Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
05 Haziran 2023
TÜRK-İŞ DEMOKRATİK İŞÇİ HAREKETİ

Türk-İş tarihine ilişkin araştırma, tez ve kitaplarda hiç ele alınmamış bir girişim, Türk-İş’in 16-22 Nisan 1979 günleri toplanan 11. Genel Kurulu öncesinde sol eğilimli sendikacıların oluşturduğu TÜRK-İŞ DEMOKRATİK İŞÇİ HAREKETİ’dir.

TÜRK-İŞ DEMOKRATİK İŞÇİ HAREKETİ

TEKGIDA-İŞ SENDİKA AKADEMİSİ

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin daha önceki haftalarda yayımlanan raporlarında, 1971 yılında CHP’li sendikacıların hazırladığı 4’ler ve 12’ler raporları, Sosyal Demokrat Sendikacılar Konseyi ve Sosyal Demokrat Sendikalar Hareketi ele alınmıştı. 1979 yılında da Türk-İş içindeki sol eğilimli sendikacılar Türk-İş Demokratik İşçi Hareketi’ni oluşturdu ve 11. Genel Kurul için hazırlandı. Ancak bu grubun adayları 11. Genel Kurul’da yapılan seçimlerde yönetime gelemedi.

Türk-İş’in 16-22 Nisan 1979 günleri toplanacak olan 11. Genel Kurulu yaklaşırken, Türk-İş içindeki 19 sendika ve federasyonun yöneticileri 3 Mart 1979 günü Ankara’da bir araya geldi. Petrol-İş Genel Başkanı Cevdet Selvi, 19 örgütün görüşlerinin yer aldığı bildiriyi şöyle açıkladı:

“Bugün başlattığımız bu hareketin kişilerle ve kişiliklerimizle hiçbir ilişkisi yoktur. Bireylerimiz için hiçbir şey istemiyoruz. Hareketimizin amacı, daha çok ekmek, daha çok barış ve daha çok özgürlük sağlayacak yeni ve çağdaş bir Türk-İş yönetimi oluşturmaktır.

“İşçi sınıfı hareketi ve Türk-İş camiası gerçek bir yol ayrımının başına gelmiştir. Türk-İş üyesi kuruluşlar ve işçiler, çağın gerçeklerine uygun, çağdaş ve demokratik bir çizgi doğrultusunda tavır koymak zorundadırlar. Toplum yaşamına çeşitli görünümler altında yansıyan bu bunalımların temel nedeni, sermaye çevrelerinin ve onların siyasi temsilcilerinin yıllardır uyguladıkları ekonomi politikalarıdır.

“Bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de her şeyin hızla geliştiği günümüzde, bugünkü Türk-İş yöneticilerinin hepsinin de kötü niyetli olduklarını söylemiyor, ancak, yürüttükleri görevleri yerine getirmediklerini, ya da en azından getiremediklerini iddia ediyoruz.

“Otuz yıl öncesinin sendikal anlayışını sürdürmeye çalışanların, tabandan kopup, sendikacılığı üç-beş kişinin yöneticiliği ile kısıtlamaya çalışanların sorunları çözmelerine ve sermaye sınıfının saldırılarına göğüs gerebilmelerine zaten olanak yoktur.

“Ülkemizin geçirdiği zor günler, Türk-İş yönetiminin bugüne kadarki tavrı ve özellikle Türk-İş Başkanı Sayın Halil Tunç’un aday olmayacağını açıklaması, önümüzdeki genel kurulun önemini büyük ölçüde arttırmaktadır.”

Cevdet Selvi’nin açıkladığı bildiride 19 örgütün ilkeleri şu şekilde ifade ediliyordu:

“Önümüzdeki genel kurul sonucunda oluşacak yönetimin, en azından şu ilkelerin izleyicisi olması gerekmektedir:

“Anayasa çizgisinin tüm hükümleriyle yaşama geçirilmesi yönünde etkin girişimlerde bulunmak.

“Demokrasiyi tüm kurumlarıyla, noksansız savunmak ve geliştirmek.

“Ülkenin uluslararası düzeyde, gelişme potansiyeline uygun olarak daha üst noktalarda yer almasını sağlayacak bir ekonomi politikasının öncülüğünü yapmak.

“Anti-emperyalist doğrultuda yapılacak tüm girişimlere destek olmak.

“Bireysel ve toplu terörizmin köklerini gözler önüne sererek, küçük üretici, küçük memur ve benzeri tüm emekçi toplum katmanlarını kapsayacak bir demokrasi tabanı oluşturmak.

“Sözü edilen demokrasi tabanının ekonomik ve toplumsal çıkarları doğrultusunda vergi reformu, toprak reformu, demokratik kooperatifçilik, kamu kesiminin ağırlık kazanacağı bir sanayileşme politikasının gerçekleşmesi için yoğun çaba harcamak.” (Milliyet, 4.3.1979 ve TÜBA İş, İşçi, Çalışma Bülteni, Mart 1979)

Bildiriyi imzalayan örgütler de şunlardı: Ağaç-İş, Deri-İş, Hava-İş, Petrol-İş, Tarım-İş, TGS, Tez Büro-İş, Basın-İş Ankara Şubesi, Çimse-İş, DYF-İŞ, Koop-İş, Likat-İş, T.Haber-İş, Maden Federasyonu, Yol-İş Federasyonu, BİF, Kristal-İş, Kauçuk-İş, Tümtis.

Yankı Dergisi, bildiri konusunda ilginç bir yorumda bulundu.

“Ortak bildiriyi kimin açıklayacağı ise uzun boylu tartışma konusu olmadı. Bildiride yedi sendikanın genel başkanının imzası vardı. Bu nedenle genel başkanlardan birinin bu bildiriyi açıklaması uygun görüldü. Görev, Cevdet Selvi’ye verildi. Bildiriyi Cevdet Selvi’nin açıklayacağı belli olunca uzmanlardan birisinin, ‘Aydınlıkçılar, şimdi sahte TKP atağa geçti, diye yorum yapacaklar’ biçiminde yaptığı şaka, Aydınlık’ın işçi yazarı Gülay Kurnaz tarafından ‘hayata geçirildi.’ Kurnaz, harekete TKP sahip çıktı, diye başlıyor ve özünde bu hareketin gerici olduğunu söylüyordu.” (“Birinci Raundun Sonu,” Yankı, 11-17 Mart 1979, s.34)

Bu yorum önemlidir. TKP üyesi ve Petrol-İş Sendikası’nda önce Batman Şube Yöneticisi ve ardından 1986-1989 döneminde Genel Örgütlenme Sekreteri olan Memet Çelik’in anılarında, 1979-1980 yıllarında Petrol-İş’in İstanbul Şube Başkanı Fadıl Karataş, Mersin Şube Başkanı Asım Özçetin, Adana Şube Başkanı Arif Güneysu, İstanbul Anadolu Şube Başkanı Hamit Aşırok’un TKP yandaşı olduğu belirtilmektedir. (Memet Çelik, Dünden Damlalar, Yayına Hazırlayan: Sevinç Öztaş, TÜSTAV Yay., Sarı Defter Dizisi No.3, İstanbul, 2006, s.73) Aynı kaynakta 1978-1983 döneminde Petrol-İş Genel Sekreteri olan Adem Yılmaz’ın da bu çizgide olduğu anlatılmaktadır. Türk-İş Demokratik İşçi Hareketi’nde yer alan Kristal-İş Sendikası’nın 1979-1980 dönemindeki Genel Başkanı Hasan Basri Babalı’nın da TKP yandaşı olduğu ileri sürülmektedir. Anlaşıldığı kadarıyla, TKP, DİSK’in 1977 yılı Aralık ayındaki 6. Genel Kurulu’nda yönetimi kaybedince, ağırlığının bir bölümünü Türk-İş sendikalarına vermiştir ve Türk-İş Demokratik İşçi Hareketi’nin ortaya çıkışında bu çabanın etkisi vardır.

Cevdet Selvi’nin açıkladığı bildiriyle çalışmalarına başlayan Türk-İş Demokratik İşçi Hareketi, 15 Mart 1979 tarihinde, görüşlerini daha etraflı olarak açıklayan bir bildiri yayınladı. Bildirinin tamamı aşağıda sunulmaktadır:

“TÜRK-İŞ DEMOKRATİK İŞÇİ HAREKETİNİN KAMUOYUNA DUYURUSU

15.3.1979

“Ülkemiz zor ve bunalımlı günler geçiriyor. Bir taraftan ekonomik bunalım tüm şiddetiyle sürerken diğer taraftan da bu bunalımın asıl sorumlusu olan sermaye sınıfı ve onların siyasi temsilcileri sermaye sınıfı lehine ödünler koparmaya, demokrasiyi kökünden yok etmeye ve siyasi bunalımı derinleştirmeye çalışıyorlar.

“1979 yılına böylesi zor koşullar altında giren ülkemiz ekonomisi üzerinde emperyalist tekellerin egemenliğine son verilmesi, yeniden işçi sınıfının sırtına binilmeden ekonomik sorunların çözümlenebilmesi ve en önemlisi de ülkemizde demokrasinin korunabilmesi ve faşist dikta eğilimlilere dur denilebilmesi, işçi sınıfının birliğine, işçi sınıfının bilinçli ve kararlı tavrına bağlıdır.

“Bütün bu açık gerçeklere rağmen, bugünkü TÜRK-İŞ Yönetimi görevini yapmıyor. Hâlâ 1946 sendikacılık anlayışını sürdürmeye, partiler üstü politika çıkmazını kongre kararlarına rağmen yürütmeye çabalıyor. Daha da kötüsü Amerikan tipi sendikacılığını örnek alıp CIA’nın yan örgütü olan AAFLI gibi kuruluşlarla ortak çalışmalarını sürdürerek, işçi sınıfının çıkarlarını sermaye sınıfına ve uluslararası tekellerin çıkarlarına peşkeş çekerek sendikacılık yapmaya çalışıyorlar.

“TÜRK-İŞ içinde başlattığımız demokratik ve çağdaş muhalefetin amacı bu sendikacılık anlayışına son vermek, TÜRK-İŞ’teki bu anlayışı kökünden değiştirmek, bu anlayışı sürdürenleri TÜRK-İŞ yönetiminden uzaklaştırmaktır. Şubat ayı sonunda yaptığımız açıklama ile somut ifadesini bulan hareketimiz, siyasi yapısı ve sendikacılık anlayışı tüm işçi sınıfımız tarafından artık iyice bilinen birkaç sendikacı ve onların sesini duyuran bir iki gazete dışında tüm işçi sınıfının ve tüm TÜRK-İŞ üyelerinin tam bir desteği ile karşılanmıştır.

“TÜRK-İŞ üyelerinden, işçi sınıfından ve en başta düşüncelerimizin doğruluğundan aldığımız güçle çalışmalarımızı hızlandırmak ve merkezi bir planlama ile çalışmaları tüm ülke düzeyine yaymayı planlamış bulunuyoruz.

“Bundan böyle çalışmalarımızın merkezi YSE-İŞ Sendikası olacaktır. Komitemizin genel eşgüdüm için görev verdiği Yılmaz GÜMÜŞBAŞ ve diğer komite üyelerimiz sürekli olarak bu binada bulunacaklar ve bölgeler arası eşgüdümü, örgütlenmeyi buradan yürüteceklerdir.

“Çalışmaların daha hızlı ve sağlıklı yürümesi ve hareketimizin kamuoyuna ve TÜRK-İŞ tabanına etkin bir biçimde anlatılabilmesi açısından bölge toplantılarına başlamak kararı da alınmıştır.

“Önümüzdeki günlerde, Komitemizin saptadığı 11 bölgede ve çeşitli kentlerde sendikaların, sendika şubelerinin ve TÜRK-İŞ delegelerinin katılacağı toplantılar yapılacaktır.”

TÜRK-İŞ DEMOKRATİK İŞÇİ HAREKETİ

Not:

YSE-İŞ Sendikası

Sakarya Caddesi No. 7

ANKARA

Tlf:17 57 38-25 40 68

(2 sayfalık çoğaltma bildiri)

Bu bildirinin yayınlanması sonrasında, bildiriyi imzalayan sendika ve federasyonların çeşitli illerdeki birimleri de bildiriye destek açıklamaları yayınladılar.

Türk-İş’e bağlı 20 örgütün Ankara’da bulunan birimleri 19 Mart 1979 günü yaptıkları ortak açıklamada, bu girişimi desteklediklerini bildirdiler:

“Partiler üstü politika uyutmacasıyla işçiler ülke sorunlarından uzak tutulmuş ve Türk-İş yönetimi ‘gözlerimi kaparım vazifemi yaparım’ anlayışı içinde sendikacılığı sadece toplu sözleşme yapan bir zam makinası durumuna indirgemiştir. Emperyalist sömürüye karşı kesin tavır alacak, başta işçi sınıfı olmak üzere, tüm emekçi halkın ekonomik, demokratik haklarını savunacak, gerekli reformları savunacak bir yönetim işbaşına gelmelidir.” (Cumhuriyet,20.3.1979)

Kuruluşların Kayseri şubelerinin yayınladığı bildiri, Türk-İş Demokratik İşçi Hareketi Eşgüdüm Komitesi tarafından kamuoyuna duyuruldu:

“TÜRK-İŞ DEMOKRATİK İŞÇİ HAREKETİ

EŞGÜDÜM MERKEZİNDEN BİLDİRİLMİŞTİR.”

——————————————————–

“Türk-İş’in 16 Nisan’da Ankara’da yapılacak Genel Kurulunda bugünkü yönetime karşı tavır alacak sendikaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Örneğin, geçtiğimiz günlerde Kayseri’de kendi aralarında toplanan 7 sendikanın şube başkanları konuyla ilgili bir durum değerlendirmesi yaptıktan sonra aşağıdaki açıklamayı yapma kararı almışlardır. Açıklamanın altında Yol-İş, DYF-İŞ, Şeker-İş, Tes-İş, Yapı-İmar, YSE-İŞ şube başkanlarının imzaları bulunmaktadır. 7 Sendika başkanının ortak açıklamaları şöyledir:

“TÜRK-İŞ’E BAĞLI SENDİKALARIN KAYSERİ ŞUBELERİNİN

KAMUOYUNA AÇIKLAMALARI

“İşçi sınıfı hareketimizin, uyguladığı politikalar nedeniyle dışında kalmış olan, Türk-İş’in köhnemiş üst yönetimine karşı 19 Sendika tarafından yayınlanan bildiriyi Türk-İş’e bağlı sendikaların Kayseri Şubeleri olarak desteklediğimizi bildiririz.

“Günler işçi sınıfımız ve emekçi halk kitleleri için kara haberlerle geliyor. Ülkenin içinde bulunduğu çıkmazın faturası yine işçi sınıfımızın ve emekçi halk kitlelerinin üzerine çıkarılmaya çalışılıyor. Tekelci sermayenin bütün saldırılarına karşı Türk-İş’in mevcut üst yönetimi 40 yıl öncesinin sendikacılık anlayışıyla işçi sınıfını politika dışında tutmaya, işçi sınıfı hareketini iğdiş ederek güçsüz bırakmaya çalışıyor. Oysa, faşist tırmanışın durdurulabilmesi, emeği ile geçinen tüm halk katmanlarının da içinde bulunacağı geniş tabanlı bir demokrasi cephesinin kurulabilmesi işçi sınıfı hareketimizin disiplinli ve örgütlü mücadelesi ile sağlanabilir. Bugünkü Türk-İş üst yönetimi Türk-İş’in demokratik tabanını bu yönde harekete geçirebilecek güçten yoksundur.

“Hem Türkiye işçi sınıfı hareketi için, hem de Türkiye’de demokratik hakların işçi sınıfımız öncülüğünde korunup geliştirilebilmesi için önümüzdeki Türk-İş genel kurulu bir yol ayrımı niteliğindedir.

“Önümüzdeki genel kurulda,

1)Demokratik hak ve özgürlükleri savunup geliştirecek,

2)Emperyalist sömürünün ortadan kaldırılabilmesi için gerekeni yapacak,

3)Başta işçi sınıfımız olmak üzere tüm çalışanların ekonomik-demokratik haklarını savunacak,

4)Tüm çalışanların grevli, toplu sözleşmeli sendikal haklarının sağlanmasına çalışacak,

5)Demokratik kooperatifçilik, vergi reformu, toprak reformu gibi konularda yılmadan mücadele verecek,

6)Eğitimin üretim için olmasını sağlayacak,

7)Türk-İş’i özüyle ve sözüyle işçi sınıfının tek ve demokratik merkezi üst örgütü haline getirecek bir Türk-İş yönetimi işbaşına gelmelidir.

“Aşağıda imzası bulunan sendikalar olarak, bu ilkeleri savunacak bir yönetimin işbaşına gelmesi için mücadeleye kararlı olduğumuzu açıklarız.

Mehmet Bamyacı (Yol-İş), Mahmut Soysal (DYF-İŞ), Kadir Özcan (Şeker-İş), Halil Sarıkoç (Tes-İş), Emin Şurdum (Yapı İmar-İş), Ekrem Utkan (YSE-İŞ), Ali Tosun (YSİ-İŞ 2 no.lu şube başkanı)”

(tarihsiz 2 sayfalık çoğaltma bildiri)

Bu bildiriyi imzalayanlardan Kayseri Yol-İş Başkanı Mehmet Bamyacı, 1986-1989 döneminde Ankara’da Yol-İş Sendikası genel sekreteri ve 1989-1992 döneminde Türk-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri olarak görev yaptı. Kayseri Demiryolu İşçileri Sendikası Başkanı olan Mahmut Soysal ile 1983-1989 döneminde Ankara’da Demiryol-İş Sendikası Genel Mevzuat Sekreteri olarak çalıştı.

Sivas örgütlerinin açıklaması da aşağıdaki şekilde kamuoyuna duyuruldu:

“Türk-İş Demokratik İşçi Hareketi

Eşgüdüm Merkezinden bildirilmiştir:

————————————————

“SİVAS’DA TÜRK-İŞ ÜYESİ 14 SENDİKA DAHA

DEMOKRATİK İŞÇİ HAREKETİNİ DESTEKLEDİKLERİNİ AÇIKLADILAR

“Türk-İş’in 16 Nisan’da Ankara’da başlayacak 10. Genel Kurulu yaklaşırken, üst kademe yöneticilerini değiştirmek ve örgüte “taze kan” aşılamak amacıyla 19 sendika ve Federasyonunun başlattığı demokratik işçi hareketine yeni katılımlar olmuş, Sivas’ta 14 Sendika daha 19 Sendika ve Federasyonunun imzaladığı bildirinin altına imzalarını atarak hareketi desteklediklerini açıklamışlardır.

“Türk-İş’e bağlı 14 büyük Sendikanın Sivas Şube Başkanları önceki gün kendi aralarında yaptıkları toplantıda 19’ların çıkışının bir değerlendirmesini yapmış ve yayınlanan bildiriyi olumlu bularak aynen kabul etmişlerdir. Sendika Başkanları daha sonra bildirinin altını imzalayarak kamuoyuna açıklanmak üzere eşgüdüm merkezine göndermişlerdir.

“Türk-İş demokratik işçi hareketini desteklediklerini açıklayan Sivas’daki Sendikalar şunlardır:

“Tekgıda-İş, Maden-İş, DYF-İŞ, Türk Harp-İş, Tes-İş, Yol-İş, Tez Büro-İş, Tarım-İş, Koop-İş, Çimse-İş, Sağlık-İş, Yapı İmar-İş, YSE-İŞ, DLH-İŞ.

“Sivas’lı Sendika Başkanları ayrıca yerel basına yaptıkları açıklamalarda, 16 Nisan’da başlayacak Türk-İş Genel Kurulunda tüm delegelerinin bugünkü Türk-İş Yöneticilerini değiştirmek doğrultusunda hareket edeceklerini ve bu yönde oy kullanacaklarını da söylemişlerdir.”

(tarihsiz 1 sayfalık çoğaltma bildiri)

Diyarbakır örgütlerinin açıklaması da şu şekildeydi:

“Türk-İş Demokratik İşçi Hareketi Eşgüdüm Merkezinden bildirilmiştir:

“Diyarbakır’da Türk-İş Üyesi 13 Sendika Daha Demokratik İşçi Hareketini Desteklediklerini Açıkladı.

“Türk-İş’in 16 Nisan’da Ankara’da başlayacak olan 11. Genel Kurulu yaklaşırken Türk-İş’te yapısal değişiklik isteyen 19 Sendika ve Federasyonun başlattığı hareketi destekleyen Sendikaların sayısı giderek artmaktadır. Nitekim, Diyarbakır’da bir toplantı yapan Türk-İş’e bağlı Sendikaların Diyarbakır, Batman ve Mardin şubeleri de 19’lar hareketini desteklediklerini açıklamışlardır. Şube Başkanları geçtiğimiz gün kendi aralarında yaptıkları toplantıda 19’lar bildirisini tartışmış ve Türk-İş tabanının özlemlerinin bu bildiride somutlaştığını ifade eden bir bildiri yayınlamışlardır. Türk-İş Demokratik İşçi Hareketini desteklediklerini açıklayan Sendika Şubeleri şunlardır:

“DİYARBAKIR: Türk Harb-İş, Yol-İş, Sağlık-İş, Tez Büro-İş, Tekgıda-İş, Petrol-İş, Tes-İş, Tümtis, YSE-İŞ

“MARDİN: Çimse-İş, Maden-İş, YSE-İŞ

“BATMAN: Petrol-İş

“Şube Başkanları ayrıca yayınladıkları bildiride Türk-İş’in yeni seçilecek yönetiminin şu ilkeleri hayata geçirmek için çalışması gerektiğini bildirmişlerdir:

“ ‘Önümüzdeki Genel Kurulda demokratik hak ve özgürlükleri koruyup işçi sınıfının çıkarları doğrultusunda geliştirecek, emperyalist sömürünün engellenmesi için aktif çalışmalar yapacak, başını işçi sınıfının çektiği ve tüm çalışan kitlelerin katılacağı geniş bir demokratik birlik sağlayacak, tüm çalışanların grevli toplu sözleşmeli sendikal haklara sahip olmasına çalışacak, yeraltı kaynaklarının kamulaştırılmasını destekleyecek, özetle, toplumun en geniş anlamda demokratikleştirilmesi için çalışacak yeni bir Türk-İş yönetimi işbaşına gelmelidir.’ “  (tarihsiz 1 sayfalık çoğaltma bildiri)

DİĞER HABERLER
TİSK VE İŞ GÜVENCESİ TARTIŞMALARI (1992)
TİSK VE İŞ GÜVENCESİ TARTIŞMALARI (1992)

1992 yılında çalışma hayatında önemli değişikliklerin yaşandığı günlerde iş güvencesi talebi öne çıktı.

YILIN İLK ÜÇ AYINDA EN AZ 425 İŞÇİ ÇALIŞIRKEN ÖLDÜ
YILIN İLK ÜÇ AYINDA EN AZ 425 İŞÇİ ÇALIŞIRKEN ÖLDÜ

İş sağlığı önlemlerinin yetersiz kalmasının faturasını emekçiler canıyla ödüyor. İSİG raporuna göre, 2024 yılının ilk üç ayında 425 emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Yaşamını yitirenlerden 16’sı çocuk işçiler.

10 MADDEDE SEÇİM SONRASI EMEĞİ BEKLEYEN TEHLİKELER
10 MADDEDE SEÇİM SONRASI EMEĞİ BEKLEYEN TEHLİKELER

Seçimlerden sonra yoksullaştırıcı neoliberal ekonomi politikası derinleşerek devam edecek. Pahalılık artarken kemerler daha da sıkılacak ve emek gelirleri düşecek. Borç sarmalı daha da derinleşecek. İşsizlik tehlikesi büyük. Bu iç karartıcı tablodan çıkış için toplumsal muhalefetin yükselişi ve erken seçim talebi çok önemli.

EKONOMİK KRİZİN FATURASINI KİM ÖDEYECEK?
EKONOMİK KRİZİN FATURASINI KİM ÖDEYECEK?

Ekonomik krizin nedenleri ve niteliği üzerine elitler arasında yoğun bir tartışma var.