Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
27 Nisan 2015
BİR BÜYÜK TRAJEDİYE DOĞRU

Neoliberal “Birlik” projesi Avrupa’yı, emperyalist müdahaleler Afrika ve Ortadoğu’yu adeta yangın yerine çevirdi. Bu yangınlar tek bir büyük trajedi oluşturacak biçimde kesişiyor.

BİR BÜYÜK TRAJEDİYE DOĞRU

 Neoliberal “Birlik” projesi Avrupa’yı, emperyalist müdahaleler Afrika ve Ortadoğu’yu adeta yangın yerine çevirdi. Bu yangınlar tek bir büyük trajedi oluşturacak biçimde kesişiyor.

Siyaseti bırak paraları ver…
Neoliberal “Birlik” projesinin hakikatini gösteren tipik örnek Yunanistan krizi. Yunanistan, başta Almanya olmak üzere merkez AB ülkelerinin, kendi üretim, sermaye fazlasını göndermek için adeta zorla verdiği kredileri tükettikten sonra şimdi, IMF ve özel bankalara borçlarını ödeyemiyor. Borçlarını servis edebilmek için, ek kaynağa, kaynak yaratacak ekonomik büyümeye ve zamana gereksinimi var. 
Yaşananlar ise tam bir saçmalık. 2009’da kriz patlak verdikten sonra da borçlarını servis edebilmesi için Yunanistan’a adeta zorla kredi vermeye (pardon-yardım etmeye!) devam ettiler. Bu “yardıma” karşılık Yunanistan, vergilerini artırmayı, sosyal harcamaları azaltmayı, ücretlerin düşürülmesi gibi “kemer sıkma” politikalarını kabul etti. Başbakan Papandreou“bunları bir de halka sorsak” deyince, AB baskısıyla istifaya zorlandı. 
Yunanistan ekonomisi daha da battı, yaklaşık yüzde 30 küçüldü. Ücretler yüzde 35’ten fazla düştü, sağlık sistemi çöktü, işsizlik yüzde 26’ya, gençler arasında yüzde 50’ye fırladı; borç yüküyse azalmadı. 
Yunanistan toplumu dağılırken, halk “kemer sıkma programını” kabul eden partileri cezalandırdı; sol eğilimli Syriza yükseldi. Syriza hükümeti, kurulduğundan bu yana, AB ile sıkı bir pazarlık içinde, adeta onlara aklın yolunu göstermeye çalışıyor. Syriza,“Halka verdiğimiz sözleri tutmak zorundayız” dedikçe, AB bürokrasisi kızıyor, Yunan halkıysa bu çabaları görüyor. Syriza’nın popülaritesi artıyor. 
Artık pazarlıklar sonuna gelmeye, süreç tıkanmaya başladı. Geçen hafta AB oligarşisi baskıları iyice artırdılar; adeta Yunanistan’ı destabilize etmeye, Syriza hükümetini devirmeye çalışıyorlar. Ancak onların da korkmaya başladıkları verdikleri demeçlerden belli oluyor. IMF Başkanı Financial Times’a “Syriza siyaseti bıraksınborçlarını ödesin” diyor. Bir analist Syriza’yı “istemem diye ayaklarını yere vuran çocuğa” benzetiyor. Biri de “aile içinden bazıları bu piçi evlatlık verip kurtulmak istiyor” diyor. 
Tüm bu tepkiler, iki gerçeği ortaya koyuyor: AB oligarşisi tamamen finans kapitalin“vesayeti” altındadır. İkincisi, iktidardakilerin kafası neoliberal programın dışındaki tüm seçeneklere kapalıdır. Bu vesayet ve dogmatizm tüm Avrupa’da işsizliği, çalışan kesimler arasında yoksulluğu artırıyor, ırkçılığı, göçmen düşmanlığını, faşist demagojiyi güçlendiriyor.

1 milyon siyah geliyor… 
Bu sırada, Afrika’da, Ortadoğu’da, emperyalist askeri, siyasi, mali müdahalelerin etkisiyle dağılmaya başlayan Libya, Suriye, MALİ, Nijerya gibi toplumlardan can havliyle kaçanların Avrupa’ya sığınmaya çalışması, yollarda ölmesi, bir “göçmenler krizi” yarattı. 
Doğu Avrupa’da, Balkanlar’da, neoliberal politikaların, askeri müdahalelerin dağıttıkları ülkelerden kaçanların gelmesiyle Avrupa’da yabancı düşmanlığı artmıştı; şimdi, yeni gelenlerle daha da artıyor.
İşsizliğin, yoksulluğun baskısıyla kıvranan Yunanistan, İtalya şu sıralarda, bu göçmenler krizinin ön safında, neredeyse tüm yükü üstlenmiş durumdalar. AB’nin zengin ülkeleri, her gün yüzlerce yoksul çaresiz insan Akdeniz’de yok olurken yardım elini uzatmıyor. 
Bu sırada televizyonlar, adeta “gemiler dolusu siyah insan Avrupa’ya doluyor”diyen görüntüleri sergiliyorlar. İtalya Başbakanı “sırada gelmeyi bekleyen bir milyon insan var” diyerek korkutuyor. 
Fransız kanalı TV5’te bir uzmanın, “Suriye’nin komşuları milyonlarca göçmeni kabul etti, Avrupa birkaç bin göçmen bile almak istemiyor” hatırlatmasına karşın, spiker uzmana kızgın gözlerle bakarak, “onlar sınırdaş ülke filan” gibi bir şeyler geveliyordu… 
Ortada, ne uluslararası ekonomik krize, ne de bu göçlere yol açan jeopolitik krizlere çare üretebilecek bir akıl ve güç var. Aksine, uygulamalar, en son Yemen’de olduğu gibi dağılmayı hızlandırıyor. Bu iki kriz birleşiyor, emekçi halkları birbirine düşman eden tek bir insani krize dönüşüyor. Yarın bu madalyonun öbür yüzüne bakacağım…

DİĞER HABERLER
BASIN AÇIKLAMASINA ÇAĞRI
BASIN AÇIKLAMASINA ÇAĞRI

İstanbul Çatalca’da kurulu bulunan Polonez Fabrikasında işveren, daha iyi bir ücret alabilmek ve insana yaraşır koşullarda çalışabilmek için sendikaya üye olan işçilerden 13’ünü işten çıkardı.

ÜZÜM ÜZÜME, HİZMETLER SEKTÖRÜ BİRBİRİNE BAKA BAKA…
ÜZÜM ÜZÜME, HİZMETLER SEKTÖRÜ BİRBİRİNE BAKA BAKA…

Önce bir gerçeğin altını çizeyim. Bu köşede bir süre önce (8 Temmuz) TÜFE’de dikkate alınan madde fiyatlarındaki tuhaflığı yazdım. TÜİK verilerine dayanarak hesapladığım o listede inanılmaz fiyatlar vardı.

BASIN-İŞ KANUNUNDA İŞ GÜVENCESİ
BASIN-İŞ KANUNUNDA İŞ GÜVENCESİ

Gazetecilerin işverenleriyle ilişkilerini düzenleyen ilk kanun, 13.6.1952 gün ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanundur (Resmi Gazete, 20.6.1952).

POLONEZ’DE SENDİKA DÜŞMANLIĞI!
POLONEZ’DE SENDİKA DÜŞMANLIĞI!

Çatalca’da faaliyet yürüten Polonez fabrikasında 15 işçi sendikalaşma süreci nedeniyle işten çıkarıldı. Arkadaşlarını yalnız bırakmayan işçiler, üretimi durdurdu.