yana adeta kol kola girmiş bir şekilde birlikte yol alıyor.

Toplam oran olarak bakıldığında dolar kurundaki artış biraz daha fazla ama paralellik neredeyse hiç bozulmuyor.

Fiyatların döviz kurundan nasıl etkilendiğinin en tipik örneğini zaten bu yıl yaşıyoruz. Merkez Bankası’nda mart ayında yaşanan operasyondan sonra kurun yükselmesiyle birlikte fiyatların da nasıl tırmanışa geçtiğini gördük.  Oysa bu dönemde faiz aynıydı.

Kurdaki tırmanışı görmezden gelirsek son aylarda maliyetlerdeki yükselmeyi ifade eden üretici fiyat artışını nasıl izah edeceğiz ki… Hem bu dönemde faiz sabit, üç aydır bir artış yok.

İKTİSAT TARİHİNE GEÇECEK BAŞARI!

Faizi artırmanın en önemli sonucu, ulusal paranın değer kazanmasıdır. Paranın kirası artmaktadır çünkü. Kira getirisi yüksek olan bir para söz konusudur artık. O paraya yatırım yapmak avantajlı hale gelmektedir. Yurtiçindeki vatandaşlar daha az harcama eğilimine girer ve tasarruf eder, bu tasarruflarını da TL cinsinden tutmaya başlar. Yabancılar da yüksek getirili paraya, yani TL’ye yönelir ve döviz getirir. Çok döviz gelince yurtiçinde dövizin fiyatı da ucuzlar.

Teorik olarak faiz artırımından bu sonuç beklenir.

Ama faiz arttığı halde vatandaş döviz biriktirmeye devam ediyor ve TL’ye geçmiyorsa ve yabancılar da bu yüksek faize rağmen gelmekten kaçınıyorsa bir sorun var demektir.

Son dönemde yaşadığımız da bu değil mi…

Hem faiz yükseliyor ya da yüksek seyrediyor, hem döviz!

2012 yılından bu yana olan dönemin ortalama fonlama maliyeti ve dolar kurunu bir araya getirdik. 2018’den bu yana olan dönemde, 2019 yılı istisna, hem döviz kurunu, hem faizi yükseltme başarısını göstermişiz.

Bu, iktisat tarihine geçecek bir başarıdır!

Normal koşullarda faiz arttığında kur aşağı gideceğine, en azından hızlı bir artış söz konusu olmayacağına göre, sahi bir yerde yanlış mı yapıyoruz acaba?

KAYNAK Alaattin AKTAŞ / Dünya
DİĞER HABERLER
DIŞ TİCARET AÇIĞINDA 100 MİLYARA BİR ADIM KALDI
DIŞ TİCARET AÇIĞINDA 100 MİLYARA BİR ADIM KALDI

Bir yıl önce 43-44 milyar dolar civarında bulunan yıllıklandırılmış ticaret açığı şimdi 98 milyar dolara dayandı. Bir yılda yüzde 100’den fazla artış oldu.

YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.