Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
14 Ocak 2011
TOPYEKÜN BİR MÜCADELE İHTİYACI

Torba yasaya karşı mücadele, hem daha derinleşiyor hem de yayılıyor. Gerçi pek çok sendika merkezi ve Türk-İş üst yönetimi, ne torba yasayı ne de onun içeriğini umursamayan bir biçimde dursalar da

TOPYEKÜN BİR MÜCADELE İHTİYACI

"Torba yasa"ya karşı mücadele, hem daha derinleşiyor hem de yayılıyor. Gerçi pek çok sendika merkezi ve Türk-İş üst yönetimi, ne "torba yasayı" ne de onun içeriğini "umursamayan" bir biçimde dursalar da işçi ve kamu emekçilerinin en geniş kesimlerinde endişenin arttığı, bu endişelerin sendika merkezlerine yönelik tepkilerle bir arada geliştiğini gösteren işaretler var.

"Torba yasa" içinde belediye işçilerinin iş güvencelerini ortadan kaldırarak çeşitli bakanlıklara aktarılmasına dair açık hükümler olması bu işkolundaki sendikaları, özellikle de şubeleri diğer sendikalardan daha çok harekete geçirmiş görünüyor. Genel-İş, Belediye-İş, Hizmet-İş sendikaları bazen kendi başlarına bazen de bölgesel ortak eylemler yapıyorlar.

Belediye-İş merkez yönetimi, ortak eylemlerden uzak dururken, Belediye-İş Sendikası şubeleri diğer konfederasyonlara bağlı Genel-İş ve Hizmet-İş’le şubeler düzeyinde ortak eylemlere de başvuruyorlar. Elbette ki en iyi olanı sendikaların bu ortak büyük tehlike karşısında konfederasyon farklarını, aralarında dün olan çatışmaları vb. bir yana bırakarak ortak mücadeleye atılmalarıdır.

Ama sendikal bürokrasinin bu ortak mücadeleyi baltalaması durumunda da şubelerin merkezlerdeki geri tutumlara karşın ortak mücadele etmede adımlar atmaları elbette iyi gelişmelerdir. Dahası işçiler, "torba yasa" ile ilgili toplanıp, Başbakanla görüştükten sonra bir karar alamadan dağılan ve o günden bu güne de adeta arazi olan Türk-İş üst yönetimini "göreve" çağırmaktadır.

Bu "Türk-İş nerede?" çağrılarına Türk-İş üst yönetimi bir yanıt vermezse, herhalde işçiler bu çağrılarını sertleştirecekler, hükümetin yanı sıra Türk-İş üst yönetimini de (Elbette mücadelenin önüne düşmeyen öteki konfederasyonları da) hedefe koyacaklardır. Son günlerde alanlara çıkan, işçilerin sloganlarında ve dün toplanan İstanbul Türkİş’e bağlı sendika şubelerinin temsilciler toplantısında bunun işaretleri ortaya çıkmıştır.

"Torba yasa" içinde yer alan emek düşmanı maddelerin niteliği açısından bakıldığında, bu saldırı bugüne kadar ki saldırıların en kapsamlı olandır. Çıraklardan asgari ücretli işçiye, memurlardan her işkolundan, her yaştan ve her cinsten işçiyi kapsayan sınırsız bir esnek çalışma, sağlık hakkından işsizlik fonu ve hazinenin patronlara yağmalatılmasına kadar çok geniş bir alanda saldırılar "torbayasaya" konmuştur.
 
Böyle geniş bir saldırıya karşı mücadelenin de aynı genişlikte ve aynı ciddiyette olması gerekir. Bu yüzden de sendikaların ayrı ayrı mücadele etmesi sadece "Hiç yoktan /y/"dir! Sendikaların ve konfederasyonların büyük çoğunluğunun inanılmaz bir aymazlıkla hükümetin ve Meclisin kendiliğinden emekçilerin aleyhine olan maddeleri torbadan çıkaracaklarını beklemek ise, gaflet ve dalalet, hatta hıyanet içinde olmaktır! Tersine bugün bu "torba" içindeki saldırı maddelerinin geri aldırılması ancak; en geniş emekçi kesimlerin mücadelesiyle ve içinde genele grev(lerin) de olduğu bir genel eylemler ve direnişlerin hayata geçirilmesiyle olanaklıdır.

Çünkü bu geniş saldırıya karşı duracak güç birikimi, bugün mücadeleye çekilebilir tüm emek kesimlerini kapsaması gerekirken ayın zamanda mücadelenin sermaye güçlerini sindirip geri adım attırtacak kadar da sert yöntemleri kullanabilir olmalıdır.

Son yıllarda sermaye güçlerinin stratejisinin gereği olan her saldırıda olduğu gibi, "torbayasa" üstünden yapılan saldırıya karşı mücadele de genel grev ve direnişle karşılanabilirse emek mücadelesi ve emek güçleri daha ileri bir mevziye taşınabilecektir. Aksi halde sermaye saldırısının püskürtülmesi, hükümetin hedeflerinden taviz vermesi ham bir hayal olarak kalacaktır. Türk-İş üst yönetim bu haylin en somut yansıdığı sendikal merkezdir ve eğer bu yönetim sorumluluğunu hatırlayıp gerekeni yerine getirmezse, sadece bu emek düşmanı saldırının suç ortağı olamayacak, mücadeleye katılmayan öteki merkezlerin günahına da ortak olacaktır

Kaynak: İ. Sabri Durmaz durmaz@evrensel.net

DİĞER HABERLER
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?

Ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek için gerekli olan kaynaklar Türkiye’de mevcuttur. Bu kaynakların temini ve halkçılık ve kamuculuk (devletçilik) ilkeleri temelinde, planlı bir ekonomiyle ve halkın bu sürece etkili bir biçimde katılımını sağlayacak demokratik ortamda kullanılması, Türkiye ekonomisinin, toplumsal ve siyasal yapısının sorunlarının aşılmasının tek yoludur. Bu kadar kaynak varken, kaynak için işçi sınıfına yüklenmeyi savunmak ise hem gerçekleşmesi mümkün olmayan bir projedir, hem de bu projeyi savunanları halktan tümüyle koparır.

SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!
SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!

-11 Haziran “Sanayi Üretimi Bayramı” ilan edilebilir! Çünkü o gün sanayi üretiminde yüzde 50 dolayında artış olduğu açıklanacak.

-Sanayi üretimi iki ayda yüzde 6.5 arttı; yıllıklandırılmış artış da aynı oranda. Bu koşullarda bu artış iyi bile.

-Sanayici önünü görmeden, faiz ve kurun ne olacağını bilmeden yol almaya çalışıyor. Örneğin Merkez Bankası’nın yarın faizde ne karar alacağını öngörmek mümkün mü?

İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI
İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI

Türkiye İstatistik Kurumu Ocak 2021’den itibaren işsizlik verilerini ”Uluslararası Çalışma Örgütü ve AB İstatistik Ofisi kararları doğrultusunda” açıklamaya başladı. Aslında TÜİK, yeni uygulamaya açıkladığı tarihten önce başladı. İşine geldi. Çünkü TÜİK klasik işsizlik oranı dışında işsizliği kabul etmiyor.

ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR
ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin hazırladığı “Evde sömürülen işçiler” raporda evde çalışan işçilerin yaşadığı ücret ve hak kayıplarına dikkat çekildi.