Aydınlık’a konuşan işçiler, mevcut asgari ücretle geçinemediklerini belirterek, vekillere ‘Sadece 1 ay denesinler bakalım geçinebiliyorlar mı?’ diye seslendi.
2017’nin sonuna gelirken yeni yıl için belirlenecek asgari ücrete ilişkin tartışmalar da gündemde yerini aldı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun aralık ayının ilk haftasında toplanması beklenirken çalışanlar taleplerinin dikkate alınmasını istedi.
Aydınlık’a konuşan işçiler, asgari ücretin 2 bin lira olmasını talep etti. İşçiler, 2 bin liranın altındaki bir ücretle geçinemediklerini, birçok ihtiyaçtan mahrum kalan çocukları için daha iyi yaşam koşulları sunmak istediklerini belirtti. Milletvekillerine seslenen işçiler, “Kendilerine, bir ay olsun asgari ücretle yaşamayı denemelerini öneriyoruz” dedi.
Hatay Büyükşehir Belediyesi’nde Parkomat işçisi olarak çalışan Kenan Taş, asgari ücretin en azından bir işçinin geçimini sağlaması için yeterli olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Ev kiraları 600-800 lira arasında. Bu insanlar ne yiyip, ne içecekler? Okuyan çocukları varsa nasıl bir çözüm bulacaklar? Bakın çocukların kitap, kırtasiye gideri 300 lira. Bunun servis parası, harçlığı; normal şartlarda 2 bin lira ile geçinmek bile mümkün değil. 2 bin 500 lira olması biraz rahatlatır. Hükümetten beklentimiz asgari ücretin en az 2000 lira olması.”
‘ÇOCUĞUMUZU OKULA HARÇLIKSIZ GÖNDERİYORUZ’
İnşaat işçisi Latif Yılmaz, bin 400 lira ücretle çalıştığına dikkat çekerek “Evimiz kira, elektrik ve su kullanıyoruz; bu şartlarda bu para yetmiyor. Asgari ücretin en az 2 bin lira olmasını istiyoruz. Çoluk çocuk var, okul harçlıkları bazen çıkmıyor; harçlıksız gidiyorlar. Pazar alışverişi için paramızı yetiştiremiyoruz” dedi. İskenderun Belediyesi’nde taşeron temizlik şirketinde çalışan Şehmuz Demir de “Ben 4 nüfusa bakıyorum. 600 lira kira ödüyorum, şu an aldığım ücret bizi kurtarmıyor” diye konuştu. Sanayide boya ve kaporta ustası olarak çalışan Özgür Nazlı, bin 400 liraya çalıştığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu para ile geçinmemiz mümkün değil. Kira 500 liradan aşağı değil, 200 lira elektrik ve suya gidiyor, yakacak ve diğer giderleri söylemiyorum bile. Ben bir asgari ücretlinin en az 2000 lira alması gerektiğini düşünüyorum. Çocuklarımıza düzgün beslenmeleri için bile bir şeyler alamıyoruz. Haftada bir kez olsun et yiyebilmeliyiz ancak ayda bir kez et alabiliyoruz. Bunları iyileştirirsek, ilerde iyi bir toplum yetiştiririz. Bu işler simit hesabı ile olmuyor. Bin 400 lirayı bize uygun görenler, bu ücretle yaşamayı bir denesinler, acaba yaşayabilecekler mi? Bizi yönetenler üç tane çocuk yapın diyorlar. Biz neye dayanarak üç çocuk yapacağız? Onlara nasıl bir gelecek sunacağız? Biz kendimize zor bakıyoruz, bunu isteyenlerin bu sorunları çözmesi gerekir.”
‘BİN 400 LİRA KOMİK RAKAM’
Tel ve çivi fabrikasında çalışan işçi Osman Aydemir, bekar olduğu halde asgari ücretin kendisine bile yetmediğini söyleyerek “İnsanlar gerçekten mağdur. 2 bin liradan aşağı bir asgari ücret düşünmüyorum. Bin 400 lira yetmiyor” ifadelerini kullandı.
Esnaf olan Şehmuz Aydemir ise işveren olarak bir asgari ücretin 2 bin-3 bin lira arasında olması gerektiğini ifade ederek “Bir insanın sıkıntı yaşamaması için asgari ücretin 2 bin 500 liranın altına inmemesi gerekir. Bin 400 lira çok komik bir rakam” diye konuştu.
2 BİN LİRANIN DA ÜZERİNDE OLMALI
Çukurova İşçi Dernekleri Federasyonu Başkanı Sadık Karakaş, mevcut asgari ücretin net bin 400 lira olduğunu hatırlatarak “Bölgemizde ev kiraları ortalama 700 lira, aylık olarak; elektrik gideri 100 lira, mutfak masrafı 500 lira, tüp masrafı 80 lira, giyim, kuşam, öğrenci servisi giderleri 500 lira. Bu giderleri birleştirdiğimizde; asgari ücretin bugünkü haliyle yetmediğini görmekteyiz” diye konuştu. Karakaş, şöyle devam etti:
“Bu giderler toplamı olmazsa olmaz olanlar. Bir ailenin, sosyal yaşam masraflarını da eklediğimizde, karşımıza 2 bin liranın da üzerinde bir asgari ücret alması gerektiği sonucu çıkıyor.
TEK SORUN ÜCRET DEĞİL
Bölgemizdeki şu tespitleri de söylemeden geçemeyeceğiz: Birinci mesele, çalışanların sigortasız olmaları; bunların ise asgari ücretin altında bir ücret almalarıdır. Asgari ücretle çalışan işçilerin iş güvencesinin olmadığı, sendika haklarını kullanamadığı, işçinin iş akdinin feshinin işverenin iki dudağı arasında olduğunu işçiler ifade etmektedir. Görüştüğümüz işçilerin haklarını savunmamızı istediğimizde, işini kaybetme korkusu yaşadıklarını, bunun da örgütlenmeyi engellediğini bilmekteyiz. Hükümet ve işveren, asgari ücreti tartışırken; işçinin en önemli sorunu iş güvencesi ve sendikal haklarını da konuşmalıdırlar. Ancak o zaman taşeron işçilerinin sorunlarına bir nebze çözüm getirmiş olurlar. Zaten asgari ücretle çalışan işçilerin çoğu taşeron işçileridir. Bölgemizde kurulu olan; Adana, Gaziantep, Mersin, İskenderun ve Kırıkhan taşeron işçileri derneklerinin oluşturduğu Çukurova İşçi Dernekleri Federasyonu olarak, işçileri, derneklerimizde örgütlenmeye ve ortak mücadeleye çağırıyoruz.”