Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
10 Ağustos 2011
TÜRKİYE NE ZAMAN ONAYLAYACAK?

Avrupa Konseyi Kadına Karşı Şiddet Sözleşmesi

TÜRKİYE NE ZAMAN ONAYLAYACAK?

       Türkiye’de son 5 – 6 yıl içinde yüzde 1400 artmış olan kadınlara karşı şiddetin saik olarak, kadınların bir mal gibi alınır – verilir varlıklar olduğu kültürü, şiddetin bir terbiye ve intikam aracı olarak görülmesi, kadını fail ve faillerin namusu olarak algılama kültürü ile bağlantılı olduğu hep bilinmektedir. Bu zihniyet ile mücadele etmemiz gerektiği açıktır.

Prof. Dr. Aysel ÇELİKEL Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı

       Bütün dünyada ve Türkiye’de büyük bir artış gösteren kadına karşı şiddeti önlemeye yönelik Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi bünyesinde ciddi çalışmaların yapıldığı, uluslararası hukukta değeri olan tavsiye kararları ve deklarasyonların yayımlandığı bilinmektedir. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 30. 04. 2002 tarihli Kadınların Şiddete Karşı Korunmasınailişkin tavsiye kararı, 7 Nisan 2011 tarihinde genişletilerek ve güncelleştirilerek bir sözleşme haline getirildi. Üye devletlerin onayını bekleyen sözleşme; Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesibaşlığını taşımaktadır. Kadına karşı şiddetin had safhaya çıktığı Türkiye’de toplum, sözleşmenin vakit geçirilmeden onaylanmasını beklemektedir.

       Sözleşme, kadına karşı şiddetin nedenlerini, şiddetten korunma amaçlı olarak alınacak yasal ve diğer önlemleri ayrıntılı biçimde açıklamakta, mağdurların ve çocukların hukuki, tıbbi, psikolojik, ekonomik olarak korunmaları, eğitilmeleri, güçlendirilmeleri için bütün tedbirleri almanın devletin gö-revi olduğunu açıkça kabul etmiştir. Devletin mağdurlara maddi yardım yapması, gerektiğinde tazminat ödemesi konuları da yaptırım olarak yer almaktadır. Anılan sözleşme; kadına karşı şiddeti bütüncül olarak ele alan ilk sözleşme olma onurunu da taşımaktadır.

       Sözleşme, kadına karşı şiddetin, erkekler ile kadınlar arasındaki eşitlikçi olmayan güç ilişkilerinin bir tezahürü olduğunu, bu güç ilişkisinin kadınlar üzerinde tahakküm kurulmasına, kadınlara yönelik ayırımcılık yapılmasına yol açtığını ve kadınların ilerlemesine engel olduğunu, kadınları zorla ikincil konuma sokmanın çok önemli toplumsal mekanizmalarından biri olduğunu vurgulayarak, kadınları şiddete karşı korumak ve kadınları güçlendirmek için bir dizi önlem öngörmüştür. Bu önlemleri almanın devlete ait bir yükümlülük olduğunu hemen her maddesinde ifade etmiştir.

       Sözleşmenin etkili biçimde uygulanmasını sağlamak amacıyla özel bir izleme mekanizmasının kurulması öngörülmüştür. Uzman Eylem Grubu (Grevio) olarak adlandırılan ve taraf devletlerce belirli niteliklere sahip adaylar arasından seçilen 10 – 15 kişilik gruptan başka, Avrupa Konseyi Genel SEKRETERİ başkanlığında Taraf Devlet Komitesi adlı bir organın da kurulması kabul edilmiştir.

       Sözleşme kadına karşı şiddet ile ev içi şiddeti ayrı ayrı tanımlamış, uygulanan fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddetin; mağdur faille aynı evi paylaşmasa da, evlilik bağı bulunmasa da, eski ve şimdiki eşler, fiili birliktelikler arasında meydana gelen, kadınlara cinsiyetleri nedeniyle uygulanan her türlü şiddeti kapsamaktadır. 18 yaş altı kız çocuklarının da kapsam içinde olduğu kabul edilmiştir.

       Devletin yükümlülükleri özetle aşağıdaki biçimde açıklanabilir:

       • Kadınlara karşı her türlü ayırımcılığı önlemek ve kadın erkek eşitliğinin uygulamada gerçekleştirilmesini güvence altına almak ve kadınları güçlendiren politikaları teşvik etmek.

       • Kadın mağdurların güçlenmesi ve ekonomik bağımsızlık kazanmaları için çeşitli koruma ve destek hizmetlerinin sağlanması.

       • Kadın mağdurların ve çocuklarının şiddet sonrası toparlanmalarını kolaylaştıracak, sağlık ve sosyal, hukuki, psikolojik danışmanlık, maddi yardım, konut, eğitim ve iş bulma gibi hizmetlere erişebilmelerinin sağlanması.

       • Mağdurların uygun hizmetlere yönlendirilmeleri için eğitim almalarını sağlayacak tedbirlerin alınması.

       • Mağdur kadınlara ve çocuklarına güvenli konaklama için yeterli sayıda sığınma evlerinin hazırlanması.

       • Cinsel şiddet mağdurlarına tıbbi ve adli muayene, travma desteği hizmetleri ve danışmanlık için yeterli sayıda, kolay erişilebilir tecavüz ve cinsel şiddet başvuru merkezlerinin kurulması.

       • Kadına karşı şiddet uygulayan failleri eğitmeyi hedefleyen programların oluşturulması, özellikle cinsel suç faillerini tekrar suç işlemelerini önleyen tedavi programları uygulanmak.

       Sonuç:

       81 maddeden oluşan ve Türkiye için önemli gördüğüm esaslarını yukarıda açıkladığım Avrupa Konseyi Sözleşmesi, mağdurların ve çocukların korunması ve tekrar birey olarak hayata kazandırılması için devlete bir yükümlülük vermiştir. Failler için de cezalandırılmalarının yanında eğitim ve tedavi programları öngörülmektedir.

       Türkiye’de son 5 – 6 yıl içinde yüzde 1400 artmış olan kadınlara karşı şiddetin saik olarak, kadınların bir mal gibi alınır – verilir varlıklar olduğu kültürü, şiddetin bir terbiye ve intikam aracı olarak görülmesi, kadını fail ve faillerin namusu olarak algılama kültürü ile bağlantılı olduğu hep bilinmektedir. Bu zihniyet ile mücadele etmemiz gerektiği açıktır. Bu anlayışa ek olarak, kadına karşı şiddetin esas nedeninin ekonomik kökenli olduğunu, yoksullukla yakın bağlantılı olduğunu düşünüyorum.

       Büyük değer taşıyan sözleşmenin gecikmeksizin onaylanması ve hayata geçirilmesi kadınlarımızın beklentilerine bir ölçüde cevap olacaktır.

DİĞER HABERLER
İŞ KANUNUNDA TEMSİLCİ İŞÇİLERİN GÜVENCESİ (1936-1960)
İŞ KANUNUNDA TEMSİLCİ İŞÇİLERİN GÜVENCESİ (1936-1960)

1936 yılında kabul edilen ve 1937 yılında yürürlüğe giren 3008 sayılı İş Kanununda getirilen önemli düzenlemelerden biri, “mümessil işçi” uygulamasıydı.

BU KUYUDAN SU ÇIKMAZ!
BU KUYUDAN SU ÇIKMAZ!

Yeni vergi paketi bugünlerde asıl gündemde olması gereken asgari ücret ve emekli aylıkları artışlarını arka plana itecek. Yeni vergi paketi, emek gelirleri üzerindeki vergilerde bir azalmaya yol açmayacak. Pakette devasa şirket kârları ve servetler için anlamlı yeni vergiler yok.

BORÇ YAKAYA YAPIŞTI
BORÇ YAKAYA YAPIŞTI

İktidar, asgari ücrete ara zam beklentilerine kulak tıkarken borç, yurttaşın yakasına yapıştı. Enflasyon karşısında geliri yetersiz kalan yurttaşlar kartlara sarıldı. Kartla yapılan yemek harcamalarının tutarı ise yüzde 146,36 arttı.

ŞEYTAN KULAĞINA KURŞUN VERGİLER
ŞEYTAN KULAĞINA KURŞUN VERGİLER

Bundan 3,800 yıl önce Hammurabi, Babil caddelerine dev tabletler asmış ve üzerine şunu yazmıştı; “Vergi vermeyenin kellesi gider.”