Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
18 Şubat 2020
TÜRKİYE DÜZE NASIL ÇIKAR?

Atatürk, başından itibaren devletçiydi. Eğitimde, sağlıkta, ulaştırmada, tarımda ve sanayide devletçiliği uyguladı. Atatürk döneminde devletçiliğin amacı bir “milli burjuvazi” yetiştirmek değildi.

TÜRKİYE DÜZE NASIL ÇIKAR?

Geçenlerde bir arkadaşımın oğluyla sohbet ediyorduk. Yurtdışına gitmeye çalışıyor. İyi bir üniversiteden mezun. Kardeşi de aynı üniversiteyi bitirmiş ve İsveç’te yükseklisans yapmış. Volvo şirketinde de işe başlamış.

Konuştuğum genç, Türkiye’den umudunu kesmişti. Türkiye’nin potansiyeline inancını yitirmişti. 
 
Atatürk döneminde yapılanları anlattım; 1919 yılıyla 1938 yılını karşılaştırdım. “Peki” dedi, “ne yapılırsa bugünkü sorunları aşabiliriz?” Ona anlattıklarımı özetliyorum.
 
DEVLETÇİLİK CANLANDIRILMALI
 
Atatürk, başından itibaren devletçiydi. EĞİTİMde, sağlıkta, ulaştırmada, tarımda ve sanayide devletçiliği uyguladı. Atatürk döneminde devletçiliğin amacı bir “milli burjuvazi” yetiştirmek değildi. 1950’li yıllardan itibaren devletçilik, özel sektöre ucuz girdi sağlamak ve siyasi yandaşlar için arpalık olarak kullanıldı. Atatürk döneminde bu hatalar yapılmamıştı. Ayrıca devletçilik, milli bütünlüğü sağlamada ve bir millet yaratmada halkı kaynaştırmak amacıyla da kullanıldı. Günümüzde özellikle eğitim ve sağlık başta olmak üzere, ekonominin tüm alanlarında devletçilik, Atatürk dönemindeki anlayışla, yeniden canlandırılmalı.
 
PLANLI EKONOMİYE GEÇİLMELİ
 
Atatürk dönemindeki sanayi planlarını anlattım. O günün koşullarında ekonominin planlanması kolay değildi. Elde güvenilir veri yoktu. Ona rağmen, planlı ekonomiye geçildi, sanayi planları yapıldı ve uygulandı. Günümüzde mevcut teknolojilerle ekonominin tüm alanlarının planlanması mümkün. 1963 yılından itibaren olduğu gibi, kamu sektörü için bağlayıcı ve özel sektör için yol gösterici planlama yapılmalı. Özellikle tarım sektöründeki başıbozukluğu aşmada da hem planlama, hem de üreticilerin kooperatifleştirilmesi önemli.
 
İSRAF ÖNLENMELİ
 
Sohbet ettiğim gencin kuşağında kapitalizmin gösterişçi tüketim anlayışının etkilerini görebiliyordum. Biraz bu konuyu konuştuk. Benim kuşağım, Cumhuriyetin ilk kuşağının çocuklarıydı. Babalarımız ayrıca İkinci Dünya Savaşı yıllarının sıkıntılarını da yaşamışlardı. Bu nedenle bizler hiçbir şeyi israf etmeme anlayışıyla büyütüldük. Ancak kapitalizm geliştikçe, gösterişçi tüketim anlayışı çeşitli kanallardan yaygınlaştırıldı. Genç arkadaşıma onun yaşamından örnekler verdim. Ayrıca bu israfçı ve gösterişçi tüketimin yalnızca kişilerin değil, devletin ve devleti yönetenlerin yaşamlarında da etkili olduğunu konuştuk. Türkiye’de her alanda israfın önlenmesinin ne kadar büyük bir potansiyel yaratacağına olan inancımı anlattım.
 
HIRSIZLIK-YOLSUZLUK ÖNLENMELİ
 
Eskiden hırsızlar ve yolsuzluk yapanlar ayıplanırdı. Ancak daha sonraları bir devlet adamı, “benim memurum işini bilir” diyebilmişti. Atatürk döneminin memurları işlerini iyi yaparlardı; ancak devlet malına kendi mallarından daha fazla sahip çıkarlardı. Kamu kaynakları israf edilmezdi; kamu mallarının kişisel amaçlarla kullanılmasına da izin verilmezdi. Eskiden Etibank’ın genel müdür yardımcısı olan bir yakınımı anlattım. Avukat olan eşi de Etibank’ta çalışıyordu. Ancak genel müdür yardımcısı, onu işyerine götürmek için gelen resmi arabaya, aynı binaya gidecek olan eşini bindirmezdi. Kamu kuruluşlarında hırsızlık veya yolsuzluk yapanların üzerine caydırıcı biçimde gidilirdi.
 
VERGİLENDİRME ADİL OLMALI
 
Türkiye’de günümüzde en büyük adaletsizliklerden biri, vergilendirmede yaşanmakta. Dolaylı vergilerin payı çok artırıldı. Zenginler ve özellikle şirket sahipleri, çok az vergi ödüyor. Halbuki Atatürk döneminde çok daha adil bir vergilendirme yapılırdı.
 
Bu genç arkadaşıma, Atatürk döneminin politikalarının, günümüz koşullarının sağladığı yeni olanaklar da dikkate alınarak geliştirilmesi ve uygulanması durumunda, bu çıkmazdan kurtulabileceğimizi anlatmaya çalıştım. Bunun yolu da millici anlayışların iktidara gelmesinden geçtiğini söyledim.
 
İşe yaradı mı, bilmiyorum. Bakalım Türkiye’nin gücüne inanacak ve yurtdışı sevdasından vazgeçecek mi!
DİĞER HABERLER
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

GIDADA ARACI VURGUNU
GIDADA ARACI VURGUNU

Pandemide Türkiye’de liberal ekonominin en acımasız şekilde kendini gösterdiği sektör gıda oldu. Aracıların çiftçileri istediği fiyatı zorladığı, marketlerin aynı anda aynı oranlarda zam yaptığı bu dönemde vatandaş ve çiftçiler yoklukla mücadele ediyor, tüketici dernekleri acil müdahale çağrısı yapıyor.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)

Türkiye işçi sınıfı 1960’lardan günümüze çok büyük değişim gösterdi. 1960’lı yıllarda Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümü için işçi sınıfına umut bağlayanların nesnel olarak başarı şansı yoktu. Bugün ise işçi sınıfına dayanmayanların hiçbir başarı şansı yok. Dünkü yazımda bıraktığım yerden devam ediyorum.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?

Türkiye’de günümüzde giderek daha da güçlenmekte olan “bağımsız ve demokratik bir Türkiye” ve “sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya” mücadelesinin ana gücü, işçi sınıfımızdır. İşçi sınıfımızın yapısını ve davranış dinamiklerini anlamadan, bu büyük sınıfın güvenini ve desteğini kazanmak mümkün değildir.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE