Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
05 Kasım 2021
TÜFE’NİN NE OLACAĞINI MERAK EDEN BU GRAFİĞE BAKSIN YETER!

2003’ten 2018’e kadar “kardeş kardeş” birlikte giden Yİ-ÜFE ve TÜFE’nin yolları 2018’den itibaren ayrılmaya başladı. İki endeks arasında tam üçte birlik bir fark var. Bu fark tümüyle kapanmaz ama daralacak.

TÜFE’NİN NE OLACAĞINI MERAK EDEN BU GRAFİĞE BAKSIN YETER!

Üretici fiyatları bir süre sonra biraz aşağı gelecek ama asıl hareketlenme tüketici fiyatlarında ve yukarı yönde görülecek.

Sayıları çoğu zaman hiç önyargısı olmadan davranan masum çocuklara benzetirim. Siz istediğiniz kadar yönlendirmeye çalışın, en azından belli bir dönem onlar bildiklerini yapar. Etkiniz bir yere kadardır.

Çocuklar ve sayılar; masumdurlar.

Çocukları önce ebeveyn, sonra çevre bir kalıba sokar, sokmaya çalışır.

Sayıları ise herkes bir yöne çekiştirir.

Çekiştirir de, hani bozuk saat bile günde en az iki kez doğruyu gösterir ya, o hesap sayıların da bir şekilde doğruları gösterme gibi bir “huyu” vardır.

Tabii ki nereden baktığınıza ve özellikle ne görmek istediğinize bağlı olarak değişik yorumlar yapabilirsiniz. Sayının öncesini ve özellikle gidişatını görmezden gelerek o anki durumu okuma hatasına “bile isteye” düşebilirsiniz!

Ama güneş balçıkla sıvanmaz! Siz görmek istemeseniz de sayının ortaya koyduğu tüm yalınlığıyla orada yatmaktadır.

TÜFE’yi merak edenlere kolaylık…

TÜİK, üretici ve tüketici fiyat endekslerini 2003 yılını baz alarak hesaplıyor. Üretici fiyatlarında yaşanan artış ya da azalışlar, belli ölçüde olmak kaydıyla tüketici fiyatlarına yansır. Bu yansıma için sabit bir oran tabii ki verilemez. Çünkü tüketici fiyatlarındaki değişimi yalnızca maliyet yönüyle okumak doğru olmaz. Fiyatları etkileyen talep cephesi var, vatandaşın gelirindeki değişim gibi bir etken var.

İki endeksin ortaya koyduğu artış ya da azalışlar arasında kısa vadede belirgin farklar olsa bile uzun vadede makas pek açılmaz.

Ya da “Açılmazdı” demek belki de daha doğru!

TÜİK’in Yİ-ÜFE ve TÜFE’yi 2003 yılını baz alarak hesapladığını belirttik. Yazımızda bir tablo ve grafiğe yer veriyoruz. 2003 yılının aralık ayından başlayarak her yılın sonundaki endeksler… Bu yılın da ekim ayındaki endeksleri aldık.

İki endeks 2017 sonuna kadar “kardeş kardeş” gelmiş! Ne olduysa 2018 ile birlikte olmuş. Hani meşhur rahip krizini yaşamıştık ya, o yıl üretici fiyatları tüketici fiyatlarının yüzde 7.4 üstüne çıkmış. 2019’da biraz dengelenme var, oran yüzde 3’e gerilemiş.

Sonrası felaket!

2020 sonunda makas ilk kez yüzde 10’un üstünde. Yİ-ÜFE, TÜFE’den tam yüzde 12.57 yukarıda.

Meğer 2020 sonundaki tablo çok iyiymiş de fark etmemişiz.

2003 yılı ortalaması 100 olan Yİ-ÜFE, bu yıl ekimde 780.45’e ulaşmış durumda.

TÜFE’nin 2003 ortalaması da 100. Ama TÜFE bu yıl ekimde 584.32’de kalmış.

Yani ekim ayı itibarıyla Yİ-ÜFE, TÜFE’nin tam yüzde 33.57 üstünde bulunuyor. İki endeks arasında üçte birlik bir fark oluşmuş durumda.

Bu fark zaten grafikte kendini öylesine belli ediyor ki…

Bundan sonra ne olur?

Hem tablo, hem grafik çok açık; iki endeks arasında böylesine fark daha önce hiç görülmüş değil. Ama zaman içinde daha önceki yıllarda olduğu gibi iki endeksin birbirine yaklaşması beklenir.

İyi de bu nasıl olacak, önemli olan bu.

Bir kere önce şunu söylemek gerek; üretici fiyatlarındaki artışta sona gelinmedi. Hatta artış hız kazanarak devam edebilir. Bunun gerekçelerini dün yazdık. Siz “Kur artışına dayalı enfl asyonla mücadele programı” yürüttüğünüz sürece bu artıştan kaçış yok. Yine dün vurguladık, yıllık ÜFE’de bir süre sonra yüzde 50 sınırı da aşılabilir.

Üretici fiyatlarında artış devam ettiği sürece tüketicinin yönünü aşağı çevirmesi beklenemez. Elbette gün gelecek üretici fiyatları artık artmaz olacak ve yataya dönecek. Belki yavaş yavaş gerileme de görülecek. Ama iki endeks arasında üçte biri bulan bu devasa fark bir şekilde fiyatlara, yani tüketici fiyatlarına belli ölçüde de olsa yedirilecek.

Bunun anlamı da açık; tüketici fiyatları artmaya devam edecek. Grafikteki o iki çizgi ne zaman birbirine yaklaşır ve bu yaklaşma hangi noktada olur, kestirmek zor ama üretici fiyatlarının hızla aşağı gelmesi pek beklenemeyeceğine göre demek ki çakışma yukarılarda bir yerde olacak.


Otomobilde geçen ay niye fiyat derlenemedi?

Çip krizi ve sıfır otomobil satışının neredeyse tümüyle durması ekimde otomobil fiyatlarında değişim olmadığı sonucunu verdi. Oysa zam birikiyor ve fiyat oluşacak ilk ayda TÜFE’ye devasa bir yansıma olacak.

TÜİK önceki gün ekim ayı verilerini açıkladığında otomobil fiyatlarındaki durum çok dikkat çekti. TÜİK’e göre dizel otomobil fiyatları hiç değişmemişti, benzinli otomobil fiyatlarında ise yüzde 0.29 gibi çok az bir artış vardı.

TÜFE içinde dizel otomobillerin yüzde 3.07, benzinli otomobillerin ise yüzde 4.13 ağırlığı var. Yani otomobilin TÜFE’deki toplam ağırlığı yüzde 7.20 düzeyinde ve bu çok büyük bir oran.

Şu durumda TÜİK toplamda yüzde 7.20 ağırlığı bulunan otomobildeki zamları endekse yansıtmamak için mi böyle bir yola başvurmuştu? Akla gelen soru buydu.

Ama TÜİK’in niye böyle yapmak durumunda kaldığının bir açıklaması var.

Bir kere TÜFE’de sıfır otomobiller kapsanıyor. İkinci eldeki hareketin ve fiyat değişimlerinin TÜFE’ye hiçbir etkisi yok.

TÜİK, sıfır otomobiller için ancak bir alım satım söz konusu olduğu takdirde fiyat derlemesi yapıyor. Yoksa otomobil bayide duruyor ve aylarca satılmıyor; fiyatı da her ay değişiyor. Ya da bayide otomobil yok ama fiyat kağıt üstünde değişiklik gösteriyor. Bu durumlarda fiyat değişimi sıfır görünüyor. Çünkü TÜİK bir alım satım söz konusu olmadığı sürece bu otomobilin fiyatını endekse son alım satımdaki düzeyde yansıtıyor.

Son dönemde sıfır otomobil üretim ve satışının özellikle çip krizi yüzünden büyük ölçüde sekteye uğramasından dolayı ekim ayında otomobilde fiyat derlenemediği belirtiliyor.

Aslında bu durum yalnızca ekime özgü de değil; önceki birkaç ayda da benzer şekilde sağlıklı fiyat derlemek mümkün olmamıştı.

Acısı fena çıkacak

Otomobilin TÜFE’deki toplam ağırlığının yüzde 7.20 olduğunu belirttik. Ekimdeki sıfır artıştan sonra fiyat derlenecek ilk ayda yüklü bir zam da söz konusu olacağı için TÜFE’de hatırı sayılır bir etki görülecek.

Otomobil fiyatları ilk fiyat derlemesinde örneğin yüzde 25 artsa, bu artıştan ilgili ayın enfl asyonuna yansıma tam 1.75 puan olacak.

KAYNAK Alaattin Aktaş / Dünya
DİĞER HABERLER
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.