Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
10 Mayıs 2021
TÜRKİYE’DE KAMU KESİMİNDE İSTİHDAM

Türkiye’de kamu kesiminde toplam istihdamın tüm ücretliler (işçi, memur, sözleşmeli personel) içindeki oranı 2011 yılı Eylül ayında yüzde 20,4 düzeyindeydi. 2017 yılı Eylül ayında yüzde 18,5 olarak gerçekleşti. Ancak 2020 yılı Kasım ayında yüzde 25,0 düzeyine yükselmişti. Kamu kesimi istihdamında son yıllarda meydana gelen bu artış, 2021 yılında çok önemli etkiler yaratacaktır.

TÜRKİYE’DE KAMU KESİMİNDE İSTİHDAM

TEKGIDA-İŞ SENDİKA AKADEMİSİ

Kamu kesiminin istihdam üzerindeki etkisi, doğrudan kamu tarafından istihdam edilen kişilerle sınırlı değildir. Kamu kurum ve kuruluşlarının bazılarında hâlâ alt işveren/taşeron eliyle üretim yaptırılmakta veya hizmet sunulmaktadır. Ayrıca kamu tarafından özel sektör müteahhitlerine yaptırılan işlerde çalışan işçiler ile kamunun aldığı ürünleri üreten işyerlerindeki işçiler de kamunun istihdama dolaylı katkısıdır.

2021 yılında kamu görevlileri 2022-2023 yıllarına ilişkin ve çok sayıda kamu işçisi de 2021-2022 yıllarına ilişkin çalışma koşullarını belirleyecek toplu sözleşme görüşmelerini yaşayacak.

Kamu görevlilerine ilişkin bir önceki toplu iş sözleşmesi Kamu Görevlileri Hakem Kurulu tarafından 1 Eylül 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla sonuçlandırılmıştı. Bu sözleşme 1.1.2020-31.12.2021 tarihleri arasında yürürlüktedir.

Türk-İş ile kamu işveren sendikaları TÜHİS ve KAMU-İş arasında 12 Ağustos 2019 tarihinde imzalanan çerçeve anlaşma da 2019-2020 yıllarını kapsamaktadır. Hak-İş de aynı dönemde aynı koşullarla bir çerçeve anlaşması imzaladı.

Mahalli idareler dışındaki kamu kesiminde çalışan işçiler adına yapılan görüşmelerin yaz aylarında sonuçlanması bekleniyor.

Bu yıl kamu kesimi işçileri adına yapılacak toplu sözleşme görüşmeleri geçmiş yıllardan farklı olacak. 2018 yılı Nisan ayında kamu kesiminde kadroya geçirilen 840 bin dolayındaki taşeron işçisinin yaklaşık yarısı belediye şirketlerinde, diğer yarısı da diğer kamu kurumu işyerlerinde istihdam edilmektedir. Kadroya geçirilmiş olan taşeron işçilerinin sayısı 2020 yılı Aralık ayı itibariyle yerel yönetimlerde yaklaşık 404 bin, merkez yönetim işyerlerinde 410 bindi.

Bu işçiler adına 3 yıl önce Yüksek Hakem Kurulu tarafından uygulamaya konan toplu iş sözleşmeleri, bu işçilerin ciddi bir biçimde mağdur edilmesine yol açtı. Kadroya geçirilen taşeron işçileri altı ayda bir yalnızca yüzde 4 oranında bir zamdan yararlanabildi. Bu toplu iş sözleşmeleri, belediye şirketlerinde kadroya geçirilen işçiler için 30 Haziran 2020, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında kadroya geçirilen işçiler için 31 Ekim 2020 tarihinde sona erdi.

Belediye iktisadi teşebbüslerinde kadroya geçirilen işçilerin toplu iş sözleşmeleri büyük ölçüde sonuçlandırıldı. Merkezi yönetim işyerlerinde sürdürülen toplu sözleşme görüşmelerinde kadroya geçirilen taşeron işçileri, 3 yıl süren mağduriyetlerinin telafi edilmesini ve kadroya geçirildikleri işyerlerinde çalışan diğer işçilerle aynı hakların kendilerine de verilmesi için çaba göstereceklerdir. Bu nedenle, bu yıl kamu kesimi işçileri adına sürdürülecek toplu sözleşme görüşmeleri, yaklaşık 650 bin işçiyi kapsayacağı gibi, 3 yıllık mağduriyetin giderilmesi talebinin öne çıktığı görüşmeler olacaktır.

Diğer taraftan, covid-19 virüsü salgını, Türkiye ekonomisinde yaşanan sorunları daha da artırmıştır. Özellikle merkezi yönetim bütçesindeki açıklar, sayıları artık yüzbinleri bulan kamu kesimi işçilerinin ve yaklaşık 3 milyon dolayındaki memur ve sözleşmeli personelin taleplerinin karşılanmasını zorlaştırmaktadır.

Türkiye’de kamu kesiminde istihdamın yapısının incelenmesi 2021 yılında yaşanacak toplu sözleşme süreçlerinin değerlendirilebilmesi açısından önemlidir.

TÜRKİYE’DE KAMU KESİMİNİN KAPSAMI

10.12.2003 gün ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na (Resmi Gazete 24.12.2003) göre, kamu kesimi aşağıdaki biçimde düzenlenmiştir:

a) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler,

b) Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Aşağıdaki (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri,

c) Düzenleyici ve denetleyici kurumlar: Aşağıdaki (III) sayılı cetvelde yer alan kurumlar,

d) Sosyal güvenlik kurumları: Aşağıdaki (IV) sayılı cetvelde yer alan kamu kurumları,

e) Mahallî idare: Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet gösteren belediye, il özel idaresi ve bunların kurdukları birlik ve idareler.

(I) SAYILI CETVEL: GENEL BÜTÇE KAPSAMINDAKİ KAMU İDARELERİ

1) Türkiye Büyük Millet Meclisi

2) Cumhurbaşkanlığı

3) Anayasa Mahkemesi

4) Yargıtay

5) Danıştay

6) Hâkimler ve Savcılar Kurulu

7) Sayıştay

8) Adalet Bakanlığı

9.1) Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı

9.2) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

10) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

11) Dışişleri Bakanlığı

12) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı

13) Gençlik ve Spor Bakanlığı

14) Hazine ve Maliye Bakanlığı

15) İçişleri Bakanlığı

16) Kültür ve Turizm Bakanlığı

17) Milli Eğitim Bakanlığı

18) Milli Savunma Bakanlığı

19) Sağlık Bakanlığı

20) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

21) Tarım ve Orman Bakanlığı

22) Ticaret Bakanlığı

23) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı

24) Devlet Arşivleri Başkanlığı

25) Diyanet İşleri Başkanlığı

26) İletişim Başkanlığı

27) Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği

28) Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı

29) Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı

30) Strateji ve Bütçe Başkanlığı

31) Jandarma Genel Komutanlığı

32) Sahil Güvenlik Komutanlığı

33) Emniyet Genel Müdürlüğü

34) Türkiye İstatistik Kurumu

35) Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı

36) Gelir İdaresi Başkanlığı

37) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü

38) Meteoroloji Genel Müdürlüğü

39) Göç İdaresi Genel Müdürlüğü

40) Avrupa Birliği Başkanlığı

(II) SAYILI CETVEL: ÖZEL BÜTÇELİ İDARELER

A) YÜKSEKÖĞRETİM KURULU, ÜNİVERSİTELER VE YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜLERİ

1) Yükseköğretim Kurulu

2) Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı

3) İstanbul Üniversitesi

4) İstanbul Teknik Üniversitesi

5) Ankara Üniversitesi

6) Karadeniz Teknik Üniversitesi

7) Ege Üniversitesi

8) Atatürk Üniversitesi

9) Orta Doğu Teknik Üniversitesi

10) Hacettepe Üniversitesi

11) Boğaziçi Üniversitesi

12) Dicle Üniversitesi

13) Çukurova Üniversitesi

14) Anadolu Üniversitesi

15) Sivas Cumhuriyet Üniversitesi

16) İnönü Üniversitesi

17) Fırat Üniversitesi

18) Ondokuz Mayıs Üniversitesi

19) Selçuk Üniversitesi

20) Bursa Uludağ Üniversitesi

21) Erciyes Üniversitesi

22) Akdeniz Üniversitesi

23) Dokuz Eylül Üniversitesi

24) Gazi Üniversitesi

25) Marmara Üniversitesi

26) Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

27) Trakya Üniversitesi

28) Yıldız Teknik Üniversitesi

29) Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi

30) Gaziantep Üniversitesi

31) Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

32) Aydın Adnan Menderes Üniversitesi

33) Afyon Kocatepe Üniversitesi

34) Balıkesir Üniversitesi

35) Manisa Celal Bayar Üniversitesi

36) Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

37) Kütahya Dumlupınar Üniversitesi

38) Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi

39) Gebze Teknik Üniversitesi

40) Harran Üniversitesi

41) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü

42) Kafkas Üniversitesi

43) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

44) Kırıkkale Üniversitesi

45) Kocaeli Üniversitesi

46) Mersin Üniversitesi

47) Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

48) Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi

49) Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi

50) Pamukkale Üniversitesi

51) Sakarya Üniversitesi

52) Süleyman Demirel Üniversitesi

53) Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

54) Eskişehir Osmangazi Üniversitesi

55) Galatasaray Üniversitesi

56) Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi

57) Kastamonu Üniversitesi

58) Düzce Üniversitesi

59) Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi

60) Uşak Üniversitesi

61) Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

62) Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

63) Erzincan Binali Yıldırım  Üniversitesi

64) Aksaray Üniversitesi

65) Giresun Üniversitesi

66) Hitit Üniversitesi

67) Yozgat Bozok Üniversitesi

68) Adıyaman Üniversitesi

69) Ordu Üniversitesi

70) Amasya Üniversitesi

71) Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi

72) Ağrı Dağı Üniversitesi(1)

73) Sinop Üniversitesi

74) Siirt Üniversitesi

75) Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi

76) Karabük Üniversitesi

77) Kilis 7 Aralık Üniversitesi

78) Çankırı Karatekin Üniversitesi

79) Artvin Çoruh Üniversitesi

80) Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi

81) Bitlis Eren Üniversitesi

82) Kırklareli Üniversitesi

83) Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi

84) Bingöl Üniversitesi

85) Muş Alparslan Üniversitesi

86) Mardin Artuklu Üniversitesi

87) Batman Üniversitesi

88) Ardahan Üniversitesi

89) Bartın Üniversitesi

90) Bayburt Üniversitesi

91) Gümüşhane Üniversitesi

92) Hakkari Üniversitesi

93) Iğdır Üniversitesi

94) Şırnak Üniversitesi

95) Munzur Üniversitesi

96) Yalova Üniversitesi

97) Türk-Alman Üniversitesi

98) Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

99) Bursa Teknik Üniversitesi

100) İstanbul Medeniyet Üniversitesi

101) İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi

102) Necmettin Erbakan  Üniversitesi

103) Abdullah Gül Üniversitesi

104) Erzurum Teknik Üniversitesi

105) Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi

106) Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi

107) Sağlık Bilimleri Üniversitesi

108) Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi

109) İskenderun Teknik Üniversitesi

110) Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi

111) Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi

112) İzmir Bakırçay Üniversitesi

113) İzmir Demokrasi Üniversitesi

114) Yükseköğretim Kalite Kurulu

115) Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi

116) Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi

117) Konya Teknik Üniversitesi

118) Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi

119) Malatya Turgut Özal Üniversitesi

120) İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

121) Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

122) Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi

123) Samsun Üniversitesi

124) Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi

125) Tarsus Üniversitesi

126) Trabzon Üniversitesi

127) Kayseri Üniversitesi

128) Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi

129) Eskişehir Teknik Üniversitesi

130) Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi

131) Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi

B) ÖZEL BÜTÇELİ DİĞER İDARELER

1) Savunma Sanayi Başkanlığı

2) Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu

3) Atatürk Araştırma Merkezi

4) Atatürk Kültür Merkezi

5) Türk Dil Kurumu

6) Türk Tarih Kurumu

7) Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu

8) Türkiye Bilimler Akademisi

9) Karayolları Genel Müdürlüğü

10) Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü

11) Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü

12) Orman Genel Müdürlüğü

13) Vakıflar Genel Müdürlüğü

14) Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü

15) Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü

16) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü

17) Türk Akreditasyon Kurumu

18) Türk Standardları Enstitüsü

19) Türk Patent ve Marka Kurumu

20) Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı

21) Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı

22) GAP Bölge Kalkınma İdaresi

23) Özelleştirme İdaresi Başkanlığı

24) Kamu Denetçiliği Kurumu

25) Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu

26) Meslekî Yeterlilik Kurumu

27) Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı

28) Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı

29) Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı

30) Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı

31) Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı

32) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü

33) Türkiye Su Enstitüsü

34) Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu

35) Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu

36) Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı

37) Helal Akreditasyon Kurumu

38) Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü

39) Türkiye Uzay Ajansı

40) Türkiye Adalet Akademisi

41) Kapadokya Alan Başkanlığı

42) Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu

(III) SAYILI CETVEL: DÜZENLEYİCİ VE DENETLEYİCİ KURUMLAR

1) Radyo ve Televizyon Üst Kurulu

2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

3) Sermaye Piyasası Kurulu

4) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu

5) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu

6) Kamu İhale Kurumu

7) Rekabet Kurumu

8) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu

9) Kişisel Verileri Koruma Kurumu

10) Nükleer Düzenleme Kurumu

11) Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu

(IV) SAYILI CETVEL: SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARI

I-  Sosyal Güvenlik Kurumu

2-Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü

Günümüzde 233 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname Kapsamındaki KİT’ler de aşağıda sunulmaktadır:

A.İktisadi Devlet Teşekkülleri

1) MKEK, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu

2) DMO, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü

3) TTK, Türkiye Taşkömürü Kurumu

4) TKİ, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü

5) Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü

6) EÜAŞ, Elektrik Üretim Anonim Şirketi

7) TEİAŞ, Türkiye Elektrik İletim A.Ş.

8) TEDAŞ, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.

9) TEMSAN, Türkiye Elektromekanik Sanayi A.Ş.

10) TPAO, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı

11) BOTAŞ, Bora Hutları ile Petrol Taşıma A.Ş.

12) TMO, Toprak Mahsulleri Ofisi

13) TİGEM, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü

14) Türk Sudan Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Anonim Şirketi (hisse % 80)

15) ESK, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü

16) ÇAYKUR, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü

17) TCDD, T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü

18) TCDD Taşımacılık, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık A.Ş.

19) TÜRASAŞ, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii Anonim Şirketi

Kamu İktisadi Kuruluşları

1) DHMİ, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü

2) KEGM, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü

Özelleştirme Kapsam ve Programındaki Kuruluşlar

1) Sümer Holding A.Ş.

2) Doğusan Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş. (hisse % 56,09)

3) ADÜAŞ, Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.

4) TŞFAŞ, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.

5) TDİ, Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.

Kamu Sermayeli Bankalar

1) T.C.Ziraat Bankası A.Ş.

2) T.Halk Bankası A.Ş. (hisse %75,29)

3) Eximbank, Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş.

4) T.Kalkınma ve Yatırım Bankası A.Ş.

5) T.Emlak Katılım Bankası A.Ş.

6) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (hisse %55,12)

7) Vakıfbank, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. (hisse % 73,44)

8) İller Bankası A.Ş.

Diğer İşletmeler

1) TRT, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu

2) AOÇ, Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü

3) TÜRKSAT Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.

4) PTT, Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.

5) BİAŞ, Borsa İstanbul Anonim Şirketi (hisse % 80,60)

6) ASFAT A.Ş., Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş.

7) Ushaş, Uluslararası Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi

8) Nüted A.Ş., Nükleer Teknik Destek Anonim Şirketi

9) Türk Reasürans A.Ş.

KAMU KESİMİNDE DOĞRUDAN İSTİHDAM

Türkiye’de kamu kesiminde toplam istihdam ve istihdam edilenlerin kurumlar ile statülere göre 2017 yılı Temmuz-Eylül dönemindeki durumu aşağıda sunulmaktadır:

Kamu Kesiminde İstihdam (Temmuz-Eylül 2017)

2017 yılı Temmuz-Eylül döneminde 3.573.496 olan toplam istihdam, 2018 yılı Nisan ayında kamu kesimindeki taşeron işçilerinin büyük bölümünün kadroya geçirilmesiyle birlikte, 2020 yılı Aralık ayında 4.791.506 düzeyine yükseldi. Böylece, kamu kesimi istihdamının toplam ücretliler içindeki payı yüzde 25 oldu.

Türkiye’de kamu kesiminde toplam istihdam ve istihdam edilenlerin kurumlar ile statülere göre 2020 yılı Aralık ayındaki durumu aşağıda sunulmaktadır:

Kamu Kesiminde İstihdam (Aralık 2020)

Kamu sermayeli bankalar: İller Bankası, Ziraat Bankası, Halkbank, Eximbank, Kalkınma ve Yatırım Bankası, Vakıfbank

Özelleştirme programında yer alan kuruluşlar: Sümer Holding, TŞFAŞ, TDİ

Kamu kesiminde toplam istihdamın, Türkiye’de gelir getirici bir işte çalışanlar içindeki oranı ile ücretliler içindeki oranı zaman içinde değişiklik gösterdi.

Kamu kesiminde toplam istihdamın, Türkiye’de gelir getirici bir işte çalışanlar (toplam istihdam) içindeki oranı 2011 yılı Eylül ayında yüzde 12,6 idi. Bu oran 2017 yılı Eylül ayında yüzde 12,4 olarak gerçekleşti. Ancak taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesiyle birlikte kamu kesiminde istihdamın oranı toplam istihdam içinde yüzde 17,7 düzeyine yükseldi.

Kamu kesiminde toplam istihdamın ücretliler (işçi, memur, sözleşmeli personel) içindeki oranı 2011 yılı Eylül ayında yüzde 20,4 düzeyindeydi. 2017 yılı Eylül ayında yüzde 18,5 olarak gerçekleşti. Ancak 2020 yılı Kasım ayında yüzde 25,0 düzeyine yükseldi.

On Birinci Kalkınma Planı, Kamuda İnsan Kaynakları Yönetimi Çalışma Grubu Raporu’na (Kalkınma Bakanlığı, Yay.No: KB:3044-ÖİK:825, Ankara, 2018) göre, 2017 yılında mahalli idareleri da kapsayacak biçimde kamu kesiminde 3.341.358 kişi istihdam ediliyordu. Bu kişilerin istihdam statüsüne göre dağılımları aşağıdaki çizelgede sunulmaktadır:

Türkiye’de Kamu Personeli Sayısal Görünümü (2017)

Merkezi yönetim birimlerinde 2002 yılında yalnızca 16.853 sözleşmeli personel bulunuyordu. Sözleşmeli personelin sayısı hızla artarak 2009 yılında 155.217 oldu. 2011 yılında bir yasal düzenlemeye gidilerek sözleşmeli personel “memur” kadrosuna geçirildi ve sözleşmeli personel sayısı azaltıldı. Ancak 2016 yılından itibaren eğitim ve sağlık personelinin sözleşmeli personel olarak işe alınmasıyla bu sayı yeniden yükseldi.

Kamu kesimi istihdamının görev mahalleri itibariyle dağılımı da aşağıdaki çizelgede sunulmaktadır:

Türkiye’de Kamu Personelinin Görev Mahalleri İtibariyle Dağılımı (2017)

Kamu kesiminde istihdam edilen ücretlilerin/personelin hak ve yükümlülükleri ile çalışma koşullarını düzenleyen ana metinler aşağıda sunulmaktadır:

Tüm devlet memurları, 1965 yılında kabul edilmiş olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa;

Akademik personel, 1983 yılında kabul edilmiş olan 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa;

Askeri personel, 1967 yılında kabul edilmiş olan 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa;

Hakim ve savcılar, 1983 yılında kabul edilmiş olan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa;

Sözleşmeli personel, 1978 yılında kabul edilmiş olan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar konulu 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına;

KİT personeli, 1990 yılında kabul edilmiş olan 399 sayılı KİT Personel Rejiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye;

İşçiler, 2003 yılında kabul edilmiş olan 4857 sayılı İş Kanununa tabidir.

4857 sayılı İş Kanununun 7. maddesine göre, kamu kurum ve kuruluşlarında geçici iş ilişkisi kurulamaz; diğer bir deyişle, işçi kiralama yetkisi olan özel istihdam büroları aracılığıyla kiralık işçi temin edilemez.

KAMU KESİMİNDE GEÇİCİ İŞÇİLER

4.4.2007 gün ve 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına Veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna (Resmi Gazete, 21.4.2007) göre, ancak mevsimlik ve kampanya işleri ile orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde bir mali yılda 6 aydan az olmak üzere vize edilecek geçici iş pozisyonlarında işçi çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılacak işçiler için her mali yılda ilgili üst birimden (Hazine ve Maliye Bakanlığı, yerel yönetimlerin yetkili kurulları) geçici iş pozisyon vizesi alınması zorunludur. Söz konusu vize işlemi yapılmaksızın geçici işçi çalıştırılamaz ve herhangi bir ödeme yapılamaz. Bu şekilde çalıştırılan işçilerin çalışma süresi bir mali yılda 6 aydan azdır (genellikle 5 ay 29 gün). Vizelenen geçici iş pozisyonlarında çalışanların çalışma sürelerini, ilgili kurum veya kuruluşların talebi üzerine kurum, kuruluş, birim veya pozisyon itibarıyla dört aya kadar daha uzatmaya Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NDA ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER VE UZMAN VE USTA ÖĞRETİCİLER

14.6.1973 gün ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununa (Resmi Gazete, 24.6.1973) göre, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilebilmektedir. Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar ile bu kişilerin görev ve yetkileri, “Milli Eğitim Bakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik”te düzenlenmiştir.

Bakanlar Kurulu’nun 1.12.2006 gün ve 2006/11350 sayılı kararıyla yürürlüğe sokulan (Resmi Gazete, 16.12.2006) “Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar”da, “ders ücreti karşılığında görevlendirme” konusu düzenlenmektedir. Bu düzenlemeye göre, öğretmen sayısının yetersiz olması durumunda, yüksek öğrenimli olması koşuluyla, resmi görevi bulunmayanlar ile emeklilere, okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlarında haftada 30 saate kadar ek ders görevi verilebilmektedir. Ayrıca, resmi görevi bulunmayan ve uzman ve usta eğitici olarak nitelendirilen kişilere de, haftada 40 saate kadar, okul öncesi, mesleki ve teknik orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders görevi verilebilir.

Kamu kesiminde bu düzenleme kapsamında çalışan çok sayıda öğretmen ile uzman ve usta eğitici sayıları hakkında güvenilir veri yoktur. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 17 Şubat 2015 tarihinde yaptığı basın açıklamasında, 69 ildeki ücretli öğretmen sayısının 71.960 olduğunu belirtti. (http://turkegitimsen.org.tr/haber_goster.php?haber_id=16420)

ÖZELLEŞTİRMELER NEDENİYLE KAMU KESİMİNDE DARALMA

Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun “Yüksek Denetleme Kurulu’nun Denetimine Giren Kamu İktisadi Teşebbüsleri 1980 Yılı Genel Raporu”na göre (Ankara, 1982, s.63 ve Ek.6), işletmeci KİT’lerde 1980 yılında 386.634 işçi ve 160.737 memur ve teknik personel çalıştırılıyordu. Toplam personel sayısı 547.371 idi. Kamu iktisadi teşebbüslerinde toplam istihdam 603.666 idi. Ancak kamu iktisadi teşebbüslerinin tasfiye edilmesi çabaları ve ardından özelleştirmeler sonrasında bu kamu iktisadi kuruluşlarında kalan toplam personel sayısı 2020 yılı Aralık ayında 190.271 oldu. Bazı kuruluşlarda 1980 yılındaki personel sayıları aşağıda gösterilmektedir:

Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Bazılarında 1980 Yılında Ortalama Memur ve İşçi Sayıları

Tekel 8 Haziran 1984 gün ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye (Resmi Gazete, 18.6.1984,mükerrer) kadar kamu iktisadi kuruluşu kabul edilmiyordu. Bu kararnameyle KİT statüsüne ve Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun denetimine alındı. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun 1987 Kamu İktisadi Teşebbüsleri Genel Raporu’na (Ankara, 1989, Ek.5) göre, TEKEL’de 5.627 memur, 299 sözleşmeli personel ve 50.369 işçi çalışıyordu.

KAMU KESİMİNDE TAŞERON İŞÇİLERİNİN KADROYA GEÇİRİLMESİ

Kamu kesiminde taşeronluk uygulaması 1980’li yıllarda da sınırlı ölçüde vardı; ancak 1991 yılında kamu kesiminde Türk-İş ile Hükümet arasında imzalanan toplu iş sözleşmesiyle gerçek ücretlerin ciddi biçimde artması sonrasında bu uygulama hızla yaygınlaştı. Özel sektör işyerlerindeki gerçek ücretlerin 1991-1992 yıllarındaki toplu iş sözleşmeleriyle önemli ölçüde artması da özel sektörde fason üretimi ve taşeronlaşmayı artırdı.

Kamu kesimindeki taşeron işçileri çalışma koşullarına 1990’lı ve 2000’li yıllarda yavaş yavaş tepki göstermeye başladı. Bir taraftan çeşitli dernekler kuruldu, diğer taraftan siyasal iktidarlar sayıları giderek artan bu kesimin oylarını alabilmek amacıyla, bu işçilerin kadroya geçirilmesini gündeme getirdi.

Bu konudaki temel değişiklik, yetersiz de olsa, Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (Resmi Gazete, 24.12.2017) ile gerçekleşti. Kamu kesiminde taşeron işçisi olarak çalışanların çok büyük bölümü kadroya geçirildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 1 Ocak 2018 günlü Resmi Gazete’de “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar” tebliğini yayınladı. Böylece taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesi süreci başladı.

Taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesinde iki ayrı düzenleme yapıldı. Bir düzenleme, merkezi devlet yapısına, diğer düzenleme yerel yönetimlere ilişkindi.

Merkezi devlet yapısına ilişkin düzenlemede, taşeron işçilerinin kadroya geçirilebilmesi için çeşitli koşullar getirildi.

Birinci koşul, “personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı” idi. Ayrıca, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında olmalarına karşın, danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerinde çalışan işçiler kapsam dışında bırakılıyordu. KHK bu konuda şu düzenlemeyi getiriyordu:

“Bu maddenin uygulanmasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı ve yaklaşık maliyetinin en az %70’lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu, yıl boyunca devam eden ve niteliği gereği süreklilik arz eden işlere ilişkin hizmet alımlarını ifade eder. Hizmet alım sözleşmesi kapsamında niteliği birbirinden farklı hizmet türlerinin bulunması halinde personel çalıştırılmasına dayalı olup olmama yönünden yapılacak değerlendirme her hizmet türü için ayrı ayrı yapılır. Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmez.”

Ayrıca, Anadolu Ajansı, BOTAŞ, ÇAYKUR, DHMİ, DMO, Elektrik Üretim A.Ş., Et ve Süt Kurumu, Eti Maden, İller Bankası, MKE, PTT, Sulama birlikleri, TCDD, TCDD Taşımacılık, Merkez Bankası, Ziraat Bankası, TİGEM, TMO, Türkiye Demiryolu Makineleri San. TÜDEMSAŞ, Türkiye Denizcilik İşletmeleri, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş., Türkiye Elektrik İletim A.Ş., Türkiye Halk Bankası, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu, Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi TÜLOMSAŞ, TPAO, TRT, Türkiye Şeker Fabrikaları, Türkiye Taşkömürü Kurumu, Türkiye Vagon Sanayi TÜVASAŞ ve Türkiye Vakıflar Bankası ile bazı diğer kuruluşlar, taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesi düzenlemesinde kapsam dışında tutuldu.

Merkezi devlet yapısı içindeki kuruluşlarda, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihaleleri aracılığıyla taşeron işçisi olarak çalışanların bulundukları işyerlerinde kadroya geçirilmesine ilişkin düzenleme şu şekildeydi:

“5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;

a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak,

b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak,

c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,

ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek,kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, her bir sözleşme itibarıyla, yüklenicinin hakedişlerinin ödendiği bütçe, teşkilat ve birim/yerleşim yeri adına vize edilmiş sayılan sürekli işçi kadrolarına idarelerince topluca geçirilir. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkin yargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenler ise iade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz.”

Kamu kesiminde istihdama ilişkin yukarıda yer alan veriler dikkate alındığında, merkezi yönetime bağlı işletmelerde 2017 yılı Eylül ayında işçi istihdamı 110.663 idi. Bu sayı, taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesi sonrasında 2020 yılı Aralık ayında 519.662 oldu. Diğer bir deyişle, 696 sayılı KHK’nın uygulanması sonrasında, merkezi yönetim işyerlerinde (2018 Nisan – 2020 Aralık döneminde emekli olan veya başka nedenlerle ayrılanlar hariç) yaklaşık 410 bin dolayında kadroya geçirilmiş taşeron işçisi vardı. Bu dönemde bu işyerlerine dışarıdan alınan işçi sayısı çok sınırlı kaldı.

İl özel idareleri, belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlar, mahalli idare birlikleri ve belediye şirketlerinde çalışan taşeron işçileri de 696 sayılı KHK kapsamında belediye şirketlerinde kadroya geçirildi.

696 sayılı KHK’nın bu konudaki düzenlemesi şöyleydi:

“İl özel idareleri ve belediyeler ile bağlı kuruluşlarında ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinde, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketlerde 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;

a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak,

b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak,

c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,

ç) En son çalıştığı idare veya şirket ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek, kaydıyla bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde hizmet alım sözleşmesini yapan idareye veya şirkete, ek 20 nci madde kapsamındaki şirketlerinde işçi statüsünde çalıştırılmak üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların işçi statüsüne geçirilmesine ilişkin süreç bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve aynı fıkrada öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, ek 20 nci madde kapsamındaki şirketlerinde işçi statüsünde topluca işe başlatılır. Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkin yargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenler ise iade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz. (…)

Bu maddenin uygulanmasında, mahalli idare veya şirketlerinin bütçelerinden yapılan, yıl boyunca devam eden, niteliği gereği süreklilik arz eden ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı park ve bahçe bakım ve onarımı ile çöp toplama, cadde, sokak, meydan ve benzerlerinin temizlik işlerine ilişkin alımlar da personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilir.”

Kamu kesiminde istihdama ilişkin verilere göre, 2017 yılı Eylül ayında yerel yönetimlerde çalışan işçi sayısı 191.834 idi. Bu sayı, 385 bin artarak, 2020 yılı Aralık ayında 576.945 oldu. Belediye iktisadi teşebbüslerindeki istihdam da 99.362’den 503.163’e yükseldi. Diğer bir deyişle, yerel yönetimlerde 404 bin taşeron işçisi kadroya geçirilerek belediye iktisadi teşebbüslerine yerleştirildi (2018 Nisan-2020 Aralık döneminde emekli olan veya başka nedenle işten ayrılanlar hariç). Bu dönemde belediye iktisadi teşebbüslerine dışarıdan alınan işçi çok azdır.

Taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesinde kamu iktisadi teşebbüsleri 696 sayılı KHK kapsamı dışında tutulduğundan, bu kuruluşlardaki istihdam yapısında önemli bir değişiklik yaşanmadı.

Taşeron işçileri 2018 yılı Nisan ayında kadroya geçirildi. Bu işçilerin kadroya geçirildikten sonra sendikalaşma açısından bağlı bulundukları işkolu ve yararlanacakları toplu iş sözleşmesi de 696 sayılı KHK ile belirlendi.

Merkezi devlet yapısındaki kurumlara ilişkin düzenleme şu şekildeydi:

“Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındaki idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir. Bu madde kapsamındaki idarelerde; 6356 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinde belirtilen mevcut işyerleri bakımından anılan Kanuna uygun olarak yetki başvurusunda bulunulabilir, ancak geçişi yapılan işçiler için yeni tescil edilen işyerlerinde, geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra yetki başvurusunda bulunulabilir.”

Yerel yönetimlerde belediye iktisadi teşebbüslerinde kadroya geçirilen taşeron işçilerinin durumu da şu şekilde düzenlenmişti:

“Şirketlerde işçi statüsüne geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki şirketlerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Şirketlerde işçi statüsüne geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından işçi statüsüne geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındaki şirketlerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki şirketlerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir. Bu madde kapsamındaki şirketlerde; 6356 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinde belirtilen mevcut işyerleri bakımından anılan Kanuna uygun olarak yetki başvurusunda bulunulabilir, ancak geçişi yapılan işçiler için yeni tescil edilen işyerlerinde, geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra yetki başvurusunda bulunulabilir.”

Yüksek Hakem Kurulu’nun uygulamaya koyduğu toplu iş sözleşmesi yerel yönetimlerde 30 Haziran 2020 tarihinde sona erdi. 1 Temmuz 2020 tarihi itibariyle yerel yönetimlerde birçok işçinin işkolu değişti ve belediye şirketlerinde çalışan işçiler adına toplu sözleşme süreçleri başlatılabildi.

Yüksek Hakem Kurulu’nun uygulamaya koyduğu toplu iş sözleşmesi merkezi devlet yapısındaki kurumlarda 31 Ekim 2020 tarihinde sona erdi. Bu kurum ve kuruluşlarda kadroya geçirilmiş olan taşeron işçilerinin bağlı bulundukları işkolları 1 Kasım 2020 tarihi itibariyle mevcut duruma uyduruldu ve onlar adına toplu sözleşme süreçleri başlatılabildi.

Yerel yönetimlerdeki toplu sözleşme görüşmelerinin önemli bir bölümü tamamlandı. Merkezi devlet yönetimi ve KİT’lerdeki işçiler adına sendikalar ile kamu kesimi adına kamu işveren sendikaları arasındaki toplu sözleşme görüşmeleri ise yaklaşık 650 bin işçiyi kapsamaktadır.

“GEÇİCİ PERSONEL” UYGULAMASININ (4/C) KALDIRILMASI

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/C maddesinde “geçici personel” şöyle tanımlanmıştı: “Geçici personel: Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir.”

2002 yılından sonra özelleştirme uygulamaları hızlandı. Özelleştirilen kamu kuruluşlarında memur statüsünde çalıştırılanlar başka kamu kuruluşlarına aktarılıyordu. İşçiler ise işten çıkarılıyor ve kendilerine kıdem tazminatına ek bir tazminat veriliyordu. Sendikaların önemli bir bölümünün özelleştirmelere tepkisinin nedeni, üyelerinin işsiz kalmasıydı. Bunun üzerine özelleştirilen işyerlerinde çalışan işçilerin başka kamu kurum ve kuruluşlarına “geçici personel” statüsünde geçirilmesine ilişkin bir düzenleme yapıldı.

657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 4/C maddesinde tanımlanan geçici personel, 3 Mayıs 2004 gün ve 2004/7898 sayılı Kararname ile yürürlüğe konulan “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar” çerçevesinde ve her koşulda ayda 10 ayı geçmeyecek şekilde çalıştırılmaya başlandı.

Bu kişilerin hakları ise, 10 Ocak 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki İşleri Yürütmek Üzere Geçici Personel İstihdamı ve Bu Personele Ödenecek Ücretler Hakkında Karar” ile düzenlendi.

Bu karara göre, geçici personelin ücretlerinin üst sınırları, kişilerin tahsil durumlarına göre belirlenmekteydi ve bu üst sınırların altında ücretlerle geçici personel çalıştırabilmek mümkündü. Ayrıca, bu ücretler dışında herhangi bir ad altında ücret ödenmesi yasaktı. Diğer bir deyişle, toplu iş sözleşmesi hakkı ortadan kaldırılmıştı.

Geçici personel, kendilerine verilen görevleri, çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundaydı. Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmeyecekti. Diğer bir deyişle, angarya söz konusuydu. Fazla çalışmalar için hiç ücret ödenmiyordu.

Geçici personele çalıştıkları her ay için en fazla bir gün ücretli izin verilmekteydi.

Geçici personelin hizmet sözleşmelerinin feshinde emekli ikramiyesi, kıdem tazminatı, ihbar süresinin ücreti gibi ödemeler yapılmamaktaydı. İşçiler açısından son derece önemli olan kıdem tazminatı ortadan kaldırılıyordu.

Bu hak kısıtlamalarına karşın, özelleştirilen işyerlerindeki bazı işçiler, ek bir tazminat alıp işsiz kalmak yerine, genellikle meslekleriyle ilgili olmasa ve önemli hak kayıpları yaşansa da “devlet kapısında çalışma”yı tercih etti.

2017 yılı Eylül ayında bu statüde çalışan “geçici personel” sayısı 20.251 idi.

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “geçici personel” statüsü kaldırıldı. Bu statüde çalıştırılanlar sözleşmeli personel (4/B) statüsüne geçirildi.

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin konuya ilişkin düzenlemesi aşağıda verilmektedir:

“MADDE 17- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına aşağıdaki paragraflar eklenmiş ve (C) fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.

Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.”

MADDE 18- 657 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 43- Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler.

Bu madde kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilenlere iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, yeni pozisyonlarında iş sonu tazminatına esas toplam hizmet süresi ile ücret ve izin sürelerinin hesabında dikkate alınır.

Doğum ve askerlik sebebiyle hizmet sözleşmesi feshedilen sözleşmeli personelin pozisyonları hariç olmak üzere, bu kapsamda ihdas edilen pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.

Birinci fıkrada belirtilen ve geçiş hakkı verilen pozisyonlarda çalışmakta iken 4/12/2017 tarihinde askerlik ve doğum nedeniyle görevlerinde bulunmayanlardan ilgili mevzuatına göre yeniden hizmete alınma şartlarını kaybetmemiş olanlar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. Bunlar için birinci fıkrada belirtilen süreler yeniden hizmete alındıkları tarihten itibaren başlar.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce geçici personel pozisyonlarına atanmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve atama süreci devam edenler ile atamaları yapılanlar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. Bunlar için birinci fıkrada belirtilen süreler, geçici personel olarak göreve başladıkları tarihten itibaren başlar.

4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.

Bu maddenin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Devlet Personel Başkanlığı yetkilidir.”

SONUÇ

Türkiye işgücü piyasasında, kamu kesiminde doğrudan istihdamı ile kamu kesiminin özel sektörde yarattığı talebe bağlı olarak yaratılan dolaylı istihdamın önemi büyüktür. Özelleştirmeler nedeniyle kamunun doğrudan istihdamı zaman içinde azalmıştı; ancak taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesiyle kamu kesiminin doğrudan istihdamının tüm ücretliler içindeki oranının yüzde 25 düzeyine yükselmiş olması önemlidir. 2021 yılında hem kamu kesimi işçilerinin 2021-2022 dönemi toplu iş sözleşmeleri, hem de memurlar ve sözleşmeli personelin 2022-2023 dönemi toplu iş sözleşmesi görüşmeleri gerçekleştirilecektir. Kamu kesimi işçileri adına bağıtlanan toplu iş sözleşmelerinde elde edilen hakların, özel sektördeki sendikalı işçiler ve ayrıca sendikasız işçiler için de yolgösterici olma gibi bir özelliği vardır. Yaşanan ekonomik kriz ve covid-19 pandemisi koşullarında ve enflasyon oranının artmakta olduğu bir dönemde bu alanda bazı sıkıntıların yaşanma olasılığı yüksektir.

DİĞER HABERLER
TMO’DAN 720 BİN TON BUĞDAY VE ARPA İTHALATI
TMO’DAN 720 BİN TON BUĞDAY VE ARPA İTHALATI

Buğday ve arpa hasadı sürerken Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) yaklaşık 400 bin ton kırmızı ekmeklik buğday ve 320 bin ton arpa ithalatı için düğmeye bastı.

SGK NACE KODLARI NASIL DEĞİŞECEK?
SGK NACE KODLARI NASIL DEĞİŞECEK?

Özellikle son aylarda başta tam kapanma ve sokağa çıkma kısıtlamalarından muafiyet ve kapanma döneminde çalışma izni, aşılamada öncelikli meslek grubuna alınması olmak üzere birçok konuda NACE kodlarının önemli olduğu görüldü.

ZENGİNLE YOKSUL ARASINDAKİ UÇURUM BÜYÜDÜ
ZENGİNLE YOKSUL ARASINDAKİ UÇURUM BÜYÜDÜ

2020’de en zenginle en yoksul arasındaki fark yaklaşık 15 katına çıktı.

“BU DOĞRULTUDA KURUL FAİZİN SABİT TUTULMASINA…”
“BU DOĞRULTUDA KURUL FAİZİN SABİT TUTULMASINA…”

Merkez Bankası faize çok muhtemeldir ki bugün de dokunmayacak ve yüzde 19’luk oran üçüncü toplantıda da korunacak.