Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
12 Ağustos 2010
ZORUNLU TAHKİMİN ANLAMI

Geçen hafta yazdığım Grev yasağı geliyor yazımla ilgili bir bölümü şaşkınlık dolu, bir kısmı ise abarttığımı ileri süren çeşitli tepkiler aldım. Önce şunu söylemeliyim bu görüşlerimi ilk kez yazmadım. Mart ayından bu yana

ZORUNLU TAHKİMİN ANLAMI

Geçen hafta yazdığım "Grev yasağı geliyor" yazımla ilgili bir bölümü şaşkınlık dolu, bir kısmı ise abarttığımı ileri süren çeşitli tepkiler aldım. Önce şunu söylemeliyim bu görüşlerimi ilk kez yazmadım.
 
Mart ayından bu yana BirGün’de ve başka mecralarda yazdığım çok sayıda yazıda paketin zorunlu tahkim-grev yasağı getirdiğini savundum. Dahası bu saptamalar sadece bana ait değil. KESK adına ~İ8 Nisan 2010’da yapılan bir açıklamada paketin kamu çalışanlarının grev hakkını tümüyle yasakladığı vurgulandı (Radikal, 18 Nisan 2010) Ardından DİSK ve Türk-İş üyesi çok sayıda sendika da aynı görüşü dile getirdi. Bu görüşler öğretide de dile getirildi.
 
Aralarında Anayasa Hukukçusu İbrahim Kaboğlu’nun bulunduğu 10 Aralık Hareketi tarafından hazırlanan "Anayasa Değişikliği Paketi: "Evet mi? "Hayır mı?" Neden?" başlıklı çalışmada benzer görüşler yer alıyordu. Yine kamu çalışanlarının örgütlenme mücadelesinin yakın destekçisi ve ülkemizin önde gelen uluslararası çalışma hukukçusu Profesör Mesut Gülmez de iki ayrı yazısında 53. madde değişikliğinin grev yasağı anlamına geldiğini yazdı: "Grev yasaktır demenin başka yolu" (Radikal İki, 28.2.2010), "Grev ve toplu sözleşme rüyası" (Radikal İki, 1.8.2010). 53. madde değişikliğinin ne anlama geldiğini konusunda şüphesi olanlara bu yazıları okumalarını salık veririm.

53. maddenin ne anlama geldiğini hukuk biliminin kavramlarını da kullanarak tekrar anlatmaya çalışayım. İş uyuşmazlıklarının çözümünde iki temel yol vardır: "Barışçıl yollar" ve "iş mücadelesi yollan". Barışçıl yollar uzlaştırma ve tahkim olmak üzere ikiye ayrılır. İş mücadelesi yolları ise grev dahil toplu eylem hakkını içerir. Uzlaştırma adı üzerinde uyuşmazlığın üçüncü bir kişi veya kurul aracılığıyla çözülmeye çalışılmasıdır. Uzlaştırma sürecinin sonuçları kesin değildir.

Taraflar uzlaştırma sürecinde ortaya çıkan sonuçlara uyup uymamakta serbesttir. Gerek 2822 sayılı yasadaki arabuluculuk mekanizması gerekse 4688’deki Uzlaştırma Kurulu uzlaştırma mekanizmalarıdır. Diğer yol ise iş hukuku öğretisinde "grev ve lokavt yasağı ve zorunlu tahkim" olarak adlandırılır. Bu sistemde uyuşmazlık halinde taraflar sadece kanunla gösterilen zorunlu hakem yoluna gidebilirler, hakem kurulu kararları kesindir. Bu kararlara karşı greve gidilemez. (Bakınız: Nuri Çelik, İş Hukuku Dersleri, 22. Bası, 2009, s. 593-598.) Anayasa 54. madde ve 2822 sayılı yasada yer alan Yüksek Hakem Kurulu işçiler için kısmi bir zorunlu tahkim mekanizmasıdır.

Grev yasağı ve erteleme hallerinde nihai kararı bu kurul verir. Anayasa 53’te yapılan değişiklikle tüm kamu çalışanları için getirilen Kamu Görevleri Hakem Kurulu da bir zorunlu tahkim mekanizmasıdır. Bazı iş hukukçuları ise zorunlu tahkim garabetini mevcut durumdan daha ileri bir hüküm olarak savunuyor ve "esasları kanunla düzenlenecek ve bağımsız bir yapıda olacak Kamu Görevlileri Hakem Kurulu" için övgüler sıralıyor (Mehmet Ucum, Star, 11.8.2010). Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Yüksek Hakem Kurulu’nun ne kadar bağımsız bir kurul olduğunu ve 30 yıldır işçi haklarını nasıl yok ettiğini çok yakından biliyoruz. Anayasada bir tane zorunlu hakem kurulu yetmezmiş gibi şimdi ikincisi getirildi.

Birincisi bağımlıydı, işçiler azınlıktaydı ama ikincisi bağımsız olacakmış! Ve böylece çalışana ve emekliye anayasal güvence getirilmiş olacakmış! Ne zamandan beri zorunlu tahkim (grev yasağı) anayasal güvence oluyor? Anayasal bir yasak nasıl anayasal bir güvence olarak anlaşılıyor, pek tuhaf doğrusu. Oradan bakınca öyle gözüküyor demek  Aslında anayasa paketinin sendikal hükümleri üstüne artık uzun boylu yazmayacağım, sayın Başbakan ve emrindeki bürokrasi imdadıma yetişti.

Paketin örgütlenme özgürlüğüne ilişkin hükümlerinin ne anlama geldiğini özetlediler. Başbakan sendikaları da fırçaladığı son konuşmalarından birinde yargı mensuplarının meslek örgütü Yarsav için "Yargının içinde dernek kurulur mu? YARSAV, bir boşluktan yararlanarak, bunu kurdu. Ki bunu da bizim ilk fırsatta halletmemiz lazım" dedi. Örgütlenme özgürlüğünün sınırını çizdi. Alın size örgütlenme özgürlüğü! ikinci örnek Paşabahçe Devlet hastanesindeki işinden atılan ve hastane önünde bekleme eylemi yapan taşeron işçisi Türken Albayrak’ın başına gelenler. Bir zabıta ve polis ordusunun hücumuyla çadırı yıkıldı.

Eylemi kırılmak istendi. Hani 54. maddede yapılan değişiklik ile çalışanlara her türden grev direniş, eylem hakkı geliyordu! Yoksa bu referandum öncesi bu bir yol kazası mı? Türkan Albayrak’ı 13 Eylül günü eylem özgürlüğü mü bekliyor? . . . Referandum sürecinde sendikalara yönelik yazdığım eleştiriler üzerine BES Genel Başkanı Osman Biçer arayarak kendi tutumlarını anlattı ve KESK üyesi BES ile ESM Genel Merkezlerinin referandumda hayır oyu vereceklerini açıkladıklarını iletti. KESK referandumda verilecek oy konusunda çeşitli nedenlerle net bir tutum belirleyemese de bu süreçte yaptıkları açıklamalara baktığımda 53. madddenin grev yasağı getirdiğinin farkında olduklarını görüyorum. Sözüm KESK’lilere değil iştahla evet diyen majestelerinin sendikacılarına.

Kaynak: Birgün Gazetesi / azizcelik@birgun.net

DİĞER HABERLER
HUKUK TANIMAZ ADKOTURK İŞVERENİNİ PROTESTO EDİYORUZ!
HUKUK TANIMAZ ADKOTURK İŞVERENİNİ PROTESTO EDİYORUZ!

Çerkezköy’de faaliyet gösteren Adkoturk’te sendikal mücadele sürüyor. Hukuki süreç sonunda Toplu İş Sözleşmesi (TİS) yetki belgesini alan Tekgıda-İş Sendikası, işverenin çıkardığı engelleri düzenlediği bir basın toplantısı ile protesto etti.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ 3 AY UZATILDI
KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ 3 AY UZATILDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tüm sektörler için geçerli olmak üzere nisan, mayıs ve haziranı kapsayacak şekilde kısa çalışma ödeneği uygulamasına devam etme kararı aldıklarını bildirdi.

ADKOTURK’TEKİ SENDİKA DÜŞMANLIĞINI PROTESTO ETTİLER
ADKOTURK’TEKİ SENDİKA DÜŞMANLIĞINI PROTESTO ETTİLER

Indomie Hazır Noodle üreticisi Adkoturk işvereni, yetki belgesi alarak örgütlenme çalışması yapan Tekgıda-İş Sendikası’na üye çalışanlarını işten çıkartarak sendikal örgütlenmeyi engellemeye çalışıyor.