Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
31 Temmuz 2020
‘TÜRKİYE’NİN ÜRETEN BİR ÜLKE OLMASINI İSTİYORUZ’

Türkiye´nin sadece tüketen değil, üreten ve tüm dünyaya kendi ürettiklerini satan bir ülke olmasını istiyoruz.

‘TÜRKİYE’NİN ÜRETEN BİR ÜLKE OLMASINI İSTİYORUZ’

Türkiye işçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye’nin sadece tüketen değil, üreten ve tüm dünyaya kendi ürettiklerini satan bir ülke olmasını istediklerini ifade eden Atalay, Türk işçisinin bunun için yıllardır emek verdiğini söyledi. Atalay, "Türk-İş, üyesi olsun olmasın, sadece işçilerin değil aynı zamanda tüm çalışanlarla, emekli dul, yetim ve diğer dar ve sabit gelirlilerin sorunlarını çözme çabasını her zaman ortaya koymuştur. Mağdurun ve yoksulun yanında yer almış, hakkı ve adaleti savunmuştur" dedi.

Atalay, AA’ya yaptığı açıklamada, konfederasyonlarının tüm baskı ve engellemelere rağmen 31 Temmuz 1952’de Türk işçisinin hak ve çıkarını korumak için kurulduğunu anımsattı. Türkiye’nin en büyük işçi konfederasyonu olarak, 68’inci kuruluş yıl dönümlerini kutlamanın gururunu yaşadıklarım ifade eden Atalay, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yeni yaşlarını buruk bir şekilde kutlamak zorunda kaldıklarını belirtti.

‘TÜM ÇALIŞANLARIN GÜVENCESİYİZ’

Konfederasyonlarının, kurulduğu günden bu yana ülkenin refah ve birliğinin korunmasını temel alarak işçilerin hak ve özgürlüklerini koruma ve geliştirme mücadelesini her şartta sürdürdüğünü vurgulayan Atalay, "Türk-İş, ülkemizin tabandan örgütlenerek büyüyen ilk ve tek işçi üst örgütüdür. 1952’de 10 federasyon ve işçi sendikaları birliğinin bir araya gelmesiyle kurulan konfederasyonumuz, bugün 34 üye sendika ve 1 milyonu aşkın üyesiyle bütün iş kollarında ve ülkenin dört bir yanında temsil edilmektedir" diye konuştu.

Türk-İş’in sadece işçilerin değil tüm çalışanların umudu ve güvencesi olduğunu ifade eden Atalay, şunları söyledi: "Kovid-19 salgın koşullarında işlerini kaybeden, geçim sıkıntısına düşen çalışanların ve ailelerinin durumunu iyileştirmek için girişimlerimiz devam etmektedir. Başta çalışanlar olmak üzere, iktisadi bakımda zayıf kesimlerin hak ve çıkarlarının korunup, geliştirilmesi ancak demokratik rejim içinde mümkündür. Bu bilinçle Türk-İş, her zaman askeri darbelere karşı olmuş, özgürlükçü ve katılımcı demokrasinin korunup, tüm kurum ve kurallarıyla ülkede yerleşmesine destek olmuştur."

‘ADİL BİR SİSTEM KURULMALI’

Türk-İş’in bugünkü düzeyine gelinceye kadar yıllar boyunca yılmaz bir mücadele yürüttüğünü vurgulayan Atalay, "Ekmek, barış ve özgürlük mücadelesinde 68 yılı gururla geride bırakan konfederasyonumuz bundan sonraki yıllarda da örgütlenmenin önündeki tüm engellerin kaldırılması ve işçilerin insan onuruna yaraşır şartlarda çalışabilmesi için sendikalarımızla yürüttüğü onurlu mücadelesini sürdürecektir" dedi. Çalışma hayatındaki sorunlarla mücadelenin yanında sürdürülebilir bir çevre, sağlıklı gıda ve eğitimli toplum gibi alanlarda da çalışmalar yürüttüklerini belirten Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk-İş, çocuklarımızın sağlıklı bir çevre, sağlıklı bir toplum içinde yetişmesi için gerekli şartların sağlanmasına çaba göstermiş ve eğitime öncelik verilmesi gerektiğinin her zaman bilincinde olmuştur. Sağlıklı yetişen genç kuşakların çalışma hayatına girdiğinde insan onuruna yakışır işlerde çalışabilmesini temin etmek, öncelikli hedeflerimizdendir. Sonraki kuşaklara gururla miras bırakabileceğimiz bir ülke olabilmek yolunda, sosyal devlet ilkeleri ile demokrasi ve hak özgürlüklerinin sıkı bir savunucusu olmaya devam etmekteyiz. Ekonomik olarak yeterli, çevresel olarak sürdürülebilir ve sosyal açıdan adil olan yeni bir ekonomik sistem kurulması gerekmektedir, insan kaynaklı iklim değişikliğinin etkilerini yaşadığımız bu dönemde başlıca yaşam kaynağımız olan su kaynakları azalmakta, bunun neticesinde de temiz su kaynakları hızla tükenmektedir."

DİĞER HABERLER
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

GIDADA ARACI VURGUNU
GIDADA ARACI VURGUNU

Pandemide Türkiye’de liberal ekonominin en acımasız şekilde kendini gösterdiği sektör gıda oldu. Aracıların çiftçileri istediği fiyatı zorladığı, marketlerin aynı anda aynı oranlarda zam yaptığı bu dönemde vatandaş ve çiftçiler yoklukla mücadele ediyor, tüketici dernekleri acil müdahale çağrısı yapıyor.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)

Türkiye işçi sınıfı 1960’lardan günümüze çok büyük değişim gösterdi. 1960’lı yıllarda Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümü için işçi sınıfına umut bağlayanların nesnel olarak başarı şansı yoktu. Bugün ise işçi sınıfına dayanmayanların hiçbir başarı şansı yok. Dünkü yazımda bıraktığım yerden devam ediyorum.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?

Türkiye’de günümüzde giderek daha da güçlenmekte olan “bağımsız ve demokratik bir Türkiye” ve “sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya” mücadelesinin ana gücü, işçi sınıfımızdır. İşçi sınıfımızın yapısını ve davranış dinamiklerini anlamadan, bu büyük sınıfın güvenini ve desteğini kazanmak mümkün değildir.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE