BEDELSİZ HAK DÖNEMİ GERİDE KALDI
Bir kaptanın iyi olup olmadığı ne zaman anlaşılır? Hava sakinken, herkes kaptanlık yapar. Kaptanlığı, fırtınalı havada sınarsınız. Sakin havada dümenin başında kendisini kaptan sananlar, fırtınalı havada perişan olur.
Bir kaptanın iyi olup olmadığı ne zaman anlaşılır? Hava sakinken, herkes kaptanlık yapar. Kaptanlığı, fırtınalı havada sınarsınız. Sakin havada dümenin başında kendisini kaptan sananlar, fırtınalı havada perişan olur.
Bir sendikanın ve sendikacının iyi olup olmadığı ne zaman anlaşılır?
Ekonomik ve siyasi istikrar varsa, herkes sendikacılık yapar. Sendikacılığı, iktisadi ve siyasi kriz dönemlerinde sınarsınız. Ekonomik büyüme ve siyasi istikrar döneminde kendisini sendikacı sananlar, iktisadi ve siyasi kriz dönemlerinde perişan olur. Türkiye’de iktisadi ve siyasi kriz giderek daha da derinleşiyor. Bakalım kimlerin sendikacılığı göstermelik, kimlerinki gerçek.
SENDİKALARIN ÇOĞU ANAYASA SINAVINI GEÇEMEDİ
Türkiye’nin gündeminin önemli maddesi, bölücü anayasa girişimi. Anayasa komisyonu dağıldı; ancak bu proje yalnızca AKP’nin girişimi değil. Emperyalist güçler Türkiye’yi parçalamak istediklerinde birinci hedefleri, Kemalist Devrim’in temellerinin bölücü anayasayla dinamitlenmesi.
Sendikaların büyük bölümü bu konuda sınıfta kaldı.
Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul’daki sendikalar, Anadolu’daki ölüm kalım mücadelesine karşı duyarsız kalmıştı. Hatta bazı sendikalar İngiliz işgal kuvvetleriyle işbirliği yapmıştı. Bu tavır Türkiye sendikacılık tarihinin kara sayfalarından biridir. Bölücü anayasa konusunda da benzer bir durumla karşı karşıyayız.
İŞÇİ SİMSARLIĞI SINAVI
Özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi veren kanun tasansı TBMM genel kurul gündemine alındı.
Emperyalistler ve yerli sermayedarlar, işgücü maliyetlerini düşürmek ve sendikal hakların kullanılmasını engellemek amacıyla, bu tasarının kabul edilmesi için baskı uyguluyor.
Türkiye’de 14 milyon dolayında işçi var. Bunların 1,5 milyonu sendika üyesi. Sendika üyelerinin yüzde 58’i Türk-İş’e, yüzde 29’u Hak-İş’e bağlı sendikalara üye. DİSK’e bağlı sendikaların üye sayısı 144 bin (yüzde 10).
Büyük sorumluluk Türk-İş ve Hakİş’te.
Özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi veren bir düzenleme 2009 yılında gündeme gelmişti. Türk-İş, Hak-İş ve DİSK, hiçbir etkili eylem yapmadan, birkaç demeçle bu girişime karşı çıktılar.
26.6.2009 gün ve 5920 sayılı kanunla, özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verildi.
Ancak Cumhurbaşkanı, 9.7.2009 günü, bu kanunun 1. maddesini, sendikaların tavrı nedeniyle değil başka gerekçelerle, bir daha görüşülmek üzere TBMM Başkanlığı’na geri gönderdi.
RİSK ALINACAK, BEDEL ÖDENECEK
Bugün, eski kanundaki bazı eksikliklerin de giderildiği bir düzenlemeyle karşı karşıyayız. Ayrıca, seçimler geride kaldı.
Hak almanın ve daha önce elde edilmiş hakları korumanın önemli bedeller ödenmesini ve risklerin alınmasını gerektirdiği bir dönemde yaşıyoruz. Böyle dönemlerde mektuplarla veya imza masalarıyla haklarının korunabileceğini düşünürseniz, size Yalova Kaymakamı muamelesi yaparlar.
Günümüzün iktisadi ve siyasi kriz koşullarında, risk almadan, bedel ödemeden haklar korunamaz, yeni haklar elde edilemez. Yapılması gerekeni, Artvin halkı göstermektedir.
Sendikalar, önce "kiralık işçilik" uygulamasının bu ülkede 13 yıldır mevcut olduğunu öğrenmelidir.
Önlenmesi gereken, özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisinin verilmesidir. Sendikaların talebi, hem gündemdeki bu saldırının durdurulması, hem de İş Kanununun 7. maddesinde düzenlenen işçi kiralama uygulamasının kaldırılması olmalıdır. Bunlar için de risk almayı ve bedel ödemeyi peşinen kabullenmelidir.
Yoksa Yalova Kaymakamı muamelesi görürsünüz.




















































































