Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
02 Temmuz 2010
TÜKETİM, KRİZ ÖNCESİNİN GERİSİNDE

2009’un ilk çeyreğindeki yüzde 14.5 daralma çizgisi üstünden 2010 ilk çeyreğinde yüzde 11.7 büyüyen ekonomide detaylar

TÜKETİM, KRİZ ÖNCESİNİN GERİSİNDE

2009’un ilk çeyreğindeki yüzde 14.5 daralma çizgisi üstünden 2010 ilk çeyreğinde yüzde 11.7 büyüyen ekonomide detaylar, sokaktaki insanın, hane halkının tüketiminin kriz öncesine dönemediğini ortaya koyuyor. İç tüketim sepetini oluşturan harcama kalemlerinin, birinci çeyrekler itibarıyla, kriz öncesinde, krizin yoğunlaştığı çeyrekte ve 2010 ilk çeyreğinde nasıl seyrettiği analiz edildiğinde, bunu görebiliyoruz.

 

AKPli bakanların bir başarı öyküsüymüş gibi devlet adamı ciddiyetiyle bağdaşmayan tavırlarla şova çevirdikleri, aslı ise Nasreddin Hocanın kaybedilmiş eşeği bulma şamatasından başka bir şey olmayan, 2010 ilk çeyrek büyümesinde, daralan iç tüketimin etkisi var. Ama biraz daha yakından mercek altına alınan sayılar, 2010un ilk çeyreğinde iç tüketimin kriz öncesini, yani 2008in çizgisini yakalayamadığını gösteriyor. Krizin derinleştiği 2009 ilk çeyreğinde iç tüketim yüzde 10 daralmıştı. 2010 ilk çeyreğinde ise tüketim, krizde dibe vurulan 2009 ilk çeyreğini yüzde 9.6 ile aşmış gibi ama kriz öncesinin, yani 2008 ilk çeyreğinin hâlâ yüzde 1.4 altında. Üstelik her yıl 1 milyon artan nüfusu analize katarsanız, iç tüketim pazarının reel olarak artmadığı gerçeği ortaya çıkar.

Kaynak:TÜİK Milli gelir veri tabanı

 

Alt kalemler itibarıyla bakıldığında, hanelerin bütçelerinde ortalama yüzde 26 payı olan gıda, içki-tütün harcamalarında 2010un ilk çeyreğinde, 2009 kaybı telafi edilse de, kriz öncesinin yüzde 1.5 altında bir tüketim olduğu görülüyor. Yine bütçede yüzde 16lık payı olan ulaştırma ve haberleşme harcamalarında da krizdeki yüzde 23lük daralma 2010da telafi edilse de kriz öncesine göre yüzde 9.5lik gerileme var.

Konuta harcanan para ise kriz öncesinin yüzde 3 üstünde. En dikkat çekici olan, krizde bıçak gibi kesilen otomobil, TV vb. satışlarının 2010’da perhizi bozması ve yüzde 34 artış göstermesi. Bu kalemdeki tüketim artışları, kriz öncesini de yüzde 5e yakın geride bırakmış görünüyor. Buna karşılık, aile bütçelerinden giyime kriz öncesine göre yüzde 10 daha az para çıkmış, ama sağlık faturaları yüzde 16 artmış. Aile bütçelerinde yüzde 5 yeri olan dışarıda yeme-içme, konaklama harcamalarının, kriz öncesinin yarım puan üstüne çıktığı görülebiliyor.Yine görülüyor ki, aileler eğlence-kültür harcamalarını kriz öncesine göre yüzde 12 kısmışlar. TV dizilerinin bu kadar iş yapması da bu eve kapanmışlıkla ilgili olsa gerek

 

İç tüketimin kriz öncesi boyuta çıkamaması, ilk çeyrek büyümesinde iç talebin rolünü tali kılarken stoka üretimin, kıpırdayan özel sektör yatırımlarının daha etkili olduğunu gösteriyor. Sonraki çeyreklerde iç tüketim daha etkili olamayacaksa, büyümenin sürdürülebilmesi zor. Çünkü ihracat, ABdeki tıkanma ile daha zor günlere gebe. İç tüketim daha fazla kımıldamıyor, ihracat tekliyorsa ve hep stoklamak için üretim yapılamayacağına göre, büyüme teknesi, rüzgârını nereden alacak? Tabii ki alamayacak. Özellikle ikinci yarıda vites düşer. Kamu harcamalarını arttırma kartını, mali kuraltutkusunda samimi ise yeniden arttıramayacak olan AKP iktidarının, hedeflenen yüzde 5 büyüme oranını yakalaması da zorlaşıyor.

 

 

mustafasnmz@cumhuriyet.com.tr

DİĞER HABERLER
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

GIDADA ARACI VURGUNU
GIDADA ARACI VURGUNU

Pandemide Türkiye’de liberal ekonominin en acımasız şekilde kendini gösterdiği sektör gıda oldu. Aracıların çiftçileri istediği fiyatı zorladığı, marketlerin aynı anda aynı oranlarda zam yaptığı bu dönemde vatandaş ve çiftçiler yoklukla mücadele ediyor, tüketici dernekleri acil müdahale çağrısı yapıyor.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)

Türkiye işçi sınıfı 1960’lardan günümüze çok büyük değişim gösterdi. 1960’lı yıllarda Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümü için işçi sınıfına umut bağlayanların nesnel olarak başarı şansı yoktu. Bugün ise işçi sınıfına dayanmayanların hiçbir başarı şansı yok. Dünkü yazımda bıraktığım yerden devam ediyorum.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?

Türkiye’de günümüzde giderek daha da güçlenmekte olan “bağımsız ve demokratik bir Türkiye” ve “sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya” mücadelesinin ana gücü, işçi sınıfımızdır. İşçi sınıfımızın yapısını ve davranış dinamiklerini anlamadan, bu büyük sınıfın güvenini ve desteğini kazanmak mümkün değildir.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE