Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
12 Şubat 2021
UZAKTAN ÇALIŞMANIN KÖKLERİ -3

12 Eylül Amerikan darbesinden sonra ANAP, yabancı tekeller için emeği ucuzlatmaya koyulduğunda, ucuzlatılan emeğin devlet denetimin dışına çıkarılmasının da önünü açtı. “Eve iş verme” de denilen “uzaktan çalışma” için işverenlere parasal teşvikler verildi, cesaretlendirildi.

UZAKTAN ÇALIŞMANIN KÖKLERİ -3

Örgütlü ya da örgütlenme olasılığı olan işçilik parçalanıyor, ücretler düşürülüyor, sigorta olanağı da olmayan kaçak işçilik büyütülüyordu. Ekonomi, eve iş verme üzerinden de yer altına inmeye başlamıştı.

ANAP iktidarının ardından gelen hükümetler de aynı politikayı uyguladılar. Teşvikler sürüyor, kaçak işçilik artıyor, emek daha da ucuzlaşıyor, işçinin örgütlenme olanağının önü daha fazla kesiliyordu.

1995 yılına kadar sürdü bu çizgi.

Sayın Yıldırım Koç’un yazdığı Türk-İş yayınlarında çıkan “Eve – İş – Verme: Sorunlar, Öneriler” adlı kitaptan 1995 sonrasında olanlara da göz atalım;

1995 SONRASI

“1995’te ‘Adıyamanlı 9 bin genç, ABD’deki Neslihan Hanım’a halı dokuyor’du. American Black Mountain Looms Şirketi, Adıyaman’ın en büyük özel sektör kuruluşu olmuştu.

Besim Tibuk; ‘Bugün Nevşehir’den Kars’a kadar pek çok yöremizde NET için halı ve kilim üretiminin oluşturduğu müthiş bir istihdam vardır. NET’e… halı dokuyan 100.000’e yakın aile…’ diyor.

1995’de İhlas Holding eve-iş-verme sistemine doğrudan girdi. Bir taraftan örgü makinesi pazarlamak, diğer taraftan ev kadınlarının ucuz işgücünden yararlanmak. Türkiye Gazetesi’nin ‘Her Ev Bir Fabrika’ başlığıyla verdiği büyük haberde, İsviçre’nin Passap Örgü Makineleri üreticisi Madag Şirketi ile İhlas Holding arasında bir dağıtımcılık anlaşması yapıldığı belirtiliyordu. Projeye göre, şirket evlere örgü makinesi satacak, bu makinelerle istenilen modellerde ürettirilen kazak, bluz, hırka gibi giyecekler İhlas tarafından satın alınacaktı. İhlas Holding, bir ay sonra da, Japonya’nın örgü makineleri üreticisi Brother ile benzer bir dağıtımcılık anlaşması imzaladı. 1996 başında kurslar başladı. Brother veya Passap marka örgü makinesi alan herkese halk eğitim merkezlerinde ücretsiz eğitim verileceği açıklandı. 1997 yılı Nisan ayı geldiğinde 3.500 örgü makinesi satılmıştı. …sonra şikayetler başladı… Borçlanarak örgü makinesi alanlara üç yıl iş garantisi verilmişti, ama ikinci aydan sonra ortada bırakılmışlardı.

Maslak’ta Atlas Kalem Fabrikası, 46 ülkeye kurşun kalem ve tükenmez kalem satıyordu. Kalemlerin ana parçaları Esenyurt’taki depoya gönderiliyor ve monte edilmek üzere evlere dağıtılıyordu.

Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE) 1988 Ekim Hanehalkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre, bu tarihte Türkiye’de 164 bin kişi evde çalışıyordu. Yalnızca 43 bini ücretliydi; 93 bini kendi hesabına çalışan ve 27 bini de ücretsiz aile çalışanıydı.

Nisan 1998’de bu sayı 169 bindi. Ücretli çalışanların sayısı 32 bine inmişti. Kendi hesabına çalışan 125 bin, ücretsiz aile çalışanı 12 bindi.

(Oysa)DİE’nin bu konulardaki verilerinin gerçeklerle ilgisinin alakasının olmadığı açıktır. …eve-iş-verme sisteminde çalışanların sayılarına ilişkin… hiçbir güvenilir veri yoktur.

Kaçak işçiliğin… taşeronluğun ve fason üretimin yarattığı sorunlar, eve-iş- verme sistemi için de geçerlidir. Günümüzde işçi sınıfı ve sendikacılık hareketinin daha da güçlenmesinin önündeki en büyük engeller, kaçak işçilik ve bazı sektörlerde onun yasalara uydurulmuş biçimi olan eve- iş-verme sistemidir.

Eve – iş – verme, vahşi kapitalizmin en acımasız sömürü araçlarından biriydi. 1970’li yıllardan itibaren sosyalleş(tiril)miş kapitalizmden yeniden 19. yüzyılın vahşi kapitalizmine dönülmesinde, serbest bölgeler, kaçak işçilik, taşeronluk, fason üretim, eve-iş-verme gibi araçlar, bir bütün oluşturmaktadır.”

GİDİŞAT

Sanayileşmenin gelişmesi ve ulusal ekonominin ihtiyaçları, işyeri merkezli çalışmayı öne çıkarmış, uzaktan çalışmayı daraltmıştı.

Virüsün zorunlulukları ise, hemen her sektörde çok sayıda işletmede zorunluluk haline getirince uzaktan çalışmayı, virüs öncesinde henüz bu çalışma sistemi ile tanışmamış olanlar yeni kazançlar keşfettiler. Virüs kalktıktan sonra da sürdürmenin, katlanan karlarını daha da artırmanın yollarını aramaya başladılar.

Güçlü bir uzaktan çalışma dalgası dünya çapında insanlığın önüne geliyor gibi.

İktidarlar, bürokrasi, işveren örgütleri, sendikal hareket, işçiler ve hemen herkes, bu güne kadar olmadığı şekilde uzaktan çalışmayı tartışacak gibi…

Öncesinde bilen ya da yeni tanışan işverenler, neden bu kadar sevdiler de virüsten sonra da sürdürmeyi planlıyorlar?

Zurnanın zırt dediği nokta işte burasıdır.

KAYNAK Mehmet Akkaya / Aydınlık
DİĞER HABERLER
İŞÇİYE ÜCRETSİZ İZİN TUZAĞI
İŞÇİYE ÜCRETSİZ İZİN TUZAĞI

Hükümet, salgın nedeniyle uygulamaya alınan kısa çalışmayı mart sonunda sonlandırmaya, buna karşın ücretsiz izin uygulamasını devam ettirmeye hazırlanıyor.

HER İŞÇİ İŞ GÜVENCESİNE SAHİP DEĞİL
HER İŞÇİ İŞ GÜVENCESİNE SAHİP DEĞİL

İş Kanunu bir işçinin iş güvencesine sahip olmasını, şartlara bağlıyor. İlk şart işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde toplamda 30’dan fazla çalışan bulunması. İkinci şart ise işçinin kıdeminin altı aydan uzun olması.

DÜŞMEZ KALKMAZ BİR İŞSİZLİK!
DÜŞMEZ KALKMAZ BİR İŞSİZLİK!

Milli gelir, büyüme, dış ticaret oranı, cari açık, hatta enflasyon; ekonomiyle ilgili tüm bu veriler bir “azalıyor”, bir “artıyor; seyri değişmeyen tek olgu var: İşsizlik! İşsizlik ‘sürekli olumsuz’ bir tabloyu oluşturuyor; günden haftaya, aydan yıla artıyor ve sadece iktisadi değil aynı zamanda sosyal bir sorun haline gelmiş bulunuyor.

‘İŞYERİ’ TANIMI ANİDEN ÖNEM KAZANDI
‘İŞYERİ’ TANIMI ANİDEN ÖNEM KAZANDI

Çalışma hayatı ile ilgili yasalar, “işçi”, “işveren”, “alt işveren” “işyeri”, gibi tanımlarla başlar. Göz ucuyla ve hızlıca bakıp geçtiğimiz bölümlerdir bunlar. Oysa bu tanımlamalar, ilgili yasanın nerede, nasıl ve kim için uygulanacağının ruhudur.