Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
11 Şubat 2018
ÜNİVERİSİTELER SİYASİ POPÜLİZM KURBANI

Orta öğrenimde mesleğe yönlendirme olmadığı için 40 yıldır Yüksek öğrenimde önünde birikme oluyor.

ÜNİVERİSİTELER SİYASİ POPÜLİZM KURBANI

Orta öğrenimde mesleğe yönlendirme olmadığı için 40 yıldır Yüksek öğrenimde önünde birikme oluyor. Geçmişte ve bu gün siyasi iktidarlar bu soruna temel çözüm bulmak yerine tamamıyla popülizm ile çözmek istediler. Bunun en çarpıcı örneği açık öğretimdir.

2016- 2017 yılında, yüksek öğrenimde toplam kayıtlı olan öğrenci sayısı içinde örgün öğretimde olanların oranı yüzde 40.65’tir. Buna karşılık açık öğretimde okuyanların oranı daha yüksek yüzde 46.52’dir. (Aşağıdaki Tablo )
 
 
Üniversite eğitimi kitabi bilgilerle sınıf geçmek değildir. Üniversite eğitimi süreklilik ister. Üniversite içinde öğrencinin bire bir öğretim üyesi ile çalışması gerekir. Üniversite içinde tartışmalara katılması gerekir. Bu yolla öğrencinin analiz ve sentez yeteneği gelişir. Temel hedef te budur.
 
Açık öğretim yalnızca meslek kursları, ev hanımları için iş öğrenme imkanları amacıyla yapılabilir. Örgün Öğretimin yerine ikame ederseniz, öğrenciye de yazık etmiş olursunuz.
 
Kaldı ki, açık öğretimde mezuniyet oranı yüzde onun altında kalıyor. Çünkü kayıt olanların bir kısmı bitirmek için değil askerlik ertelemesi nedeniyle kayıt oluyor.
 
Bu durum Türkiye de Yüksek öğrenim mezunlarının kalitesini sorgulamayı zorunlu kılıyor.
 
Üniversite eğitimi önünde en büyük engel YÖK’ tür. YÖK 1980 darbesinin eğitim sistemini kontrol etmek ve taraflı eğitim için getirilmiş bir kurumdur. Üniversite eğitimini tek düze bir kalıp içine soktu. EĞİTİM ve araştırmadan daha çok şekil şartı ön plana çıkardı. Fakülteler YÖK istemese ders koyamıyorlar. Bölüm veya program açamıyorlar. Gerçekte YÖK’ tekiler en iyi bilim adamları değildir. Ama bilim kararı verirler.
 
Üstelik bu güne kadar YÖK, değişen iktidarlara göre hep ideolojik gurupların, siyasi partilerin hakim olduğu bir kurum oldu.
 
Yüksek öğrenim kurumları, idari ve bilimsel anlamda bağımsız olmadıkları sürece, bu kurumu her siyasi parti kendi ideolojisi doğrultusun kullanır. Bu nedenle de siyasilerin objektif ve tarafsız bir YÖK’ istemeleri mümkün görünmüyor. Sonuçta Üniversitelerde reform yapmak olanağı da kalmıyor.
 
Üniversite mezunlarını da tutamıyoruz. Beyin göçü hızlandı. Türkiye’nin kaynak harcayarak eğittiği gençler, Beyin göçü ile başka ülkelere gidiyor. Özellikle başkanlık sistemine geçişin oylanması ile bu eğilim hızlandı. Ayrıca farklı gerekçe ve vesilelerle Üniversitelerden birçok yetkin akademisyen çıkarıldı.
 
Yurt dışına beyin göçü isteklerini, yurt dışında iş başvuruları ve vatandaşlık arayanların artmasından anlıyoruz.
 
Kaldı ki gençler arasında işsizlik oranının yüksek olması, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konusunda yaşanan gerileme de beyin göçünü hızlandırıyor.
 
Türkiye’den gençler neden gidiyor? İslami kurallar ve yorumları tartışmaktan "gençler neden gidiyor?" sorusunu tartışmaya zaman bulamıyoruz.
 
OECD her yıl 35 üye ülke itibariyle gençlerde "işsiz ve eğitimsiz genç" oranlarını açıklıyor. İşsiz ve eğitimsiz genç oranı en yüksek olan ülke Türkiye çıkıyor. Türkiye için bu oranlar 2013 yılında yüzde 29.8, 2015 yılında yüzde 28.4 olarak açıklandı.
 
TÜİK’ te 15-24 yaş gençlerde işsizlik oranını yüzde 20 ile yüzde 22 ve İstihdamda ve EĞİTİMde olmayan gençler oranını da yüzde 26- yüze 28 olarak açıklıyor.
 
EĞİTİMde ve ekonomide iş gücü planlaması yapmadığımız için, birçok Üniversitelerden mezun ettiğimiz gençlere iş veremiyoruz. İşsiz kalınca da ilk fırsatta ABD ve Almanya gibi gelişmiş ülkelere gidiyorlar.
 
Zaman zaman, yabancı ülkelerde, özellikle ABD, Avrupa ve sanayileşmiş ülkelerde, Türk uzmanların her alanda dünya çapında isim olduklarını görüyoruz. Yabancı ülkelerde eğitim yapan veya Türkiye’de eğitim yapmış, dil bilen uzman insanları, sanayileşmiş ülkeler havada kapıyor.
 
İdeolojik eğitim ve popülizme devam edersek daha çok sanayi ve bilgi çağını kaçıracağız.
DİĞER HABERLER
GIDA ZAMMINDA DÜNYA LİDERİYİZ
GIDA ZAMMINDA DÜNYA LİDERİYİZ

Tarımda dışa bağımlılığı her geçen gün artan Türkiye, gıda fiyatlarında yıllık yüzde 20.6’ya ulaşan artışla OECD ülkeleri arasında şampiyon oldu.

İŞ DE YOK İŞSİZLİK MAAŞI DA
İŞ DE YOK İŞSİZLİK MAAŞI DA

Koronavirüs salgınında onuncu ayı geride bıraktık. Ancak 10 ayın sonunda başlayan aşı çalışmaları salgının gidişatına yönelik olumlu düşüncelere neden olsa da tam anlamda ne zaman normal hayata geçileceği henüz bilinmiyor.

PAHALI BUĞDAY İTHALATI EKMEĞE ZAM ALARMI
PAHALI BUĞDAY İTHALATI EKMEĞE ZAM ALARMI

Son 18 yılda uygulanan yanlış tarım politikası girdi maliyetlerindeki artış ve satış fiyatının maliyetlerin altında kalmasıyla, çiftçinin giderek borç sarmalına girmesi üretim yapamaz hale getirince, zirai üründe dışa bağımlı durumda kalan Türkiye, dünyada en çok buğday ithal eden ülke konumuna düşürüldü.

EVLERDE TÜKENİYORUZ YASAL DÜZENLEME ŞART
EVLERDE TÜKENİYORUZ YASAL DÜZENLEME ŞART

Araştırmalara göre pandemi sürecinde pek çok şirketin kalıcı olarak benimsediği uzaktan çalışma yöntemi, çalışanlarda tükenmişlik hissine neden oluyor. Erkek çalışanların yüzde 67’si,kadın çalışanların da yüzde 70’i bu durumdan muzdarip. ILO, evden çalışanların daha iyi korumaya ihtiyacı olduğunu dedi.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE