Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
23 Aralık 2011
2012 BÜTÇESİ: DEVLET ELİYLE YOKSULLAŞTIRMAYA DEVAM(!)

1980´den bu yana -yani tam 31 yi İdi rTürkiye´de bütçelerin hazırlanması ve uygulanmasındaki anlayış değişmemiştir. Bu bütçeleri yapanlar, kimi zaman doğrudan darbe hükümeti (1981-1983) kimi da zaman darbe rejiminin emanetçisi hükümetler olmuştur.

2012 BÜTÇESİ: DEVLET ELİYLE YOKSULLAŞTIRMAYA DEVAM(!)

       1980’den bu yana -yani tam 31 yi İdi rTürkiye’de bütçelerin hazırlanması ve uygulanmasındaki anlayış değişmemiştir. Bu bütçeleri yapanlar, kimi zaman doğrudan darbe hükümeti (1981-1983) kimi da zaman darbe rejiminin emanetçisi hükümetler olmuştur. Bu hükümetler içerisinde ANAP, DYP, MHP, RP, SR DSP, SHP, CHP ve nihayet AKP olmak üzere hemen tüm milliyetçimuhafazakar, liberal ve sosyal demokrat partiler yer almıştır. 24 Ocak 1980 kararları ışığında hazırlanan bu bütçeler -neoliberal politikalar doğrultusunda- devletin düzenleme işlevini (sosyal devlette olduğunun aksine) piyasanın gereksinimleri doğrultusunda yerine getirmeyi hedeflemektedir. Piyasanın gereksinimi ise küresel rekabet gerekçesiyle devletin; (a) sermayeye sürekli olarak kaynak aktarması, (b) yeni kâr alanları açması ve (c) emek maliyetlerini minimum düzeye indirmesini içermektedir. Devletin bütçe yoluyla piyasanın (sermayenin) gereksinimlerini karşılama yollarını kısaca şöyle özetleyebiliriz:

       (a) Devlet sermayeye kaynak aktarmak üzere toplumun geniş kesimlerinden (dolaylı vergilerle) sağladığı kaynağı, sermayeye (teşviklerle) aktarır. Ayrıca sermayeye aktaracağı kaynağı arttırmak için sosyal harcamalarda kesintiye gider ve kamu hizmetlerini piyasalaştırır.

       (b) Sermayeye yeni kâr alanları açmak için devlet, kamu işletmelerini, değerli kamu mallarını ve doğal kaynakları özelleştirme adı altında sermayeye devreder. Ayrıca eğitim, sağlık gibi kamu hizmetlerini de yeni kâr alanları olarak sermayenin .hizmetine sunar.

       (c) Emek maliyetini düşürmek üzere devlet, "istihdam üzerindeki yüklerin hafifletilmesi" adı altında işverenin (sosyal sigorta payı, vergi vd) istihdam ettiği işçi için üzerine düşen payını İşsizlik Sigortası Fonu ya da genel bütçeden yani toplumun cebinden ödenmesini sağlar. Öte yandan kamu emekçilerinin ücretlerinin baskılanmasını sağlayarak hem ücretler genel seviyesini düşürür hem de sermayeye aktaracağı kaynağı arttırmış olur.

       Devletin 31 yıldır izlediği bu bütçe anlayışının sonucunda bir taraftan emekçiler eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi haklarını kaybederken diğer taraftan da geniş toplum kesimleri yoksullaşmıştır. 2012 yılı bütçesinde de devlet eliyle sosyal hakların gaspı ve yoksullaştırma anlayışı daha da derinleşerek devam etmektedir.

       Devlet bütçeleri, ekonomik -teknik- bir belge (imiş) gibi gösterilmeye çalışılsa da esas itibariyle son derece siyasi ve ideolojik belgelerdir. Dolayısıyla bütçeler sınıflar arası güç dengelerinin de bir yansıması olarak ortaya çıkar. Bu bağlamda 1980’den bu yana hazırlanan bütçelere bakıldığında (reel ücretlerin görece yükseldiği 1989-1993 arası kısmen istisna kabul edilebilir) Türkiye’de emekçi sınıfların siyasi ve ideolojik olarak varlık gösteremediklerini söylemek mümkündür. Emekçilerin siyasi ve ideolojik varlıkları ancak örgütlülükleriyle görünür (hissedilebilir) hale gelebilir. O halde Türkiye’de emekçilerin haklarını ortadan kaldıran onları yoksulluğa, açlığa iten bütçelerin emekçilerin örgütleri olan sınıf partileri ve sendikalar sorgulanmadan eleştirilmesi, değerlendirilmesi çok da anlamlı değildir (!)

DİĞER HABERLER
İŞÇİNİN TALEP DOSYASI YÜKLÜ
İŞÇİNİN TALEP DOSYASI YÜKLÜ

Asgari Ücret Tesbit Komisyonu’nun toplantısına işçi kesimi yüklü bir dosya ile geliyor.

ASGARİ ÜCRETE HALK AYARI
ASGARİ ÜCRETE HALK AYARI

Yöneylem’in araştırmasına göre halkın yüzde 55’inden fazlası ülkenin kötü yönetildiğini düşünüyor. Asgari ücretin 10 bin TL ve üzerinde olması gerektiğini ifade edenlerin oranı ise yüzde 50’yi buluyor.

EŞİTİZ BERABERİZ
EŞİTİZ BERABERİZ

ILO Türkiye Ofisi ve Sosyal Taraflar, Sivil Toplum, Özel Sektör Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi için ILO 190 Sayılı Sözleşme ile uyumlu bir çalışma yaşamı için bir araya geldi.

İSVEÇ’TE İŞ GÜVENCESİ VE KIDEM TAZMİNATI
İSVEÇ’TE İŞ GÜVENCESİ VE KIDEM TAZMİNATI

Türkiye’de giderek derinleşmekte olan ekonomik kriz, işçiler açısından iş güvencesinin önemini her geçen gün daha da artırmaktadır.