Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
18 Haziran 2020
ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERDE ÇOCUK İŞÇİLİĞİ

Uygarlık düzeyinin bir göstergesi de, çocuk köleliğe, çocuk işçiliğe, çocuk emeğine yaklaşımdır.

ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERDE ÇOCUK İŞÇİLİĞİ

Uygarlık düzeyinin bir göstergesi de, çocuk köleliğe, çocuk işçiliğe, çocuk emeğine yaklaşımdır.

Hele ki son yüzyılda çok sayıda uluslararası sözleşme yapıldı da, sözleşme düzeyinde de olsa evrensel ölçüm mümkün olabildi. Bazı sözleşmeleri sırasıyla inceleyelim:
 
CENEVRE ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ
 
Çocuklara dair ilk sözleşme, Birinci Dünya Savaşı sonrasındadır. Savaş, sadece köleleri değil, özgür insanların, hatta köle sahiplerinin çocuklarını da yetim bırakmıştı. Savaşan bütün ülkelerde her yaştan milyonlarca çocuk… Hal böyle olunca, çocukların açlığı, evsizliği ve sahipsizliği, köle ticareti yapan ülkeler için dahi sorun oldu.
 
1920’de Cenevre’de ‘Uluslararası Çocuklara Yardım Birliği’ örgütü kuruldu. Birlik, beş maddelik bir çocuk hakları bildirgesi hazırladı. 26 Eylül 1924’te, Milletler Cemiyeti Genel Kurulu’nda görüşüldü ve kabul edildi. İmzalayanlar arasında Atatürk de vardı. Bildirge şöyle:
 
“Tüm Ulusların erkek ve kadınları, insanlığın sahip olduğu en biricik şeyi çocuğa vermeye zorunlu bulunduğunu; soy, ulus ve din dayanan bir görev olarak kabul ettiklerinin Cenevre Bildirgesi adı verilen bu çocuk hakları bildirgesi ile onaylar.
 
1. Çocuk, bedensel ve ruhsal yönden, doğal bir biçimde serpilmesine elverişli ortam içinde bulundurulmalıdır.
 
2. Acıkan çocuk, beslenmelidir; hasta çocuk sağaltılmalıdır; düşünce yönüyle geri kalan çocuk desteklenmelidir; yoldan çıkmış doğru yola getirilmelidir; çocuk korunma altına alınmalı ve yardım görmelidir.
 
3. Çocuk, felaket zamanında en önce yardım görmelidir.
 
4. Çocuk, yaşamını kazanabilecek bir konuma getirilmelidir ve her türlü sömürüye karşı esirgenmelidir.
 
5. Çocuk, en özenle korunan değerlerinin, kardeşlerinin hizmetine sunulması gerekeceği duyguları ile büyütülmelidir.”
 
Çocuk işçiler dikkate alınmamış, kölelikten gelen çocuk sömürüsü ayrıca vurgulanmamış olsa da, savaşın acılarını yaşayan çocukları sahiplenmesi, çocukları kollayan ilk uluslararası sözleşme oluşu bakımından önemliydi, ilerisi için umut vericiydi.
 
İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ
 
İkinci önemli sözleşme, “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”dir. İnsanlık, öncesinden de büyük bir savaş yaşamış, daha büyük acılar ortaya çıkmıştı. Acıların tamiri için yeni ve daha belirgin kurallar lazımdı.
 
Çocuk sömürüsü, çocuğa zulüm daha iyi görülmüş, kavranmış da olmalıydı. Çocukların da önemsendiği Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi’nin üzerinden 24 sene geçmişti zira.
 
Yeni savaş, daha çok çocuğu yetim bırakmış, daha çok çocuğa acıyı göstermişti. Bir de öteden beri acının içindekiler, çocuk köleler, çocuk işçiler…
 
10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler, 30 Maddelik İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ilan etti.
 
Beyannamenin 30 maddesinin bir yerinde, acıyla yeni karşılaşan çocukların yanında, kısa da olsa vurgulanmıştır belki. Evet belki…
 
Önsöz “Adalet” ile başlıyordu. Umut verici.
 
Sonra, “İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyet”, diyor, “Bunların eşit ve devir kabul etmez hakları”, diyor. Güzel, umut sürüyor.
 
“Dehşetten ve yoksulluktan kurtulmuş insanlar”, diyor.“İnsanın zulüm ve baskıya karşı ayaklanmaya mecbur kalmaması için insan haklarının hukuk rejimi ile korunmasının esaslı bir zaruret olduğundan” söz ediyor.
 
Harika!
 
“Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar”, diyor. Kölelik lanetleniyor.“Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkıdır”, diyor.
 
Bu çok daha önemli… Hatta “Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz” diyor “köleliğin ve köle ticaretinin her türlü şekliyle yasak olduğunu” belirtiyor.
 
Mal edinme, ikamet etme, uyrukluk, eğitim, öğrenim, ibadet, evlenme, çalışma, sosyal güvenlik, fikrini açıklama, dernek kurma, hatta toplanma özgürlüğü, hatta sanat ve edebiyatla uğraşma özgürlüğünü bile teminat altına almış.

Ya çocuk işçilik?
 
Dinler, cinsiyetler, renkler, ırklar ve her sosyal tabaka düşünülmüş, ama sayıları o dönemde 500 milyonun üzerinde olan bu kitle yok!
 
Çiftlikte, madende, atölyede, lağım çukurunda zorla çalıştırılan, ırzına geçilen, uyuşturucu dağıttırılan, dilendirilen, alınan satılan, acıların her türlüsünü yaşayan körpecik bedenler ne zaman fark edilecek?
 
Demek ki, faşizmin kör karanlığı geride bırakılırken bile, “modern” dünya hâlâ bazı şeylerle yüzleşmeye hazır değildi.
DİĞER HABERLER
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

GIDADA ARACI VURGUNU
GIDADA ARACI VURGUNU

Pandemide Türkiye’de liberal ekonominin en acımasız şekilde kendini gösterdiği sektör gıda oldu. Aracıların çiftçileri istediği fiyatı zorladığı, marketlerin aynı anda aynı oranlarda zam yaptığı bu dönemde vatandaş ve çiftçiler yoklukla mücadele ediyor, tüketici dernekleri acil müdahale çağrısı yapıyor.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)

Türkiye işçi sınıfı 1960’lardan günümüze çok büyük değişim gösterdi. 1960’lı yıllarda Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümü için işçi sınıfına umut bağlayanların nesnel olarak başarı şansı yoktu. Bugün ise işçi sınıfına dayanmayanların hiçbir başarı şansı yok. Dünkü yazımda bıraktığım yerden devam ediyorum.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?

Türkiye’de günümüzde giderek daha da güçlenmekte olan “bağımsız ve demokratik bir Türkiye” ve “sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya” mücadelesinin ana gücü, işçi sınıfımızdır. İşçi sınıfımızın yapısını ve davranış dinamiklerini anlamadan, bu büyük sınıfın güvenini ve desteğini kazanmak mümkün değildir.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE