Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
02 Temmuz 2019
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI 16.OLAĞAN GENEL KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ

TEKGIDA-İŞ Sendikası, Eylül 2015 tarihinde başlayan 4 yıllık çalışma dönemini geride bırakmış, 29-30 Haziran 2019 tarihinde 16. Olağan Genel Kurul’unu yaparak yeni bir çalışma dönemine başlama hazırlığındadır.

TEKGIDA-İŞ SENDİKASI 16.OLAĞAN GENEL KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ

TEKGIDA-İŞ Sendikası, Eylül 2015 tarihinde başlayan 4 yıllık çalışma dönemini geride bırakmış, 29-30 Haziran 2019 tarihinde 16. Olağan Genel Kurul’unu yaparak yeni bir çalışma dönemine başlama hazırlığındadır.

Bu 4 yıllık dönemde, Türkiye’nin anayasal sisteminde, genel ekonomik, siyasi ve toplumsal yapısında önemli değişiklikler gerçekleşmiş ve bu değişiklikler çalışma hayatını doğrudan etkilemiş ve etkilemeye de devam etmektedir.

12 Eylül 1980 askeri darbesi ve devamındaki tarihsel süreçte siyasal iktidarlar, ekonomide özelleştirmeyi kuralsız bir şekilde benimserken, aynı anlayışı Milli EĞİTİM ve Üniversite eğitim sistemimizde de benimsemiş, eğitim sistemimizi özelleştirerek, cemaatlerin egemen olduğu şirket ve vakıflarına teslim etmiştir. 40 yılı aşkın süre içinde, sistematik bir eğitim modeli ile devşirilen ve eğitilen kişiler, mülki idare, yargı organları ve orduda, önemli bir güce erişmişler ve 15 Temmuz 2016 tarihinde başarısız darbe girişiminde bulunmuşlardır. 
 
15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen başarısız darbe girişiminin ardından Anayasal sistem tartışmaları başlamış ve 16 Nisan 2017 tarihli referandumla Türkiye Anayasasının 18 Maddesinde yapılan  değişiklikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi benimsenmiş, 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi ile yeni sistem tümüyle yürürlüğe girmiştir.
 
Anayasamızda yapılan bu değişiklikler sonucu Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile tüm siyasi, toplumsal ve ekonomik sorunlarımızın adeta sihirli bir biçimde çözüleceği  beklentisi gerçekleşmemiştir. 
 
Ülkemizde 2018 yılı Ağustos ayı içinde döviz krizi yaşanmıştır. Ardından, ülke ekonomisi üçer aylık dönemlerle üst üste iki kez küçülmüştür. Son üç aylık dönemde de aynı sonuç beklenmektedir. Geniş anlamda işsizlik oranı %22,2’ye ulaşmıştır. Her üç gençten birisi işsizdir. Geçmişte anne ve babalar çocuklarına iş ararken artık kendilerine iş arar hale gelmiştir. Yüksek enflasyonun etkisi ile işçi sınıfının alım gücü kalmamıştır. Hane halkının %60’ı borç batağına düşmüştür. Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulunun kredi kart taksit sayısını artırarak, ekonomiyi canlandırma çabası beyhudedir. Bu sadece İcra Daire’lerinde, icra takip dosya sayısını artırması sonucunu doğuracaktır.
 
Türkiye işçi sınıfı, nedenleri ve kapsamı değişiklik arz etse de ülkemiz tarihinde çok sayıda ekonomik krize tanık olmuş ve maalesef  her defasında krizlerin bedeli de işçi sınıfına ödetilmiştir. Tarihi süreçte ülkemiz, 1954 – 1958 – 1969 – 1974 – 1978 ve 1980 tarihlerinde ekonomik krizleri yaşamıştır. 1980 yılından itibaren deyim yerinde ise kumarhane ekonomi sistemine geçilmiş 1986 – 1991 – 1999 – 2001 ve 2007 krizleri yaşanmıştır.
 
2018 krizi olarak adlandırabileceğimiz ve içinde bulunduğumuz kriz ise borçlanma, israf, betonlaşma, tekelleşme, ekonomide yabancı hâkimiyeti, özelleştirmeler ve sonuçta  devletin, özel sektörün ve hane halkının borcunun artmasından kaynaklanmaktadır.
 
Krizin başlangıcıyla bir kısım işveren örgütleri, ekonomik krizin 82 milyon yurttaşımızın sorunu olduğundan bahisle krizin faturasını işçi sınıfına fatura etme çabasındadır. Siyasal iktidar ise aynı anlayışı benimseyerek  çalışanların vergi dilim oranını artırma, dolaylı ve maktu vergileri artırma, sosyal güvenlik harcamalarını kısıtlama ve katılım paylarını artırma, bireysel emeklik sistemine katılma kapsamını genişletme ve süresini uzatma, kıdem tazminatı fonu oluşturma ve benzeri uygulamalarla, krizin faturasını işçi sınıfına yükleme çabasında olduğunu gözlemlemekteyiz.
 
Ülkemizin, anayasal, siyasal, toplumsal ve ağır bir ekonomik krizle baş başa kaldığı açıktır. Sorunlar ağırdır ama çaresizde değildir. TEKGIDA – İŞ SENDİKASI sınıfsal amacına uygun çözüm önerileri ile kendisine özgü ilkeler dizgesi belirlemiş aşağıdaki hususları karara bağlayacak, en yüksek karar organı olan Genel Kurul’un takdir ve onayına sunmaktadır.
 
1-TEKGIDA-İŞ Sendikası, çalışma ilişkileri ile toplumsal düzende demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti ilkelerini esas alır. Kendi iç işleyişinde de demokratik kurallar geçerlidir ve özellikle denetlenebilirlik ilkeleri vazgeçilmez önceliğidir.
 
2-TEKGIDA-İŞ Sendikası, başta üyelerinin olmak üzere işçi sınıfının çıkarlarını korumak ve geliştirmek ideallerini savunur, ekmek-barış-özgürlük ilkesi çerçevesinde sosyal adalet, sosyal güvenlik, güvenceli iş ve insan haklarına dayalı bir ekonomik düzen tesisi için çalışır.
 
3-TEKGIDA-İŞ Sendikası, günümüz dünyasının en ciddi sorunlarından biri olan ve insanlığın geleceğini tehdit altına sokan çevre sorunlarına karşı son derece duyarlıdır ve çalışmalarında bu alandaki her türlü girişimi destekler.

4-TEKGIDA-İŞ Sendikası, toplumsal gelişimin karşısında birinci şartın cinsiyet farklılıklarının  ortadan kaldırılmasına ve kadının toplumsal yaşamda özgürce ve niceliğine uygun bir şekilde yer almasına bağlı olduğuna inanmaktadır. Bu amaçla faaliyetlerinde söz konusu soruna ağırlık vererek çözüm üretmeye katkıda bulunmakta ve öncülük yapma kararlılığını sürdürmektedir.
 
5-TEKGIDA-İŞ Sendikası, emeğin ve emekçinin temel ve vazgeçilmez felsefesinin emekçilerin dayanışması olduğu inancını taşır. Bu inançla gerek uluslararası gerek yurt içinde amaç, gönül ve eylem birliği yapılmasının gereğini kabul eder. Bu amaçla da her türlü girişimde öncülük yapmaya hazır ve kararlıdır.
 
6- Anayasa’mızda yapılan değişiklikle yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi, kuvvetler ayrılığı ilkesini, uygulamada önemli ölçüde ortadan kaldırdığı gözlenmektedir. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin benimsenmediği yâda kısıtlı uygulandığı ülkelerde, haklar güvence altına alınamaz, hukuk devletinin varlığından ve demokrasiden bahsedilemez. Sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, kuvvetler ayrılığı ilkesinin benimsenmesi ve uygulanması ile mümkün olacaktır.
 
TEKGIDA-İŞ Sendikası,  başkanlık, yarı başkanlık yâda parlamenter sistemlerinden hangisi benimsenirse benimsensin, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tüm kurum ve kurallarıyla, Anayasal ve yasal düzenlemeye kavuşturulmasını her platformda savunur ve talep eder.
 
7- Hukuk Devletinde; yargı bağımsızdır. Kuvvetler ayrılığı vardır. Temel hak ve özgürlükler kesin bir şekilde güvence altındadır. Mutlak güç Hukukundur. Hukuksuz eylemlere yargı yolu açıktır. Özgürlük kaide, yasaklar istisnadır. Bireylerin eşitliği temel alınmıştır. Devlet hukuka uymak ve hukuk içinde kalmak zorundadır. TEKGIDA-İŞ Sendikası , belirttiğimiz bu ilkelerin tümünü savunur ve siyasal iktidardan ve parlamentodan, amasız ve fakatsız yasal düzenlemeye kavuşturulmasını talep eder.
 
8- 1980 askeri darbesinin ardından yürürlüğe giren 1982 Anayasasında bugüne kadar çok sayıda değişiklik yapılmıştır. Her nedense, Cumhurbaşkanlığına  bağlı Devlet Denetleme Kurulunun  her düzeyde işçi ve işveren meslek kuruluşlarında denetleme yapma yetkisini düzenleyen Anayasa’nın 118’inci maddesinde bir değişiklik yapılmamıştır.
 
Anayasamızın bu maddesine istinaden 5 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Devlet Denetleme Kurulunun; her türlü işçi ve işveren meslek kuruluşlarında denetleme yapma ve  yöneticilerini görevden alma yetkisi düzenlenmiştir.
 
Anayasamızda bu düzenleme ile 5 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesindeki düzenleme, Türkiye’nin üyesi bulunduğu Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) nun sendika özgürlüğüne ve örgütlenme hakkının korunmasına ilişkin 87 sayılı Sözleşmenin 3’üncü maddesine aykırıdır.  T.C. Anayasa Mahkemesi, daha önce verdiği bir kararla; Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun bu yönde yetkisini, Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) nun sendika özgürlüğüne ve örgütlenme hakkının korunmasına ilişkin 87 sayılı Sözleşmenin 3’üncü maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile iptal etmiştir. 
 
Nitekim Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) Uluslararası Standartların Uygulanması Komitesi (Aplikasyon Komitesi) 5 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde yer alan ve Devlet Denetleme Kurulu’na sendikaları denetleme yetkisi veren maddelerin kaldırılmasını istemiştir.
 
TEKGIDA-İŞ Sendika , sendika özgürlüğü ve örgütlenme hakkını ortadan kaldıran, kullanılamaz hale getiren  bu hakkın özüne aykırı tüm düzenleme ve girişimlere karşıdır. Sendika özgürlüğü ve örgütlenme hakkını, temel hak ve özgürlükler kapsamında kabul eder ve her platforma da savunma kararlığındadır.
 
9- 6356 sayılı Kanunla üyelikte Noter şartı kalkmakla birlikte örgütlenmenin önündeki engeller aynen devam etmektedir. Kanunun genel gerekçesinde ifade bulan, sendikal hak ve özgürlükler ile toplu pazarlık hakkı ve toplu iş uyuşmazlıkların çözümünün, evrensel ilkeler dikkate alınarak düzenlediğine dair düşünce, uygulamada yer bulamamıştır.
 
Mahkemelerde görülen yetki uyuşmazlıklarına ilişkin davalar, daha önceden olduğu gibi, makul süreleri aşacak şekilde ve bunun ötesinde toplu iş sözleşmesi yapma hakkını ortadan kaldıracak sürelerde karara bağlanmaktadır.
 
TEKGIDA – İŞ Sendikası,  yıllardan beri savunduğu REFERANDUM müessesinin hukuki düzende yerini bulmasıyla yetki sorunlarının kısa sürede aşılacağına inanmakta ve sendikal camiayı bu meselede birlikte çözüm üretmeye davet etmektedir.
 
TEKGIDA – İŞ Sendikası, yetki uyuşmazlıklarında, makul süreleri aşan yargılamalar sonucu verilen tüm yargı kararlarını, Anayasa Mahkemesi’ne ve bu mahkemeden tatmin edici bir netice elde edilemediği takdirde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunmakta kararlıdır.
 
10- Örgütlenmenin önündeki en büyük engellerden bir diğeri, işverenlerin reddedici tavrıdır. TEKGIDA-İŞ Sendikası , bu tutum içindeki işverenlerin yasalara uygun davranması ve çalışanların sendikal hak ve özgürlüklerine saygı göstermesi için yasadaki yaptırımların etkin bir şekilde kullanılmasını, gerek kolluk kuvvetlerinin gerekse idari makamların tarafsızlığını mutlak bir şekilde korumasını talep eder. Özellikle idari makamlar ve kolluk kuvvetleri işverenin emir ve hizmetinde olmadıklarını, vatandaşa eşit şekilde muamele etme yükümlülükleri olduğunu unutmamalıdır.
 
11- TEKGIDA-İŞ Sendikası, siyasal iktidarların, yasal grev kararlarını tam bir keyfilik düzeni içinde engellemesini, işçinin tek etkili mücadele silahının anti demokratik bir şekilde gasp edilmesini şiddetle kınamakta ve sendikal harekete yapılmış en ciddi dayatma ve müdahale olarak görmektedir.
 
12-TEKGIDA-İŞ Sendikası, öteden beri, tüm özelleştirme uygulamalarına karşıdır. EĞİTİM, sağlık ve güvenlik devletin asli görevidir. Ülkemiz,  eğitim sistemimizin özelleştirilmesi sonucu; eğitimin, cemaatlerin egemen olduğu şirket ve vakıflarına, teslim edilmesinin bedelini ağır bir şekilde 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen başarısız darbe girişimi ile ödemiştir.
 
Çocuklarımız ve gençlerimiz, geleceğimizdir. Onların, fikri ve vicdani hür nesiller olarak yetişmesi, akıllarını ve vicdanlarını, karanlık güçlere teslim etmemesi, kiraya vermemesi, devletin asli görevini eksiksiz ve tam olarak yerine getirmesine bağlıdır. Bu nedenlerle, çocuklarımızın ve gençlerimizin; eğitim, barınma, sağlık gibi tüm ihtiyaçlarının bedelsiz olarak karşılanması devletin görev ve sorumluğundadır.
 
13- Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizin vahameti her geçen gün yayınlanan istatistiklerle ortaya çıkmaktadır. İşçi sınıfının, bu ekonomik krizde hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. TEKGIDA-İŞ Sendikası , yaşanan bu ekonomik krizin faturasının işçi sınıfına çıkartılmasına izin vermeyecektir.
 
14-TEKGIDA-İŞ Sendikası, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizi, örgütlü bulunduğumuz işyerlerimizin varlığını koruyarak, birlikte aşılabileceğine inanmaktadır. Örgütlü bulunduğumuz işyerlerinde, işvereni karşı taraf olarak değil, ortak olarak görüyoruz.
 
15- Ülkemizde, gelir dağılımı gitgide adaletsiz hale gelmiştir. Üst gelir gruplarıyla, alt gelir grupları arasında gelir dağılımı farklılığı katlanılamaz hale gelmiştir. TEKGIDA-İŞ Sendikası  olarak, siyasal iktidarı uyarıyor ve acil önlemler almaya çağırıyoruz. Aksi halde, toplumsal yaşamımızda tedavi edilemeyecek yaralara sebep olunacaktır.
 
16- Gelir dağılımda adaletsizliğin bir nedeni de vergi sistemimizin adaletsizliğidir. Hükümet, ücret karşılığı çalışanları, yolunacak tavuk gibi görmektedir. Çalışanların yılsonunda aldıkları ücretleri, yılın ilk aylarında aldıkları ücretlerin epey altına kalmaktadır. Gelir ve kazanç üzerinden alınan vergilerin tamamına yakını ücretliler tarafından ödenmektedir. 
Kazanandan, kazancına göre adil bir vergi almak yerine, vergi gelirleri ağırlıklı olarak dolaylı vergilerden elde edilmektedir. Hükümet sermaye yanında tavır sergilemeye devam etmektedir. 
 
Anayasamıza göre; herkes mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.
 
TEKGIDA-İŞ Sendikası, evrensel ve Anayasal Hukuk normu olan, verginin yurttaşlar arasından ekonomik güçleriyle orantılı ve eşit bir biçimde toplanması için siyasal iktidardan ve parlamentodan, acilen vergi reformu yapmasını talep etmektedir.
17-Sosyal güvenlik hakkı, vazgeçilemeyen ve devredilemeyen bir haktır. Tüm çalışanlar sosyal güvenlik çatısı altına alınmalıdır. Sigortasız ve sendikasız çalışma önlenmelidir. İşçi sağlığı ve güvenliği önlemleri artırılarak, iş kazaları ve cinayetleri önlenmelidir. TEKGIDA-İŞ Sendikası , işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması konusunda her türlü katkıda bulunmaya hazırdır.
 
18- Siyasal iktidar, son günlerde kıdem tazminatını gündeme alarak fon tartışmalarını başlatmıştır. İşçi sınıfı fon uygulamalarına ve akıbetlerine hiç de yabancı değildir. Konut Edindirme Fonu, Tasarrufu Teşvik Fonu, bunlardandır. İşsizlik Fonu ise kurulduğu günden bu yana yağmalanmaktadır.
 
TEKGIDA-İŞ Sendikası, geçen dönemde olduğu gibi önümüzdeki dönem için kıdem tazminatı hakkında yapılacak en küçük saldırıyı bile “GENEL GREV” nedeni sayar. Kıdem tazminatı sendikaların kırmızı çizgisidir. Daha önce kamuoyunda paylaştığımız gibi hükümetin kıdem tazminatı hakkına dokunmaya kalkması halinde TEKGIDA- İŞ Sendikası  olarak örgütlü olduğumuz tüm işyerlerinde işi durduracak, en yakın fabrika çalışanları ile buluşmak üzere işyerlerini terk edeceğiz. Emekçinin haklarının tırpanlanarak sermayeye kaynak oluşturmasına izin vermeyeceğiz.
 
19- Sendikal hak ve özgürlükler işverenler tarafından dün olduğu gibi bugünde saygısızca ve pervasızca çiğnenmektedir. Sendikal haklara yapılan bu saldırı yerli şirketlerin yanında çok uluslu şirketler olan IFF, DÖHLER, CARGİLL, PROGIDA gibi şirketlerde de rastlanmaktadır. Sendikal örgütlenme alanında hukuk katledilmekte, işverenler açıkça kötü niyetli davranmakta, kamu görevlileri yasal yükümlülüklerini yerine getirmemekte hatta işverenlerin hak ve çıkarlarının özenle bekçiliğini yapmaktan çekinmemektedir. TEKGIDA- İŞ Sendikası olarak sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve sendikal hakların güvence altına alınması konusunda üzerimize düşen görevi biliyoruz bunun için sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
 
20-TEKGIDA-İŞ Sendikası, küresel sermayeye karşı, küresel emek örgütlenmesini destekler ve bu çerçevede IUF (Uluslararası Gıda Tarım Turizm ve Otelcilik İşçileri Sendikaları Federasyonu) ve EFFAT (  Avrupa Gıda Tarım Turizm işçileri Sendikaları Federasyonu) ile olan ilişkilerini en üst düzeyde sürdürme kararlığındadır. 
 
21-TEKGIDA-İŞ Sendikası,  kamu veya özel sektörde taşeronlaşma uygulamalarına şiddetle karşıdır. Esnek çalışma sistemi ve kuralsız çalışma düzeni ile yaratılan sömürü düzeni ile sonuna kadar mücadele etmekte kararlıdır. Keza bölgesel asgari ücret, geçici iş sözleşmesi, meslek olarak faaliyet gösteren istihdam büroları ve İMF ile işveren kuruluşlarının, yeni kuralsız dayatmalarını peşinen reddeder ve mücadele etme konusunda kararlığını beyan eder.

 

DİĞER HABERLER
KÂR HIRSI İŞÇİYİ CANINDAN EDİYOR
KÂR HIRSI İŞÇİYİ CANINDAN EDİYOR

Her geçen yıl iş cinayetleriyle ülke tarihindeki kara günlerin sayısı artıyor.

İŞ YASALARINDA DEĞİŞİKLİK ASLINDA İŞVERENLERİN ESNEKLİK TALEBİ
İŞ YASALARINDA DEĞİŞİKLİK ASLINDA İŞVERENLERİN ESNEKLİK TALEBİ

İş yasalarında değişiklik konusu Çalışma Bakanı’nın “Toplantılara başladık” açıklamaları ile birlikte yeniden gündeme geldi.

‘AÇLIK’ ASGARİYE YAKLAŞTI
‘AÇLIK’ ASGARİYE YAKLAŞTI

TÜRK-İŞ’in araştırmasına göre açlık sınırı ile 17 bin 2 TL Tik asgari ücret arasında sadece 745 TL kaldı.

HEDEF 25 GERÇEK 13.1
HEDEF 25 GERÇEK 13.1

TÜİK’e göre Cumhuriyetin 100. yılında kişi başına ortalama milli gelir 13 bin 110 dolar oldu. 2 trilyon dolarlık toplam gelir hedefi ise 1.1 trilyon dolarda kaldı.