Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
05 Şubat 2021
YALANCI BAHAR SONRASI DEV İŞSİZLİK DALGASI

Virüs başlayınca işini kaybetme korkusu yaşayan işçi, evden çalışma ile keyiflendi. Dışarıda kol gezen salgından da korunuyordu üstelik.

Oysa gerçekler acı. Yalancı bahar çabuk geçecek ve baharın sonrası sert kış aylarıdır.

YALANCI BAHAR SONRASI DEV İŞSİZLİK DALGASI

Virüs başlayınca işini kaybetme korkusu yaşayan işçi, evden çalışma ile keyiflendi. Dışarıda kol gezen salgından da korunuyordu üstelik.

Oysa gerçekler acı. Yalancı bahar çabuk geçecek ve baharın sonrası sert kış aylarıdır.

İŞÇİYİ NELER BEKLİYOR?

Evde çalışma, evin masraflarını da büyütecek. Artık üç öğün kazan kaynayacak, ısınma, elektrik, su, internet vs tüketimi artacak. Muhtemelen aynı kalacak olan aylık ücret, daha yüksek faturalarla karşılaşacak.

Evden çalışma yaygınlaştıkça, ev ile işin iç içe geçmesi gerginlik üretecek.

İşyeri merkezli üretimde belirli olan çalışma saatleri, yerini belirsizliğe bırakacak. İş hayatı yaşamın yerini alacak. Uzun mücadelelerle kazanılan dinlenme hakkı, evden çalışmanın yoğun iş dönemlerinde anlamını yitirecek, ortadan kalkabilecek.

İşin stresi ve yoğunluğu altında aile fertleri ile her gün ve her saat birlikte olmak, bir süre sonra aile içi sorunlar yol açabilecek.

İşin yoğun zamanlarında evdeki işçi, işveren için sevilen, kazançlı üretici iken, kimi zaman da kurtulmak istenen işgücü fazlası olacaktır.

Aile içi şiddette buzdağının altındaki gerçeğin ürkütücü boyutta olduğu malum… Şiddete eğilimli aile bireyinin dışarıda çalıştığı süre, mağdur aile bireyleri için soluklanma iken, bu durum tersine dönmüş olacak. Mağdurlar için zor zamanlar.

Evde çalışan işçi, işyerinin kolektif emeğinden mahrumdur artık. Bireydir artık, birey olarak başarmak zorundadır. Ortak üretim koşullarında telafi edilebilen eksikler, artık işçi için de üretim için de tökezletici olabilecektir.

İşçinin birbirinden beslenme olanağı olmayacak. Ortak üretimde iki artı iki beş ediyorken, belki üç bile etmeyecek. Bu gerçek bireyin üzerindeki ruhsal ve bedensel yükü daha da ağırlaştıracak.

Yalnızlaşmış emek, risklerin de büyümesi demek. Birlikte değer yarattığı kader ortağı, arkadaşı, artık rakibidir.

Yalnızken başarmanın özgüvene katkısı olduğu söylense de, yalnızlık sürdükçe güven duygusu yara alacak. Sırtını dayayacağı biri yoktur artık. Sorunlarla yalnız baş etmek zorundadır.

Yıllar süren evde yalnız çalışmalar, yeni meslek hastalıkları üretecek. İşyeri koşullarındaki fiziksel iş kazalarının yerini, artan ruhsal sorunlar alacak.

Molalardaki sohbeti, işe gidiş gelişlerdeki ortak zamanları yitirmek, selamlaşacağı, gözünün içine bakarak dostluğunu hissedeceği bir dert ortağından yoksun olmak, büyük bir sosyal kayıptır. Toplumsal yaratık olan insanoğlu, evlere kapatılan üretimlerle yalnızlaşırken, toplumsal özellikleri de dumura uğrayacaktır.

İşyeri merkezli üretimde işçi, diğer işçi ile aynı kaderi paylaştığını fark eder, çoğalarak sınıfın parçası olmaya doğru evrilir. Dayanışma, ortak örgütlenme, ortak kazanımlar, kuvveti yaşama, duygular ve bilinçler için besindir, sağlıktır.

Evlere kapatılan üretimde, sınıflaşmaya, geleceklerini birlikte yaratmaya evrilen kuvvet iliklerine kadar parçalanmakta, sınıfı bilinci, ortak kader duygusu darmadağın edilmektedir. Bu, işçi sınıfı için hiçbir saldırı ile kıyaslanmayacak ölçüde yıkımdır. Parçalanan emek, parçalanan bilinç, köleleştirilmenin eşiğindedir artık.

Kadrolu işçiliğin, “belirsiz süreli çalışmanın” yerini, muhtemelen kısa zamanda “belirli süreli sözleşmeler” alacaktır. Gelecek garantisi bitmiştir artık. Sözleşme bitince işten de çıkarılabilecektir.

Parçalanmış, evlere tıkılmış, yalnızlaştırılmış emek, belirli süreli sözleşme ile zincire de vurulmuşsa, sendikaya üyesi olabilme hakkı yok edilecek, dahası, sendika üyeleri daha kolay istifa ettirilecektir.

Sendikal hareketin kapısına büyük bir tehlike dayanmış demektir.

Uzun zamandır belirli süreli sözleşmeyi her koşulda uygulayabilmek için mevzuatı değiştirsin diye hükümete de baskı yapan işveren, böylece fırsatı bulmuş olacak.

Belirli süreli sözleşme ile işçi kıdem tazminatı olanağını tamamen yitirmiş olacak.

İhbar tazminatı olmayacak.

İş güvencesi olmayacak.

“Haksız yere atıldım” diye işe iade davası açamayacak.

YENİ DEV İŞSİZLİK DALGASI

İşyeri merkezli üretimin evlere taşınması, tamamlayıcı işleri yapanları da gereksizleştirecektir. Güvenlik görevlileri, büro, işletme veya fabrika temizliği yapanlar, yemekhane ve çay ocağında çalışanlar, sekreterler, kimi büro işlerini yapanlar sokağa atılacaktır. Bu da birim bazında işçi sayısının üçte birine yakındır. Milyonlarca işçinin işten atılmasıdır. İşsizleştirilen yeni dev kitledir.

***

Özetle uzaktan çalışma kalıcı hale gelir ve yayılırsa, bugünlerde yalancı bahar yaşayan işçiyi büyük belalar karşılayacaktır. Sendikal hareketin yeni karşılaştığımız bu süreci görmesi ve hazırlık yapması gerekmektedir.

KAYNAK Aydınlık
DİĞER HABERLER
İŞÇİYE ÜCRETSİZ İZİN TUZAĞI
İŞÇİYE ÜCRETSİZ İZİN TUZAĞI

Hükümet, salgın nedeniyle uygulamaya alınan kısa çalışmayı mart sonunda sonlandırmaya, buna karşın ücretsiz izin uygulamasını devam ettirmeye hazırlanıyor.

HER İŞÇİ İŞ GÜVENCESİNE SAHİP DEĞİL
HER İŞÇİ İŞ GÜVENCESİNE SAHİP DEĞİL

İş Kanunu bir işçinin iş güvencesine sahip olmasını, şartlara bağlıyor. İlk şart işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde toplamda 30’dan fazla çalışan bulunması. İkinci şart ise işçinin kıdeminin altı aydan uzun olması.

DÜŞMEZ KALKMAZ BİR İŞSİZLİK!
DÜŞMEZ KALKMAZ BİR İŞSİZLİK!

Milli gelir, büyüme, dış ticaret oranı, cari açık, hatta enflasyon; ekonomiyle ilgili tüm bu veriler bir “azalıyor”, bir “artıyor; seyri değişmeyen tek olgu var: İşsizlik! İşsizlik ‘sürekli olumsuz’ bir tabloyu oluşturuyor; günden haftaya, aydan yıla artıyor ve sadece iktisadi değil aynı zamanda sosyal bir sorun haline gelmiş bulunuyor.

‘İŞYERİ’ TANIMI ANİDEN ÖNEM KAZANDI
‘İŞYERİ’ TANIMI ANİDEN ÖNEM KAZANDI

Çalışma hayatı ile ilgili yasalar, “işçi”, “işveren”, “alt işveren” “işyeri”, gibi tanımlarla başlar. Göz ucuyla ve hızlıca bakıp geçtiğimiz bölümlerdir bunlar. Oysa bu tanımlamalar, ilgili yasanın nerede, nasıl ve kim için uygulanacağının ruhudur.