Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
05 Şubat 2010
BÜYÜK GÜN

Dün, kazanılmış hakları verilmediği için 50 gündür direniş yapan TEKEL işçilerinin 6 federasyonla birlikte iş bıraktıkları büyük gündü.

BÜYÜK GÜN

Dün, kazanılmış hakları verilmediği için 50 gündür direniş yapan TEKEL işçilerinin 6 federasyonla birlikte iş bıraktıkları büyük gündü.
Sağcı denilen federasyonların dahi eyleme katılmaları, meslek örgütlerinin, sivil kuruluşların, esnafın, pazarcının, öğretmenin, doktorun, ev kadınlarının, emeklilerin, dulların, yetimlerin günü. Kurdun, kuşun öteki dünyada boynuzlu koyunun boynuzsuzdan hesap soracağı günlere benzer bir gün.

Sonsuza yürüyüş gibi…
Yazımı yazarken bu hisler içindeyim. Zonguldak maden işçilerinin o uzun yürüyüşünü gösteren bir belgesel izledim… Yukarıdan çekilmiş fotoğraflar, yanlarından, içlerinden çekilmiş fotoğraflar… Bir şey keşfettim. Şiirli bir yürüyüştü bu. Sesleri ve görüntüleriyle hüznü ve sabrıyla, direnişi ve sükünetiyle… Sonsuza yürüyüş gibi heyecan vericiydi.
“Marjinal” gruplar mı? Başbakan yeni bir yabancı kelime öğrendi mi bunu artık sık sık kullanmaya başlar. “Marjinal” de onlardan biri. Bir haksızlıktan kurtulmak istemek, kurtulmak isteyenlerle beraber olmak, Hakk’ın yanında yer almak, milyon dolarların, pırlantaların ve villaların değil, sıcak yer yataklarının, çorba kaynayan küçük mutfakların, başörtülü, yelekli çetikli ninelerin özlemini duymak, işin tuhafı, fabrikaların, depoların, tütün tozlarının, sabah erkenden iş başı yapmaların, akşam yorgun eve giderek helal bir lokma ekmek yemenin özlemini duymak ve bu çok insani ve güzel şeylere destek vermek neden marjinal olsun!

Nasıl bir destek!..
“Marjinal” olmayan hareketler nelerdir? İhale peşinde koşmak, imar durumunu değiştirerek ucuz arsaları pahalı ederek, zenginlerin, hanidir özlem duyulan aslanlı villalarına, çok satışlı gazetelerine el koymak, nasıl bir destektir ve marjinalin zıttı nedir? Haklı mıdır, “yaygın” mıdır, olağan mıdır, özellikle helal midir?

* * *

Dün, pırıl pırıl, haklı bir gündü. Çileli, yorgun, sevinçli, seslenişli, şarkılı, türkülü, halaylı, zeybekli bir gün. Güzel bir Türkiye günü. Nasırlı ellerin teneke varillere soba niyetine odun attığı, kağıt parçası attığı, battaniyelerin altında açlığın, hüznün ve sükunetin yaşandığı bir mahşer günü. Artık halkımız, izanlı olanlar, şekilperestlerin değil, çileyi yaşayan ve Hakkı talep edenlerin yanında yer almayı öğrendiler. Zorlu bir talim oldu bu ama zorun içinde kolaylık vardı.

Canavarın pençesinden
Ali Tezel’i dinledim bir televizyonda. Bilirsiniz o, sigorta, para işlerini iyi bilir. “Gelecek yıl kapının önüne konmayacaklarını bu 4-C’ye imza atanlar nereden bilebilirler” diyordu. Doğru “Özelleştirme” adlı bir canavarın pençesinde, Türkiye. Canavarın kimi yutacağı, kimi yutmayacağı belli olur mu?

* * *

Başbakan “İş kanunundan” çok anlarmış gibi “İş kanununda böyledir” diyor. Anlatıyor, anlatıyor, sonra da her zamanki sokak Türkçesiyle:
 “İş biter” diyor. Buna Tekgıda-İş Sendikası Başkanı Mustafa Türkel harika bir cevap veriyor. Konuşması adeta bir manifesto. Bir bildiri.
“Bize bu hakkı Parlamento verdi. İş yasasını yapan Parlamento” diyor.
Elime birçok güzel hadis geçmişti. Bir tanesini, yeri gelince yazarım diye ayırmıştım. İşte şimdi yeri geldi, yazıyorum:
“Peygamber Efendimiz buyurdular ki: En üstün cihad, zalim bir hükümdarın huzurunda söylenen hak sözdür.”

Tahrikin böylesi…
Başbakan diyor ki:
“Burası yol geçen hanı değil. Bu memleketin sahibi var.”
Olur da, bu kadar olmaz. Bu kadar büyük tahrik olmaz.
İşçiyi kapının önüne; askeri, bilimadamını, gazeteciyi, içeri koyacaksın; doktora, eczacıya, taşeronlar aşkına, sepet havası çalacaksın; emekliye üç buçuk zammı o da çok fazla hesaplar yaparak vereceksin, fabrikaları kapatacaksın, tarlaları kurutacaksın, geni değiştirilmiş sebzeler, meyveler, etler ve tavuklarla gelecek nesilleri mahvedeceksin; söyler misin, bu memleketin sahipleri kimdir? İşçi değilse, asker, bilimadamı, gazeteci; emekli, dul ve yetim değilse, bu memleketin sahipleri söyler misin, kimdir? Yoksa bu memleketin, bizim bilmediğimiz başka sahipleri mi var?

DİĞER HABERLER
NİSANDA 249 DÖRT AYDA 735 İŞÇİ ÖLDÜ
NİSANDA 249 DÖRT AYDA 735 İŞÇİ ÖLDÜ

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi nisan ayında en az 249, yılın ilk dört ayında en az 735 işçinin çalışırken hayatını kaybettiğini tespit etti. Ölümlerde Kovid-19, ezilme/göçük, trafik/servis kazası, yüksekten düşme, boğulma, patlama/yanma ve intihar nedenleri öne çıktı.

ENFLASYONUN KARABORSASI OLUR MU?
ENFLASYONUN KARABORSASI OLUR MU?

Türkiye’de öteden beri tartışıla gelen bir mesele var: resmi enflasyon, gerçek enflasyon, halkın enflasyonu. Nedense bizim vatandaşımız resmi istatistik kurumunun açıkladığı enflasyona bir türlü inanmaz.

BUĞDAYDA REKOLTE BEKLENTİSİ 17.5 MİLYON TON
BUĞDAYDA REKOLTE BEKLENTİSİ 17.5 MİLYON TON

Yaklaşan buğday hasadı dönemi dolayısıyla Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, değerlendirmelerde bulundu.

YÜZDE 60’A GÖRE İŞSİZLİK VE EKONOMİ EN ÖNEMLİ SORUN
YÜZDE 60’A GÖRE İŞSİZLİK VE EKONOMİ EN ÖNEMLİ SORUN

Salgının Türkiye’de kontrolden çıkması ve yöntemi eleştirilen kapanma politikaları; vatandaşın ekonomik yükünü taşınamaz noktaya getirirken, ekonomik kriz ve işsizlik, salgını toplumun gündeminden çıkarmış durumda.