TRAKYA ŞUBEMİZİN KONGRESİ TAMAMLANDI
Trakya Şubemizin 16. Olağan Kongresi tamamlandı.
Tekirdağ’da 8 Mart Pazar günü yapılan toplantıya, Genel Başkanımız İbrahim Ören, Genel Sekreterimiz Kemal Köse, Genel Mali Sekreterimiz Ali Bükülmez, Genel Teşkilatlanma Sekreterimiz Engin Öz ve Genel Eğitim Sekreterimiz Seyfullah Keskinoğlu katıldı. Kongreye şube başkanlarımızdan da Adana Şube Başkanımız İbrahim Sani Gökmen, Ankara 1 Nolu Şube Başkanımız Ali Solmaz, Balıkesir Şube Başkanımız İbrahim Ökten, Bandırma Şube Başkanımız Şefik Kayhan, Bursa Şube Başkanımız Zeki Ertürk, Bursa Karacabey Şube Başkanımız Ergün Çarıkçı, Bursa Mustafakemalpaşa Şube Başkanımız Ertan İkizler, Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanımız Cengiz Çiçek, Eskişehir 2 Nolu Şube Başkanımız Erdoğan Yörüksoy, Eskişehir 3 Nolu Şube Başkanımız Yılmaz Taşpınar, Gebze Şube Başkanımız Ünal Arasan, İzmir 3 Nolu Şube Başkanımız Latif Gökçay, İzmir 7 Nolu Şube Başkanımız Ömer Atabey, Manisa Şube Başkanımız Yavuz Uçkıran ve Turgutlu Şube Başkanımız Anıl Paspas katıldı.
KARDEŞ SENDİKALARDAN VE İŞVEREN VEKİLLERİNDEN KATILIM
Kongreye kardeş sendikalardan ise Türk-İş İstanbul 1. Bölge Başkanı Halil Erdal, Türk-İş Kırklareli İl Başkanı Tamer Soysal, Belediye-İş Trakya Şube Başkanı İbrahim Özçelik, Türk Metal Çorlu Şube Başkanı Caner Alözkan, Türk Metal Kapaklı Şube Başkanı Günay Özden, Koop-İş Trakya Şube Başkanı Ziya Nur Üzmez ile işveren vekillerinden PepsiCo Çorlu Fabrika Müdürü Savaş Coşkun ve Trakya Birlik Entegre Müdür Yardımcısı Tuncay Gültek katıldı. Kongre, Trakya Şube Mali Sekreterimiz İlker Şamakay tarafından yapılan açılış konuşması ile başladı. Daha sonra Trakya Şube Başkanımız Aytaç Göçmen bir konuşma yaptı. Konuşmasında Genel Başkanımız İbrahim Ören’e özel bir parantez açan Göçmen, Genel Başkanın genel teşkilat sekreterliği döneminden bu yana şubenin %60 oranında büyümesinde büyük emeği olduğunu vurguladı. Özellikle ekonomik kriz döneminde işçi ücretlerinin asgari ücret seviyesine gerilemesine karşı alınan hızlı aksiyonlarla işçilerin nefes aldığını belirten Göçmen, “O, genel sekreterken bu başarıları sağladı, şimdi ise Genel Başkan olarak ilk şube kongresinde bizimle birlikte” ifadelerini kullandı. Kongrenin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne denk gelmesi sebebiyle konuşmasına kadınların toplumdaki ve iş hayatındaki önemine değinen Göçmen, “Kadın olmak zordur; onlar bir anne, bir eş, bir evlat. Kadın emekçilerimizin her zaman yanındayız” dedi. Göçmen, konuşmasının sonunda kadın delegeleri ve misafirleri sahneye davet ederek onlara çiçek takdim etti. Sonrasında delegelerin önergesi ile kongreyi yönetmek üzere Divan Kurulu oluşturuldu. Divan Kurulu Başkanlığına Genel Mali Sekreterimiz Ali Bükülmez, Divan Kurulu Üyeliklerine; Genel Teşkilatlanma Sekreterimiz Engin Öz ve Genel Eğitim Sekreterimiz Seyfullah Keskinoğlu seçildi. Divan Kurulu yerini aldıktan sonra başta Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı şehitleri olmak üzere iş kazalarında hayatını kaybeden işçilerin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Daha sonra Genel Teşkilatlanma Sekreterimiz Engin Öz, kongremize katılan misafirleri tanıttı. Misafirlerin tanıtımı sonrasında Türk-İş İstanbul 1. Bölge Başkanı Halil Erdal, Trakya Şube Kadın Komitesi Başkanımız Elçin Metin birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Genel Başkanımız İbrahim Ören bir konuşma yaptı. Genel Başkanımız İbrahim Ören yaptığı konuşmada; küresel ekonomik krizden Türkiye’deki geçim sıkıntısına, sendikal şeffaflıktan hukuk sistemindeki aksaklıklara kadar pek çok kritik konuda önemli açıklamalarda bulundu.
‘EKONOMİK YANGIN EMEKÇİLERİ VURUYOR’
Konuşmasına dünya ekonomisinin içinde bulunduğu tarihsel kırılma dönemine dikkat çekerek başlayan Genel Başkanımız İbrahim Ören, pandemi sonrası derinleşen jeopolitik çatışmalar, enerji ve gıda krizleri ile yüksek enflasyonun küresel sistemi sarsmaya devam ettiğini, büyük ekonomilerde büyümenin hız kestiğini, borçluluğun arttığını, gelir dağılımının bozulduğunu belirtti. Dijitalleşme ve yapay zekanın üretim süreçlerini dönüştürürken emeği daha güvencesiz hale getirdiğini ifade eden Genel Başkanımız İbrahim Ören, sözlerine şöyle devam etti: “Küresel ölçekte uygulanan sıkı para politikaları gelişmekte olan ülkeleri daha kırılgan bir noktaya sürüklüyor. Sıcak para hareketleri, kur dalgalanmaları ve dış borç baskısı bu ülkelerde emeğin aleyhine sonuçlar doğuruyor. Sermaye kendini koruyacak araçlara sahipken, faturayı çoğu zaman işçiler ödüyor. Türkiye ekonomisi de bu küresel tablonun dışında değildir. Zaten can çekişen Türkiye ekonomisi son yıllarda yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, gelir dağılımındaki bozulma ve alım gücündeki erime ile karşı karşıyadır. Resmî rakamlar ne söylerse söylesin, pazardaki fiyatı, kirayı, faturayı ödeyen işçi gerçek enflasyonu her gün yaşamaktadır. Ücret artışları daha cebe girmeden erimekte, sabit gelirli kesimler sürekli geriye düşmektedir. Ülkenin ekonomik anlamda içinde bulunduğu yangın, TÜİK tarafından makyajlanarak açıklanan rakamların aksine her geçen gün büyümekte ve en çok da emekçiyi vurmaktadır. Kötü yönetilen ekonominin faturası ağır vergi uygulamaları ile emekçinin sırtına yüklenmişken, bir de devletin kurumu TÜİK tarafından makyajlanarak açıklanan enflasyon rakamları ile bu yük taşınamaz bir hale getirilmiştir. Diğer taraftan kur dalgalanmaları ve maliyet artışları üretim yapısını zorlamakta; buna karşılık verimlilik artışı ve katma değerli üretim yeterince sağlanamamaktadır. Bu tablo sermaye açısından maliyet baskısı yaratırken; işçi sınıfı açısından ise güvencesizlik, esnek çalışma, taşeronlaşma ve sendikasızlaştırma baskısını artırmaktadır.”
‘TAKDİR TOPLAYAN TOPLU SÖZLEŞMELER BİTİRDİK’
Genel Başkanımız İbrahim Ören, alım gücünün sistematik biçimde düşmesinin, vergi sisteminin ücretliler aleyhine işlemesinin, kayıt dışı ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşmasının, sendikal örgütlenme önündeki fiilî ve hukuki engellerin, genç işsizliği ve kadın emeğinin yeterince korunmamasının, Türkiye’de bugün emekçilerin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan olduğunu söyledi. Sermaye kesimi açısından bakıldığında ise finansmana erişim sorunu, belirsizlik, maliyet artışları ve uluslararası rekabet baskısının öne çıktığını ancak ekonomik krizin yükünün eşit dağılmadığına dikkat çeken Genel Başkanımız İbrahim Ören, “Sermaye fiyatlara yansıtma, varlıklarını koruma ve maliyetleri emeğe aktarma gücüne sahiptir. İşçi ise yalnızca emeğiyle geçinmektedir. Bizim mücadelemiz tam da bu noktada anlam kazanmaktadır. Tekgıda-İş Sendikası olarak bu mücadelenin bir sonucu olarak sizlerle birlikte, kendini enflasyon karşısında güncellemeyi başaran, gıda sektöründe öncü, diğer sektörlerde çalışan emekçi kardeşlerimiz tarafından da takdir toplayan toplu iş sözleşmeleri bitirdik. Yıllar önce birçok işletmede asgari ücretin 3-5 kuruş üstü ücretlere ulaşabilmeyi kâr sayan bir anlayıştan, asgari ücretin 2-3 katı ücretleri hedefleyen ve almayı başaran bir anlayışı sizlerle birlikte hâkim kıldık” ifadelerini kullandı.
‘TEK ADAM OLMAYA DEĞİL, ÇOK ADAM OLMAYA GELDİK’
Artık daha şeffaf toplu iş sözleşme müzakereleri yürüttüklerini belirten Genel Başkanımız İbrahim Ören, şunları söyledi: “Şube başkanı ve temsilci arkadaşlarımızın bilgisi dışında bitirilmiş sürpriz sözleşmeler dönemini artık tarihin tozlu raflarına kaldırdık. İşletmelerde birinci derece sorumluluk sahibi olan şube başkanlarımızın da bu sorumluluğun gereği olarak toplu iş sözleşme müzakerelerine katılımı ile üyelerimizin maddi ve manevi haklarını korumaya devam ediyoruz. Tıpkı 6 ay önce gerçekleşen olağanüstü kongrede sizlere verdiğimiz söz gibi: Tek adam olmaya değil, çok adam olmaya geldik! Özel sektör ruhu makine başından sonuna kadar bir ekip anlayışıyla üretim yapar ve tüketiciye ulaştırır. Bir kişi kendini taşır ama çok kişi koca bir kurumu taşır.”
‘HUKUKUN ÜSTÜN OLMADIĞI BİR ÜLKEDE HİÇBİR ŞEY OLMAZ’
Konuşmasında Türkiye’deki hukuk sistemine ve vergi adaletsizliğine geniş yer ayıran Genel Başkanımız İbrahim Ören, vergi sisteminin acilen adil bir yapıya kavuşturulması gerektiğini, ücretlilerden alınan dolaylı ve dolaysız vergilerin azaltılması gerektiğini, çok kazanandan çok vergi alınan bir sistemin şart olduğunu belirtti. Hukuki anlamda karanlık günlerden geçtiğimize dikkat çeken Genel Başkanımız İbrahim Ören, sözlerine şöyle devam etti: “Doğru dürüst iddianameler bile olmadan, rastgele seçilmiş sözde şahit beyanları ile sonradan iktidar gücü ile devşirilmiş itirafçı beyanlarıyla maalesef insanların siyasi gelecekleri kolaylıkla karartılmakta ve özgürlükleri kısıtlanarak aylarca hapishanelerde tutulmaktadır. Ülkemiz öyle bir noktaya geldi ki artık aklınızın alamayacağı sebeplerden kapımıza polis gelir ve ifade için karakola çağırılır olduk. Şahsım olarak da üç hafta önce hiçbir hakaret içermeyen bir karikatür paylaşımı için savcılığa ifade vermek zorunda kaldım. Başka bir kişinin çizdiği ve benim paylaştığım bir karikatür için devletin savcısına ifade vermek zorunda kaldım. Hırsızlık ve yolsuzluk ülkede almış başını gitmiş, kadın cinayetleri artık günlük yaşanır hale gelmişken devletin odak noktasını bu kadar alt seviyeye düşürmesi gerçekten beni üzdü ve şaşırttı. Bu emareler ülkemizin geleceği için endişe verici işaretlerdir. Hukukun üstün olmadığı bir ülkede hiçbir şey olmaz.”
‘BAŞKANLIK AVANSINI DEVRE DIŞI BIRAKTIK’
2013 yılında göreve geldiklerinde 12.700 olan üye sayısını yoğun bir örgütlenme atağıyla 45.000 seviyelerine çıkardıklarını belirten Genel Başkanımız İbrahim Ören, Tekgıda-İş’in Türkiye’nin en büyük gıda sendikası olduğunu hatırlattı. Bu süreçte Trakya Şubesi’nin üye sayısını %100’ün üzerinde artırarak aktif rol oynadığını ifade eden Genel Başkan Ören, Şube Başkanı Aytaç Göçmen ve yönetimini tebrik etti. Tekgıda-İş Sendikası olarak eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarını da artırmaya devam edeceklerini belirten Genel Başkanımız İbrahim Ören, “Yönetim ve temsilci kadrolarımızın yanı sıra üyemizin de yalnızca haklarını bilen değil, ekonomik gelişmeleri okuyabilen, sınıf bilinci güçlü bireyler olabilmesi sendikamızın eğitim politikalarının başında olmaya devam edecektir. Diğer taraftan sendikamız maddi konularda daha dikkatli bir dönem başlatmıştır. Üye aidatlarının korunması ve doğru alanlarda kullanılması önceliklerimizin başında gelmektedir. Yıllarca genel yönetim onayı ve bilgisi olmadan, sadece genel başkan inisiyatifi ile her ay bir brüt maaş tutarı kadar kullanılan başkanlık avansı devre dışı bırakılarak bir kuruş kullanılmamıştır ve genel kurulda kesinlikle kaldırılacaktır. Yine genel başkan inisiyatifi ile özgürce kullanılan şahıs harcamaları ve sendika tarafından kapatılan kredi kartı da devre dışı bırakılarak genel başkanlık makamından ciddi tasarruflar sağlanmıştır. Sağlanan bu tasarruflar eğitim ve örgütlenme gibi alanlarda kullanılacaktır ve genel kurulda kesinlikle tüzükten çıkarılacaktır” ifadelerini kullandı.
‘GREV HAKKINI KULLANMAKTAN ÇEKİNMEYİZ’
Son olarak gelecek döneme dair stratejilerini paylaşan Genel Başkanımız İbrahim Ören, grevi bir amaç değil araç olarak gördüklerini ancak emeğin yok sayıldığı noktada grev hakkını kullanmaktan çekinmeyeceklerini belirtti. Gıda işkolundaki diğer sendikalarla husumetleri bir kenara bırakarak örgütlenme protokolleri ve ortak hareket platformları gibi konularda çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Genel Başkanımız İbrahim Ören, “Emek mücadelesi parçalı değil, ortak bir zeminde yükselmelidir. Sizlerle birlikte sendikamızın kuruluş ilkelerinden taviz vermeden mücadelemize devam edeceğiz. Emeğin olmadığı yerde üretim, üretimin olmadığı yerde kalkınma, adaletin olmadığı yerde huzur olmaz. Bizler bu ülkenin alın teriyiz. Bizler bu toprakların üretim gücüyüz. Ve biz örgütlü olduğumuz sürece hiçbir kriz emeği teslim alamaz” diyerek konuşmasını tamamladı.
Genel Başkanımız İbrahim Ören’in konuşmasının ardından delegeler sandık başına gitti.




























































































































