Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
27 Nisan 2018
YANLIŞ TAŞ

Her sabah güneşle hatta ondan da önce dişliler dönmeye başlıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla insanlar evlerinden çıkıp ekmek mücadelesine başlıyor. Hayatın en net ve tek ifadesidir: “Ekmek Kavgası.”

YANLIŞ TAŞ

Yine bir seçim geldi dayandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde dönüm noktası olacak bir seçime koşar adım giderken hayat başka mecralarda da akmaya devam ediyor. Her sabah güneşle hatta ondan da önce dişliler dönmeye başlıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla insanlar evlerinden çıkıp ekmek mücadelesine başlıyor. Hayatın en net ve tek ifadesidir: “Ekmek Kavgası.”

Geçen hafta 15 yaşında olan çocukların bir kısmı okuluna giderken bir kısmı ekmek kazanma sorumluluğu ve zorunluluğu ile işe gittiler. İçlerinden bir tanesi babasıyla çalıştığı inşaata gitti. O inşaatta babasıyla birlikte geçirdiği kazada hayatını kaybetti. Yine 15 yaşında bir başka çocuk çalıştığı inşaattan düşerek öldü. Hayat bu yazıyı okuyan herkesten daha ağırdı onlar için. Ama bu ülkeyi yönetenlerinkinden daha ağır olmamalıydı.
 
15 yaşındaki çocukları inşaatlarda ölüme mecbur bırakanlar, seçime giderken OHAL’in grevleri engellemesiyle övünülmemeliydi. Çok küçük yaşlarda çalışma hayatının en ağır, en acımasız şartları altında çalışmak zorunda bırakılan çocuklar büyüdüklerinde anayasanın kendilerine tanıdığı örgütlenme hakkını kullandıkları için kapının önüne konuluyor. Eğer işten atılmaz bir de toplu iş sözleşmesi imzalama şansı bulurlarsa bu defa da grev hakları ellerinden alınıyor. Anayasal hak mı dediniz? Peki anayasa nedir? Devlet ana değil midir? Bu devlet ana, “ben anayasayı OHAL’le atlıyorum, senin de grev hakkını yok sayıyorum” der mi? Bunu bu devletin başı olan cumhurbaşkanı söylerse ne olur? Hele de seçime giderken; hele de yeniden adaysa. Bir de üstüne işverenler, “Grev anayasal bir haktır” derlerse.
 
Sendikalı olmak yasalarca güvence altına alınmış bir haktır. Bu hakkın nasıl kullanılacağı da yine yasalarca belirlenmiştir. Bunu en iyi devletin başı bilir. 15 yaşında inşaatta ölen çocuk işçiler eğer ölmeselerdi, sendikalı bir işe girselerdi, bu sadece anayasal bir hakkın kullanılması olmayacaktı. Aynı zamanda iş güvenliği de olacaktı. İstisnalar vardır tabii ama genel olarak iş güvenliğinin de önemli yaptırımcılarındandır sendikal düzen. Sendikalı olarak çalışma şansları olsaydı eğer, küçük bile olsa ekmeklerini evlerine götürme güvenceleri olacaktı. Sendikalı olabilselerdi eğer, ekmeklerini büyütmek için işverenleriyle pazarlık masasına oturduklarında anlaşamazlarsa greve çıkacaklardı. Ekmek büyümeliydi çünkü çocuklar büyüyor. Ekmek büyümezse 15 yaşına gelmeden okuldan alıp işe vermek zorunda kalabilirlerdi.
 
İşte cumhurbaşkanının işverenlerin oyu için işçilerin ve çocuklarının ellerinden almakla övündüğü “Grev” hakkı bu işe yarıyor. Ama cumhurbaşkanlığı için sadece işverenler oy kullanmıyor. Cumhurbaşkanı üzgünüm ki, yine yanlış taşı oynadı. Kiralık işçilik düzenlemesiyle, simsarlara teslim edilen, arabuluculukla hakları budanan, yetmedi bir de kıdem tazminatına göz dikilen, taşeron işçisi yapılıp ayrımcılığa maruz bırakılan işçi sınıfı da oy kullanıyor, hatırlatayım dedim.
 
Hazır her yerde seçim konuşmaları yapılıyorken ben de tercihimi yazayım istedim. Benim cumhurbaşkanı adayım, insanı en başa yazan, emeği en kutsal değer sayan, bilime, aydınlığa, bağımsızlığa, Atatürk ilke ve devrimlerine, hukukun üstünlüğüne inanan; emperyalizme karşı, FETÖ ve PKK ile mücadelede kararlı, vatansever olmalı. Komşularının başına bomba yağdıran, ABD ve diğer emperyalist ülkeler dururken komşularına terörist diyen değil. Bir de üretim ekonomisini savunması olmazsa olmazım…
DİĞER HABERLER
EFFAT YÖNETİM KURULU TOPLANTISINA KATILDIK
EFFAT YÖNETİM KURULU TOPLANTISINA KATILDIK

Avrupa Gıda, Tarım ve Turizm Sendikaları Federasyonu EFFAT Yönetim Kurulu toplantısı online olarak yapıldı. Yönetiminde Tekgıda-İş’in de yer aldığı uluslararası federasyon toplantısının açılışını EFFAT Genel Sekreteri Kristjan Bragason yaptı. IUF Genel Sekreteri Sue Longley’in de katıldığı toplantıya Tekgıda-İş Sendikası’nı temsilen Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Ören yer aldı.

ALIM GÜCÜNDEKİ UÇURUM BÜYÜYOR
ALIM GÜCÜNDEKİ UÇURUM BÜYÜYOR

Gıda fiyatlarında yıllık yüzde 20.6 artışla OECD şampiyonu olan Türkiye’de vatandaşların alım gücü giderek eriyor. 10 gıda ürünü için bizde asgari ücretlinin 20.6 saat çalışması gerekirken, İngiliz’in 2.27, Alman’ın ise 2.8 saat çalışması yeterli.

YARINLARIMIZI DA BUGÜNDEN TÜKETTİK
YARINLARIMIZI DA BUGÜNDEN TÜKETTİK

2003 yılından beri dış ticarette (İthalat – ihracat) açık veriyoruz. Dış ticaret açığının bir kısmı, turizm gibi hizmet gelirleri ile veya transfer gelirleri ile kapatılıyor. (2020 de bu alanda net gider oldu.) Geride cari açık kalıyor. Kısaca cari açık bir ülkenin dış cari ekonomik ilişkileri nedeni ile döviz olarak kaybettiği kaynaktır.

CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE