21 MİLYON KİŞİ ZORLA ÇALIŞTIRILIYOR
Dünya genelinde zorla çalıştırılan milyonlarca kişinin üzerinden patronların elde ettiği kar yaklaşık 150 milyar dolar. Buna karşı uygulanan yaptırımlar ise göstermelik olmaktan öteye geçemiyor.
ILO’nun 2012 tahminlerine göre dünyada zorla çalıştırılan erkek, kadın ve çocuk sayısı 21 milyona ulaştı. Zorla çalıştırmanın devletten kaynaklı olduğu durumlarda bir azalma gözlenirken, 21 milyonun yüzde 90’ının özel sektörde olduğu kaydedildi.
2012 araştırması, zorla çalıştırılanların yüzde 22’sinin ticari cinsel sömürü kurbanları olduğunu, yüzde 68’inin ise tarımda, inşaatlarda, ev hizmetlerinde ya da imalat sanayinde zorla çalıştırılan işçilerden oluştuğunu ortaya koydu. Asya-Pasifık bölgesi zorla çalıştırılan 12 milyon işçi ile toplamın yüzde 56’sını oluşturuyor. Öte yandan nüfusa oranla zorla çalıştırmanın en fazla olduğu ülkelerin Doğu Avrupa’nın AB üyesi olmayan ülkeleri, Orta ve Güneydoğu Avrupa ile Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri olduğu görülüyor.
Bu ülkelerde her 1000 kişiden 4,2’si zorla çalıştırılıyor. ILO’nun 1930 yılında kabul edilen 29 sayılı Sözleşmesi, "herhangi bir kişinin ceza tehdidi altında ve bu kişinin tam isteği olmadan mecbur edildiği tüm iş veya hizmetleri" zorla çalıştırma sayıyor.
150 MİLYAR DOLAR
2005 yılında ILO, zorla çalıştırma sonucu elde edilen kâra ilişkin bir hesaplamayı tarım sektöründe katma değer verilerine dayanarak yaptı. Ayrıca ticari cinsel sömürüyü de hesaplara dahil etti. Yapılan hesaplama zorla çalıştırmanın yılda en az 44 milyar dolar kâr getirdiği ve bunun 32 milyar dolarının insan ticaretinden kaynaklandığını sonucunu verdi. ILO’nun en son tahminlerine göre yenilenen hesaplama ise özel sektörde zorla çalıştırılanların sırtından elde edilen kârın yılda 150 milyar dolara ulaştığını ortaya koydu. Burakamın 99 milyar dolarının ticari cinsel sömürü, 51 milyar dolarının ise ev hizmetlerinde, tarımda ve diğer ekonomik faaliyetierdeki zorla çalıştırma kaynaklı olduğu açıklandı. 51 milyar doların 9 milyar doları tarım, ormancılık, balıkçılık sektöründe, 8 milyar doları ev hizmederinde, 34 milyar doları ise diğer ekonomik faaliyetler olarak gruplandırılan ve inşaat, imalat sanayi, madencilik, altyapı hizmetleri gibi alanları kapsayan işlerde gerçekleştiği öne sürüldü.
GELİR BİR ANDA DÜŞÜNCE
ILO araştırmasına göre zorla çalıştırma niteliksiz ya da az nitelikli işgücünü çeken, işgücü talebinin değişken ve çalışma koşullarının genellikle kötü olduğu sektör ve sanayilerde daha yaygın. Araşurmanın en çarpıcı bulgularından biri, ani gelir şoklarına maruz kalınması ile kişinin kendini zorla çalıştırma ilişkisi içinde bulması arasındaki korelasyon. Raporda verilen örnekler, gelirleri bir anda açlık sınırının altına düşen yoksul ailelerin, eğer sosyal koruma olanaklarından yararlanamıyorlarsa, yaşamlarını sürdürebilmek için her türlü işi kabul edebildiklerini ve bu durumun kendilerine kredi açan, onları işe alan ve zor durumlarından acımasızca yararlanan vicdansız işverenlere bağımlı kıldığını gösteriyor. EĞİTİMsizlik de önemli bir faktör durumunda. EĞİTİM düzeyi düşük ya da okuryazar olmayan yetişkinler ile ana babaları yeterli eğitim görmemiş çocuklar zorla çalıştırma riski ile daha fazla karşılaşıyor.
YÜZDE 55’İ KADIN
Zorla çalışürılanların yüzde 5 5’ini kadınlar ve genç kızlar oluşturuyor. Ticari cinsel sömürü ve ev işlerinde zorla çalıştırılanların çok büyük bir bölümü de kadınlardan oluşuyor. Zorla çalıştırılma riski yüksek gruplardan biri de göçmenler. ILO tahminlerine göre zorla çalışürılanlar arasında ülke içinde ya da sınır ötesi göçmenlerin oranı yüzde 44 düzeyinde.
Yaptırımlar işe yaramıyor
Tüm dünyada zorla çalıştırılan 21 milyon kişinin yaşamlarını değiştirebilmek için hemen ve somut girişimlerde bulunulması gerekiyor. Kolaylıkla kandırılabilen milyonlarca yoksulun ve eğitimsiz kişinin sırtından çok büyük kârlar sağlanabiliyor olması, hükümetlerin bu alana daha fazla müdahale etmesinin gerekli olduğunu gösteriyor. Son yıllarda zorla çalıştırmaya ve insan ticaretine karşı yaptırımlardaki artışa rağmen bu alan riski düşük, getirişi yüksek bir alan olmayı sürdürüyor. Bu durumun değişmesi gerekiyor. Öncelikle yasaların ve politikaların güçlendirilmesi, zorla çalıştırma riskinin yüksek olduğu sektörlerde denetimlerin artırılması öneriliyor, işçi hakkı ihlalleri hızlı bir şekilde cezalandırılmalı, zayıf konumdaki işçileri sömürenlere cezai yaptırımlar getirilmelidir, işçiler için örgütlülük önem taşıyor. Bu son derece kârlı yasadışı uygulamanın temelinde yatan sosyo-ekonomik nedenlere bakmak ve bu nedenleri ortadan kaldırmak acil bir gereksinimr. Zorla çalıştırma uygulamasına son vermek için hükümetleri, işçileri, işverenleri ve diğer ilgilileri sürece dahil eden kapsamlı önlemler gerekiyor. Zorla çalıştırmanın sürmesi, iş çevreleri için de, kalkınma için de, bu uygulamanın kurbanları için de kötü. Bu tür çalışmanın modern toplumda yeri yok ve kökünün kazınması büyük önem taşıyor.




















































































