Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
05 Temmuz 2009
TÜRK SENDİKALARI 70 YILLIK BİRİKİMLERİ İLE AGTİF’İ KURDU

Avrasya Gıda, Tarım, Orman ve Turizm İşçileri Federasyonu 14 ülkeden 22 senkdikanın katılımıyla kuruldu. Bu çok önemli bölgesel güç Toleyis ve Tekgıda-İş´in önderliğinde ortaya çıktı.

TÜRK SENDİKALARI 70 YILLIK BİRİKİMLERİ İLE AGTİF’İ KURDU

 Türk sendikaları 70 yıllık birikimlerini Balkan ve Asya ülkelerinin. İşçileri ve sendikaları ile paylaşırken işçilerin kardeşliğinin ve dayanışmasının en güzel örneğini veriyor.

Avrasya Gıda, Tarım, Orman ve Turizm İşçileri Federasyonu 14 ülkeden 22 senkdikanın katılımıyla kuruldu. Bu çok önemli bölgesel güç Toleyis ve Tekgıda-İş’in önderliğinde ortaya çıktı.

1947 yılından bu yana Türkiye’nin aynasında boy gösteren işçi sendikalarının ülke içinde hak ettikleri yere bir türlü gelememiş olması demokrasimizin en zayıf halkalarından biri olarak algılanmaktadır. Sanayi ve hizmetlerde çalışan yaklaşık 13 milyon işçinin ancak 800 binini ödenti veren üye konumuna getirebilmiş olan işçi sendikalarının, işgücünün ancak yaklaşık yüzde 7’sini örgütleyebilmiş olması, güçsüz oluşunun en önemli nedenidir. Bu düşük örgütlenme oranına örgütlü işçi kesiminin üç konfederasyon ve yüzü aşkın sendika arasında bölünmüş olduğu gerçeği de eklenince, işçi sendikalarının toplum içinde ve demokrasinin yapılanmasında neden gerektiği gibi etkili olamadıkları ortaya çıkmaktadır.

Sendikaların Sıkıntıları

Amerika’dan kaynaklanan ve Türkiye’yi de ciddi olarak etkiyen ekonomik kriz sürecinde sendikalarımız krizin olumsuz etkilerinden üyelerini bile koruyamamıştır. Etkili olamadıkları için işten çıkarılmalarını engelleyememişler, parasal yönden güçlü olmayan sendikalar işini kaybeden üyelerine işsizlik fonları kurmadıkları için destek olamamışlar, yeni mesleki beceriler elde etmeleri için eğitim atölyeleri oluşturamadıklarından işsiz kalan üyelerinin yeni iş bulmasına yardımcı olamamışlar, siyasetin ve ekonominin yönlendirilmesi konusunda etkileri sıfıra yakın olduğundan sosyo-ekonomik ve siyasal kararların alınmasında hiçbir katkı ortaya koyamamışlardır. Umarız yakın bir gelecekte işçi hareketimizin önderleri kendilerini sorgulamak ve yeni açılımlar sergilemek konusunda olumlu yeni adımlar atarlar.

Yurtiçinde yeterince güç kazanamamış ve eksik sendikacılık yapmış olan işçi sendikalarımızın uluslararası ortamda gerçekleştirdikleri çok önemli bir olayı kamuoyu ile paylaşmanın hakça bir davranış olacağı kanısındayız. Gerçekleştirilen bu olguyu küreselleşme karşısında sendikaların bölgesel dayanışması olarak niteleyebiliriz.

Uluslararası Gıda ve Birleşik İşçiler Sendikasına ( IUF- International Union of Food and Ailied Workers Union) Türkiye’den Tekgıda-İş, Toleyis, Şeker-İş, Tarım-İş ve Orman-İş sendikaları üyedir. Bu sendikalardan Tekgıda-İş ve Toleyis sendikalarının büyük düşünen yöneticileri küreselleşme karşısında işçi sendikalarının bölgesel yeni dayanışma ağları örmesini öngören bir projeyi gündeme getirmişler ve Balkan işçi sendikaları ile birlikte başkaca komşu ülke işçi sendikalarının katılacağı, bölgesel dayanışmayı içeren, yeni bir kuruluşu yapılandırmayı hedeflemişlerdir.

AGTİF’in Kuruluşu

Görüşmelerin olumlu geçmesi üzerine İstanbul’da 31.08.2007 tarihinde bir kuruluş toplantısı düzenlenmiş ve 12 ülkeden 19 sendikanın katıldığı bu toplantıda, IUF’in de onayı ile, Avrasya Gıda, Tarım, Orman ve Turizm İşçileri Federasyonu ( AGTİF) kurulması kararı alınmış, federasyonun kuruluşuna ilişkin resmi başvuru 21.09.2007 tarihinde İstanbul Valiliğine yapılmıştır. Federasyonun üyeleri gıda, tarım, orman ve turizm işkolunda Türkiye, Karadağ, Kosova, Saraybosna, Romanya,Makedonya, Sırbistan, Azerbaycan, Gürcistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan da kurulu sendikalardan oluşmaktadır. Daha sonra bu federasyona Ukrayna ve Arnavutlukta kurulu sendikalarında katılımıyla üye ülkelerin sayısı 14’e sendikaların sayısı da 22’ye çıkmıştır.

Görüldüğü gibi iki Türk sendikasının öncülüğünde çok önemli bölgesel bir sendikal güç ortaya çıkarılmıştır. Bölgesel bir işçi dayanışma örgütünün kurulmasında emperyalizmim Balkanlar ve ön Asya’da dünyanın azalan kaynakları olan, petrol, su, demir ve diğer cevherleri uluslararası güçlü şirketleri ile ele geçirme çabasına karşı çıkma ve eğer özelleştirmeler yolu ile çok uluslu şirketler bu kaynaklann ve var olan işletmelerin sahibi olursa işçilerin bu şirketler tarafından sömürülmesini önleme düşüncesi temel çıkış noktası olmuştur.

Federasyon üyesi ülkelerin çoğunda bir İş Yasası, Sendika ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası olmadığı düşünülür ve sendikaların bilgi ve deney birikimi yoksulu sayıca güçsüz sendikalar olduğu dikkate alınırsa Türk sendikalarının öncülüğünde başlatılan bu girişimin ne kadar önemli olduğu anlaşılacaktır.

Avrasya Federasyonu’nun amaçları şöyle sıralanabilir:
1- Avrasya bölgesinde kurulu çok uluslu şirketler karşısında federasyon üyelerinin örgütlenmelerine katkıda bulunmak, ve bu şirketlerle toplu pazarlık yapmalarını sağlamak.

2- Üye ülkelerde Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) evrensel çalışma normlarının uygulanmasına katkıda bulunmak.

3- Üye ülkelerde demokratikleşme çabalarına katkıda bulunmak ve demokratik yapılanmada güçlü sendikalaşmayı sağlamak.

4- Sermayenin serbest dolaşımına karşılık emeğin serbest dolaşımını sağlamak ve bölge ülkelerinde dengeli bir ekonomik büyümeye katkıda bulunmak. Birikimlerden faydalanmak Federasyon Balkan ülkelerinde Türk dilinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, tüm üye ülkelerde endüstriyel ilişkiler düzeninde işçilerin ve sendikaların söz sahibi olması, çalışanların sendika üyesi olmasına katkıda bulunulması, üye ülkelerde yapılacak çalışma yaşamı ile ilgili yasal düzenlemelerde Türk sendikalarının birikiminden yararlanılması gibi konular hedeflenmektedir.

Federasyon bugüne kadar amaçları doğrultusunda BosnaHersek, Sırbistan, Karadağ, Azerbaycan ve son olarak da 20-21 Haziran tarihlerinde Kosova’da seminerler düzenlemiştir. Bizim de katılıp ‘Özelleştirmeler ve Sendika Özgürlüğü İhlalleri’ konusunda bir tebliğ sunduğumuz Kosova seminerinde Kosova İşçi Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Haxi Arifin Kosova’da yapılan özelleştirmeleri ‘asrın soygunu’ diye nitelendirmesi çok ilginçti ve seminere katılan Türk delegasyonunda kaçınılmaz olarak Türkiye ile ilgili çağrışımlar yaptırdı.

Sendikacılığın yüz akı Avrasya Federasyonun Türk sendikalarının öncülüğünde kurulması sendikacılığımızın yüz akıdır. Buna öncülük eden, parasal katkı sağlayan Tek Gıda İş sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel SEKRETERİ Mustafa Türkel ile TOLEYİS sendikası Genel Başkanı Cemail Bakındı’yı, bu örnek girişimlerinden dolayı, kutlamak gerek.

Cemail Bakındı başlattıkları ve öncülük ettikleri bu girişime, ‘Misyoner Sendikacılık’ adını vermiş. Yerinde bir deyim. "Hiçbir maddi çıkar gözetmeden bölge işçilerinin ve sendikalarının güçlenmesine katkıda bulunmayı insanlık adına bir görev saydık" diyor sayın Bakındı. Türk sendikaları 70 yıllık birikimlerini Balkan ve Asya ülkelerinin. İşçileri ve sendikaları ile paylaşırken işçilerin kardeşliğinin ve dayanışmasının en güzel örneğini vermiş olmaktadır. Hükümetin duyarsızlığı Burada değinilmeden geçilemeyecek bir konu da hükümetin bu girişim karşısında sergilediği duyarsızlıktır.

Federasyonun kuruluşu, Türk sendikalarının amaçlan Çalışma ve Dışişleri Bakanlıklan’na yazılı olarak bildirildiği halde bu konuda her iki bakanlık da hiçbir duyarlılık göstermemiştir. Oysa bu girişim bölgede ve üye ülkelerde Türkiye’nin önemi ve öncülüğü konusunda çalışmalar sergilemek konusunda bulunmaz bir fırsattır.

Çalışma Bakanlığı bu çalışmalara eğitim malzemeleri, eğitmenler sağlayarak, Dışişleri Bakanlığı Tanıtım Fonundan parasal katkıda bulunarak, vize konusunda Türk sendikalarına destek vererek Türk sendikacılığının bugüne kadar gerçekleştirdiği bu en olumlu projeye neden sahip çıkmazlar anlamak mümkün değildir.

Selanik’te, Ohri’de, Manastır’da, Prizne’de konuştuğumuz Türk asıllı insanlar Türkiye’nin varlığını yanlannda görmek istediklerini. Büyük bir özlemle dile getirdiler. Türk sendikalarının bu özlemi gidermeye yönelik çabalannın hükümet tarafından mutlaka desteklenmesi gerekir…

Agtif web sitesinde  5 farklı dilde yayın yapılıyor. Aşağıdaki linkten ulaşılabilirsiniz

Kaynak: Yrd. Doç. Dr. Engin Unsal: Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi 

 

DİĞER HABERLER
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Değerli üyelerimiz,

Sevgili mücadele arkadaşlarım,

Gıda işçileri olarak bizler ülkemizin ve dünyanın içinden geçtiği bu zor süreçte, zor koşullarda üretmeye devam ettik.

İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI
İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI

Kötü niyetli işverenler, salgın döneminde istihdam ve gelir kaybının önüne geçmek için alınan önlemleri işçiye baskı unsuruna dönüştürmeye devam ediyor. Sendikalı oldukları için ücretsiz izne gönderilen, Kod-29’la işten çıkarılan işçilere tam kapanma döneminde ‘çalışma izni’ zulmü başladı.

MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?
MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?

-İstihdam martta mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre 550 bin arttı. Arındırmaya konu olmayan hesaplamaya göre artış ise 757 bin düzeyinde.

-Bu artışların çok büyük bir bölümü sanayi kaynaklı. Ama sanayide martta öyle kayda değer bir büyüme yok. 550 binlik istihdam artışına karşılık gelen büyüme yalnızca yüzde 0.7.

-İstihdam artışlarında dikkat çeken bir yön de, bu artışların tümüyle erkeklerden kaynaklanması. Kadın istihdamında gerileme var.

-Köşemizde dün de değinmiştik, bugün biraz daha detaya ineceğiz; ineceğiz çünkü bu önemli ve izah edilmesi pek de kolay görünmeyen bir konu…

NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ
NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ

Nestle Türkiye’den örnek uygulama! Covid-19 süresince tüm dünyada sağlık ve gıda en önemli iki başlık oldu. Bu iki alanda çalışan emekçiler canları pahasına üretimlerini ve çalışmalarını sürdürdü. Salgın hepimizin hayatını olumsuz şekilde etkiledi.