Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
08 Aralık 2011
TÜRK-İŞ DELEGESİNİN TARAFI

Türk-İş´in 21. Olağan Genel Kumlu bugün toplanıyor. Dört gün sürecek olan genel kurul pazar günü yapılacak seçimlerle tamamlanacak.

TÜRK-İŞ DELEGESİNİN TARAFI

       Türk-İş delegesinin tarafı! Türk-İş‘in 21. Olağan Genel Kurulu bugün toplanıyor. Dört gün sürecek olan genel kurul pazar günü yapılacak seçimlerle tamamlanacak. Öyle görünüyor ki; bu genel kurulda, Sendikal Güç Birliği Platformunun listesiyle Türk-İş‘in mevcut yönetiminin çoğunluğunun listesi yarışacak.

       Herhalde, Türk-İş, itibar ve güç bakımından en aşağıda olduğu bir dönemden geçerek 21’inci Genel Kuruluna gelmiştir.

       Bir yanıyla bakıldığında Türk-İş, her dönemde eleştirilmiştir. Bazen eylemsizlikle, bazen hükümetlerle, patronlarla işbirliği, bazen kötü TİS’ler yapmakla, bazen siyaset dışı sendikacılığa savrulmakla, çoğu zaman da bütün bunları birlikte yaptığı için eleştirilmiştir. Ancak bütün bu ve burada sözü edilemeyecek kadar uzun liste oluşturacak zaaflarına karşın Türk-İş olmadan işçi yığınların mücadeleye çekilmesinin çok zorlaşacağı bilindiği için işçilerin, emekçilerin, halk yığınlarının her zaman görüşlerine ve tutumuna önem verdiği bir sendika merkezi olmuştur.

       Ancak Türk-İş‘in 20. Genel Kurulu sonrasında oluşan yönetiminin AKP yandaşı kanadının, "AKP’ninarkabahçesi"ne dönüştürme girişimleri Türk-İş‘i sadece şu ya da bu zaafıyla eleştirilen bir konfederasyon olmaktan da çıkarıp, işçilerin hak mücadelesinin bastırılması için patronlar ve hükümetle işçilere karşı "komplolar kutan" bir sendika merkezi derekesine düşürmüştür.

       Bu yüzden de bugün Mustafa Kumlu’nun başında olduğu Türk-İş yönetimine yöneIikeleştirilerde, Türk-İş‘i itibarsız, halk indinde onur ve haysiyetini yitirmiş bir sendika merkezi haline düşürme suçlaması ağırlık kazanmıştır.

       Bu nedenlerledir ki, bugün Türk-İş yönetimine, onların oluşturacağı, işçilerin mücadelesini dışlayan "diyalogculuğu"esas alan sendikacılık çizgisine oy vermek demek; itibarını yitirmiş, işçileri mücadeleden alıkoymak için hükümetle, patronlarla dolaplar çeviren anlayışa oy vermek anlamına gelecektir. Üstelik de bu itibarsızlık ve ona eklenen işçilerin gücünü dışlayan sendikacılık (güçsüzleştirilen) anlayışı hiç kimsenin "Ben öyle birşeygörmüyorum; farketmedim" diyemeyeceği kadar da apaçıktır. Çünkü itibarsızlıkve güçsüzlük, dışarıdan gelip yapışmış özellikler değil, Türk-İş yönetiminin bilinçli bir şekilde; hükümet ve patronlarla iş birliği içinde, en büyük işçi sendikası merkezini güçsüz ve itibarsız bırakmak amacıyla giriştikleri planlı çabaları sonucu oluşmuştur.

       Ve bugün az çok emek kaygısı olan hiç kimse mevcut Türk-İş yönetiminin Türk-İş‘e yakıştığını, hiç olmazsa ellerinden geldiği kadar işçi haklarını koruduğunu, bir dönem daha Türk-İş‘in başında kalmalarının iyi olacağını söyleyememektedir. (*)

       Sınıf iş birlikçisi çizgi bu kadar açık olunca; elbette Türk-İş‘in delegelerinin yanlışı ve doğruyu kolayca ayırt edebileceklerini düşünüyor insan! Ve bu açık sınıf düşmanlığına delegelerin oy vermeyeceği, dolayısıyla da pazartesi günü Türkiye’nin daha mücadeleci bir Türk-İş‘e, sendikal harekete güç ve itibar kazandıracak bir Türk-İş‘e sahip olacağını düşünüyorsunuz. Daha doğrusu böyle olmasını umuyorsunuz. Ancak bunun kolay olmayacağı da ortadadır. Çünkü Türk-İş’in genel kurul delegelerinin çok büyük çoğunluğu, bağlı sendikaların merkezlerine pek çok bakımdan "bağımlı"hale getirilmiş profesyonel sendikacılardan oluşmaktadır. Bu da delegelerin kendi iradeleriyle hareket etmesini zorlaştırmaktadır. Bu yüzden de "Toplumda bu kadar itibarsızlaşmış bir Türk-İş yönetimine kimse oy veremez!" diye düşünsek bile, gerçeğin daha farklı olduğunu bilmek gerekir. Ancak Türk-İş üst yönetiminin yüzü bu kadar açık olunca, hiçbir delege "Buyönetimin listesine ben bilmeden oy verdim!" deme bahanesine sahip olmayacaktır. Bu yüzden de Türk-İş‘in bugünkü yönetiminin oluşturacağı "Yeni listeye oy vermek"Türk-İş‘in itibarsızlaştırılması ve güçten düşürülmesi komplosunun da suç ortağı olmaktır.

       (*) Resmiyette sendikaların yönetimlerini üyeleri (üye olan delegeler) seçer ve sendika yönetimleri de onlara karşı sorumludur! Ancak gerçek daha büyüktür. Çünkü bugün Türk-İş gibi en büyük sendika merkezine nasıl bir sendikacılık anlayışının geleceği; sendika üyesi olsun olmasın her işçiyi, her emekçiyi, her emekliyi, alın teriyle geçinen herkesi yakından ilgilendirmektedir. Bu yüzden de bu köşeden Türk-İş‘in üst yönetimine oy vermeyi emeği ile geçinenlere ihanet sayan bir görüş belirtmek asla "Dışarıdan bir müdahale" sayılmaz. Tersine bugün Türk-İş Genel Kurulundan çıkacak yönetimin sendikacılık anlayışı hepimizi yakından ilgilendirmektedir. Genel Kurulda oy kullanacak delegeler de oylarını verirken milyonlarca emekçinin hakkının savunulup savunulmamasına oy verdiklerini düşünerek, taraflarını belirlerse daha gerçekçi ve vicdanlarını rahat ettirecek bir tutum almış olacaklardır.

DİĞER HABERLER
ENFLASYON EN ÇOK EMEKÇİYİ VURUYOR
ENFLASYON EN ÇOK EMEKÇİYİ VURUYOR

TÜİK’in açıkladığı veriler de gösterdi, enflasyonun etkisini dar gelirliler daha fazla hissediyor.

PATRONLARIN KÜRSÜSÜNDEN ASGARİ ÜCRET MESAJLARI
PATRONLARIN KÜRSÜSÜNDEN ASGARİ ÜCRET MESAJLARI

Gözler bugün başlayacak olan asgari ücret maratonunda.

MİLYONLARIN GÖZÜ-KULAĞI ASGARİ ÜCRET TOPLANTISINDA
MİLYONLARIN GÖZÜ-KULAĞI ASGARİ ÜCRET TOPLANTISINDA

Türkiye’deki yaklaşık 7 milyon emekçiyi ilgilendiren asgari ücret maratonu bugün başlıyor.

İŞÇİNİN TALEP DOSYASI YÜKLÜ
İŞÇİNİN TALEP DOSYASI YÜKLÜ

Asgari Ücret Tesbit Komisyonu’nun toplantısına işçi kesimi yüklü bir dosya ile geliyor.