Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
28 Temmuz 2021
VAH TÜRKİYE EKONOMİSİ VE SANAYİSİ VAH!

Türkiye ekonomisi ve sanayisini mültecilerin ayakta tuttuğunu duymak da varmış.

VAH TÜRKİYE EKONOMİSİ VE SANAYİSİ VAH!

-Bunca yılda oluşturduğumuz ekonomi ve sanayi mülteciler istihdamdan çekilince yıkılacak kadar çürükse biz yıllardır ne yaptık? Bir özeleştiri var mı?

-Neyse ki bu görüşler itibar edilecek gibi değil. Bunu söylemek en azından Türkiye ekonomisini bu düzeye getiren girişimciye ve işçiye haksızlık.

Gazetecilikte temel bir kural vardır. Her duyduğuna inanmayacaksın. Her bilgiyi doğru kabul etmeyeceksin. Hele hele günümüzün sosyal medya havuzunda bin bir türlü bilgi ve verinin dolaştığını göz önünde bulundurup edindiğin bilgiyi defalarca süzgeçten geçireceksin. Geçireceksin ki yanılmayasın, birilerinin dolduruşuna gelip çuvallamayasın.

İki gün önce bir haber okudum. “Herhalde birileri suyu bulandırmak, bir tartışma ortamı yaratmak için böylesine asılsız bir haberi yaymaya çalışıyor” diye düşündüm. Konu mültecilerdi. CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun mültecilerin ülkelerine dönmelerini sağlayacak politikalar geliştirecekleri yolundaki açıklamasından sonra bu kez AKP’den gelen bir açıklamaydı bu. CHP mültecileri barış yoluyla geri göndereceğiz diyebilir, AKP ya da başka bir parti aksi yönde görüş belirtebilir, siyaseten bunlar dile getirebilir, o ayrı bir konu. Ancak okuduğum haberdeki ekonomik yaklaşım karşısında “Yok artık, bu doğru olamaz” diye düşündüm.

Kısa bir araştırmadan sonra ortaya çıktı ki meğer bu açıklama doğruymuş. Açıklamayı yapan eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve halen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanı olan Yasin Aktay. Ne mi demiş Yasin Aktay:

“İşverenler, yatırımcılar, sanayiciler Suriyelilerden çok memnun. Suriyelileri çekin bu ülke ekonomisi çöker…”

Ülke ekonomisinin çökmesi! Yasin Aktay’ın zihninde nasıl bir Türkiye ekonomisi canlanıyor acaba? Türkiye ekonomisi, Anadolu’daki bazı sanayi şehirlerindeki KOBİ’lerde Suriyeli istihdamı sona erdiğinde çökecek bir ekonomi mi yani?

Varsayın ki öyle, demek ki Türkiye ekonomisinin eti budu bu!

İyi de yirmi yılda ekonomiyi ancak bu duruma getiren, getirebilen kim?

Neyse ki o kadar basit değil. Türkiye ekonomisi öyle eğitimsiz, birikimsiz Suriyeli mültecilerle ayakta duruyor değil.

Genellemek doğru olmaz tabii ki ama bazı işverenler, sanayiciler Suriyeli ya da başka ülke vatandaşlarını istihdam etmekten memnuniyet duyuyorlardır. Doğru dürüst ücret vermeden, sigorta yaptırmadan mülteci çalıştırmak kendileri açısından avantajdır.

Ve bir açıklama daha…

Yasin Aktay’ın açıklamasının tartışmaları biter gibi olmuştu ki bu kez AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin açıklaması geldi. Özhaseki de aynı görüşteydi:

“Bazı şehirlerde sanayiyi onlar ayakta tutuyorlar. Gaziantep sanayisine gidin yüz binlerce insan en ağır ve en zor işlerde çalışıyor. Kayseri sanayisinde de öyle. İşçi bulamıyorlar, bu adamlar çalışıyor.”

Mehmet Özhaseki acaba o ağır ve zor işler olarak nitelediği işlerde neden Türklerin çalışmadığını düşünüyor mu?

Gaziantep’te, Kayseri’de, Konya’da ya da benzer şehirlerdeki sanayide niye Türk işçi değil de mülteciler istihdam ediliyor diye kafa yormak yerine “Türkler bu işleri beğenmiyor” anlamına gelecek yüzeysel bir yaklaşım sergilemek ne kadar doğru.

Ayrıca yüksek teknoloji gerektiren hangi sanayi dalında mülteci çalışıyor acaba. Sendikasız, sigortasız, düşük ücretle kayıt dışı bir şekilde eleman istihdam etmek istiyorsak ve Türk sanayisini de bu tür işyerlerinden ibaret görüyorsak söylenecek söz yok.

SANAYİYİ GERÇEKTEN AYAKTA TUTANLARA HAKSIZLIK

Türkiye’nin Suriye ile 900 kilometre gibi çok uzun bir sınırı var. Ve diyelim ki çok istediğimiz halde, engellemeye çok çalıştığımız halde milyonlarca Suriyelinin Türkiye’ye girmesini önleyemedik. Artık sayı 4 milyon mu, 5 milyonu buldu mu onu bile bilmez durumdayız.

Ara ara Batı’ya parmak salladık, “Göndeririz” diye. İyi de adamlar sınırını kapattı mı, ki öyle bir kapattılar ki zaten, bizim göndermek istememizin bir anlam ifade etmediği ortaya çıktı.

Ama neyse ki özellikle Suriye’den gelenler çok kalifiye elemanlar, çok eğitimli insanlar da sanayimizi ayakta tuttular! Eğer sanayimiz, mülteci istihdamı sayesinde ayakta kalabilecek nitelikteyse, bu sanayi ile mi Batı’ya kafa tutacağız yani? Ya da gelişmiş ülkeler bu sanayiyi mi kıskanıyor?

Suriyeli mültecileri çok sevebilirsiniz. Muhalefet “Onları göndereceğiz” dediği için aksi bir görüş dile getirmek uğruna buna karşı çıkabilirsiniz. Bunlar siyasette olan şeyler.

Ama “Ekonomimizi, sanayimizi onlar ayakta tutuyor” dediniz mi bu en azından Türkiye ekonomisini gerçekten ayakta tutan sanayiciye, Türk işçisine biraz saygısızlık olmuyor mu?

Ayrıca bir gerçek var ki “Ne yani bu insanları savaşın göbeğine geri mi göndereceğiz” türündeki savunmaları tümden çürütüyor. Dini bayramlarda ülkelerine ziyarete gidenler ve sonra geri dönenler… Bu insanlar bayram ziyareti uğruna üç beş günlüğüne de olsa savaşın göbeğine gitmeyi göze mi alıyor, öyle mi!

Şimdi de Afgan mülteciler

Suriye ile 900 kilometre sınırımız var ve bu ülkeden girişleri diyelim önleyemedik. Şimdi akın akın Afgan mülteci geliyor.

Türkiye’nin bu ülkeyle sınırı yok sınırı! Arada koskoca bir İran var ve bu insanlar binlerce kilometreyi bir şekilde aşıp Türkiye’ye geliyor.

Büyük bir tehlike ile yüz yüze olduğumuzu bakalım ne zaman idrak edeceğiz ya da edebilecek miyiz? Daha da kötüsü bunu idrak ettiğimiz halde önlem alma yolunda adım atabilecek miyiz?

KAYNAK Alaattin AKTAŞ / Dünya
DİĞER HABERLER
DIŞ TİCARET AÇIĞINDA 100 MİLYARA BİR ADIM KALDI
DIŞ TİCARET AÇIĞINDA 100 MİLYARA BİR ADIM KALDI

Bir yıl önce 43-44 milyar dolar civarında bulunan yıllıklandırılmış ticaret açığı şimdi 98 milyar dolara dayandı. Bir yılda yüzde 100’den fazla artış oldu.

YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.