Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
15 Eylül 2011
VATANDAŞ BÜYÜMEDE ZÜĞÜRT MİLYONER

Türkiye´nin yüzde 10,2 büyüdüğü ilk altı ayda ücretler yüzde 2 zamlanırken tüketim yüzde 10 arttı. Gelir ile harcama arasındaki bu koca boşluğu ise bankadan çekilen krediler doldurdu.

VATANDAŞ BÜYÜMEDE ZÜĞÜRT MİLYONER

       İstanbul-Türkiye büyüme hızında Avrupa’da lider, dünyada ise ikinci. Ancak vatandaş için her büyüme rakamı açıklandığında gündeme gelen temel soru değişmiyor: Bizim payımıza ne düştü?

       2011’in ilk yarısındaki büyüme yüzde 10,2 gibi yüksek bir hızda oldu. Ekonominin toplam hacmi 1.2 trilyon liraya ulaştı. Kişi başına milli gelir ise 10 bin 783 dolar. Altı ay önceye göre Türkiye’de yaşayan herkesin gelirinde 815 dolarlık bir artış oldu. İşte tartışma yaratan konu da bu gelirin doğrudan cebe girip girmediği. İlk olarak büyümede vatandaşın geliri değil, harcamasına bakılıyor. Bu da büyümeden vatandaşın payına ne düştüğünü anlamayı zorlaştırıyor. Bu nedenle büyümenin ücretli çalışanlara etkisinin ne olduğunu görmek için onların hayatını direkt etkileyen verilerin altı aylık seyrine bakmak gerekiyor. İlk gösterge elbette net ücretler.

Ücretler yaya kaldı

       Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) istatistikleri ücret bakımından sağlam bir veri. Türkiye’de 10 milyon 771 bin 229 zorunlu sigortalı çalışan var. Bunların ortalama ücreti altı ayda yüzde 2 arttı. Peki bu artış herkese yansıdı mı? Yanıt olumsuz. 1 milyon 121 bin 29 çalışanın ücretinde küçük bir değişiklik bile yok. 1 milyon 304 bin 299 kişinin ücretinde ise yüzde 1 ile 13 arasında azalma yaşandı. Artış 8 milyon 345 bin 901 çalışanın ücretine yansıdı. Bu noktada yeni soru, bu artışın temel ihtiyaçları karşılamaya yetip yetmediği. Bunu görmenin en kestirme yolu enflasyona bakmak.

       2010’un aralık ayına göre, temel mal ve hizmetlerin fiyatı yüzde 3,43 yükseldi. Ücretli çalışanların refahında enflasyonun ana kriter olduğu dikkate alınırsa, 6 milyon 786 bin 267 çalışan enflasyona ezilmiş durumda. Bu tablo, ailelerin vazgeçemediği harcama kalemleri göz önüne alındığında biraz daha ağırlaşıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) refah, yoksulluk ve enflasyon gibi hesaplarda baz aldığı ailelerin her ay 100 lirasını nereye harcadığını gösteren Tüketim Harcamaları Anketi, gelirle fiyatlar arasındaki adaletsizliği özetliyor.

       Aileler aylık olarak kazandıkları her 100 liranın 22 lirasını gıdaya, 27 lirasını konut ve kiraya, 15 lirasını ulaşıma, 2 lirasını eğitime, 6 lirasını ev eşyasına, 5 lirasını giyime, 4’er lirayı da haberleşme ile alkol ve tütüne harcıyor. Geri kalan para çeşitli mal ve hizmetlere gidiyor. Bu temel kalemlerdeki altı aylık fiyat artışları da şöyle: Gıda yüzde 0,03, giyim yüzde 9,9, konut yüzde 2, ulaştırma yüzde 6,9, eğitim yüzde 3,3. Dolayısıyla her 100 liranın 63 lirasının ayrıldığı temel ihtiyaçların fiyatı ücretlerin üzerinde artmış. Gelir ve fiyatlar böyleyken vatandaşın harcaması ne oldu?

Gelir-tüketim uçurumu

       Harcamalar büyüme rakamında vatandaşın ekonomik durumunu gösteren tek gösterge. Vatandaşın ilk yarıda gıda harcaması yüzde 8, giyim yüzde 17, konut masrafı yüzde 4, ulaşım yüzde 16, eğitim yüzde 6, mobilya harcaması da yüzde 16 yükseldi. Toplam tüketimdeki artış yüzde 10 civarında. Yani ücret artışının 5 katı, fiyat artışının ise 3 katı tüketim büyümesi söz konusu.

       İşte ‘Büyümeden bize düşen ne’ sorusunun yanıtı gelir ile tüketim arasındaki bu boşluğun nasıl doldurulduğunda gizli. Türkiye’nin yüzde 10,2 büyüdüğü altı ayda tüketici kredisi yüzde 21,1, konut kredisi yüzde 16,5, taşıt kredisi yüzde 16, ihtiyaç kredisi yüzde 28,6 yükseldi. Özetle dünyayı kıskandıran rekor büyüme, vatandaş açısından tatmin edici bir gelir değil, o geliri aşan ciddi bir tüketme gücü anlamına geliyor.
 

DİĞER HABERLER
SÜREÇ YASAYA AYKIRI İŞLİYOR
SÜREÇ YASAYA AYKIRI İŞLİYOR

Asgari ücreti belirleme süreci İş Kanunu’nda belirtildiği biçimde işlemiyor. Kanundaki “Komisyon kararları kesindir” emrine rağmen son sözü Cumhurbaşkanı söylüyor.

YEMEK KARTINA ‘PRİM SINIRI’
YEMEK KARTINA ‘PRİM SINIRI’

İşverenlerin çalışanlarına verdiği yemek bedeline sağlanan prim istisnasında detaylar belli oldu.

BASINA VE KAMUOYUNA
BASINA VE KAMUOYUNA

EN DEĞERLİ VARLIKLARIMIZ ÇOCUKLARIMIZ Son günlerde kamuoyuna yansıyan ve gün geçtikçe giderek artan çocuk istismarı haberlerini utanarak ve büyük bir üzüntüyle izliyoruz. Oysa biz cumhuriyetin kuruluşundaki ilk adımı çocuklara bayram olarak hediye eden ve geleceğin sahipleri olarak kabul eden, onları koruma görevini devletin sorumluluklarından sayan bir neslin evlatlarıyız. Bilimin, aydınlanmanın, gelişmişliğin ilk göstergesi sağlıklı, mutlu, […]

KÜRESEL ENFLASYON VE ÜCRETLER
KÜRESEL ENFLASYON VE ÜCRETLER

ILO’nun küresel ücretlerle ilgili son raporuna göre, pandemiyle başlayan, Rusya- Ukrayna savaşı ve küresel enerji krizi ile tetiklenen küresel yavaşlama ile birlikte, yüksek enflasyon, pek çok ülkede reel aylık ücretlerde çarpıcı düşüşlere yol açıyor.