Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
21 Kasım 2012
YABANCI HAZIRA GELİYOR, ÜRETMİYOR..

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Sönmez´in bugünkü köşe yazısı..

YABANCI HAZIRA GELİYOR, ÜRETMİYOR..
Türkiye, 74 milyon nüfusuna iş-aş sağlamak zorunda olan bir ülke. Ama sağlayamıyor. Çalışabilecek nüfusunun yarısı çalış(a)mıyor. Evlerde 12 milyon nüfus “ev kadını” olarak tutuluyor. İşsizi en az 4 milyon. Kaynakları yetmeyince dış kaynak kullanmak zorunda. Herkes dış kaynak kullanır. Bunda garipsenecek bir durum yok.

Ama Türkiye’nin kullandığı dış kaynak, onu geliştiren, önünü açan, çalışabilecek nüfusuna iş alanları yaratan türden değil. Yani yabancı kaynak, üretmeye gelmiyor, eldeki avuçtaki “hazır” olanı kapmaya gelir cinsten. Üretmeye gelen yabancı sermayeye “Doğrudan yabancı sermaye” denir ve kabul göreni de budur.

AKP hükümeti, “Fitch, yatırım ülke notu verdi bize” diye zil çalıp oynuyor. Ama yetmiyor; diğer derecelendirme kuruluşlarından böyle bir not gelmedi henüz. Türkiye, doğrudan sermaye çekmede başarılı olamazken, kısa vadeli sermaye, borç vererek, borsasında oynayarak kazanmayı tercih ediyor. Nitekim, Halk Bankası hisselerinin satışı son örnektir. 2.5 milyar dolarlık hisse satışından yabancılar yüzde 80 pay aldı.


***

Türkiye, üretemediğini ya da kolayına geleni ithal ediyor ama onu karşılayacak ihracatı olmadığı için döviz açığı (cari açık) veriyor ve bu, AKP rejiminde, yani 2003’ten 2012’nin ilk 9 ayına kadar 333 milyar dolara yaklaştı.

AKP rejiminde, verilen cari açığın yüzde 37 üstünde, 122 milyar dolar fazladan bir kaynak girişi gerçekleşti ve toplam, 455 milyar doları buldu. İhtiyacın üstünde giren dış kaynak, daha çok döviz kurunu düşük tutmaya hizmet etti ve ithalata dayalı yapıyı pekiştirdi. Türkiye’nin ihtiyacı olan üretmeye gelen yabancı kaynak ise yüzde 26 pay ile 120 milyar dolarda kaldı.

Aslan payı, yüzde 43 ile banka kredilerinin oldu. Yabancı bankalardan kullanılan ve Türkiye’nin dış borç stokunu 320 milyar dolara tırmandıran dış kredi kullanımı, dış kaynak girişinde ilk sırada. Yabancılar, kısa vadeli yatırım olarak devlet tahvillerini daha çok tercih ediyorlar ve son 10 yılda gelen her 100 dolarlık dış kaynağın 17.5 doları ile devlet kâğıdı almış yabancılar. Borsaya, hisse senedine yapılan yabancı yatırım ise 24 milyar dolara ya da dış kaynağın yüzde 5’ine yakın.


***

Görüldüğü gibi, AKP iktidarına denk gelen son 10 yılda, yabancılar, ancak yüzde 26 oranında doğrudan yabancı yatırıma yönelmişler, 120 milyar dolar ile… Ama acele etmemek gerek. Bunun 20 milyar doları ile hazır gayrimenkul almışlar. Yani Alanya’dan Kalkan’a, Kuşadası, Bodrum’dan İstanbul’un Ağaoğlu binalarına kadar satın alınan arazi ve binalar için AKP rejiminde 20 milyar dolar ödemiş yabancılar.

Kalan 100 milyar dolarlık doğrudan yabancı sermayeye gelince… Yabancı sermaye, 1980 öncesi daha çok imalat sanayiine gelirdi. Otomotivden kimyaya, gıdadan lastiğe kadar birçok sanayi alt dalında yabancı sermaye yatırımı olurdu. Fabrika kurar, sanayi işçisi istihdam ederlerdi. Bu zamanlarda yabancılar imalat sanayiini çok tercih etmiyorlar.

Nitekim son 10 yılda, üçte ikisi AB’den olmak üzere, gelmiş görünen 120 milyar doların 20 milyar doları gayrimenkul alımına giderken kalan 100 milyar dolardan sadece yüzde 18’inin imalat sanayiine aktığı görülüyor. Peki geri kalan? Elbette finansa. Türkiye’deki birçok yabancı bankayı alan AB’li finansçılar, yatırımın yüzde 30’u ile hazır bankaları aldılar. Enerjiye gelenler ise yüzde 7’den ibaret. İmalata gelenin çoğu da “hazıra konma”, yani satın alma.


Sermayenin yerlisi, yabancısı için de aslolan, kârdır, sermaye birikimidir. Yabancı da yerli de yüksek kâr, avanta nerede ise oraya yatırım yapar. Sizin ihtiyacınız yeni yatırım, üretim, istihdam ise yabancıyı o alana çekmenin iklimini yaratmalısınız. Siz, faizi, avantayı, rantı cazip kılmışsanız, kabahati niye yerlisi, yabancısıyla sermayede arayacaksınız, kendinizde aramalısınız
DİĞER HABERLER
ABD’Lİ SİGARA DEVİNDE GREV KARARI!
ABD’Lİ SİGARA DEVİNDE GREV KARARI!

BASINA VE KAMUOYUNA!  ABD’Lİ SİGARA DEVİNDE GREV KARARI! Sendikamızın uzun yıllardır örgütlü olduğu dünya sigara piyasasındaki dev aktörlerden olan British American Tobacco Şirketi (BAT) ile sürdürülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) müzakereleri uyuşmazlıkla sonuçlandı. 01.01.2023 ile 31.12.2024 tarihleri arasını kapsayan TİS müzakereleri sendikamızın tüm yapıcı çabalarına karşın işverenlerin olumlu adım atmaması sonucu tıkanmıştır. İçinde bulunduğumuz ekonomik […]

ASGARİ ÜCRETLİ EV ALMAK İÇİN 30 YIL ÇALIŞMAK ZORUNDA
ASGARİ ÜCRETLİ EV ALMAK İÇİN 30 YIL ÇALIŞMAK ZORUNDA

Türkiye’de barınma sorunu her geçen gün derinleşirken, asgari ücretli maaşının tek kuruşuna bile dokunmadan 100 metrekare evi ancak 30 yıl çalışırsa alabiliyor.

TÜİK’İN İŞÇİLERE VERDİĞİ ZARAR
TÜİK’İN İŞÇİLERE VERDİĞİ ZARAR

Ekonomik krizin giderek derinleştiği ve seçimler sonrasında büyük olasılıkla daha da büyük sıkıntılara yol açacağı bir süreç yaşıyoruz.

DR.OETKER’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI
DR.OETKER’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Dr. Oetker işyerinde yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, İzmir’de yapılan toplantıyla başladı.