Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
20 Mart 2013
ZORUNLU BİR CEVAP

Sendikacılık ve işçi haklan ile ilgili ilk yazım 5 Nisan 1965 tarihinde Milliyet gazetesinde yayınlandı. O zamandan bu yana ülkenin belli başlı gazete ve dergilerinde emeği ve örgütlerini savunan yazılar yazdım.

ZORUNLU BİR CEVAP

Sendikacılık ve işçi haklan ile ilgili ilk yazım 5 Nisan 1965 tarihinde Milliyet gazetesinde yayınlandı. O zamandan bu yana ülkenin belli başlı gazete ve dergilerinde emeği ve örgütlerini savunan yazılar yazdım.

O günlerden bu yana sürekli işçi hareketinin içinde oldum. Bu süreçte sırasıyla Bahir Ersoy, Abdullah Baştürk, Mukbil Zırtıloğlu ve Mustafa Türkel’in Genel Başkan olduğu sendikalarda çalıştım. Bu başkanların hepsi ayaklan yere basan, omurgalı ve onurlu sendika başkanlan idi. Bu başkanların sendikalannda çalıştığım ve sonralan milletvekilliği yaptığım yıllarda sadece ve sadece çalışanların haklannı ancak özgür, bağımsız sendikalann koruyabileceğini ve böyle davranan sendikaları ve sendikacılığı savundum. ILO’nun 87 sayılı sözleşmesi üçüncü maddesinde işçi sendikalarının devlet ve işveren karşısında bağımsız olması gerektiğini bir norm olarak ortaya koymuştur.

Daha sonra bu ilkeye dini kuruluşlar karşında da bağımsız olmayı ve onların etkisinde olmamayı eklemiştir. Bu ilkeleri yaşama geçirmek için mücadele vermek çalışanların onurunu savunmaktır. Demokrasinin temel ayaklarından biri olan bağımsız sendikacılığı savunmaktır. Ben de yıllardır bu ilkelerin yurdumuzda egemen olması için kamu oyunu, çalışanlan ve sendika yöneticilerini uyarma mücadelesi verdim, veriyorum ve vermeye devam edeceğim. Aydınlık Gazetesinde 17 Mart günü yayınlanan yazımda da aynı ilkeleri gündeme getirerek bu ilkelerden sapan sendika ve konfederasyonlan, özellikle bu uluslararası normlara zerre kadar saygı göstermeyen Hak-İş Konfederasyonu ve üye sendikalannı eleştirdim.

Bu yazım üzerine bu Konfederasyona bağlı bir sendikanın Genel Başkanlığını yapan bir avukat meslek- daşımdan bir yergi maili aldım. Beni üç kuruş için Hak-İş’i sürekli karalayarak büyük haksızlık yapmakla, çalıştığım Tekgıda İş sendikasının geçmişini gözardı etmekle, Türk-İş’in geçmişte cuntalarla işbirliği yapmasını, cunta hükümetine Bakan vermesi konusunda susmakla suçluyor, "işçileri işverene ve hükümetlere satmada hiç kimsenin Türk-İş ve üyesi sendikaların eline su dökemeyeceğini" belirtiyor ve Hakİş Konfederasyonu ve üyelerinin sütten çıkmış ak kaşık olduğunu ima etmeye çalışıyor. Deveye, "boynun eğri demişler", "nerem doğru ki" diye yanıt vermiş. Baştan aşağı yanlış olan bu suçlamalara zorunlu olarak kısa bir yanıt vermek durumundayım.

Ben hiçbir zaman sömürüye karşı durmayı, işçi haklarını korumayı çıkar kaygısı ile yapmadım. Müktesebatım ile orantılı ücret almayı hiçbir sendikadan istemedim ve almadım da. Öyle olsaydı bugün seksen yaşındaki eşimle birlikte asansörü olmayan dört katlı bir evin onca merdivenini çıkmak zorunda kalmazdım. Tekgıda-Iş Sendikası’nın bana biçtiği parasal değeri duysanız şaşarsınız. İşçi haklarını, özgür sendikacılığı savunmak para için değil, inanç için yapılacak kutsal bir mücadeledir. Bu ateşi hep içimde hissettim ve hissetmeye de devam edeceğim.

Özgür sendikacılık ilkesinden saptıklan zaman Türk-İş’i ve DİSK’i de zamanında çok eleştirdim. Tekgıda-İş Sendikası yöneticileri geçmişte yanlış yapmışlarsa, bu yanlışlan mahkeme önüne getirip onlardan hesap soran bugünkü yöneticilerini, işçinin parasına sahip çıktıklan, geçmişin yanlışlarından dik duran bir sendika yarattıktan için alkışlamak gerek ama bugün yaptıkları yanlış uygulamaları da, örneğin eğitim konusunda, yüzlerine karşı söylemek gerektiğine de inanıyorum ve öyle yapıyorum Hak-Iş konusu Türk sendikacılığının bir kara sayfasıdır.

Geçenlerde uluslararası bir işçi Federasyonundan gelen bir raporda Hak-İş’e bağlı sendikalann hükümetle, işverenlerle yakın ilişkisi konusunda belgelenen olayların üzüntü ile okudum. Çaykur’da Öz Gıda İş’in nasıl hükümetin ve işverenin baskısı ile yetki almaya çalıştığını, Bakanlığın yüz karası yetki kararının nasıl yargıda bozulduğunu hatırlamak yeterlidir sanırım. Hükümet ve işverenlerin baskısı ile ayakta kalmaya çalışmak utanç verici bir sendikacılık anlayışıdır. Üç kuruşluk çıkar ve işçiyi satarak bir koltukta oturmak bir sendikacı için asla öğünülecek bir durum değildir.

İşçi sınıfının tarihi böylesi düşmanlannı asla hayırla yad etmeyecektir. O tarih, zulmün önünde eğilmeyen Bahir Ersoy, Abdullah Baştürk, Mukbil Zırtıloğu, Mustafa Türkel ve onlar gibi mücadele vermiş başka yiğit sendikacılan ak kağıt üzerine altın harflerle yazacaktır ve o sayfalarda Hak-İş Konfederasyonu ve üyelerinden hiç kimsenin adı olmayacaktır.

DİĞER HABERLER
ABD’Lİ SİGARA DEVİNDE GREV KARARI!
ABD’Lİ SİGARA DEVİNDE GREV KARARI!

BASINA VE KAMUOYUNA!  ABD’Lİ SİGARA DEVİNDE GREV KARARI! Sendikamızın uzun yıllardır örgütlü olduğu dünya sigara piyasasındaki dev aktörlerden olan British American Tobacco Şirketi (BAT) ile sürdürülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) müzakereleri uyuşmazlıkla sonuçlandı. 01.01.2023 ile 31.12.2024 tarihleri arasını kapsayan TİS müzakereleri sendikamızın tüm yapıcı çabalarına karşın işverenlerin olumlu adım atmaması sonucu tıkanmıştır. İçinde bulunduğumuz ekonomik […]

MONDELEZ TURKEY GIDA’DA TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI
MONDELEZ TURKEY GIDA’DA TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Mondelez Turkey Gıda (Chipita Gıda) işyerinde yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, İstanbul’da yapılan toplantıyla başladı.

24 OCAK 1980 İSTİKRAR PROGRAMI VE YÜKSEK HAKEM KURULU
24 OCAK 1980 İSTİKRAR PROGRAMI VE YÜKSEK HAKEM KURULU

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin 23 Ocak 2023 günü yayımlanan raporunda, 24 Ocak 1980 tarihli istikrar programı ve 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında işçiler ve memurlar aleyhine mevzuat değişiklikleri veya yeni mevzuatla getirilen düzenlemeler özetlenmişti.

SİGARA DEVİNDE GREV KARARI
SİGARA DEVİNDE GREV KARARI

Tekgıda-İş Sendikası’nın kararı ile British American Tobacco Samsun Sigara Fabrikası’nda 6 Şubat’ta greve gidiliyor.