Geçenlerde telefonla arayan bir okuyucu, işyerinde asgari ücret aldığını ve asgari ücretin artırılması gerektiğini söyleyerek, benim de bu konuda bir yazı yazmamı istedi. Ben de, asgari ücretin ne kadar olması gerektiği konusunda açık artırmaya girmeyeceğimi söyledim.
ASGARİ ÜCRETİN DÜZEYİ
Asgari ücret düşüktür. Neye göre düşüktür? Bir işçi ailesinin günün koşullarında insanca yaşayabilmesi için asgari ücretin daha yüksek olması gerekir.
Ne kadar yüksek? Bazı kurumların açıkladığı yoksulluk sınırı rakamları mı uygulanmalı?
Bu rakamların hiçbir bilimsel temele dayanmadığını birkaç kez yazdım. Bunların hiçbirini ciddiye almayın.
Peki, ne kadar yüksek olmalı?
Böyle bir tartışma abesle iştigaldir. Bir köşe yazısında asgari ücretin ne kadar olması gerektiği konusunda ahkam kesmek de kendi kendini tatmindir ve okuyucuları aldatmaktır.
Ben bu yola girmeyeceğim.
Asgari ücret, olması gerektiği düzeydedir.
Asgari ücretin olması gerektiği düzey nedir? İşçi sınıfının ve sermayedar sınıfın karşılıklı güç dengeleri ve ülkenin ve işyerlerinin kaynak durumu bu düzeyi belirler.
İşçi sınıfının gücü, siyasal alandaki güç ve örgütlü mücadele gücüdür.
Asgari ücret alan işçi sayısının milyonları bulduğunu biliyoruz. Bu insanlar, eğer hayatlarından memnunsa, asgari ücretin belirlenmesinde karar verici durumunda olan siyasal partiye oy verir. Şimdiye kadarki uygulama bu.
Asgari ücretli işçilerin Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na, işverenlere ve hükümete baskı yapmak amacıyla örgütlü bir mücadele vermediklerini ve eylemler yapmadıklarını biliyoruz.
ASGARİ ÜCRET ARTTI
Geçen yılki durumu hatırlatayım.
AKP iktidara geldiğinde, aylık brüt asgari ücret 250,88 liraydı. 2016 yılı Mayıs ayı sonunda 1647 lira oldu. Brüt parasal ücret (nominal ücret) 6,56 katına çıktı. Diğer bir deyişle, aylık brüt asgari ücret yüzde 556 oranında arttı.
Tüketici fiyatları indeksi 2003 yılı Ocak ayında 94,77 idi. 2016 yılı Mayıs ayında 278,02 oldu. Diğer bir deyişle, bu dönemde tüketici fiyatları toplam yüzde 193 oranında arttı.
Buna göre gerçek brüt aylık asgari ücret yüzde 124 oranında arttı.
Asgari ücret alan işçi son derece gerçekçi. Eğer seçimler gündemdeyse ve hükümet milyonlarca asgari ücretliden oy almak istiyorsa, işverenlerle anlaşmazlığı göze alıyor ve asgari ücretin satınalma gücünü artırıyor. Sonra da işverenlerin SGK priminin bir bölümünü üstlenerek onların gönlünü almaya çalışıyor.
Asgari ücretli işçi bir taraftan işsizlikten korkuyor, diğer taraftan siyasi alandaki gücünü kullanarak satınalma gücünü artırıyor. Risk almadan çözüm üretiyor. Asgari ücret konusunda dışarıdan gazel okuyarak açık artırmaya girenleri de ciddiye almıyor.
Birinci Enternasyonal’in tüzüğünde, işçi sınıfının kurtuluşu kendi eseri olmalıdır, diye yazar. İşçi sınıfının kurtuluşu kendi eseri olmalı ki, işçi sınıfı daha ileri bir mücadeleye hazırlanabilsin.
İşçi sınıfının siyasal alandaki gücünün gerek seçimlerin gündemde olmaması, gerek kaynak yetersizliği nedeniyle, asgari ücretin artırılması için yeterli olmadığı durumlarda, asgari ücretli işçiler mücadele etmeye başlayacak. O mücadele sürecinde güçleri neye yeterse o kadar zam alacaklar. Güçleri yetmiyorsa veya mücadeleye girmeye korkuyorlarsa, güçlerini artırmayı ve korkunun ecele faydasının olmadığını yaşayarak öğrendikten sonra gerekeni yapacaklar.
Bu nedenle benim gibilerin veya asgari ücretin artırılması için parmaklarını kıpırdatmayan bazı örgütlerin ahkam keserek asgari ücret şu kadar olmalı diye yazmasının hiçbir yararı ve anlamı yok.