Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
08 Temmuz 2011
EKONOMİK BÜYÜMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Genel olarak ekonomide, işletme düzeyinde bir sonuç değerlendirilirken en azından nedenlerine, kaynaklarına, sürdürülebilir olup olmamasına bakılır. Aynı sonuç, nedenlerine, kaynaklarına göre başarılı olarak da başarısız olarak da görülebilir.

EKONOMİK BÜYÜMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

Genel olarak ekonomide, işletme düzeyinde bir sonuç değerlendirilirken en azından nedenlerine, kaynaklarına, sürdürülebilir olup olmamasına bakılır. Aynı sonuç, nedenlerine, kaynaklarına göre başarılı olarak da başarısız olarak da görülebilir. Değerleme yapılırken yalnız, salt sonuca bakmak yeterli değildir.

Ekonomik yorum ve değerlendirmelere ilişkin bu genel kurallar, kuşkusuz Türkiyenin ekonomik büyüme hızı için de geçerlidir. Türkiye ekonomisinin yılın ilk üç ayında yüzde 11.0 düzeyinde hızla büyümesi övünme ve övgülere yol açtı. Avrasya kaplanı büyümede”, “tüm dünyaya toz yutturduk”, “Çin bile hızımıza yetişemedi”, “tüm dünya Türkiyenin başarısına şapka çıkardı”, “Türkiye, Avrasya kaplanına dönüştü”, “Bomba gibi rakamlar”, “Türkiye dünyanın en hızlısı gibi manşetler atıldı, yorumlar yapıldı.

Büyümenin nedenleri incelenirken iç tüketim artışının etken olduğu, iç tüketim artışını da dış açığın beslediği yönünde görüşler ortaya atıldı.

Türkiyenin ekonomik büyümesinin Çin, Hindistan hatta Asya kaplanları olarak nitelendirilen ülkelerden farklı bir yönü var. Çin başta olmak üzere bu ülkeler dış ticaret fazlası veriyorlar. İhracat çekişli büyüyorlar. Cari işlemler fazlaları olduğu için, döviz rezervleri artıyor, genelde ABDye borç veriyorlar. Riskleri ABD üzerinde yoğunlaşıyor. Türkiyenin durumu farklı, Türkiye sürekli dış ticaret ve buna bağlı cari işlemler açıkları veriyor. Terim yerinde ise ithalata bağlı büyüyor. Dış borçları sürekli artıyor, ülkenin toplam döviz rezervi negatif. Döviz varlığı konusunda bir yargıya varmak için yalnız TC Merkez Bankasının döviz rezervine bakmak yeterli değil. Bankaların bilanço içi döviz pozisyonlarına, özel kesimin döviz açıklarına, kısa pozisyonuna da bakmak gerekiyor.

Türkiyenin 2011 yılının ilk çeyreğinde ulaştığı büyüme, arızi, geçici nedenlerden kaynaklanan, kırılgan, sürdürülemez büyüme olarak nitelendirilebilir.

Dünya ekonomik koşulları Türkiye açısından ekonomik büyüme için elverişli bir ortam yaratmıştır. Ülkeler genelde ihracatı arttırarak, mal ihracatı, yanı sıra işsizliği de ihraç etme politikası izlemişler; alıcıların ödeme gücü, cari açıkları, borçları üzerinde durmamışlardır. Türkiye, bu ortamdan yararlanarak ithalatını rekor düzeyde arttırabilmiş, ithalata, tüketim artışına dayalı büyüme gerçekleştirebilmiştir.

Dünyada likidite bolluğu, faizlerin şok düzeylerde oluşması, son yıllarda Ortadoğuda yaşanan istikrarsızlık, Türkiyeye cari işlemler açıklarının fonlaması olanağını vermiştir. Bu geçici nedenler de ortadan kalktığında, Türkiyenin dış açıkları fonlama olanakları daralacak ve/veya maliyeti yükselecektir.

Türkiyenin ekonomik büyümesini sağlıklı temele oturtmak, yapay, sağlıksız şişkinliklerini önlemek için, kanımca, yerinde öneriler yapılmaktadır. Bunların başlıcalarına değinelim:

 Bankalarda zorunlu yasal karşılık oranlarının yükseltilmesi ve TL karşılıklara faiz ödenmemesi… Bankalar tepki verse de TCMBnin politikası yerindedir. Ancak TCMBnin banka bilançolarını da dikkate alarak bu önlemin bir sınırı olduğunu göz önünde tutması gerekir.

 Ara malı ithalatını kısmak, ara mallarını olanak ölçüsünde yurtiçinde, KOBİler aracılığı ile üretmek… Türkiye gibi büyükçe bir ekonomi için ithalat ikamesi uygun politikalardır. Bazı dış ve iç ayartılarla, aşılamalarla izlenen politikaların olumsuz sonuçlarının görülmeye başlanılması bile umut vericidir.

 Enerjide dışa bağımlılığın azalması, temiz, yenilenebilir enerji üretiminin arttırılması… Güneş ve rüzgâr enerjisinden yararlanma olanaklarını arttırma yerinde uygulamalardır. HES (Hidrolik Elektrik Santralları) projeleri dışsal maliyetleri, çevre etkileri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

 Tüketici kredilerini frenleme… Bu konuda ani frene basılmamalı, zaman içine yayılarak, kamuoyu bilgilendirilerek sınırlama yönüne gidilmelidir.

Ekonomide amaç, sürekli, istikrarlı, kendini besleyen bir büyüme hızına ulaşmaktır. Zaman zaman göze çarpıcı büyüme hızlarından ziyade, sağlam temellere dayanan bir büyüme yeğlenmelidir.

DİĞER HABERLER
İŞÇİNİN TALEP DOSYASI YÜKLÜ
İŞÇİNİN TALEP DOSYASI YÜKLÜ

Asgari Ücret Tesbit Komisyonu’nun toplantısına işçi kesimi yüklü bir dosya ile geliyor.

ASGARİ ÜCRETE HALK AYARI
ASGARİ ÜCRETE HALK AYARI

Yöneylem’in araştırmasına göre halkın yüzde 55’inden fazlası ülkenin kötü yönetildiğini düşünüyor. Asgari ücretin 10 bin TL ve üzerinde olması gerektiğini ifade edenlerin oranı ise yüzde 50’yi buluyor.

EŞİTİZ BERABERİZ
EŞİTİZ BERABERİZ

ILO Türkiye Ofisi ve Sosyal Taraflar, Sivil Toplum, Özel Sektör Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi için ILO 190 Sayılı Sözleşme ile uyumlu bir çalışma yaşamı için bir araya geldi.

İSVEÇ’TE İŞ GÜVENCESİ VE KIDEM TAZMİNATI
İSVEÇ’TE İŞ GÜVENCESİ VE KIDEM TAZMİNATI

Türkiye’de giderek derinleşmekte olan ekonomik kriz, işçiler açısından iş güvencesinin önemini her geçen gün daha da artırmaktadır.