Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
20 Kasım 2019
TÜRK-İŞ’İN UNUTULAN 24 İLKESİ

Sendikalar demokratik düzenin vazgeçilemez temel unsurlarından biridir. Bu nedenle demokratik toplumlarda özgür sendikacılığın varlığı çok önemlidir.

TÜRK-İŞ’İN UNUTULAN 24 İLKESİ

Sendikalar demokratik düzenin vazgeçilemez temel unsurlarından biridir. Bu nedenle demokratik toplumlarda özgür sendikacılığın varlığı çok önemlidir. İşçi ve işveren sendikaları bir yandan kendi üyelerinin çıkarlarını korurken diğer yandan ezilenin ve ezenin olmayacağı bir toplumsal yapının oluşması, adil bir ekonomik düzenin kurulmasından da sorumludurlar. Ülkemizde işçi sendikaları 1980 öncesinde bu konuda çok başarılı örnekler vermiştir ama günümüz sendikaları o yılların sendikacılık anlayışının çok gerisinde kalmıştır. Bu konuda verilecek en güzel örnek  Türk-İş’in 24 ilkesidir. Bu ilkelerin ilk 23 maddesi 21 Nisan 1968 de yapılan Türk-İş’in 7. Genel Kurulunda kabul edilmiş, sonuncu madde ise 11 Mayıs 1970 de toplanan 8. Genel Kurulda  listeye eklenmiştir.

İşçi  Hareketimizin  Fabrika  Ayarları
 
Türk-İş’in 24 ilkesi işçi hareketimizin bir onur belgesi niteliğindedir. Türk-İş bu belge ile ülkemizde adil, insan onuruna yakışan bir sosyo-ekonomik düzenin kurulmasını amaçlamıştır. Bu belgenin içeriği çok çarpıcıdır. Bazı maddelerine kısaca değinmekte günümüz sendikacıları için sayısız yarar vardır:
 
– Türk-İş Türkiye’nin hızlı,dengeli ve adil kalkınmasını işçilerin refahı, huzur ve güvenliği için şart sayar.
 
– Türk-İş Anayasa’nın sosyal ve iktisadi haklar ve ödevler bölümünün kısa zamanda tam olarak uygulanmasını sağlamak için etki gücünü kullanmayı ödev bilir.
 
– Atatürk devrimlerinin ve demokrasinin tahribi amacına yönelen her türlü akıma karşı bütün gücü ile mücadele etmek  Türk-İş’in görevlerinin başında gelir.
 
– Türk-İş cehaletle mücadeleyi ve halkın kültür seviyesini yükseltmeye yardımcı olmayı görevleri arasında sayar.
 
– Türk-İş sınıflar arasında denge, barış ve kaynaşma sağlayıcı bir politika izleyecektir.
 
– İşçilerin bütün işyerlerinde yönetime etkili olarak katılması, kârdan ve verim artışından pay almalarının sağlanması konusunda güçlüklerin bertaraf edilmesini sağlamayı Türk-İş ilkeleri arasında sayar.
 
– Mümkün olduğu kadar bütün işçilerin İş Kanunu kapsamına alınmaları Türk-İş’ce sağlanacaktır.
 
– Topraksız köylünün toprağa kavuşması ve tarımsal verimliliği arttırıcı toprak ve tarım reformunun yapılmasını Türk-İş başlıca görev sayar.
 
– Üretici, köylü, sanayiciler ve devletin kendi ithalat ve ihracatını kendi kuruluşları yolu ile aracısız olarak yapmaları için ilgililer nezdinde tüm ağırlığı ile gereken girişimleri yapacaktır. Petrollerimiz ve madenlerimizin geniş ölçüde devlet eliyle işletilmesi konusunda takipcilik görevini eksiksiz yerine getirecektir.
 
– Yerli sermayenin başarabileceği işler için yabancı sermayenin yurda sokulmaması, yabancı sermayenin yurt dışına büyük kâr transferleri yapmasının önlenmesi için Türk-İş gerekli çalışmaları yapacaktır.
 
– İşsizliği azaltıcı ve lüks tüketim harcamalarını önleyici yatırımlara öncelik tanınması konularında çalışmak Türk-İş’in görevleri arasındadır.
 
– Türk-İş ulusal harp sanayinin kurulması için gerekli bütün çabayı gösterecektir.
 
12 Eylülden Sonra Sendikacılık Anlayışı Değişti
 
Türk-İş 18 Temmuz 1983 de tüzüğünde değişiklik yapmış ve 24 ilkeye ilişkin hükmü  tüzüğünden çıkarmıştır. Bunda 12 Eylül darbesinin demokrasiye ve emekcilere karşı  oluşunun etkisi açıktır. Türk-İş ve işçiler 12 Eylül girişiminin sonuçlarına karşı mücadele edeceğine 12 Eylül’e yenik düşmüştür. 12 Eylül 2821 ve 2822 sayılı yasalarla işçi hareketinin tırnaklarını sökmüş ve ILO’nun evrensel ilkelerini yok saymıştır. Hele AKP’nin işbaşına geldiği 2002 yılından bu yana özgür sendikacılığın üstüne şal örtülmüş ve biat sendikacılığı başlamıştır. Bugün sendikacılığımız omurgasız ve dik duramayan bir görüntü vermektedir. İşçiler ve sendikalar ücret sendikacılığının batağına saplanmış ve Türk-İş’in 1980 öncesi  sergilediği sosyal sendikacılık tamamen unutulmuştur. Toplumun, medyanın, siyasi partilerin işçi sendikalarına karşı duyarsızlığı hep bu unutkanlığın sonucudur. İşçi sendikaları bugün üyelerine ve işçi sınıfına karşı olan görevlerini yerine getirememektedir. Demokrasinin ve Parlâmenter düzenin tek adam yönetimine dönüşmesinde işçi sendikalarının büyük kusuru vardır. Bu düzen böyle devam edemez ve işçi sendikaları kendilerini sorgulayarak demokratik düzene ve işçi sınıfına olan borçlarının ayırdına varmalıdır.
DİĞER HABERLER
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?

Ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek için gerekli olan kaynaklar Türkiye’de mevcuttur. Bu kaynakların temini ve halkçılık ve kamuculuk (devletçilik) ilkeleri temelinde, planlı bir ekonomiyle ve halkın bu sürece etkili bir biçimde katılımını sağlayacak demokratik ortamda kullanılması, Türkiye ekonomisinin, toplumsal ve siyasal yapısının sorunlarının aşılmasının tek yoludur. Bu kadar kaynak varken, kaynak için işçi sınıfına yüklenmeyi savunmak ise hem gerçekleşmesi mümkün olmayan bir projedir, hem de bu projeyi savunanları halktan tümüyle koparır.

SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!
SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!

-11 Haziran “Sanayi Üretimi Bayramı” ilan edilebilir! Çünkü o gün sanayi üretiminde yüzde 50 dolayında artış olduğu açıklanacak.

-Sanayi üretimi iki ayda yüzde 6.5 arttı; yıllıklandırılmış artış da aynı oranda. Bu koşullarda bu artış iyi bile.

-Sanayici önünü görmeden, faiz ve kurun ne olacağını bilmeden yol almaya çalışıyor. Örneğin Merkez Bankası’nın yarın faizde ne karar alacağını öngörmek mümkün mü?

İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI
İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI

Türkiye İstatistik Kurumu Ocak 2021’den itibaren işsizlik verilerini ”Uluslararası Çalışma Örgütü ve AB İstatistik Ofisi kararları doğrultusunda” açıklamaya başladı. Aslında TÜİK, yeni uygulamaya açıkladığı tarihten önce başladı. İşine geldi. Çünkü TÜİK klasik işsizlik oranı dışında işsizliği kabul etmiyor.

ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR
ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin hazırladığı “Evde sömürülen işçiler” raporda evde çalışan işçilerin yaşadığı ücret ve hak kayıplarına dikkat çekildi.